Kısırlık ve Tüp Bebek

Tüp Bebeğin Yan Etkileri Nelerdir?

Tüp bebek tedavisi gören anne adaylarını yan etki riskine karşı dikkatli olmalıdır. Bu riske karşı alınabilecek en etkili tedbir ise doktorunuz önerilerinin dışarı çıkmamak. Tüp bebek uygulaması 20 yıla yakın bir süredir erkek ve kadın kısırlığının tedavisinde başarılı sonuçlar vermektedir. Bu tedavi yurt dışında olduğu kadar ülkemizdeki bazı merkezlerde de başarı ile uygulanmaktadır.

Tüp bebek tedavisi her ne kadar başarılı sayılıp, hiç çocuk sahibi olamayacak olan çiftlere yardım etse de, her tedavi gibi bazı yan etkileri vardır. Bu yan etkiler tedaviyi görecek çift – özellikle de kadın – tarafından bilinmeli ve şayet çocuk isteği bu yan etkileri göze alınabilecek kadar yoğunsa tedaviye başlanmalıdır.

Özellikle çocuk sahibi olmayı çok fazla arzulayan ve kısırlık problemi yaşayan kadınlar, kendilerini suçlayabiliyorlar. Hatta çiftler çevreye karşı kendilerini yetersiz, eksik hissedebiliyorlar. Bu nedenle kısırlık problemini yaşayan birçok çift, tıbbin olanaklarından yararlanıyor. En çok bilinen tedavi şekillerinden biri ise gebelik olasılığının yüzde 25-30 olduğu tüp bebek yöntemi. Tabii her tıbbi müdahalede olduğu gibi tüp bebek yönteminin de yan etkileri bulunmakta.

Tüp Bebeğin Ruhsal etkileri

Tüp bebek tedavisinin psikolojik yan etkileri dışındaki tüm yan etkilerinden sadece kadınlar etkilenmektedir. Dolayısıyla bu tedaviye kadınların kendilerini baskı altında hissetmeden karar vermeleri gerekir. Psikolojik yıpranma, bu tedavi sırasında sıklıkla görülen bir durumdur. Öncelikle çiftler, çevreye karşı kendilerini yetersiz, eksik hissetmektedir. Şayet kısırlığın nedeni kadında veya erkekte kesin olarak bulunmuş ise sebebi taşıyan şahıs kendini özürlü gibi görmektedir. Bazı erkek hastaların kendilerindeki rahatsızlığı kabullenmeleri oldukça zor olmaktadır.

Bunu önleyecek tutum; kısırlığın cinsel performansla bir ilişkisi olmadığının hastalara özenle anlatılmasıdır. Kısırlığın tedavi edilmesi gereken bir hastalık olduğu ve sadece tedaviyi görecek çifti ilgilendirdiği unutulmamalıdır. Özellikle tedavi sonrası gebelik testi sonucunun beklenmesi en stresli zaman dilimidir. Bu konuda yapılabilecek en iyi yardım hastaya tedavi başarı oranının abartılmadan söylenmesidir. Gebelik olasılığının her tedavi siklusu için yüzde 25 – 30 olduğu bilindiği takdirde çiftin gebelik testinin negatif olduğunu öğrendikleri andaki psikolojik çöküntüleri nispeten daha az olacaktır.

Tüp Bebeğin Fiziki etkiler

Tüp bebek tedavisini uygulayabilmek için ilk olarak kadınların yumurtalıkları ilaçlarla uyarılır. Bu tedavi sırasında kadınlara yumurta gelişimini sağlayan bazı hormonlar verilir. Hormon tedavisi sonrası kadınların hemen hepsinde karında şişlik hissi, kasıklarda ağrı, hafif bulantı gibi birtakım rahatsızlıklar görülür. Ancak bazı kadınlar bu ilaçlara aşırı reaksiyon gösterebilirler. Bu takdirde yumurtalıklar aşırı büyür, karın şişer, kusma ve ishal ortaya çıkar, hatta karın ve akciğerlerde su toplanabilir. Bu seviyeye gelmiş bir hastanın acil olarak hastaneye yatması gerekmektedir. Zira tedavi edilmediği takdirde bu durum hastanın hayatına mal olabilir. Hastaneye yatmayı gerektirecek bu ağır form her bin tüp bebek hastasının yalnızca beşinde görülür.

Tüp bebekte çoğul gebelik riski

Tüp bebek tedavisinin belki de en çelişkili görülen yan etkisi çoğul gebeliklerdir. Her ne kadar tedavide amaç hastayı çocuk sahibi yapmak ise de esas amacın sağlıklı çocuk olduğu unutulmamalıdır. Gebelik oranlarını artırmak amacı ile hastalara birden fazla döllenmiş yumurta yerleştirilir. Ancak bunun sonucu ikiz hatta üçüz gebelikler meydana gelebilir. Örneğin üç döllenmiş yumurta yerleştirildiğinde ikiz gebelik oranı yüzde 4’tür. Yumurta sayısı 4’e çıktığında ikiz gebelik oranı yüzde 7’ye çıkar, üçüz gebelik oranı ise yüzde 2,5 olur. Çoğul gebelikler sorunlu gebeliklerdir. Sıklıkla erken doğumla sonlanırlar. Bu da bebeklerin tam gelişmeden dünyaya gelmesi demektir.

Gerek solunum problemi ile karşılaşmaları gerekse beyin kanaması oluşması riski bu bebeklerde oldukça yüksektir. Bu çocukların bir süre yeni doğan merkezlerinde tedavi görmeleri gerekeceği gibi, ileriki yaşamlarında özürlü de olabilirler. Çoğul gebelikler aynı zamanda anne için de risk oluştururlar. Gebelik boyunca anne bir yerine daha fazla çocuğu beslemek zorunda kalır.

Dolayısıyla bünyesi daha çok zorlanır. Bunun yanında çoğul gebelik doğumlarının daha zor olduğu ve daha sıklıkla sezaryen gerektirdiği unutulmamalıdır. Çoğul gebeliklerin aynı zamanda bir de sosyal yönleri vardır. Bir yerine iki hatta üç çocuğa birden bakmak ve onların hepsine iyi bir gelecek sağlamak maddi açıdan zor olduğu gibi, çocukların hepsine yeterli zaman ayrılamadığından manevi açıdan da oldukça zordur.

Sanıldığının aksine tüp bebek tedavisi sonucu doğan çocuklarda genetik bozukluk veya doğumsal kusurlar normal gebelikler sonucu doğan çocuklara oranla daha fazla değildir. Dolayısıyla tüp bebek tedavisinin bu konuda istenmeyen bir etkisinin olduğu söylenemez. Sonuç olarak her tedavi yöntemi gibi tüp bebeğin de yan etkileri görülebilir, ancak bu etkiler hasta tarafından tedavi öncesi bilinmeli, bilinçli olarak kavranmalı ve bu yan etkilerin ortaya çıkmaması için doktorun önerileri tamamıyla yerine getirilmelidir.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Dertleşmek İstiyorsan Aramıza Katıl ! (Tıkla)

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu