Hamilelik

Kolay Hamile Kalma Yolları ve Yöntemleri

Uzun zamandır bir bebek sahibi olmayı düşlüyor, fakat bir türlü hamile kalamıyor musunuz? Ümidinizi yitirmeyin. Çünkü aslın da istediğiniz ayda hamile kalmanız mümkün. İhtiyacınız olan tek şey; bunun için gerekli koşulları sağlamak.

Kadınlar, hamile olduklarını öğrendiklerinde, daha dikkatli davranmaya başlıyorlar. Sağlıklı beslenmeye özen gösteriyor, içki ikram edildiğinde geri çeviriyor, sigarayı bırakıyorlar. Doğrusu da budur zaten. Ancak kadınlar hamilelik dönemine göstermiş oldukları dikkati, hamilelik öncesi döneme de göstermeli. Çünkü ancak, bu şekilde arzulanan bebeğe daha çabuk kavuşmak mümkün. Sağlıklı ve bilinçli yaşamanın, çocuk sahibi olmayı kolaylaştırdığını unutmayın.

Önce stresten kurtulun

Bebek isteyen çiftler, cinsellik için birbirlerine zaman ayırmalı. Sürekli iş seyahatinde olan bir erkek ya da mesleği nedeniyle aşırı gergin olan bir kadının, anne baba olması oldukça güç. Stres, hamileliği zorlaştıran önemli etkenler arasında yer alıyor. Stres hormonu olan adrenalin, erkeklerde sağlıklı sperm hücrelerinin gelişimini engelleyebiliyor. Kadınlarda ise hormon dengesini bozup, döllenmiş yumurta hücresinin rahme tutunmasını zorlaştırdığı ileri sürülüyor.

Sigarayı mutlaka bırakın

Sağlıkla ilgili her konuda olduğu gibi bu, hem erkekler, hem de kadınlar için geçerli. Günümüzde sigara içen kadınların daha zor hamile kaldığı, sigara içen erkeklerin ise yeterince sağlıklı sperm üretmediği biliniyor. Sigara, kadınlarda yumurtalığın işlevlerini aksatabiliyor. Ayrıca sigaranın içeriğindeki zararlı maddeler, genital sistemin mukoza zarında depolanabiliyor. Bu da, döllenen yumurta hücresinin rahimde tutunmasını zorlaştırabiliyor. Sigara, aynı zamanda erken doğuma da yol açıyor.

Alkol elbette ki zararlı

Fazla alınan alkol, erkeğin sperm hücrelerini etkileyerek yeterince spermin üremesini engelleyebiliyor. Doğal olarak bu durum, çiftin arzuladığı hamileliği geciktiriyor. Tıpkı anne adayları gibi, bebek isteyen kadınlar da içki içmeye son vermeli. Yapılan bir araştırma, alkolün kadının doğurganlığını düşürdüğünü gösteriyor. 1 hafta süreyle, her gün düzenli olarak içilen 1 bardak bira ya da 1 kadeh şarap, hamile kalma olasılığını yüzde 60’a indiriyor. En iyisi siz daha şimdiden alkol içmekten vazgeçin, çünkü hamilelik döneminde alkol almak, nasıl olsa yasak!

İlaç kullanıyorsanız

Hamile kalmak isteyen kadınlar ilaç kullanımına da, eğer zorunlu değillerse ara vermeli. Bu nedenle antibiyotik, kortizon ve ağrı kesici ilaçlar kullanmadan önce, doktorunuza hamile kalmayı planladığınızı söylemeyi unutmayın.

Hareket edin

Sağlıklı yaşamak için spor yapmalısınız. Sabah ve akşamları en azından 15 dakikanızı spora ayırmalısınız. Böylece hem rahatlıyor, hem de daha iyiuyuyorsunuz. Bu da, stres atmanızı ve hamile kalmanızı kolaylaştırıyor.

Cinsel birliktelik için doğru zaman

Evli çiftlerin yüzde 75’i çocuk sahibi olmak istiyor. Bebek sahibi olamayınca da kısır oldukları fikrine kapılıyorlar. Ancak kısırlık çiftlerde sadece yüzde 5 oranında görülüyor. Çocuk sahibi olamamanın en önemli nedeni; doğru zamanda cinsel ilişkide bulunmamak. Kadının 1 ay boyunca, hamile kalabileceği sadece 3 şanslı günü var. Yumurtlama dönemi ve ondan sonraki 2 gün. Bunun için adetin başlamasından itibaren 10. – 17. gün arası en kolay hamile kalınabilen dönem. Bu dönemde, daha sık cinsel birliktelikte bulunarak, hamileliği kolaylaştırabilirsiniz. Çiftler, yumurtlama döneminde ve bu dönemden hemen önce birçok kez birlikte olurlarsa, hamile kalma ihtimali yükseliyor. Ancak buna rağmen yine hamile kalamıyorsanız, endişelenmeyin. Biraz daha beklemekte yarar var. Biraz rahatlayın, çünkü sürekli neden bebek sahibi olamadığınızı düşünmek de, hem sağlığınızı, hem de hamile kalmanızı olumsuz yönde etkiliyor.

Kilo, hamileliği etkileyebiliyor

Normal kiloya sahip kadınlar, diğerlerine oranla daha kolay hamile kalıyor. Bazen, sadece sağlıklı beslenmeniz bile, hiçbir diyet yapmadan kilonuzu korumanızı sağlayabiliyor. Ancak, kiloluysanız, bu fazlalıklarınızdan mutlaka kurtulmalısınız. Çünkü aşırı kilo, kadınların hormon dengesini bozup, reglin düzensiz olmasına yol açıyor. Fazla kilo, erkeklerde ise sperm üretimini düşürüyor. Sürekli sıkı rejim ve egzersiz yapan kadınlar da hamile kalmakta zorlanabiliyor.

Bol bol meyve, sebze ve tahıllı gıdalar tüketmek, fast food ve yağlı besinleri azaltmak, kilo vermenizi sağlayabilir. Rejim yapmaya karar verdiyseniz, rejim programını hamile kalmadan önce sonlandırın. Aksi takdirde anne adayının vücudunda eksikliği duyulan önemli besin maddeleri, bebeğin sağlıklı gelişimini engelleyebiliyor. Yeşil sebzelerin içeriğinde bulunan folik asit, fetüsün sinir sisteminin gelişimi için çok önemli.

Çevre kirliliği de bir engel

Vücuttaki, doğal hormon gibi etki eden ağır metaller ve sentetik maddeler de doğurganlığı azaltabiliyor. Yapılan araştırmalar, çocuk sahibi olmak isteyen ve olamayan çiftlerin vücudunda, yüksek oranda zararlı maddeler bulunduğunu gösteriyor. Doktorlar, zararlı maddeleri vücuttan atmak için çiftlere, çinko ve selenyum ağırlıklı ilaçlar veriyor.

Ne yazık ki, kendimizi çevredeki zararlı maddelere karşı koruyamıyoruz. Ancak sağlıklı, doğal ve düzenli beslendiğimizde bu maddelerin olumsuz etkilerini aza indirgeyebiliyoruz. Vitaminler, mineraller ve oligo elementler, doğurganlık için oldukça önemliler. Örneğin B6 vitamini, hücre bölünmesinde görev aldığından, hamilelik için vazgeçilmez bir vitamin.

Sağlık kontrolünden geçmelisiniz Çocuk sahibi olmak isteyen çiftler, hamilelik gerçekleşmeden önce, sağlık kontrolünden geçmeyi ihmal etmemeliler. Diyabet, yüksek tansiyon, tiroid bezi fonksiyon bozukluğu ve bazı enfeksiyonlar, anne karnındaki bebeğe zarar verebileceğinden, önceden tedavi edilmeli. Rahimde miyom varsa, bu durumun hamileliği engelleyip engellemediği araştırılmalı. Kadın, hamile kalmaya karar vermeden yani doğum kontrol yöntemlerini bırakmadan 3 ay önce jinekoloğu ile görüşmeli.

Neden mi? Çünkü…

  1. Aşı kontrolü gerekli

Kadının, kızamıkçık hastalığına karşı bağışık olup olmadığı hamilelik için çok önemli. Aslında kızamıkçık tehlikesiz bir hastalık, ancak hamilelik döneminde, bu hastalığın virüsleri anne karnındaki bebeğe onarılmaz zararlar verebiliyor. Bu nedenle kadın anne olmaya karar verdiğinde, mutlaka kızamıkçık hastalığına karşı bağışıklığını, bir uzmana kontrol ettirmeli. Eğer, bağışık değilse, kızamıkçık aşısını kesinlikle ihmal etmemeli. Ancak, kızamıkçık hastalığına karşı bağışıklık kazanmak için, mutlaka bu hastalığı belirgin bir biçimde geçirmek ya da aşılanmak gerekmiyor. Çoğu kadın, kızamıkçığı bir soğuk algınlığı gibi hissetmeden de geçirebiliyor.

  1. Folik asitin yeterliliği saptanmalı

Folik asit eksikliği, anne karnındaki bebekte, omurga eğriliğine yol açıyor. Bu nedenle doğum uzmanları, anne olmak isteyen kadınların folik asit değerini ölçüyor. Kadında folik asit eksikliği varsa, bunu gidermesi için vitamin hapları almalı. Ancak bu doz, günde 4 miligramı aşmamalı.

  1. Anne babalar genetik açıdan aydınlatılmalı

Bir kadın için, ailesindeki hastalıkları hamilelik döneminden önce konuşmak daha kolay. Genetik muayeneler, özellikle ailede kalıtımsal hastalık tehlikesi olduğunda, akraba evliliklerinde, kadın 35, erkek 40 yaşını aşmışsa yapılmalı. Ama ne yazık ki genetik riskler her zaman çözülemiyor. Yine de, hamilelikten önce çiftlerin bir uzmanla görüşmesi, onları rahatlatıyor ve düşünmeleri için zaman tanıyor.

  1. Genel sağlık muayeneleri için

Kadın, kendisini sağlıklı hissetse bile, hamile kalmadan önce mutlaka iyice kontrolden geçmeli. Belki de şimdiye kadar fark etmediği bir sağlık problemi olabilir. Örneğin yüksek tansiyon ya da Servikal enfeksiyon, bebeğin sağlığını tehlikeye sokabiliyor. Bu nedenle hamilelikten önce tedbirinizi alarak, hem çocuğunuzun hayatını, hem de kendi hayatınızı kurtarabilirsiniz.

Doğru cinsel birleşme ne kadar etkili?

Çocuk isteyen çiftlerin çoğu, cinsel hayatlarını nasıl yönlendirmeleri gerektiğine dair yazılar okuyor, programlar izliyor.

Peki doğru birleşme hamile kalmayı kolaylaştırıyor mu?

Bu soruya “Evet” cevabını vermek mümkün. Çocuk sahibi olmak doğurganlık fonksiyonlarının yeterli olduğunun bir işaretidir. Ayrıca çocuk sahibi kadın mutlu ve huzurlu olduğu için, hormonları daha dengelidir. Tedavi ile gebe kalan kadınların birçoğu, kısa bir süre sonra kendiliğinden de gebe kalabiliyor.

 Sürekli cinsel ilişkide bulunmak, hamileliği engelliyor mu?

Sürekli, daha doğrusu çok sık ilişkide bulunmak, sperm sayısının giderek azalmasına neden olarak gebe kalma olasılığını azaltabiliyor. Bu azalma, yumurtlama günlerine denk geldiğinde, gebe kalmayı geciktirebilir. Ayrıca sıkça cinsel ilişkide bulunmak, kadında sperm antikorlarınin oluşma olasılığını artırarak, hamile kalma şansını olumsuz etkiler.

Kadınlar hangi günlerde hamile kalabiliyor? Bu nasıl anlaşılıyor?

Kadınlar yumurtlama gününden hemen önceki ve sonraki günlerde gebe kalabiliyor. Düzenli adet kanaması olan kadınlarda, adetin ilk günü itibarıyla gebe kalma olasılığı 13. – 20. günlerde daha yüksek. Ancak bunlar kesin değil. Adet kanamalarına yakın günlerde gebe kalan kadınlar olduğu gibi, adet kanaması hatta gebelik sırasında tekrar gebe kalan kadınlar da var.

Yumurtlama gerçekleştikten sonra, fallop tüplerine geçen yumurta hücresi yaklaşık 22 – 24 saat canlı kalıyor. Ayrıca rahim içine ve fallop tüplerine ulaşmış olan sperm hücreleri de yaklaşık 65 – 70 saat canlı olup, döllenmeyi sağlıyorlar. Yumurtlama gününü saptamak için çeşitli yöntemler var. Vücut ısısını ölçmek, rahim ağzı sivisinda veya tükürükte kristalleşmeyi izlemek, kan veya idrarda LH (Luteinizan hormonu) yükselişini saptamak ve folikülometri gibi. Folikülometri, vajinal ultrasonografi ile yumurtalıklardaki yumurtayı taşıyan, sıvı dolu boşlukların büyümesini ve çatlamasını izlemek için kullanılan bir uygulama.

Sağlıcakla Kalın.

#Beğendiyseniz Yıldız Vermeyi Unutmayın!
[Toplam: 0 Ortalama: 0]
Değerli Ziyaretçimiz, aklınıza takılan sorulara hızlı bir cevap almak için, UZMANLARA VE ANNELERE SOR bölümünü, kullanabilirsiniz.
Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edmek İçin (Tıkla)

Annemce Yazar Ekibi

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı