Hamilelik

Hamilelikte Ameliyat Olunur Mu? Riskler Nelerdir?


Bazı durumlarda hamilelikte yapılan cerrahi uygulamalar anne ve bebek sağlığı açısından riskli olabilir. Hamile kadınlarda cerrahi uygulanması gerekliliği ortaya çıktığında göz önünde bulundurulması gereken en önemli nokta, gebe kadının vücudunda hamileliğe bağlı olarak gelişen doğal değişikliklerin, cerrahi sırası ve sonrasında anne ve fetüste oluşacak etkilerin bilinmesidir. Hamilelikte oluşan bazı doğal değişiklikler gebe kadına uygulanacak cerrahi ve anestezik yaklaşımı da değiştirebilir. Cerrahi sırasında kullanılacak bazı ilaçlar fetüsü etkileyebilir. Cerrahi sonucunda oluşan bazı etkiler gebeliğin gidişini değiştirebilir.

Hamilelikle birlikte annenin vücudunda bazı doğal değişiklikler oluşur. Bunlar arasında kalp – damar sistemi, solunum sistemi, böbrekler, sindirim sistemi, kan ve içeriklerinde oluşan değişiklikler en önemlileridir. Bu değişiklikler nedeniyle gebelerde uygulanması gereken anestezi ve cerrahi sonrası bakım, hamilelik dışı uygulamalardan farklı özellikler gösterir.

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanları, “Hamilelikte karin içi cerrahi gerektiren hastalıkların klinik görünümü hamilelik dışı zamanlarda farklı olabilir. Örneğin apandisit ağrısı sağ alt kasık bölgesinde değil, daha yukarıda hissedilebilir. Bunun nedeni karın içi organların hamileliğe bağlı yer değiştirmesi ve gebeliğin bazen ağrılı durumları maskeleyebilmesidir. Bu nedenle cerrahi gerektirebilecek acil karın içi hastalıklara karşı uyanık olunmalı, bunların çok farklı şekillerde ortaya çıkabileceği unutulmamalıdır” diyor.

Ameliyatların Hamileliğe etkileri

Pelvis cerrahisi (jinekolojik cerrahi) dışında hamilelikte uygulanacak cerrahi tedavilerin doğrudan hamilelikle bir ilişkisi bulunmamaktadır. Cerrahi işlemler en iyi ikinci üç ay içerisinde tolere edilir. Eğer acil olmayan karın içi cerrahi girişimler ikinci trimestre ertelenirse, düşük riski ve anesteziye bağlı fetal riskler en aza indirilmiş olur.

Operasyonda anneye uygun pozisyon verilmesi, hipertansiyon gelişmemesi ve bebeğin oksijensiz bir ortama maruz kalmaması açısından önemlidir. Annenin cerrahi sırasındaki sıvı kaybı da hemen yerine koyulmalıdır.

Erken doğum cerrahinin ender bir komplikasyonudur. Jinekolojik cerrahi yapılmadıkça, erken doğum riski oldukça düşüktür. Jinekolojik cerrahi sonrası erken doğum riski yüzde 4 – 6 iken, diğer cerrahi işlemlerde bu risk yüzde 1 kadardır.

Cerrahi sonrası erken doğumu engelleyen ilaçların koruyucu olarak kullanımı artık önerilmiyor. Bunun yerine annenin sıvı dengesinin ve tansiyonun normal düzeylerde tutulması daha önemlidir.

 ‘Gebeliğin son üç ayı içerisinde cerrahi uygulanması gerektiğinde, sürekli elektronik fetal izlem yapılması önerilir. Operasyon sırasında ve sonrasında, ilk 24 saat bebek kalp atışları elektronik olarak kaydedilerek acil doğum gerektirebilecek bir durumun varlığı araştırılmalıdır. Böyle bir durumda, sıvı kaybı yerine konulmalı, annenin pozisyonu değiştirilmeli, kontraksiyon (doğum kasılmaları) durdurulmalı ve ancak bu önlemlere karşın bebek düzelmiyorsa acil sezaryen uygulanmalıdır.

Cerrahi sonrası bakımda da annenin pozisyonu önemlidir. Annenin tansiyonunun düşmesi, ateşinin yükselmesi önlenmelidir. Bu amaçla asetaminofen güvenli olarak kullanılabilir. Ayrıca operasyon sırasında ve sonrasında 24 saaten uzun tutulan sonda uygulaması yüzde 5 – 10 enfeksiyon riski taşır.

Ameliyatların Anne Karnındaki Bebeğe (Fetusa) Etkileri

Hamilelikte cerrahi uygulanması gerektiğinde gündeme gelen bir diğer konu da yapılacak işlem ve kullanılması gereken ilaçların bebeğe olası etkileridir.

  1. Anestezi ilaçları

İnhalasyon (Solunum yolu ile alınan) anestezi ilaçları yağda eriyebilir özellikte olup plasentadan geçerler. Hayvan deneylerinde teratojen (fetusa zararlı) etkileri belirlenmemiştir. İnsanlarda ise yeterli veri bulunmamakla birlikte, gebeliğin ilk üç ayında uçucu anestezik ilaçlara maruz kalındığında yüzde 0.5 fetusa morfolojik bir anomali gelişme riski olduğu hesaplanmıştır. Eğer mümkünse ilk üç ayda bölgesel anestezi teknikleri öneriliyor. Eğer cerrahi gerektiren durum acil değilse, cerrahi gebeliğin 3. ayından sonraya ertelenmelidir.

  1. Analjezi ilaçları

(Ağrı kesici ilaçlar) Cerrahi sonrası hastanın ağrı kesiciler alması gerekir. Opiyat analjezikler yani morfin ve türevleri küçük dozlarda ve kısa süreli olarak hamilelikte güvenli olarak kullanılabilir. Bu ilaçların uzun süreli kullanımı ise bebekte önemli sorunlara neden olabilir. Kodein içeren ağrı kesicilerin ilk üç ayda kullanımı bebeğe zarar verebilir. Non – steroid enflematuvar ilaçlar (Örneğin Naproksin, Indometasin vb.) özellikle gebeliğin son aylarında kullanıldığında fetüsün kalbinde probleme neden olabilir.

  1. Antibiyotikler

Cerrahi uygulanan hastalar tedavi ya da koruyucu olarak antibiyotik kullanmak zorunda kalabilir. Penisilinler ve türevleri, sefalosporin grubu ilaçlar hamilelikte güvenli kabul edilen antibiyotiklerdir. Eritromisin, annede karaciğer hasarina, tetrasiklin bebekte diş renk değişimlerine, aminoglikosidler bebekte böbrek ve kulak hasarına neden olabileceği için kullanılmamalıdır.

Tanısal amaçlı radyolojik tetkikler

Hastaya cerrahi öncesi tanısal amaçlı radyolojik tetikler yapılması gerekebilir. Radyasyona maruz kalma ile fetusta anomali oluşma riskinin artığı belirlenmiştir. Doğrudan 10 cGy (10 rad) işın fetusta anomaliye neden olur. Bebekte büyüme ve gelişme geriliği görülebilir. Anne karnında radyasyona maruz kalmanın çocukluk çağı kanserleri açısından risk taşıdığı öne sürülüyor. Bu nedenle radyolojik tetkikle elde edilebilecek bilginin değeri, taşıdığı fetal riskten fazla ise yapılması tavsiye edilir.

Hamilelikte cerrahi müdahalelerin artı ve eksikleri göz ününde bulundurularak şöyle bir açıklama yapılabilir: Hamilelikte cerrahiye, hastanın yaşamsal açıdan tehlike içeren durumlarda başvurulmalıdır.

Örneğin; hamilelikte kanser, iç kanama, karın içi iltihabı gibi. Acil olmayan durumlarda cerrahi, gebeliğin ikinci üç ayına ya da gebeliğin sonrasına ertelenmelidir.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Dertleşmek İstiyorsan Aramıza Katıl ! (Tıkla)

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu