Hamilelik

Hamilelikte Bebeği Neler Etkiler? Neler Zararlı, Neler Zararlı Değil?

Hamile kadınlar röntgen çektirebilirler mi? Hamilelikte ameliyat olmak doğmamış bebeğe zarar verebilir mi? Hangi ilaçlar hamilelikte tehlike teşkil etmez? Hamilelik döneminde hastalandıklarında nasıl davranmaları gerektiğini anlatıyoruz.

Bir kadın, bebek beklemeye başladığı andan itibaren daha dikkatli olmaya çalışır ve hastalanmamak için elinden geleni yapar. Sağlıklı beslenmeye, sigara, alkol gibi maddelerden uzak durmaya özen gösterir. Çünkü anne adayları, doğmamış bebeklerine zarar vermek istemezler. . Beklenmedik bir kaza veya hastalık, anne adaylarının tedavi olmasını gerektirir. Nitekim, her anne adayı bu gibi durumlarda tedavi olmaktan korkar. Bunun nedeni de bebeklerine zarar gelmesinden çekinmeleridir.

Anne adaylarının bu endişeleri yersiz değildir. Çünkü anneyi iyileştirecek bir tedavi, bebeğe zarar verebilir. Röntgen ışınları anne rahmindeki bebeğe ulaştığından ve alınan ilaçlar annenin kanına karıştığından, rahimdeki bebeğin bu ilaçların etkilerine maruz kalması olasıdır. İlaçların bebeğe ulaşmaları, değişik etkenlerin sonucunda oldukça farklı olabilmektedir.

Anne adaylarının, bir hastalanma sonucunda tedavi görmemeleri, doğmamış bebeklerine daha çok zarar verir. Birçok uzman bu konuda aynı görüştedir. Uzmanların bu gibi durumlarda gebe kadınlara önerisi, hastalandıklarında ve bundan dolayı acı çektiklerinde mutlaka bir uzmana başvurmalarıdır. Gebeler, doktora gittiklerinde, mutlaka hamile olduklarını ve bu doğumu gerçekleştirmek istediklerini belirtmelidirler. Ancak bu şekilde doktorlar tedavide hangi yolun izleneceğini saptayabilirler.

Hamileliğe zararlı olan tedavi şekilleri

Hamilelikte Röntgen Bebeğe Zarar Verir Mi?

Yüksek dozda radyoaktif dalgalar, anne rahmindeki bebeğin gelişimine büyük ölçüde zarar verir. Ayrıca röntgen ışınları, bebeğin organlarının gelişimini de etkileyebilir. Bunun sonucunda doğmamış bebeğin çeşitli organları hasar görebilir. Bebeğin kansere yakalanma olasılığı artar. Fakat bu etkiler tek dozluk röntgen çekimlerinde görülmez. Bu nedenle gebeliğinde röntgen çektiren anne adaylarının hemen endişe etmelerine gerek yoktur. Çünkü ancak yüksek dozda alınan mGy’ler (röntgen ışını bilimi), doğmamış bebeklerin gelişimini engeller ya da doğmadan ölmelerine yol açar. Fakat birçok muayene 50 mGy’nin altında olur.

Uzmanlar bebeklerin gelişimini engelleyen dozun, 50 mGy’nin üstünde olduğunu söylüyor. Pelvislerin dışında, röntgen rahatlıkla yapılabilir. Kollar, bacaklar, göğüs, çene, kafa, akciğer gibi bölgelerin röntgeni gerektiğinde yapılabilir. Çünkü bu bölgelerin görüntülenmesi için gereken ışın miktarı 1 mGy’nin altındadır.

Hamilelik döneminde problem yaratabilecek yerlerin röntgeni, karın organlarıdır. Bunlar arasında idrar yolları, bağırsak, veya mide sayılabilir. Bu organların görüntülenmesinde alınan dozlar da, kritik sayılabilecek 50 mGy’nin altındadır. Buna rağmen daha güvenli olduğu için, yapılabiliyorsa ultrason yapılması uygun olur. Eğer hamilelik sırasında ortaya çıkan bir hastalıkta röntgen şart değilse, mutlaka bundan kaçınılmaya çalışılmalıdır.

Hamilelik sırasında görülen hastalıkta röntgen kaçınılmazsa, doktorların ve hastaların, aşağıda belirtilen unsurları mutlaka göz önünde bulundurmaları gerekir:

  • Çekilen röntgen sayısı düşük rakamlarda olmalıdır.
  • Röntgen çekilecek bölgenin, vücutta çok az bir yeri kaplamasına özen gösterilmelidir. Röntgen çekimi olabildiğince kısa süreli olmalıdır. Röntgen aletleri en son teknolojiye uygun olmalıdır.
  • Pelvis bölgesinin röntgeninde mutlaka koruyucu olarak bir kurşun kaplama kullanılmalıdır.

 Röntgen çekiminde kontrast oluşturmak için kullanılan iyot ve baryum içeren maddeler, doğmamış bebeğin gelişimine zarar verebilir. Çünkü doğmamış bebeğin tiroit bezi, hamileliğin 12. haftasından itibaren işlev görmeye başlar. Eğer bebek bu gelişim aşamasında yüksek dozda iyotla karşı karşıya bırakılırsa, tiroit bezinin gelişimi engellenebilir. Anne adaylarının hamileliklerinin 12. haftasından sonra, radyoaktif maddelerle yapılan tiroit bezi kontrollerinden kaçınmaları gerekir. Çünkü bunlar gelişmekte olan bebeklerinin tiroit bezine zarar verir.

Hamilelikte Diş Muayenesi Bebeğe Zarar Verir Mi?

Diş ağrıları genellikle problemsiz çözülür. Çünkü diş tedavilerinde kullanılan lokal etkili iğneler hamile kadınların sağlığını tehdit etmez. Dezenfektanlar ve ağız gargaraları, doğmamış bebeğe hiçbir şekilde zarar vermez. Eğer tedavide antibiyotik kullanımı kaçınılmazsa, hekime mutlaka hamile olunduğundan bahsedilmelidir.

Amalgamın, amniyos sıvısına zarar verip vermediği uzmanlar arasında hala tartışmaya açık olan bir konudur. Hamilelik döneminde 20 yaş dişlerinin çekilmesinde bir sakınca yoktur. Fakat, mutlaka öncelikle bir çene cerrahisine gidilmesi gerekir. Ama uzun süreli diş tedavilerini, doğumdan ve emzirmeden sonraya bırakmak daha uygun olur.

Hamilelikte Ameliyatlar Bebeğe Zarar Verir Mi?

Gebelik süresince ameliyat gerekirse, mutlaka yapılmalıdır. Apandisit ameliyatları ise kesinlikle ihmal edilmemelidir. Çünkü bu ihmal hem annenin, hem de bebeğin hayatını tehlikeye atabilir.

Uzmanlar, hamilelik döneminde, zor olmayan ameliyatların gerçekleştirilmesinin bebeğe zarar vermeyeceğini söylüyor. Çünkü ameliyat esnasında kullanılan ilaçlar bebeğe olumsuz etki yapmaz. Bu ilaçlar arasında, sakinleştiriciler, narkozlar, kas gevşeticiler yer alır. Ameliyat sırasında annenin kan basıncı ve kandaki oksijen miktarı her an kontrol altında olduğundan, bebek önemli bir tehdit altında olmaz.

Bazı ameliyatlar epidural anestezi ile gerçekleşebilir. Uzmanlar, bunun bebeğe genel anesteziden daha az zarar verdiğini vurguluyor. Fakat bununla doktor sadece hamile kadının karnının alt kısmından ameliyat edebilir. Bu ameliyat şekli sadece bacak kırılmalarında ya da alt batin ameliyatlarında kullanılabilir. Örneğin apandisit ameliyatında, bu yöntemi kullanmak mümkün değildir. Çünkü bu organ hamilelik esnasında kaburgaların alt kısmına kadar çıkar.

Hamilelikte İlaçlar Bebeğe Zarar Verir Mi?

Hamilelik esnasında kullanılan bir ilacın hangi etkileri yaratacağı bazı unsurlara bağlıdır. Bu unsurlar arasında en önemlileri şunlardır:

Annenin genetik yapısı: Bazı ilaçlar hamile bir kadının bebeğinin gelişimini engellerken, başka bir gebede hiçbir olumsuz etki göstermeyebilirler.

Hamileliğin ilk ayları: Döllenme ve yuvalanma bu aylarda ya gerçekleşir ya da gerçekleşmez. Yani embriyo ya ilaçtan etkilenmeden gelişmeye başlar ya da kanamayla düşük olarak kaybedilir.

Hamileliğin ilk 60 gününde embriyonun iç organları gelişmeye başlar. İlacın, bebeğin gelişimini engelleme olasılığı bu dönemde daha yüksektir. Hamileliğin 60’ıncı gününden itibaren, embriyonun ilaç kullanımından zehirlenme riski azalır. Fakat buna rağmen bebeğin bazı organlarında bozukluklar ve anormallikler görülebilir.

Doz: Herhangi bir ilacı çok az dozda almak, bebek ve anne için zararlı olmayabilir. Bazı ilaçlarda sadece kullanılması gerekenin üstünde alınan miktar bebeğe zarar verebilir.

Anne adaylarının, ilaç prospektüslerinde ilacın bebeğe zarar vermeyeceğine ilişkin bilgilere tam olarak güvenmemeleri gerekir. İlaç kullanımında dikkat edilmesi gereken noktalar vardır. Bunlar:

İlaçların piyasaya çıkış tarihi: Hamilelik esnasında kullanılacak ilaçların, uzun süreden beri kullanılan ilaçlar olması daha güvenli olabilir. Çünkü bu ilaçlarla ilgili klinik deneyim daha fazladır.

Alınacak dozun olabildiğince az olmasına özen gösterilmelidir.

  • Sadece bir etkiye sahip olan ilaçların tercih edilmesi daha uygundur.
  • Her ufak ağrıda ilaç kullanılmamalıdır. Hamile kadınlar doğrudan ilaç almak yerine doktorlarına başvurmalıdırlar. Eğer doktora ulaşılamıyorsa, doğal tedavi yöntemlerinden yararlanılmalıdır.
  • Bitkisel ve homeopatik ilaç kullanımında çok dikkatli olunmalıdır. Çünkü bu ilaçların prospektüslerinde doğmamış bebeğin zarar görebileceğine dair açıklamalar genellikle yoktur.
  • Hamile kadınlar doktor kontrolü altında olmadan ilaç kullanmamalıdırlar. Kullandıkları taktirde de mutlaka doktoruna danışmalıdırlar.

Hamilelikte Kronik Hastalıkların Bebek Üzerindeki Etkisi

Kronik hastalığı olan bir kadın anne olmak istiyorsa, hamile kalmadan önce doktoruyla mutlaka görüşmelidir. Çünkü kullanmak zorunda olduğu ilaçların bebeğe ne gibi zararlar verebileceği, mutlaka hamilelik döneminden önce saptanması ve konuşulması gereken bir konudur. Eğer kronik hastalığı olan kadının kullandığı ilaçlar bebeğe zarar verebilecek nitelikteyse, ilaç değiştirilebilir.

İlaçların değiştirilmesi astım, diyabet, sara ve yüksek tansiyonlu gebelerde de mümkündür. Fakat hamilelik döneminden önce, mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır. Kronik hastalığı olan kadınların, hamile kalmak için tedavilerini durdurmaları, hem bebek hem de anne için çok zararlı olabilir. Aynı zamanda sara hastaları ve astım hastaları, hamilelik döneminden önce doktorları ile görüşerek, tedavilerini gebeliğe uyarlamalıdırlar.

Hamilelikte Enfeksiyonlar Bebeğe Zarar Verir Mi?

Hamilelikte, bebek açısından en riskli enfeksiyonlar virüs nedenli olanlardır. Bunlar en önemlileri Rubella (kızamıkçık), sitomegaho virüsü ve herpes virüsü enfeksiyonlarıdır. Hamilelikte meydana gelebilecek akciğer iltihabı ve idrar yolları enfeksiyonu gibi rahatsızlıklar annenin sağlığını ve dolayısıyla bebeği etkileyebileceğinden mutlaka tedavi edilmelidir. Bakterilerden geçen enfeksiyonlarda doktorlar, penisilin gibi, bebeğe zararı olmadığı bilinen antibiyotikler verirler.

Hamilelikte Psikolojik Rahatsızlıkların Bebeğe Zararı Olur Mu?

Manik depresif durumlarda veya bilinç dışı korkularda hamilelerin mutlaka tedavi edilmeleri gerekir. Bu durumlarda hamilelerin doktorlarıyla ve tercihen bir psikiyatristle konuşmaları en iyi yöntemdir. Fakat bir psikozda veya depresyonda sadece konuşmak hastaya yardımcı olmaz. Çünkü bu gibi durumlarda bazı sakinleştirici ilaçlar gerekli olur. Fakat hamilelik döneminde, bu ilaçların düşük dozda alınması gerekir.

Dolayısıyla bu tür ilaçların çok kısa süreli kullanılması gerekir. Uzmanlar, hamilelik döneminde rastlanan hastalıkların yüzde 90’1nin doğmamış bebeğe zarar vermeden tedavi edilebileceğini vurguluyorlar.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Ay Ay Bebek Gelişim Evreleri

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu