Kısırlık ve Tüp Bebek

Kısırlık Nedir?

Kısırlık sorunu tıptaki ismi ile infertilite; çocuk sahibi olmak isteyen kadın ve erkeklerin 1 ile 2 yıl süre boyunca düzenli ve korunmadan ilişkiye girmesine rağmen tıbbi nedenlerle çocuk sahibi olamama durumudur. Geçmişten günümüze kadının doğurganlığı her zaman toplum için sorgulanan bir durum olmuştur. Tarihte çocuk sahibi olmak isteyip olamama durumu sorunları çoğu zaman kadın kaynaklı gibi görülmüş olsa da günümüzde ilerleyen teknoloji ve modern tıp sayesinde aslında kısırlık sorununun kadın ve erkeğin bireysel olarak da çift olarak da karşılaşabilecekleri tıbbi bir sorun olduğu açıklığa kavuşmuştur.

Kısırlık; erkeğe, kadına ya da hem erkeğe ve hem kadına bağlı olabildiği gibi küçük bir bölümü de tıbbi olarak açıklanamayan sebeplerden kaynaklanabilir. Kısırlık doğuştan kaynaklanabildiği gibi yaşamın herhangi bir döneminde geçici olarak da görülebilen bir sorundur.

Kadınlarda Kısırlık Nedenleri

  • yumurtlama bozuklukları, tüplerde enfeksiyon,
  • tıkanıklık ya da anatomik anormallikler,
  • pcos olarak bilinen polikistik over sendromları,
  • hiperprolaktinemi olarak bilinen anne sütü üretimini sağlayan prolaktin hormonun fazla salgılanması,
  • tiroid bezinin normalden çok fazla ya da çok az salgılanması gibi durumlardan kaynaklı adet düzensizlikleri,
  • rahim içindeki endometrium denilen dokunun,
  • batın içinde başka dokulara yerleşmesi olarak bilinen endometriozis hastalığı,
  • yine rahim içinde bulunan miyom ve polipler,
  • guatr ve şeker hastalığı

kısırlık sorununa yol açabilir.

Erkeklerde Kısırlık Nedenleri

  • sperm sayısının yetersiz ve az olması,
  • spermlerin şekil ve hareket bozuklukları,
  • varikosel gibi sperm üretim sorunlar
  • üreme yollarında görülen enfenksiyon
  • sistemik rahatsızlar
  • cinsel fonksiyon bozuklukları

kısırlık sorununa neden olabilir.

Kadınlarda adet döngüsünün 21 günden kısa ya da 35 günden uzun olması, çok yoğun ve uzun süreli ya da çok az ve kısa süreli kanamalar gibi düzensizlikler kısırlık belirtisi olarak kabul edilebilir. Yukarıda saymış olduğumuz hastalıklardan kaynaklı cilt yapısında görülen değişiklikler, kilo kaybının ya da kilo alımının fazlalığı, ağrılı cinsel ilişki, prolaktin hormonun fazla salgılanması nedeniyle göğüslerden gelen süte benzer akıntı ve diğer hormonal bozukluklar da kısırlık tanısı konulmadan gözlemlenen belirtiler arasındadır.

Erkeklerde ise maalesef belirtiler çok daha az sayıdadır ve çoğu zaman fark edilebilir düzeyde değildir. Gözlemlenen belirtiler sertleşme ve boşalma problemleri, cinsel istekte artma ya da azalma, saçların çok hızlı ya da çok yavaş uzaması gibi az sayıda belirtilerdir. Erkekten kaynaklı problemlerin çoğu spermiyogram testi olarak adlandırılan sperm analizi ile açıklığa kavuşturulabilirken, kadınlara ait sorunların araştırılması detaylı ve çok yönlü tetkikler gerektirebilmekte olup kadınlar belirtilerin çok ve takip edilebilir olması konusunda erkeklere göre daha avantajlı konumda iken; erkekler tanı konusunda daha avantajlı duruma geçmekte ve çoğu zaman daha kısa süreli bir araştırma sonucunda tanı koyulabilmektedir.

Kısırlık sorununda tedavi belirlenmeden önce tanının doğru şekilde konulması en önemli faktördür. Tanı doğru şekilde konulduktan sonra ilaç tedavileri ve gerektiğinde cerrahi yöntemler uygulanarak çiftler çocuk sahibi olma şansı yakalayabilmektedir. İlaçların ve cerrahi yöntemlerin işe yaramadığı durumlarda ise aşılama, tüp bebek gibi yöntemler uygulanır.

Modern tıp ilaçlarla ve cerrahi yöntemlerle çözülemeyen kısırlık sorunlarında aşılama tedavisi ile yüzde 20-30 civarı, tüp bebek tedavisi ile yüzde 40-50 civarı başarı oranı yakalamıştır.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu