Anasayfa Hamilelik Hamilelikte, Ultrasonun Anneye yada Bebeğe Zararı Var Mı?

Hamilelikte, Ultrasonun Anneye yada Bebeğe Zararı Var Mı?

annemce
Hamilelikte, Ultrasonun Anneye yada Bebeğe Zararı Var Mı?

Ultrasonografi son yirmi yıl içinde geliştirilen ve yaygın olarak kullanılan tıbbi cihazlardan biri. Tiroid, karaciğer, böbrek, kadın hastalıkları gibi birçok rahatsızlık ultrason sayesinde teşhis edilebiliyor. Özellikle gebelik takibinde ve çocuğun cinsiyet tayininde mutlaka kullanılıyor. Bu konuda anne adaylarının en çok merak ettiği “Acaba, bebeğime zarar verir mi?”

Elinde ufacık bir fotoğrafla doktorun muayenehanesinden çıktı. İçi içine sığmıyordu. Hamile olduğunu henüz öğrenmişken, hemşire doğacak çocuğunun ilk renkli resmini eline tutuşturmuştu. Doktorunun hamilelik konusundaki öğütlerini heyecandan yarım yamalak dinlemişti. Eşine bunu en güzel nasıl söyleyebileceğini düşünüyordu. Arabasına bindiğinde ise bir soru takıldı aklına; acaba çekilen ultrasonografinin doğacak çocuğu üzerinde olumsuz etkisi olabilir miydi? Doktoruna güveniyordu, ama acaba… Bu korku son derece doğal. İnsan bilgilendikçe korkularını üzerinden atıyor… Özellikle hamilelerde ultrasonografinin herhangi bir zararı veya yan etkisi var mı?

Ultrasonografi nedir, özelliği ne olmalıdır?

“Ultrason cihazı normal bir insan kulağının duyamayacağı ses dalgalarıyla çalışır. Bu ses dalgalarını, dokulardan yansıma ve soğrulma özelliklerini kullanarak, bilgisayar aracılığıyla görüntüye dönüştürür. Bizler ekrana yansıma bu görüntü sayesinde hastalığın teşhisini yaparız. Bu teşhis yönteminde görüntü ön planda olduğu için kullanılan ultrason cihazının iyi kalite olması gerekir. Çünkü makina ne kadar kaliteli ve geliştirilmiş özelliklere sahipse o kadar iyi görüntü verir ve sonuç daha kesinleşir.”

Hamilelikte ultrasonun zararı var mı?

Ultrasonun zararı veya yan etkisi hakkında olumsuz herhangi bir şey duyulmadı. Bu alet 25 yıldır bütün dünyada kullanılıyor. Ve bugüne dek yan etki yaptığı ve zarar verdiği gözlemlenmedi. Anne adaylarının içi rahat olsun ultrasonografi aleti kesinlikle radyasyon içermez. Çünkü ses ötesi ses dalgalarıyla çalışır ve ne anneye ne de bebeğe kesinlikle zarar vermez.

Hamilelikte ultrasonografi nasıl kullanılıyor?

Hamilelikte ultrasonografiyi iki şekilde kullanabiliyoruz. Bunlardan biri; erken gebelik dönemlerinde düşük riski olan annelerin gebelik takibinde, ikincisi; hamileliğin ilerleyen dönemlerinde çocuğa gelen kan akımlarının yeterli olup olmadığını anlamak için. Bu şekilde doğum sırasında kötü bir sürprizle karşılaşmadan anneyi riskli hamileliğe karşı koruyabiliyoruz. Tüm bu tetkikler için, hamile bir kadının gebeliği süresince ultrasona en fazla üç kez girmesi yeterli olacaktır. Aslında bu düzeni doktoru belirleyecektir, ancak eğer kendisi belirleyecek olursa hamileliğin başında, ortasında ve sonunda olmak üzere üç kez kontrol için yeterli olacaktır.

Kız mı? Erkek mi?

Ultrason ile cinsiyet belirlemek elbette mümkün. Önemli olan yanılma payını en aza indirgemek için doğru zamanı seçmektir. Esas olarak, 20. veya 22. haftalarda cinsiyet belirlenebilir. Ancak yanılma payını hesaba katarsak 24. haftayı beklemek daha doğru olacaktır.

Hamilelikte ultrasonografiyle hangi hastalıklar teşhis ediliyor?

Son yıllara kadar, özellikle akraba evliliğinden meydana gelen sakat doğumlar birçok anne ve babayı üzüyordu. Ancak bugün, ultrason sayesinde bebeğe anne karnındayken yapılan testler sonucunda, doğumunun ne derece sağlıklı olup olmayacağı belirlenebiliyor. Ultrasonun marifetleri bununla da sınırlı kalmıyor: Çocuğun sakat olup olmadığı, anomali ihtimali, gebelik kesesindeki sıvı miktarı, çocuğa giden kan damarlarında bir sorun olup olmadığı veya çocuğun geliş biçimine göre gebeliğin riskli olup olmayacağı söylenebiliyor.

Bu sayede, eğer doğum riskli olacaksa anne önceden sezaryen için hazırlık yapabiliyor.” Ultrasonografiyle benzer olanakları olan hatta daha da geliştirilmiş sistemiyle kan damarlarındaki değişiklikleri, rahatsızlıkları tespit eden bir başka cihaz Doppler. Doppler aslında ultrason ile aynı fizik özelliklerle çalışıyor. Ancak doppler çok daha hassas, kan damarları içerisindeki akımları tespit edebiliyor.

Sağlıcakla Kalın.

Benzer Yazılar

Yorum Bırak