Cinselliğin Kadınlar İçin Olumlu ve Olumsuz Yanları

annemce
Cinselliğin Kadınlar İçin Olumlu ve Olumsuz Yanları

Birçok iyi ve keyif verici durumun iyi yönleri olduğu gibi kötü yönleri de olduğunu hepimiz biliyoruz. Cinsellik inanılmaz mutluluk veren ve keyif almamıza neden olan önemli bir olgu. Cinselliğin bu olumlu yanlarının yanı sıra olumsuz yanları da olduğunu unutmayalım.

Beyaz dişler, sıkı kaslar, selülitin engellenmesi, diri göğüsler, parlak saçlar, güçlü tırnaklar cinselliğin olumlu etkilerinden bazıları. Ayrıca bazı tip dergilerinde cinselliğin bağışıklık sistemini güçlendirdiği, soğuk algınlığından koruduğu ve haftada en az 3 kez cinsel ilişkide bulunmanın insanı 10 yıl daha gençleştirdiği yazıyor. Psikologlar, cinselliğin etkisini biraz daha farklı yorumluyor. Onlara göre cinsellik bu kadar basit değil, çünkü onlar asıl önemli olanın cinselliğin aksine, yaşama sevinci olduğunu düşünüyorlar. Mutlu bir cinsel birliktelik, memnuniyet hissini ortaya çıkardığı için bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Mutsuz bir cinsel birliktelik ise bağışıklık sistemini zayıflatabiliyor. Yine psikologlara göre cinsellik, duygu ve ruhtan ayrı düşünülemez. Cinselliğin önceden söylenebilecek tek bir yan etkisi bile yok. Örneğin, cinsel beraberlik kişi gergin ise baş ağrısına yol açıyor. Ancak, kişi rahatsa baş ağrısını giderebiliyor. Cinselliğin kişide yol açtığı sevme, sevildiğini bilme, kendini güvende hissetme gibi duygular, cinselliğin kendisinden daha önemli. Cinsellik ara kanamalara neden oluyor mu? Doğurganlığı artırıyor mu? Adet kanamalarını düzenliyor mu? İdrar yolu iltihaplarına yol açıyor mu? Sivilceleri gideriyor mu?

Cinsellik, adet kanamalarını düzenliyor mu?

Psikolojik rahatlık ve memnuniyet, hormon dengesini düzenliyor (hormonlar, kadının psikolojik durumu üzerinde oldukça etkili). Cinsellik de eğer tatmin edici ise buna benzer bir etki gösteriyor. Aksi takdirde psikolojik baskı, korku ya da uzun süreli tatminsizlik, hormonları ve adet düzenini karmaşık bir hale getiriyor. Hormon dengesi bozulduğunda, adet kanamalarının süresi uzayabiliyor ya da kısalabiliyor ve hatta yumurtlama görülmeyebiliyor. Kısacası; beyin, hormon dengesini düzenleyen en önemli organ. Ancak tabii ki temelde yatan bir hormon dengesizliğini, sadece cinsellikle düzeltmek mümkün değil.

Cinsellik, sivilceleri: gideriyor mu?

Dişilik hormonu olan östrojen, yağ oluşumunu kısıtlıyor, erkeklik hormonu olan testesteron ise artırıyor. Yağ oluşumunun artması, ciltteki kanalları tıkayarak, bakterilerin çoğalmasına yol açıyor. Bu durum ise aknelere neden oluyor. Mutlu bir cinselliğin ve pozitif yaşamın, hormon alış – verişini dengelemesi, deriye de yansıyıp, derinin kan dolaşımını artırıyor. Tabii pürüzlü cilde sahip olan herkesin, kötü bir cinsel hayatı olduğu söylenemez.

Cinsellik, vajinayı zedeliyor mu?

Rahim, kalçadaki kaslarla bağlıdır. Bu kaslar, cinsel birliktelikte penisin rahim boynuna teması sırasında, rahmin hareketlenmesini sağlıyor. Normalde bu temaslar ağrıya neden olmuyor. Ayrıca yine normal şartlarda cinselliğin rahmi zedelediği söylenemez. Ancak bazı durumlarda cinsel birliktelik rahmi zedeleyebilir:

  • Penis, vajinaya oranla çok büyükse
  • İlişki sırasında, psikolojik bir korku ile vajinada kasılma varsa
  • Vajina yeterince nemlenmemiş ya da vajinada enfeksiyon varsa
  • Vajinaya yabancı bir cisim sokulması durumunda.

İlişkide ağrı hissedilmesi ise genellikle ameliyat ya da dikişli doğumun ardından, enfeksiyon veya endometrioziste görülüyor.

Cinsellik, ara kanamalara sebep oluyor mu?

Ovulasyon kanamaları da denilen ara kanamaların görülmesi için cinsel birliktelik şart değil. Ovulasyon döneminde kan dolaşımı daha yoğun olduğundan ve hormon düzeyinde küçük değişmeler görülebileceğinden, ara kanamalar olabiliyor. Kadınların yaklaşık yüzde 10’unda, yumurtlama zamanında, cinsel ilişkiye girmeden de kanama görülüyor. Bu kanın, çatlayan folikülden gelmediğini belirtmek istiyoruz. Tabii bu kan, döllenmiş yumurtanın vücuttan atıldığı anlamını da taşımıyor.

Cinsellik, idrar yolu enfeksiyonuna yol açıyor mu?

Bağırsaktaki E. Koli bakterileri 4 – 6 cm. uzunluğundaki dış idrar yoluna (uretra) ulaştığı takdirde, enfeksiyona neden olabiliyor. İdrar yolu enfeksiyonlarının en önemli belirtisi; idrar yaparken ağrının olması. Soğuk ve östrojen eksikliği gibi etkenler, idrar yolu enfeksiyonuna yakalanma riskini artırıyor. Soğuk, rahimdeki kan dolaşımını yavaşlattığından, enfeksiyona karşı hassasiyet oluşturuyor. Östrojen eksikliği ise, hem rahim hem de idrar torbası iç zarını incelterek, mikroorganizmaların buraya yerleşmelerini kolaylaştırıyor. Enfeksiyonu engellemek için bol bol s1vi içilmeli, vajinal enfeksiyonlardan, kabızlıktan korunmalı ve cinsel ilişkiden hemen sonra idrara çıkılmalı.

Cinsellik, rahim ağzındaki hücrelerin değişmesine neden oluyor mu?

Cinsel ilişki sırasında virüsler ve bakteriler eşlere bulaşabiliyor. Frengi veya belsoğukluğu gibi bulaşıcı hastalıklar, bu bakterilerden kaynaklanıyor. Özellikle genital organ mantarı ve papilloma virüsü, günümüzde en çok görülen enfeksiyonlardır. Papilloma virüsü ve uzun süreli bakteriyel enfeksiyonlar, rahim ağzında hücre değişmesine neden olabiliyor. Hücre değişimlerinin (displasi) tedavisi mümkün. Ancak bu durum bazen kendiliğinden geçebildiği gibi, rahim boynu kanserinin ilk basamağı da olabiliyor. Yapılan araştırmalar, genital organlarda görülen bazı enfeksiyonların, rahim boynu kanserine yakalanma riskini artırdığı sonucunu ortaya çıkarıyor. Yine bu konuyla ilgili olarak yapılan diğer bir araştırma ise, sünnetli erkeklerle birlikte olan kadınların enfeksiyonlara ve rahim ağzı kanserine daha az yakalandığını gösteriyor. Bunun nedeni sünnetli erkeklerde hijyenin daha kolay sağlanması ve mikropların kolayca üreyememesi. Ayrıca sünnetli erkeklerde, kanserojen etkisi olan ve “smegma” denilen beyazımsı salgı da oluşmuyor.

Regl döneminde cinsel ilişkide bulunmak riskli mi?

Teorik olarak, regl döneminde kadınlarda bakteriyel enfeksiyonların oluşma tehlikesi daha yüksek. Bunun nedeni; rahim ağzının bu dönemde hafif açık olması, mikropların bu yolla iç genital organlara ulaşma riskini artırması ve kanın enfeksiyon için uygun bir ortam sağlaması. Diğer bir taraftan, regl döneminde cinsel ilişkide bulunmak, regl dönemi şikayetlerini hafifletebiliyor. Kadının gevşemesi ve kan dolaşımının artması, bu şikayetleri giderici etki yaratabiliyor. Erkeklerin regl kanından mikrop kapmalarının mümkün olmadığını da yazımizda belirtmek istiyoruz (Tabii kadında enfeksiyon olmadığı sürece). Birçok kişinin sandığı gibi regl kanı, hücre ve mukoza dokusundan oluştuğu için “kirli” değildir. Ancak gelenekler ve dini inançlar, regl sırasında cinsel ilişkiyi yasaklıyor. Bu baskıyı hisseden kadın, regl döneminde cinsel ilişkiden kaçınmalı.

Cinsel ilişki, baş ağrılarını gideriyor mu?

Rahatlatıcı etkisi olan cinselliğin, bazı ağrıları giderdiği biliniyor. Özellikle de baş ağrısını. Ancak istemeden cinsel ilişkide bulunmak, bilinenin aksine baş ağrısına yol açabiliyor. Cinselliğin olumlu ya da olumsuz olması, bağışıklık sistemini güçlendirmesi ya da zayıflatması, kişinin cinselliği isteyerek ve zevk alarak yapmasına bağlı. Doyurucu bir cinsel ilişki sonrasında, beyinde endorfin denen uyuşturucu ve sakinleştirici maddelerin · oluştuğu, kanıtlanmış bir gerçek.

Cinsellik leğen kaslarını güçlendiriyor mu? Cinsel ilişkide bulunmak kan dolaşımını hızlandırıyor, deriye ve dokuya oksijen ulaşmasını sağlıyor. Bu da kasların güçlenmesine olumlu etkide bulunuyor. Leğen kaslarını güçlendirmek için egzersiz yapmanızı öneriyoruz.

Sık sık cinsel ilişkide bulunmak, vajinayi genişletiyor mu?

Vajina dokusu çok ince ve oldukça elastik bir tabakadan oluşuyor. Cinsel ilişki sırasında doku gerilebiliyor, ancak elastik olduğundan genişlemesi söz konusu değil. Sadece doğum, kalıcı bir vajina genişliğine yol açabiliyor.

Cinsellik, zayıflama da etkili mi?

Cinsel ilişki yağları gidermek için fazla etkili bir yöntem değil. Cinsel birliktelik esnasında sadece 200 kalori yakılıyor. Bu nedenle yine de diyetinizi ve egzersizlerinizi ihmal etmeyin.

Cinsellik, kalp krizi riskini artırıyor mu?

Merdiven çıkarken ya da hızlı adımlarla yürürken kalp, dakikada 100 – 130 kez atıyor. Cinsel birliktelikte ise yaklaşık olarak 117 kez. Orgazm sırasında, kalp atışları hızlanarak dakikada 150’ye çıkabiliyor. Tabii bunun kalbi yorduğunu iddia etmek doğru değil. Göğüs ağrısı ya da kalpte batma hissi, orgazmdan sonra en sık görülen belirtiler arasında yer alıyor. Cinsellik nedeniyle ölüm, yani “aşk ölümü” çok nadir olarak görülüyor. Bu durum, ancak ciddi koroner hastalığı veya kalp yetmezliği olanlarda ortaya çıkabiliyor.

Cinsellik, sperm alerjisine yol açıyor mu?

Tıpkı kadınlar gibi erkeklerde de sperm alerjisi görülebiliyor. Ancak yine de sperme karşı alerjik tepkiler gösteren kişilerin sayısı çok fazla değil. Alerjinin nedeni; vücudun “düşman” olarak nitelendirdiği maddeye tepki göstermesi. Yani vücut, erkeğin sperminde bulunan proteine karşı tepki geliştiriyor. Bu alerjinin tek kaynağı sperm değil. Ayrıca prostat salgısı da alerjiye neden olabiliyor. Gözyaşı, burun akması, kaşıntı gibi belirtiler görüldüğü gibi, alerjik reaksiyonlar hiç belirti vermeden de gelişebiliyor. Sperm alerjisi, sperm hareketliliğini azaltarak, gebeliği engellediğinden, mutlaka bir uzmana başvurulmalı ve tedavi edilmelidir.

Orgazm, folikülün çatlamasına yol açıyor mu?

Hormonal olarak gelişip, olgunlaşmış olan folikül, reglin 13. – 17. gününde, kanda bir gün süresince yükselen LH (luteinizan hormonu) sayesinde çatlıyor. Orgazm, bu gelişmeyi yapmamış bir folikülü çatlatmak için tek başına yeterli değil. Ancak, orgazm sırasındaki damar genişlemeleri ve kas kasılmaları, hazır bir folikülün çatlamasını kolaylaştırabiliyor.

Prezervatif, bulaşıcı hastalıkları önlemede ne kadar etkili?

Prezervatifler cinsel hastalıkları önlemede oldukça etkili. Uygun boyutta, ilişki sırasında sıyrılmamış ve delik olmayan bir prezervatif, cinsel ilişki ile bulaşan hastalıkları kesinlikle önlüyor. Condyloma accuminata (Human popilloma virüsü), belsoğukluğu, frengi, Hepatit B ve C, mantar gibi hastalıkları önlemenin en etkili yolu prezervatiflerdir.

Rahim içi araçları, cinsel birliktelik sırasında cinsel organa zarar veriyor mu?

Usulüne uygun olarak takılmış bir rahim içi aracı, hiçbir şekilde, özellikle de cinsel ilişki sırasında cinsel organına zarar vermiyor. Ancak rahim içi araç, iç genital organlarda enfeksiyon ve dış gebelik riskini biraz artırıyor. Kadının, doktor tarafından düzenli olarak muayene olmaması enfeksiyona yol açabiliyor.

Benzer Yazılar

Yorum Bırak