Hamilelik

Hamilelikte Kan Rh Uyuşmazlığı Nedir ? Tedavisi Nasıl Yapılır?

Anne adayının Kan grubundaki RH faktörün negatif olması, Bebeğin kan grubundaki RH faktörünün pozitif olması nedeniyle, Anne vücudunun bebeğin kanını mikrop zannederek saldırması durumuna Hamilelikte Kan Rh Uyuşmazlığı adı verilir. Unutulmamalıdır ki anne kanı bebek kanına karşı bir antikor üretmediği sürece bu durum bir sorun oluşturmaz.

Bebeklerinin gelişini büyük bir heyecan ve mutlulukla bekleyen bazı genç anne ve babalar kendi hayatlarını da Anti D – bağışıklık – Profilaksi adı ile gerçekleştirilen bir tedbir yöntemine borçlular. Bu yöntem ile çoğu durumlarda hayati bir tehlikeyi yani RH faktörü uyuşmazlığını yapılacak bazı iğnelerle engellemek mümkündür.

Birçok evlilikte kan grupları bu şekilde riskli bir kombinasyon oluşturmaktadır. Kadının kanında söz konusu Rh faktörü yoktur yani Rh – negatiftir. Eğer kadın Rh faktörü artı olan bir eşe sahipse çocuğun kanı Rh pozitif olabilir. Doğum ya da hamilelik esnasında bebeğin Rh – pozitif olan alyuvarları annenin kan dolaşımına ulaşırsa Rh faktörü negatif olan annelerin yüzde beşinin sistemlerinde yoğun bir hassaslaşma görülür: Annenin organizması çocuğunun Rh faktörüne karşı antikorlar oluşturmaya başlar. Genelde ilk çocuk çok nadiren bu uyuşmazlıktan etkilenir. Ama daha sonraki gebeliklerde annenin Rh – antikorları bebeğin kan hücrelerini yenmeye çalışır. Bunun sonucunda ise anemi, sarılık, hidropizi (sıskalık, su inmesi) ya da bir olasılıkla ölüm görülebilir.

Hangi durumlarda Anne Kanı Bebek Kanına Karşı Antikor Üretir

Yukarıdada yazdığımız gibi anne kanı bebek yani fetüs kanına karşı antikor oluşturmadığı sürece hamilelikte kan uyuşmazlığı bir sorun teşkil etmez. Ne zamanki anne kanı fetüse karşı savunmaya geçip antikor üretmeye başlar, tedavi edilmez ise ya da önlem alınmazsa o zaman bu önemli bir sorun haline gelir.

  • Koriyon byopsisi ya da amniyosentez testinden sonra
  • Gebelikte kanamalardan sonra
  • Gebelik dışında veya gebelikte yapılacak uygun olmayan Rh pozitif kan nakli sırasında
  • Tuba uterina (Rahim kanalı) veya karın boşluğunda oluşabilecek dış gebelikte
  • Eğer kadının düşük yaptığı bebek
  • Rh pozitif faktörü taşıyorsa
  • Rh pozitif olan bir bebeğin aldırılmasında

Bu durumlarda bebeğin kanı annenin kanına karışabilir ve annede bebeğin kan hücrelerine karşı antikor gelişebilir.

Hamilelikte Kan Rh Uyuşmazlığının Önlenmesi

Bu nedenle Rh-faktörü negatif olan kadınlara, ikinci doğumlarında böyle bir problemle karşılaşmamaları için Rh-faktörü pozitif olan bebekleri dünyaya geldikten sonra Hamilelikte Kan Uyuşmazlığına Karşı Koruyucu İğne (Anti – D – bağışıklık globülini) enjekte edilmektedir.

Hamilik öncesinde kan grubu tahlilleri anne ve babanın kan uyuşmazlığını ortaya koyuyor ise, böyle bir durumda hamilelik takibi ayrı bir önem kazanır. Anne-Baba adayları arasında kan uyuşmazlığının olduğu durumlarda ilk gebeliklerde sıkıntı yaşanmaz.

Anne adayı ile bebeğin yani fetüsün kanlarının yukarıda saydığımız nedenlerle karışması durumunda hemen koruyucu iğne yapılmalıdır. Gecikme durumunda kan transfüzyonları ile bebekler yaşatılmaya çalışılır. Anne karnı dışında yaşayacak kadar geliştiğinde sezaryen ile doğum yaptırılıp kuvöze alınır.

Kan uyuşmazlığı durumlarında 2 farklı olgu vardır. Birinci durumda bebek 28. Haftaya kadar anne ve bebeğin kanı karışmadıysa koruyucu iğne bu haftada yapılır. İkinci durumda ise doğuma kadar bekleyip bebeğin pozitif kan grubu ile doğması durumunda anneye doğumdan sonra koruyucu iğnenin yapılmasıdır.

Anne adayı da farklı zamanlarda da olsa mutlaka bu koruyucu iğnenin yapılması durumunda yüzde 99,5 oranında koruyuculuk sağlamaktadır. Koruyucu iğne anne adayını sonraki doğum yani hamileliklerde de koruyacaktır.

Hamilelikte Kan Rh Uyuşmazlığının Tedavisi

Peki ya annenin organizması çocuğunun Rh faktörüne karşı antikorları oluşturmuşsa? O zaman anne bütün hamileliği boyunca antikor oluşumu açısından denetlenmelidir. Çocuğun durumu da sürekli ultrason ile kontrol edilmelidir. Eğer hamileliğin sonlarına doğru bir hasar olasılığı görülürse erken doğum gündeme gelir. Ancak bu risk daha erken bir zamanda tespit edilirse çocuğun kanını anne karnında değiştirmek mümkün olur.

Bu yöntemde de büyük gelişmeler kaydedilmiştir. Eski metotta kan çocuğun karın boşluğuna aktarılarak buradan emilmesi ve dolaşıma karışması beklenirdi ve bu çocukların sadece yüzde ellisi kurtarılabilmekteydi. Bugün ise kan, ultrason kontrolü ile doğrudan kordon damarına ya da gerekli olursa çocuğun kalbine aktarılmaktadır.

Bu şekilde olayların yüzde doksanından fazlasında çocuklar kurtarılabilmektedir. Birçok bebeğin doğum sonrasında kanlarının değiştirilmesi gerekmektedir. Bunun için anneye ait antikorlar uzaklaştırılarak çocuğa uygun kan verilmektedir.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu