Hamilelik

Hamilelikte Kansızlık Ve Demir Eksikliği

Halk dilinde “kansızlık” diye adlandırılan anemi, hamilelik döneminde anne adayı ve bebeğin sağlığını tehdit edebilir. Hamilelik, normal bir durum olmasına rağmen, görülmesi olası anormalliklerin zamanında teşhisi ve kontrol altına alınması için, doğum öncesi düzenli aralıklarla muayene gereklidir. Bu tür sorunlardan biri de hamilelikte kansızlıktır. Sağlıklı bir hamilelik için dengeli bir rejim gereklidir.

Enerji sağlanması, organların iyi bir durumda tutulması ve bağırsakların normal çalışabilmesi için dengeli bir rejimde yeterli miktarlarda protein, karbonhidrat, yağ, vitaminler ve mineraller bulunmalıdır. Yeterli beslenme sağlanmazsa kansızlık, kan zehirlenmesi, erken doğum ve yetersiz süt üretimi gibi yan etkilerin gelişme olasılığı artar ve bunlar da bebeği dolaylı olarak etkileyebilir.

Hamilelikte kansızlığın nedenleri

Kansızlığın birçok nedeni olabilir. Bunlar arasında en önemli sırayı demir eksikliğine bağlı olan kansızlıklar teşkil eder. Kansızlığın nedenleri araştırıldığında, bunun kişinin yaşadığı bölgeye göre değiştiği görülür. Örneğin, deniz kenarında yaşayanlarla yüksek yani dağlık bölgelerde yaşayanlar arasında bazı farklılıklara rastlanır. Özellikle ülkemizde görülme sıklığı hayli yüksek olan Akdeniz anemisi şeklinde tanımlanan kansızlık, bununla ilgilidir.

Anemi denilen durum, ilk akla gelen nedenle demir eksikliğinden dolayı ortaya çıkabilir. Ancak, bunun dışında akut kan kayıplarına da bağlı olabilir, yani ani olarak oluşan kan kayıplarından kaynaklanabilir. Ya da bazı malignitelerden kaynaklanmış olabilir. Örneğin, kanser gibi hastalıklarda anemi söz konusu olabilir. Bazı herediter(kalıtsal) nedenlere bağlı olarak da anemi meydana gelebilir. Bunların içine, hemoglobin yapımında genetik bir bozukluktan kaynaklanan talasemiler, orak hücreli anemiler, diğer hemoglopatiler de dahildir.

Hamilelikte demir eksikliğine bağlı anemiler

Daha önce de belirttiğimiz gibi bunların içerisinde en sık rastlanan nedenlerden başlıcası demir eksikliğidir. Özellikle hamilelik ve doğumdan sonra belli miktarda kan kaybıyla karşılaşılır. Bu kan kaybından sonra, mevcut olan aneminin daha da artmış olduğu görülür. Bu nedenle, kadındaki demir ihtiyacının da bilinmesi gerekir. Vücut zaten normal şartlar altında bağırsak, idrar ve cilt yoluyla demir kaybına uğrar. Günlük demir ihtiyacının yaklaşık olarak 1gr. civarında olduğu görülür. Daha fazlasını vücut depolarına alır. Bundan daha da fazla miktarda demir alımının vücuda pek bir yararı olduğunu söylemek doğru değildir.

Normal ve anormal değerler nedir?

Bir kadının kan sayımi uzman tarafından incelendiği takdirde, bu kan sayımındaki Hemoglobin miktari hamileliğin ilk döneminde 12 gr. / dl.’den daha düşükse ya da hamileliğin ilk dönemlerinden itibaren 12’nin altında seyrettiği takdirde, burada bir anemiden bahsetmek söz konusudur. Hemoglobin oranı özellikle hamilelik döneminde 9 gr. dl’nin altına düştüğü takdirde, hamilelikte bir aneminin söz konusu olduğu anlaşılır.

Bu tip bir durumda, periferik yayma yapmaya gidilmelidir. Bu yaymada da, bazen 9 gr. / dl.’nin altinda çok önemli belirtiler ortaya çıkmayabilir ve bir bilgi sağlamak mümkün olmayabilir. Bunun altındaki değerlerde değişiklikler ortaya çıkabilir. Periferik yaymadaki morfolojik değişiklikler eğer belirgin bir hale gelirse, mutlaka serumdaki ferrit’in düzeylerinin incelenmesi gerekir. Bu tür vakalarda, ferrit’in düzeyleri normalin altındadır ve kemik iliğinde de demir mevcut değildir. Bu grupta yer alan hastalarda, serumun demir bağlama kapasitesinde de artma olduğu görülür.

Hamilelikte şiddetli bir demir eksikliği

Söz konusu olduğu takdirde, periferik yaymaya gidildiğinde daha farklı belirtiler görmek mümkündür.

Hamilelikteki kansızlık için ne yapmalı?

Kansızlıktan şikayet eden hastalara demir verilip verilmemesi gerektiği konusunda farklı düşünceler olduğu söylenebilir. Ancak Fenellikle uzmanlar, hastalara ihtiyaç duydukları demirin verilmesi eğilimindedir. Demir eksikliğine bağlı kansızlıktan şikayet eden hastalara gereken demirin verilmesi yerinde olur. Vücuda aşağı yukarı günde 200 mg.lik bir demir sağlanması gerekir. Hastalara gereken bu demir, ya oral yolla ya da damar ve kalça yoluyla verilir.

Özellikle damar ve kalça yoluyla yapılan enjeksiyonlarla, demir eksikliği bulunan depoların doldurulması sağlanır. Üzerinde tartışılan bir diğer konu da bu hastalara folik asit verilip verilmemesi gerektiği hakkındadır. Folik asitin demirle birlikte verilmesinin kişiye yararı olduğunu düşünenlerin yanı sıra, böyle bir tedaviye gerek olmadığını söyleyenler de vardır. Ancak genellikle demirin yanında folik asit verilmesi ile tedavi sürdürülür.

Demire insan hayatında göreceli olarak en fazla doğumdan sonra 6. ile 24. aylar arasında ihtiyaç duyulur ve bebeklerde demir eksikliği riski en fazla bu dönemde yüksektir.

Vücuttaki demirin önemi

Vücut, hemoglobin yaratmak için demire gereksinim duyar. Hemoglobin, kandaki alyuvarlarda bulunan ve oksijen taşıyan proteindir. Demir ayrıca, beyin adale ve bağışıklık sistemi hücrelerinin işlevlerini gerektiği gibi görmeleri açısından birçok enzimin bileşiminde yer alır. Bir miktar demir, karaciğerde, dalakta ve ilikte depolanır. Depolanan bu demirin azalması ile birlikte, emilen demir de yetersiz kalınca demir eksikliği sorunu ortaya çıkar. Anemide demir eksikliği öyle boyutlara ulaşır ki, sonuçta hemoglobin üretimi büyük ölçüde azalır. Demir eksikliği insanların zihinsel ve fiziki kapasitelerini düşürür ve bağışıklık sistemini zayıflatır. Bebeklerde ve küçük çocuklarda hafif anemi bile zihinsel gelişmeye zarar verebilir. Bebeklik ve erken çocukluk dönemindeki demir eksikliği anemisi ise, IQ’da yaklaşık 9 puanlık geriliğe yol açabilir.

Hamilelikte kansızlık durumunda demir verilmeli mi?

Kan sayımları normal olan hastalara demir verilmesi de ayrı bir merak konusudur. Eğer hastada herhangi bir demir eksikliği bulunmuyorsa, kişiye demir verilmesinin gereği yoktur. Ancak son zamanlarda, özellikle 28. haftadan sonra hamilelerde demir eksikliğine bağlı aneminin gelişebileceği söz konusudur. Bu haftalardan sonra demir preparatlarının yararlı olabileceği hakkında bir takım görüşlere de rastlanır.

Mide sorununa dikkat

Ağızdan alınan demir preparatlarını kullanırken, kişinin midesinde herhangi bir sorunu bulunmadığından emin olmak gerekir. Midesinde sorunları bulunan hastalarda, ağızdan verilen demirin absorbe olması sağlanamayacağından, diğer yollara başvurulmalıdır. Ayrıca ilaçların tok karnına alınmasında fayda vardır. Tabii ki bu anemilerin herhangi bir hastalığa bağlı olup olmadığının araştırılıp değerlendirilmesinde de yarar vardır.

Pernisyöz anemi

Aneminin demir eksikliği ya da akut kan kayıpları gibi çeşitli sebepleri olduğunu belirttik. Bunların dışında B12 vitamini eksikliğine bağlı pernisyöz anemi olarak adlandırılan bir anemiden de söz etmek mümkündür. Bu kansızlık tablosu, alyuvarların yapımındaki bir anormallikten dolayı belirir. B12 eksikliğinde, kemik iliğinde alyuvarların olgunlaşması gerçekleşemez ve dolaşımda normalden az sayıda ve anormal yapıda alyuvar bulunur. Sık olarak rastlanmamakla birlikte bu vakaların da tedavi edilmesi gerekir. Bu tip bir anemi sorunu bulunan annelerin emzirdiği çocuklarda bir takım megaloblastik anemiler gelişebilir. Bu yüzden, böyle şikayetleri olan annelerin emzirdiği çocuklara dikkat edilmesi gerekir.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Dertleşmek İstiyorsan Aramıza Katıl ! (Tıkla)

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu