Hamilelik

Hamilelikte Kan Uyuşmazlığı Nedir? İğnesi Ne Zaman Yapılır?


Çocuk sahibi olmaya karar veren eşlerin aklına takılan birçok soru vardır. Bunlardan en önemlilerinden biri de kan uyuşmazlığıdır. Kan uyuşmazlığının en sık rastlandığı kan grubu Rh grubudur. Kan uyuşmazlığı olabilmesi için Rh negatif kan grubuna sahip bir anne adayının, Rh pozitif kan grubu taşıyan baba adayından hamile kalması ve karında gelişen çocuğun da kan grubunun Rh pozitif olması gerekir. Bu durumda, çocuktan plasenta yoluyla anneye geçebilecek olan kan hücreleri, annenin bağışıklık sistemini uyararak, Rh pozitif olan kan hücrelerine karşı antikor üretir. Bu antikorlar daha sonra çocuğa geri geçerek, kan hücrelerini yıkmaya başlar ve çocukta anemi ile sarılık meydana gelir.

Anti-D Gama Globulin iğnesi

Anne adayının ilk gebeliğinde, kan uyuşmazlığına bağlı sorunlarla karşılaşma riski yok denecek kadar azdır. İlk gebeliğin, doğum, dış gebelikle ilgili ameliyat, düşük ya da kürtaj gibi nedenlerle sonlanmasının ardından, anne adayına ilk 72 saat içerisinde Anti – D Gama Globulin denilen koruyucu iğne yapılması gerekir. 1960’lı yıllardan bu yana uygulanan bu koruyucu iğne yapıldığı takdirde, anne adayının bir sonraki gebeliği de ilk gebeliği gibi sorunsuz geçer. Anti – D Gama Globulin içindeki madde, annede üretilen bağışıklık maddelerini bağlar ve idrarla dışarı çıkmasını sağlar. Eğer, iğnesi yapılmaz ise anne adayının bir sonraki gebeliklerinde etkilenme riski yüzde 15’e kadar çıkabilir.

Kan uyuşmazlığı riskleri

Anne adayları, kan uyuşmazlığı sonucu doğan sorunlardan etkilenmezler. Gebelikleri diğer anne adaylarından farksızdır. Ancak karın içindeki bebeklerde koruyucu iğne vurulmadığı takdirde kan uyuşmazlığı sonucu anemi ve sarılık görülebilir. Tedavi edilmediği takdirde, aşırı kansızlığa bağlı kalp yetmezliği, buna bağlı olarak da karın içinde su toplanması, karaciğer ve dalak büyümesi gibi semptomlar ortaya çıkar.

Bir süre sonra karın içinde toplanan sıvı göğüs boşluğunda toplanmaya başlar. Hidrops Fetalis denilen içi su dolu bebek haline dönüşür. Hidropik bebeklerin her tarafı davul gibi şişer ve cilt altında sıvı bulunur. Hidropik bebekleri tedavi edebilmek için karın içindeyken mutlaka kan verilmesi gerekir. Hidropik bile olsa, kan transfizyonları sonucunda bebeklerin yaşama şansları yüzde 80’e kadar çıkabilir. Hidropik bebeklerin vücudu şiş olduğu için mutlaka sezaryenle alınması gerekir.

Kan uyuşmazlığının tedavisi; Kan transfizyonu

İlk gebeliğin sonlanmasının ardından koruyucu iğne yapılmamış ve kan uyuşmazlığına bağlı bir komplikasyon oluşmuşsa, gebeliğin çok yakından takip edilmesi gerekir. Anne adayının etkilendiği bazı testlerle anlaşılır. Bu testlerin başında İndirect Coombstesh gelir. Gebelik sırasında bebeğe sık aralıklarla ultrason yapılması gerekir. Bebekte etkilenme bulguları görüldüğü zaman, bebeğin göbek kordonundan kordosentez denilen bir yöntemle kan alınır.

Modern bir yöntemle alınan kanda, Bilirubin’e (Sarılık) bakılır ve kan sayımı yapılır. Eğer bebekte Bilirübin yüksekliği söz konusu olursa ya da kan sayımında anemi gözüküyorsa, bebeğe kan transfizyonu yapılması gerekir. Bebek yaşama koşullarına eriştiyse erken doğuma alınır ve tedavisi doğumdan sonra kan verilmesiyle yapılır. Ancak, bebeğin gelişimi henüz tamamlanmamışsa rahim içinde mutlaka kan verilmesi gerekir.

Annede pozitif kana karşı üretilmiş olan bağışıklık maddeleri bebeğe geçerek tahrip eder. Bu yüzden bebeğe verilecek olan kanın da negatif olması gerekir. Aksi takdirde anneden geçen bağışıklık maddeleri kanı harap eder. Kan transfizyonları genellikle 2 haftada bir uygulanır. Ancak şiddetli vakalarda kan transfizyonları haftada bir sıklıkla yapılır. Hidropik bebeklere kan transfizyonu yapıldığında kısa süre içinde tekrar sağlıklarına kavuşabilirler. Kan verilmez ise ölüm kaçınılmazdır.

Diğer gruplarda kan uyuşmazlığı

ABO gruplarıyla ilgili olan kan uyuşmazlıklarında genellikle dramatik tablolar yaşanmaz. Bu kan gruplarına karşı herhangi bir önlem almak gerekmez. Eğer anne adayı 0 kan grubu taşıyor, karın içindeki çocuk ise A kan grubuna sahipse, uzamış bir fizyolojik sarılık görülebilir. Fizyolojik sarılık, doğumdan sonraki ilk 24 saatten sonra çıkan sarılıktır.

Fototerapi adı verilen Işık tedavisi uygulanır. Bazen de kan değişimi gerekebilir. Ancak hiçbir zaman Rh uyuşmazlığı gibi önemli, ciddi bir sorun değildir. Subaprup grubu denilen alt gruplara bağlı olarak da kan uyuşmazlığı çok nadir de olsa görülebilir. Bunlar arasında sık görüleni Kell grubudur. Dufy grubuna bağlı kan uyuşmazlığı çok nadir ortaya çıkar. Rh uyuşmazlığındaki gibi ciddi sorunlar yaşanmaz.

Kan uyuşmazlığında nasıl önlem alınır?

İlk gebeliğin, kürtaj, dış gebelikle ilgili ameliyat, düşük ya da doğumla sonuçlanması durumunda, kadının kan grubu negatif ise doktorunu bilgilendirmesi şart. Ne yazık ki, ülkemizde doğum yapıp kan grubunu bilmeyen birçok kadın var. Doktorların da ihmali ve unutkanlığı yüzünden kan uyuşmazlığı sorunları ülkemizde yaşanmaya devam ediyor.

Anne adayı, ilk gebeliği sona erdiğinde, Anti-D Gama Globulin iğnesi yaptırmazsa, daha sonra yapılabilecek hiçbir şey yoktur. Anne adayı bundan sonraki gebeliklerinde etkilenebilecektir. Her gebeliğinde, bebekte yaşanacak problemler daha erken ortaya çıkacaktır. Bebeklerin etkilenme bulguları ortaya çıktığında, dışarıda yaşama koşullarına eriştiyse erken doğumla alınır ve tedavisi dışarıda kan verilmesiyle yapılır.

Ancak gelişimini henüz tamamlamamışsa, karın içinde kan transfizyonu gerekir. Bu işlem özel ekspertiz gerektiren, ultrason altında bebeğin göbek kordonuna ince bir iğneyle girilmesini gerekli kılan oldukça zor bir işlemdir. Bu da ancak deneyimli merkezlerde yapılır.

Koruyucu iğneyi, ilk gebeliğin sona ermesinden sonra yaptırdığımız halde bir sonraki gebelikte anne adayının etkilenme riski çok az da olsa vardır. Biz bu ihtimali sıfıra indirgemek için kan uyuşmazlığı olan annelerin gebeliklerinde 28. haftasında bir doz, doğumdan sonra da bir doz daha yapılır.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Dertleşmek İstiyorsan Aramıza Katıl ! (Tıkla)

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu