Kadın Sağlığı ve Hastalıkları

Rahim Ağzı Nedir? Neden Önemlidir?

Rahim ağzı; rahim kanalının giriş-çıkışları olarak adlandırılan, kadınların sağlıklı kalmasını sağlayan ve hamilelik boyunca bebeği de koruyan önemli bir organdır. Rahim ağzı denilen bu kanalın uzunluğu 2 – 3 cm kadardır ve rahimi vajinaya bağlar.

İç tarafta kalan rahim ağzının sonu, rahim boşluğunun başladığı yerdedir. Dışta kalan rahim ağzı ise vajinaya kadar uzanır. Dışta kalın rahim ağzı, erkek spermlerin dişi yumurta hücresine ulaşmak için ihtiyaçları olan yolu ve bebeğin dışarı çıkmak için ihtiyacı olan yolu açar.

Rahim ağzının bir başka önemli görevi ise; rahimi, yumurta kanalını ve yumurtalıkları enfeksiyonlara karşı korumaktır. Bu da rahim ağzı kanalında küçük parçacıklar halinde üretilen mukoza sıvısı sayesinde gerçekleşir. Bu sıvı her türlü enfeksiyon uyarıcısına karşı adeta bir bariyer kurarak, onların içeri girmesini engeller. Fakat bu koruma yüzde yüz güvenli değildir. Bazen virüsler ve bakteriler vajina içerisinde öyle güçlü bir şekilde çoğalırlar ki. Mukoza sıvısı bariyerini aşarak içeri doğru ulaşırlar. Aylık siklus esnasında mukoza sıvısının dayanıklılığı değişir. Adet kanamasından sonra mukoza sıvısının miktarı artmaya başlar. Kadınlar hunu akıntılarının artması şeklinde hissederler.

Mukoza Sıvısının Enfeksiyonu

Mukoza sıvısı öncelikle kalınlaşarak,  yapış olur. Yumurtlama zamanı yaklaştıkça mukoza sıvısı incelmeye ve saydamlaşmaya başlar. En sonunda ise yumurta akı şeklini alır. Yumurtlama döneminden birkaç gün önce, hiç kopmadan parmaklar arasında uzayabilir. Artık erkek spermler hiçbir engelle karşılaşmadan rahim ağzı kanalından rahime ve yumurta kanalına ulaşabilirler. Orada döllenmeye hazır bir yumurtaya rastladıklarında, yumurtanın içine girerek gebeliğe yol açabilirler.

Yumurtlamadan sonra mukoza sıvısı tekrar kalınlaşarak yapış yapış olur. Artık sperm hücrelerinin içeri girebilmeleri için hiçbir şansları yoktur. Siklus süresince rahim ağzı da değişikliğe uğrar: Kanama esnasında adet kanının rahatça akabilmesi için, rahim ağzı hafifçe genişler ve birkaç gün sonra tekrar açılıp içeri spermin girmesini sağlamak için kapanır.

Döllenme zamanı geçtikten hemen sonra ise, rahim ağzı tekrar kapanır. Uzmanlara göre bu bedensel değişikliklerin en belirgin sebebi, dişilik hormonu olan östrojen ve gestajendir. Bu hormonlar dişi siklusun akışını belirlerler. Mukoza sıvılarını düzenli olarak inceleyen ve rahim ağızlarına dokunan kadınlar, bu belirtilerin yardımıyla korunabilir veya döllenmenin ne zaman gerçekleşmesi gerektiğini tespit edebilirler.

Rahim Ağzının Gebelikteki Önemi

Rahim ağzının gebelik esnasında da çok önemli bir görevi vardır: Bebeği rahim boşluğunda kilitler. İçten çok sıkı olmasına rağmen, dıştan yüksek östrojen miktarı sayesinde biraz daha gevşek olur. Bu durumda, bir havluya sarılmış sopa hissini verir. Bu arada rengi de değişir. Artık rengi gebelikten önceki gibi pembemsi veya kırmızımsı değildir, kanama daha şiddetli olduğu için mavimsi bir renk almıştır.

Her Kadının Rahim Ağzı Farklıdır

Kadınların rahim ağzı genelde ilk gebeliğe kadar kapalı kalır. İkinci veya üçüncü kez gebe kalan kadınlarda ise dışta kalan rahim ağzı gebeliğin sonlarına doğru bir – iki parmak kadar genişler. Doğumdan birkaç gün önce, rahim ağzı daha yumuşak ve kısa olur. Doğum sancıları başladıktan sonra ise, rahim ağzı içten açılmaya başlar ve dümdüz olur. Rahim ağzı ancak 10 cm açıldıktan sonra, bebek doğum kanalından dışarı çıkabilir.

Doğumlardan dolayı rahim ağzının görüntüsü de değişir. Rahim ağzı hiçbir zaman eski yuvarlak halini almaz, oval şekilde kalır. Genelde tüm rahim ağızlarının görüntüsü farklıdır. Çok nadir olarak hepsi vajinanın ortasında yer alır. Bazıları sağa, bazıları sola, bazıları ise yukarı doğru kaymıştır. Her kadının vücut şekline göre, rahim ağızlarının şekli ya yuvarlak, ya da düz bir şekilde ortadadır.

Mukus Miktarı Her Türlü Mukoza İltihabında Artar

Vücudun dış ortamla bağlantılı epitel örtüsünde bulunan özel salgıbezlerinde üretilen ağdalı SIVI. Yoğun, yapışkan bir sıvı görünümündedir ve üzerinde bulunduğu epiteli koruma işlevi görür. Mukus temel olarak, serbest ve proteinlerle birleşmiş durumdaki (mukoprotein) bir mukopolisakkarit karışımından oluşur.

Bileşimi farklı farklı bölgelere göre değişiklik gösterir. Mukus içinde başka maddelerin yanı sıra kandan gelen bir miktar alyuvar, boşluk duvarlarından dökülen hücreler ve mikroorganizma toplulukları bulunur. Mukoza yüzeyini örten mukus miktarı, her türlü mukoza iltihabında önemli ölçüde artar. Bu durumda mukus, iltihabın etkisiyle ortaya çıkan iltihap sıvısına karışır ve böylece balgam oluşur.

Servikal mukus, dölyatağı boynundaki salgı bezlerinden salgılanır. İpliksi uzantılar gösteren, alkali yapıda bir sıvıdır. Dölyatağı boynunun içinin dışa dönmesi ya da yırtılma durumunda aşırı miktarda salgılanabilir (dölyatağı boynu akıntısı). Adet çevrimi sırasında, özellikle yumurtlama sırasında bol miktarda üretilir. Bir cam yüzeyinde kurutulunca eğrelti otuna benzeyen dallanmalar gösterir.

Gebelik sırasında ise jelatimsi bir tıkaç oluşturur. Bu da mikropların girmesini engelleyerek dölütü korur. Bu tıkacın çıkması doğum sürecinin habercisidir.

Rahim Ağzı: Enfeksiyonlarla Karşılaştığınızda Neler Yapabilirsiniz?

Her kadının vajinadan çıkan az ya da çok şiddetli flüor denen akıntısı vardır. Düzenli olarak bu miktarın iki yemek kaşığı kadar olması normaldir.

Fakat bazen flüor değişebilir. İşte size birkaç tipik rahatsızlık ve semptomları: Mantar enfeksiyonları: Kaşıntı, sıvı flüor, şiddetli kızarıklık, büyük bir ihtimalle vajinanın mukoza zarı tahriş olur. Bu duruma ilaçla müdahale yardımcı olur.

Maya mantarı: Bu tür mantarların çoğalması durumunda, akıntı beyaz ve parçacıklı olur. Tüle sarılmış bir diş sarımsak veya sirke suyuna batırılmış bir tamponu vajinanıza sokmanız, bu mantarlardan kurtulmanıza yardımcı olabilir.

Trikomonas: Kaşıntı, artan yanma hissi (su değse bile), genital bölgede terleme hissi, çoğalan cerahatli, pis kokan ve köpüksü akıntı, Bu semptomlar görüldüğünde mutlaka bir doktora başvurulmalıdır.

Gonokok (belsoğukluğu): Şiddetli sarımsı, çoğu zaman da sarımsı – yeşilimsi bir akıntım Bu duruma sadece acil bir tıbbi müdahale yardımcı olur.

Sağlıcakla Kalın.

#Yıldız Vermeyi Unutmayın!
[Toplam: 0 Ortalama: 0]
Değerli Ziyaretçimiz, aklınıza takılan sorulara hızlı bir cevap almak için, UZMANLARA VE ANNELERE SOR bölümünü, kullanabilirsiniz.
Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edmek İçin (Tıkla)

Annemce Yazar Ekibi

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı