Anasayfa Kısırlık ve Tüp Bebek Erkeklerde ve Kadınlarda Kısırlık Nedenleri Nelerdir?

Erkeklerde ve Kadınlarda Kısırlık Nedenleri Nelerdir?

annemce
Erkeklerde ve Kadınlarda Kısırlık Nedenleri Nelerdir?

Çocuk sahibi olmak her çiftin arzusudur. Ancak bazı hastalıklar dünyanın en güzel duygusunu yaşamamıza engel olabilir. Peki, hangi hastalıkların kısırlığa yol açtığını biliyor musunuz? Kısırlık, çiftin bir yıl süresince korunmamasına rağmen gebeliğin gerçekleşemediği durumdur. Son zamanlarda yapılan çalışmalar, her altı çiftten birinde kısırlık problemi olduğunu göstermiştir. Çocuk sahibi olmak kadının sağlığına bağlı olduğu gibi, erkeğin sağlığına da bağlıdır. Bazen problem her ikisinde de olabilir.

Kadında kısırlık nedenleri

Kadınlarda görülen en önemli kısırlık nedenleri, yumurtlama bozuklukları, tüplerin hasarlı veya tıkalı olması ve endometriozistir.

  • Ovulasyon (yumurtlama) bozuklukları

Ovulasyon bozuklukları; yumurtlamanın olmaması veya düzensiz ve seyrek olmasıdır. Kadınlarda en sık görülen ovulasyon bozuklukları 3 grupta toplanabilir:

  1. Yumurtalıklardaki yumurta üretimini uyaran hormonların doğuştan eksik olması nedeniyle salgılanamaması.
  2. Beyin sapından süt hormonu prolaktinin normalden fazla salgılanması.
  3. Polistik Over Sendromu: Yumurtalıklarda fazla sayıda yumurta bulunması ve bunların erkeklik hormonu salgılayarak yumurta gelişimini engellemesidir.

Ovulasyon bozukluklarında ilaç tedavisi çoğunlukla başarılı olur. Ancak bu tedaviye cevap vermeyen bazı vakalarda, cerrahi müdahale ya da tüp bebek tedavisine başvurulur.

  • Fallop tüplerinin hasarlı veya tıkanık olması

Yumurtalık kanalları olan fallop tüplerinin kısmen veya tamamen tıkalı olması, sperm ile yumurtanın buluşmasını engelleyerek döllenme ve gebeliği imkansız kılar. Tüplerdeki bu hasarlar, enfeksiyonlar, endometriozis, önceden geçirilmiş ameliyatlar, ve tüplerin cerrahi olarak bağlanması gibi birçok nedenden kaynaklanabilir. Ayrıca kadında tüplere zarar veren iltihaplanmalar, cinsel yolla bulaşan hastalıklar ve rahim içi araç kullanımı sonucu ortaya çıkabilir. Laparoskopik cerrahi ile tüplerdeki yapışıklıklar giderilebilir. Cerrahi ile düzeltilemeyen yapışıklıklarda ise tüp bebek tedavisi uygulanır.

  • Servikal (rahim ağzı) faktörü

Rahim ağzındaki enfeksiyona veya bu bölgedeki mukusa (salgı) ait bozukluklardır. Servikal faktörlerin belirlenebilmesi için cinsel ilişki sonrası test yapılması önerilir. Bu test ile Servikal mukus, sperm ve ikisi arasındaki ilişki değerlendirilir. Az sayıda hareketli sperm varlığı, sperm üretimindeki, Servikal mukustaki problemi veya immünolojik (bağışıklık sistemi) bozukluğu gösterir. Servikal mukustaki problemlere bağlı kısırlık antibiyotikler, hormonlar veya aşılama ile tedavi edilebilir.

  • Uterin (rahim) faktörü

Çocuğu olmayan kadınların yüzde 5’inde rahimde yapısal bozukluklar, yapışıklıklar, polip ve miyomlar görülür. Bunlar döllenmiş yumurtanın tutunmasını engelleyerek veya düşüklere neden olarak gebeliği önler. Rahmin yapısal bozuklukları: Çift rahim, rahmi ikiye bölen perde, tek taraflı rahim, rahim ağzının ve kanalının oluşmaması doğumsal anomalilerdir.

  • Miyomlar

Rahim ve rahim ağzında, düz kas dokusunun büyümesi sonucu ortaya çıkan iyi huylu tümörlerdir. Miyomların kesin nedeni bilinmemekle beraber, kadınlık hormonu östrojenin yol açtığı düşünülmektedir. 35 yaşını geçmiş her beş kadından birinde miyom vardır. İnfertilitenin yüzde 2 – 3’ünün nedeni miyomlardır. Miyomlar endometriumda (rahimin iç tabakası) değişikliklere neden olduğundan, döllenen yumurtaların rahime tutunmasını engelleyebilir. Bunun yanı sıra fallop tüplerine baskı yaparak spermin yumurtaya erişmesini engelleyebilir. Miyomlarda genellikle cerrahi yöntemlere başvurmaya gerek yoktur. Ancak yakınmalara yol açan ve hızla büyüyen miyomların çıkarılması gerekir.

  • Endometriozis

Endometrium adı verilen ve anatomik olarak sadece uterusun (rahmin) iç yüzünde bulunması gereken zarın, rahim dışına yerleşmesi sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Endometriozis’in nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Yapılan araştırmalarda, endometriosis dokularından salgılanan bazı kimyasalların yumurtlamayı, yumurtanın sperm ile döllenmesini ve döllenmiş embriyonun ana rahmine yerleşmesini engellediği saptamıştır. Endometriozis, erken evrelerde salgıladığı kimyasallar ile gebeliğin oluşmasını engellerken, ileri evrelerde üreme organlarında yapmış olduğu tahribatla kısırlığa neden olur. Kısırlık şikayeti olan endometriozisli kadınlarda en etkin tedaviyi kadının yaşı, kısırlık süresi ve ek kısırlık faktörlerinin varlığı belirler. Özellikle laparoskopik cerrahi ve tüp bebek gibi yöntemler en iyi sonucu verir.

  • Jinekolojik enfeksiyonlar

Kadın üreme sağlığını korumanın en önemli basamaklarından biri, genital organlardaki enfeksiyonların erken tanı ve tedavisidir. Yaygın olarak görülen bu enfeksiyonlar, yaptığı kalıcı hasarlarla ileride kısırlık gibi istenmeyen sonuçlar doğurur. Vajinal enfeksiyonlar, kadınlarda en sık görülen enfeksiyonlardır. Bu enfeksiyonlarda görülen en önemli yakınmalar; kaşıntı, yanma hissi, koyu renkli, kötü kokulu vajinal akıntı, idrar yaparken yanma ve cinsel ilişki sırasında ağrıdır.

Serviks (rahim ağzı) enfeksiyonları; klamidya, üreoplazma ve mikoplazma, gonore (bel soğukluğu) ile herpes simpleks virüsünün yol açtığı enfeksiyonlardır. Tedavileri geciktiğinde yol açtıkları kalıcı hasarlar nedeni ile bu enfeksiyonların erken tanı ve tedavileri çok önemlidir. Jinekolojik enfeksiyonlarda tedaviden daha önemli basamak, enfeksiyondan korunmadır.

Erkekte kısırlık nedenleri

Erkeğe bağlı faktörler tek başına kısırlık sebebi olabildiği gibi, diğer nedenlere de eşlik edebilir. Bu yüzden erkekten kaynaklanan kısırlığın tedavisinde eşlerin birlikte değerlendirilmesi çok önemlidir. Erkek infertilitesi (kısırlık) birçok değişik nedene bağlı olabilir. Bunlardan en sık rastlananı sperm üretim bozukluklarıdır.

  • Sperm üretim bozuklukları

Azoospermia: Menide spermin bulunmamasıdır. Hormonal ve genetik bozukluklar, inmemiş testis, ileri yaşta geçirilen kabakulak, yüksek isi, radyasyon gibi çevresel faktörler azoospermia’ya neden olabilir. Bu hastalığa neden olan diğer faktörler de; doğuştan sperm kanallarının olmaması, sperm kanallarında geçirilmiş enfeksiyonlar, travmaya ve operasyonlara bağlı oluşan tıkanıklıklardır.

Oligozoospermia: Menideki sperm sayısının normalden az olmasıdır. Hormonal bozukluklar oligozoospermia nedenlerinden biri olmakla beraber, tüm vakalarda bu hastalığın nedeni tespit edilemeyebilir.

Astenozoospermia: Menideki spermlerin hareketliliğinin normalin yüzde 50’nin altında olmasıdır. Bu genetik hastalıklar, spermin özellikle kuyruk ve boyun kısmında görülen yapısal bozukluklara, varikosel hastalığına, enfeksiyonlara ve antisperm antikorların varlığına bağlı olarak görülebilir. Teratozoospermia: Spermlerin yapısal bozukluğudur. Spermin baş, boyun ve kuyruk kısmında anormallik görülebilir. Menideki spermlerin belli bir oranın altına düşmesi döllenmeyi engelleyerek infertiliteye yol açabilir.

Nekrozoospermia: Semende canlı spermin olmamasıdır. Özel testler yapılarak hareketsiz ve ölü spermler ayrılabilir.

  • Yapısal faktörler

Spermin üretim yeri olan testislerden dışarı çıkmasını engelleyen tam veya kısmi tıkanıklıklar da kısırlığa yol açabilir. Bu tıkanıklıklar doğuştan olabileceği gibi, enfeksiyondan da kaynaklanabilir. Ayrıca, yumurtalık bölgesinden geçirilmiş bir cerrahi müdahalede tıkanıklık nedenidir.

  • İmmünolojik (bağışıklık) faktörler

Vücudumuzu yabancı maddelerden ve zararlı mikroorganizmalardan koruyan immünolojik (bağışıklık) sistemi de kısırlığa yol açan faktördür. Çocuk sahibi olamayan kadınların yüzde 3’ünde spermlere karşı alerjik reaksiyon görülmüştür. Bazı erkeklerde de kendi spermlerine karşı anti – sperm antikorları adı verilen antikorlar gelişebilir. İmmünolojik faktörlerden kaynaklanan kısırlığın teşhis ve tedavileri uzun süreli kontrollerle takip gerektirir. Bu sorunları tedavi edilmeden çiftlerin çocuk sahibi olmaları son derece güçtür.

Kısırlık problemini inkar etmeyin

Kısırlıkta görülen en zararlı reaksiyon, problemi inkar etmektir. Çünkü zaman kaybı, kolayca çözümlenecek bir problemin tedavisini geciktirir ve başarı şansını azaltır. Özellikle yaşı ilerlemiş çiftlerde zaman kaybı çok önemlidir. İnfertilite kadının sağlığına bağlı olduğu gibi, erkeğin sağlık probleminden de kaynaklanabilir

Bu nedenle Ürolog tedavide her iki eşin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Çiftlerin vakit kaybetmeden gelişmiş merkezlere beraber başvurmaları en doğrusudur. Unutulmamalıdır ki, son yıllarda gelişen tedavi yöntemleri ile kısırlık artık bir kader değildir. Sabırlı, olumlu yaklaşım ve uygun tedavi ile pek çok kısır çift, anne baba olmanın mutluluğunu yaşamaktadır.

Sağlıcakla Kalın.

Benzer Yazılar

Yorum Bırak