Hamilelik

Hamilelikte Kalp ve Dolaşım Sistemi Değişiklikleri

Hamile bir kadının vücudu, dokuz ay boyunca doğmamış çocuğuna mümkün olabildiğince iyi hizmet verebilmek için en yüksek düzeyde işler. Bu harika sistemin en önemli örneği ise, anne adayının kan dolaşımında olan değişikliktir.

Bebek, kan sayesinde plasenta ve göbek kordonu üzerinden bütün besleyici maddeleri temin eder. Ayrıca yine bu dolaşım sayesinde, gelişimini tamamlar ve yaşama güzel başlamak için gerekli olan bağışıklık sistemini güçlendirir. 60 kilo dolaylarında olan bir kadında normal olarak beş litre kan, damarlar aracılığıyla dakikada 70 defa kalbe pompalanır.

Hamilelik esnasında ise, pompalanan kan miktarı yüzde 30, hatta yüzde 40 civarında artarak 6 – 6,5 litreye ulaşır. Çünkü anne adayı, göğsünden emzirmek için gerekli olan sütü üretmek zorundadır. Sütün üretilmesi için de vücut daha fazla çalışmak durumunda kalır. Böbrekler de bebeğin organizmasının yarattığı atıklarla baş edebilmek için daha güçlü çalışırlar.

Kan ve kalpteki değişiklikler

Tüm bu nedenlerle annenin organizması vazifelerini tam olarak yerine getirebilmek için, kanın bileşimini değiştirir. Normal durumda kan, plazma (kan akıcılığını sağlar), protein, şeker ve tuz içerir. Bunların dışında bünye heyecanlandığında kanda, kırmızı kan odacıkları (erithrositen), vücudun kendisine akciğerler yoluyla taşıdığı oksijen, kanın pıhtılaşması anında çalışan kan tabakaları (trombositen) ve sürekli aktif olan beyaz kan odacıkları (lökositen) maddeleri ön plana çıkar.

Hamileliğin 12. haftasında, vücut kanı, ki büyük bir çoğunluğuyla plazma miktarını, depolar. Böylece kan daha akıcı bir hale gelir. Bu depolama işlemi ile organizma, doğum esnasında oluşabilecek fazla bir kanamaya karşı kanın pıhtılaşmasını sağlayan kırmızı kan odacıklarının tedbirini alır.

Kanın fazlalaşması sonucu kalp daha fazla pompalama yapabilmek üzere kendisini büyütür. Kalbin büyümesi fazla zaman almaz ve hamileliğin 30. haftasına kadar dakikada 15 defa atmaya başlar. Bazı anne adayları zararsız olan bu kalp atışlarını hissederler.

Toplardamar genişlemesi

Birçok anne adayı, toplardamar ile ilgili problem yaşar. Ayaklar ve bacaklar ağrıdığı gibi, kimi zaman kramp şeklinde sancılar oluşur. Bunun sebebi, hormonların boşaldığı yer olan toplardamarın fazlalaşan kan miktarı ile sirkülasyonu sağlayabilmek için kendisini genişletmesidir. Bu ağrılara yardımcı olabilecek en güzel yol, sürekli oturmak yerine bacakları bedenden daha yüksek bir yere koymak ve ara sıra iki – üç dakikalık kısa yürüyüş yapmaktır.

Kan, toplardamar içinde eşit olarak yayılabildiği zaman, kan basıncı nispeten daha sabit bir şekilde kalır. Hamileliğin 24. haftasına kadar, doğumun çıkış baskısını kolaylaştırmak amacı ile bu değerlerde bazı düşüşler olur. Bu durumda kadın hastalıkları uzmanları, kan basıncını düzenli olarak ölçerler. Çünkü alçak basınç 110 / 60 altında veya yüksek basınç 135 / 85 üzerinde olduğu takdirde, bebek için tehlikeli bir dönem başlar: Eğer kan basıncı normalin altına düşerse, kan yeterli derecede pompalanamaz, plasentaya eksik kan gider ve bebek yeteri kadar iyi beslenemez. Kan basıncının değerlerin üzerinde olduğu durumda ise, daha önce hamilelik zehirlenmesi olarak adlandırılan metabolizma dengesizliği durumu ortaya çıkar.

Zorunlu tetkikler

Kan basıncı ölçülerinin yanında, tüm bunlara bir başka testin de eklenmesi gerekir. Daha ilk yapılan kontrol esnasında, anne adayının kızamıkçık hastalığına karşı kanında üre taşıyıp taşımadığının incelenmesi zorunludur. Bu aramalarda pozitif yanıt alınmasıyla, bebek daha güvende, kısaca herhangi bir enfeksiyona karşı korunmuş olur (örneğin beyinsel tutukluğa karşı). Bu arama dışında doktor, annenin kan grubunu belirler.

Kan grubunun belirlenmesi özellikle sezaryen operasyonuna karşı önemlidir. Burada sadece annenin değil, bebeğin de kan grubunun belirlenmesi zorunludur. Çünkü bazı durumlarda bebek ve annenin kan grubu uyuşmayabilir (resus faktörü) ve gerekli bir durumda bebeğe annenin kanı verilemeyebilir. Resus faktörü bir protein

molekülü olarak kırmızı kan odacıklarının yüzeyindedir. Resus faktörüne sahip bir kişide, Rh pozitif eksikse, Rh negatif bulunur. Örneğin Rh negatif kan grubuna ait bir annenin bebeği Rh pozitif ise, anne kanında savunma mekanizması oluşabilir.

Genel bir muayene ile çocuğun tüm kanının değiştirilmesinin gerekip gerekmediği belirlenir, ki bu işlem çoğunlukla doğumdan hemen sonra yapılır. Ayrıca her muayenede hemoglobin değerlerinin test edilmesi gerekir. Bu test, annedeki demir durumunun kuvvetini gösterir. Eğer değerler çok düşükse, anne adayı kendisini yorgun hisseder, enfeksiyona karşı dayanıksız olur. Bu durum ise, doğum esnasında kan kaybına yol açarak tehlike meydana getirir.

Hamile bir kadının çok miktarda demire ihtiyacı vardır.

Çünkü organizması daha fazla kırmızı kan odacıkları üretir ve bu maddeler oksijenle bağlantılı olabilen demiri içerir. Böylece anne ve bebek bağlantısı ile oluşan beslenme gerçekleşir. Demir ayrıca bebeğin kanının oluşumunda da gereklidir. Hamilelik esnasında metabolizma, bağırsaktan güçlenen demiri alır.

Demir temini için bol bol et, baklagil, karnabahar, brokoli ve darı yemek gerekir. Ama bazı durumlarda tek başına gıdalar yeterli olmayabilir ve bu durumda doktor demir yüklü ilaç tavsiye eder. Özellikle doğumdan sonra bu gibi tabletler, iğneler veya ilaçlar demirin eski seviyesine gelmesine yardımcı olur.

Anne ve çocuk plasenta üzerinde birleşen, ayrı kan dolaşım sistemine sahiptirler. Plasenta ve göbek kordonu sayesinde bebek, kan aracılığıyla anneden besleyici maddeler (glikoz, protein, yağ, mineral maddeler) ve çeşitli hastalıklara karşı anti enzimler alır. Bu esnada bebeğin ciğerleri, bağırsağı ve böbrekleri henüz yeterli derecede çalışmaz ve bebekteki atık maddeler (kohlendioxid gibi) yine kan yoluyla annenin vücuduna aktarılır.

Hamilelik ile birlikte bütün vücutta yapısal ve işlevsel değişimler oluşur. Çocuğun gelişimini ve doğumu güvence altına almaya yönelik bu değişimleri, yeni koşullara uyum çabası olarak niteleyebiliriz. Ancak bu değişimler patolojik yöne de kayarak, çocuğun gelişimine ve doğuma 0lumsuz yansımalar yapabilir. Kalp ve dolaşım sistemi değişiklikleri:

1- Kan hacmi ve element artışı: Eklenen ve genişleyen damar yatağını doldurmak için, hamileliğin 3. ayında başlayıp, 8. ayında doruğa ulaşır.

2- Dakika hacim artması

3- Kalp frekans artması: Ortalama dakikada 10 – 16 artar ve 7. ay sonunda normale döner.

4- Tansiyon değişmeleri: Son üç ay içinde hafif artma gözlenir. Uzun süre ayakta duran hamilelerde, sistolik basınçta düşme, diestolik basınçta yükselme ve bayılma eğilimi görülür.

5- Kapiller yatak basınç değişmeleri

6- Toplardamar basınç değişmeleri: Hamileliğin 5. ayından sonra özellikle alt ekstremitelerde önemli ölçüde yükselir. Bunun sonucu olarak da varis ve hemoroid oluşumuna uygun zemin hazırlanır.

Solunum Değişimleri

Hamilelikte bedeni faaliyetler ile oksijen harcama yüzde 20 – 30 oranında artar. Bu faaliyetler belirli bir sınırı geçecek olursa, solunum ve kalp – dolaşım sistemine zorlayıcı etki yapar. Hamilelik sonuna yaklaştıkça kısıtlama zorunlu hale gelir.

Doğum ağrıları döneminde kalp dakika hacmi yüzde 20 – 30 artar. Etraf damarlan direnci artarak kalp yükü ağırlaşır. Ağrı ile nabız hafifçe yükselir ve hamilelik sonunda normale döner. Doğumda kalbe en ağır yüklenme ıkıntılı ağrılar döneminde görülür. Kalp hastası hamilelerde, bu durum göz önünde bulundurulmalıdır. Göğüs kafesi enlemesine 2 cm. kadar genişler ve diafragma 4 cm. kadar yükselir. Kostalar (kaburgu) daha yataylaşır ve eklemleri gevşer.

Akciğer solunum fonksiyonlarında da önemli değişmeler görülür. Diafragmaya yakın kısımların solunuma katılmaları zorlaşır. Nefes alma frekansı ve derinliği artar. Kısaca akciğerlerdeki gaz alışverişi daha kolay ve canlı olur. Son üç ayda nefes darlığı ve soluk kesikliği dikkat çeker. Ancak bu şikayetler karşısında öncelikle solunum ve kardiyovasküler hastalıklar araştırılmalıdır.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu