Hamilelik

Hamilelikte Papilloma Virüsü ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Hamilelikte papilloma virüsü ortaya çıkarak, gerek hamilelik döneminde gerekse doğumda ciddi sorunlar yol açabilir. Human Papilloma Virüsü (HPV), soğuk havalarda meydana gelen soğuk algınlığı kadar yaygındır, fakat çoğu kişi tarafından bilinmez. Bilim adamlarının tahminlerine göre, en az her iki kişiden biri bu virüsü taşır.

Çoğu zaman papilloma virüsü kendini belli etmeden senelerce, hatta bir ömür boyu insan vücudunda bulunabiliyor. Vücut tıpkı herpes virüsünde (uçuk) olduğu gibi çoğu zaman hastalık uyarıcılarını sıkı bir şekilde kontrol altında tutar.

Bağışıklık sistemi zayıfladığında veya zarar gördüğünde de bu virüs aktif hale gelir, örneğin hastalıklar, stres, ilaçlar, uyuşturucu maddeler, alkol, nikotin veya UV – ışınları gibi durumlarda. Bu virüsün taşıyıcısı olan kadınlar özellikle hamilelik döneminde bu virüsle karşı karşıya kalırlar. Hamilelikte bağışıklık sistemi değişikliğe uğrar, bu değişiklik bağışıklık sistemini güçsüzleştirerek hastalık uyarıcılarına karşı korunmasız hale getirir.

Papilloma virüsü insan vücudunda, tıp dilinde kondilom olarak adlandırılan siğillere sebep olur. Papilloma çok yönlü bir virüstür. Öyle ki, bilim adamları bu uyarıcının 78 değişik tipinin olduğunu söylüyorlar. Bunların büyük bir kısmı vücudun derisinde oluşmakta. 30’a yakın tipinin ise genital bölgede oluştuğu bilinmektedir. Örneğin 1 ve 2 numaralı papilloma virüsleri pek hoş bir görüntüsü olmayan, fakat zararsız bir cilt hastalığı olan el ve ayak siğillerinin oluşmasında etkilidir. 6 ve 11 numaralı papilloma virüsleri aktif hale geldiklerinde genital bölge cilt değişikliklerine yol açarlar. Yani çıplak gözle görülmeyen ve en fazla hafif bir kaşıntıya veya yanmaya sebep olan düz siğiller, ya da sivri siğiller oluşur.

Özellikle hamilelik döneminde sivri siğiller meydana gelir.

Bu siğiller toplu iğne başı büyüklüğünden yumurta büyüklüğüne kadar uzanırlar. Genelde hamilelikten sonra siğiller kendiliğinden yok olabildikleri gibi, doğum kanalının içerisini tamamen doldurabilen yüzlerce sivri siğiller de oluşabilir. Bunların tedavisi ise son derece zordur. İstisnai durumlarda iyi huylu siğiller çok büyük ve birden çok olabilirler. Bunlara tıp dilinde dev kondilomlar adı verilir.

Böyle bir durumda sezaryen doğumun yapılması daha mantıklıdır, çünkü normal doğumda aşırı bir kanama söz konusu olabilir. Bu da anneye acı verir. Normal durumlarda virüsün oluşturduğu siğiller doğum akışını engellemezler. Annelerin, virüsü bebeğine bulaştırmasını sezaryenle de önlemek mümkün değil, çünkü pada pillöma virüsleri çok uysaldır. Emzirirken, okşarken ve öperken, el sıkışırken de bulaşabilirler. Bu virüsün en aktif bulaşma şekli ise cinsel yolla, özellikle de 19-24 yaşlarında gerçekleşmektedir.

Papilloma çok çabuk bulaşabilen bir uyarıcıdır.

Gün geçtikçe de insanlar bu virüsten daha çok korkmaya başlıyorlar, çünkü papillo virüsü genital kansere sebep olabiliyor. Yapılan  kanser testlerinde 16 ve 18 numaralı Papilloma virüslerinin rahim ağzı kanseri oluşumunda çok önemli rol oynadıkları görülmektedir. Bunun dışında 30, 31, 33 nolu papillomlarda etkilidir. Aynı zamanda çoğunlukla sivri siğillerin oluşması da, tehlikeli olduklarına dair bir işaret değildir. Genital siğillerin oluşmasında etkili olan HPV kökenlerinin kanser yapıcı etkileri yoktur. Aynı şekilde el ve ayak siğillerinin oluşmasına sebep olan tipler de kansere yol açmazlar.

Mikrop kapan bir kişi tahminen bu virüsün çeşitli tiplerini taşır ve bunların arasında 16 ve 18 nolu çeşit de vardır. Fakat bu, bu virüs tiplerini taşıyan kişilerin kanser oldukları anlamına gelmez. Bu durumda da bağışıklık sisteminin güçsüz olması gerekir.

Özellikle virüsü taşıyan ve sigara İçen kadınlarda bu virüs rahim ağzında etkili olmaktadır. Rahim ağzı ve doğum kanserindeki papilloma virüsünün teşhisi Ve tedavisi son derece zordur. Bazen jinekolojik muayenelerde hiçbir lezyon görülmemektedir. Ancak bir takım testlerle tespiti sağlanabilin Bu lezyonlara tıp dilinde subklinik lezyonlar adi verilmektedir. Ancak bu tip enfeksiyonu olan olguların ömür boyu takipleri gerekmektedir. HPV  virüsünün tedavisi yoktur. Ama doktorlar etkilerini azaltabilirler. Sivri ve düz siğiller en iyi şekilde lazerle yok edilirken Kanser belirtileri ortaya çıktığında değişen doku alınır. Birçok hastada zamanında yapılan teşhisten sonra bir daha belirtiler görülmez Bu tür, doku değişikliğinin zamanında teşhis edilebilmesi için, mutlaka düzenli olarak kanser kontrolü yapılmalıdır.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Ay Ay Bebek Gelişim Evreleri

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu