Hamilelik

Hamilelikle İlgili Anne Adaylarının Aklındaki Sorular

Hamile bir annesiniz ve karnınızda gelişen minik bebeğiniz, bünyenizi alt üst ediyor. Bu yetmiyormuş gibi içinizde sürekli ona bir şey olabileceği korkusu ve tedirginliği var. Aklınızda, bir sürü soru işaretleri dolanıp duruyor ve endişe içindesiniz değil mi? Hamilelik, size unutulmaz anlar yaşatıyor. İçinizde bir canlı taşıdığınızı bilmek, size dayanılmaz hazlar veriyor. Her yeni gün, size ayrı heyecanlar tattırıyor. Tabi madalyonun bir de öbür yüzü var. Çevrenizden duyduğunuz sözler, okuduğunuz yazılar mutluluğunuzu gölgeliyor. Gebeliğinizin, sorunlu geçeceğinden çok korkuyorsunuz. Sizi endişelerinizden kurtarabilmek ve size rahat bir nefes aldırabilmek için, anne adaylarının en çok üzerinde durduğu korkuları ve aklındaki soruların ve yanıtları…

  1. Hamile Okullarının yararları nelerdir?

Kadınlar doğum yapmayı öğrenemez, ayrıca kurslar her şeyin iyi geçeceğine dair bir belge de vermiyor. Hamile eğitim merkezlerinde, nefes ve hareket egzersizleri dışında, anne baba olma duygusunu az da olsa yaşayabiliyorsunuz. Bu da çok önemli, çünkü bebeğiniz doğduğunda ona nasıl banyo yaptırmanız, altını nasıl değiştirmeniz gerektiğini öğrenebilir, hamilelik ve doğumla ilgili her konu hakkında konuşup, başkalarının tecrübelerinden yararlanabilirsiniz.

  1. Anne karnında ters pozisyonda yatan bebek, dünyaya sezaryenle mi getirilmeli?

Bebeğin makat pozisyonunda yattığı durumlarda, her zaman sezaryen uygulanmıyor. Ancak kordon dolanması varsa, bebek ayakları ile geliyorsa, çok iri ya da ufaksa, miadından erken doğuyorsa, başını geriye doğru atmış pozisyondaysa, sezaryen uygulanıyor. Anne karnındaki bebek, dışarıdan yapılan müdahalelerle normal doğum pozisyonuna getirilebiliyor. Ultrason ve kardiyotokograf, doktorlara, anne karnındaki bebeğin her hareketini gözleme ve kalp atışlarını dinleme imkanı sunuyor. Bebeği, makat pozisyonundan normal pozisyona getirmek için çoğu zaman iki doktor birlikte çalışıyor. Bu doktorlardan biri, bebeğin poposunu tutuyor, diğeri de müdahaleyi kolaylaştırmak için ensesini, bebeğin başı aşağıya inene kadar hafifçe itiyor. Eğer anne karnındaki bebek döndürülemiyorsa, müdahale birkaç gün sonra yenileniyor. Bu müdahalelerin yüzde 50’si olumlu sonuçlanıyor.

  1. Amniyos kesem erken yırtıldı, banyo yapmam zararlı mi?

Çoğu zaman amniyos kesesinin yırtılmış olması, banyo yapmaya engel değildir. Çünkü yüzmede olduğu gibi, banyo sırasında da vajinaya su girmiyor.

  1. Bebeğe zarar vermeyen ve doğum sancılarını hafifleten en etkili yöntem hangisi?

Doğum sancılarını hafifletmede kullanılan yöntemlerin hiçbiri bebeğe zarar vermiyor. Yan etkisi en fazla olan yöntem bile, kontrol altında tutulabiliyor. Eğer anne adayı, ağrı hafifletici yöntemlere gerek duyarsa akupunktur, homeopati gibi yöntemler uygulanıyor. Ağrı giderici ilaçların dozu, anne ve bebeğe zarar vermeyecek şekilde hazırlanıyor. Sancının çok fazla olduğu durumlarda, epidural anestezi uygulanıyor. Epidural anestezide, ilaç omurga kanalındaki epidural aralığa enjekte ediliyor. Bu ilaç bebeğe de geçiyor, ancak ona zarar vermiyor.

  1. Tekrar sezaryen olmam gerekiyorsa, ameliyat sonrası dönemini nasıl daha rahat geçirebilirim?

Sezaryenin kaçınılmaz olduğu durumlarda, annenin dinlenmesi ve sağlığına kavuşması daha zor oluyor. Sezaryen yapmaya daha önceden karar veren anne adayı, psikolojik olarak kendini buna daha hazır hisseder ve vücudu da daha zinde olur. Günümüzde gelişen teknoloji sayesinde sezaryen sonrası çok rahat geçiyor.

  1. Hamilelik süresince kaç kez ultrason muayenesi yaptırmalıyım?

Anne adayı, hamilelik süresince ultrasonla ortalama 3 kez muayene edilmeli. İlk muayene yaklaşık olarak gebeliğin 9. – 12. haftasında yapılıyor. Doğum uzmanı, bu ilk muayenede genellikle vajinal sonografi kullanıyor. Bu yolla doktor, embriyonun büyüklüğünden yaşını ve doğum tarihini tespit ediyor. Gebeliğin 18. – 22. haftasında yapılan ikinci muayenede doktor, bebeğin nasıl geliştiğini kontrol edip, kalp, çene – dudak – damak yapısı gelişimlerini inceliyor. 28. – 32. hamilelik haftasında yapılan 3. ultrason muayenesinde ise, plasentanın doğum kanalıyla olan bağlantısına bakılıyor. Bunun dışında, bebeğin nasıl geliştiği saptanıyor, iç organlarının durumu inceleniyor ve amniyos sıvısının miktarı ölçülüyor. Böylece doktor, anne karnındaki bebeğin sağlığı hakkında daha detaylı bilgi edinmiş oluyor.

  1. Erken gelen doğum sancıları, hamile eğitim merkezine gitmemi engelliyor mu?

Hayır, tam aksine. Sorunlu bir hamilelik dönemi geçiren kadınların, başka gebelerle vakit geçirmeleri, onların ruhsal durumlarını olumlu etkiliyor. Kendinize egzersiz yerine rahatlama hareketleri yapabileceğiniz bir merkez seçin.

  1. Düşük tansiyon, anne karnındaki bebeğe zarar veriyor mu?

Gebeliğin ilk 14 – 15 haftasında, anne adayının tansiyonunun düşmesi normaldir. Bu durumda anne adayı uzun süre ayakta durmaktan kaçınmalı. Hareket ederek kan dolaşımınızı düzenleyebilir ve anne karnındaki bebeğin besin ihtiyacını giderebilirsiniz. Gözleriniz kararıyor ve tansiyonunuz da sıkça düşüyorsa, bunu doktorunuza belirtin. Doktorunuz, sizin ve çocuğunuz için uygun olan tedavi yöntemini belirleyecektir.

  1. Hamilelikte cinsel ilişki, bebeğime zarar veriyor mu ya da erken doğuma yol açıyor mu?

Rahim ağzı kapalı ve gebeliğiniz problemsiz geçiyorsa, cinsel ilişkide bulunmanızda hiçbir sakınca yok. Cinsellik sonrasında hafif sancılar görülebiliyor. Ancak bunlar kısa süre sonra etkisini yitiriyor.

  1. Çoğul hamilelik erken doğuma neden oluyor mu?

Çoğul hamileliklerde, anne karnındaki yerin sınırlı olması, erken doğuma neden olabiliyor. Ancak, bazen ikizlerin zamanında doğduğu da görülüyor. Genellikle, bebek sayısı arttıkça, erken doğum riski de o kadar yükselir.

  1. Doğum sonrası jimnastiğe ne zaman başlamalıyım?

Doğumdan sonra, eski fiziğinize kavuşmak hayaliyle hemen egzersize başlamayın. Bu aksi sonuç doğurabiliyor. Doğumdan sonra anneler, leğen ve karın kaslarını fazla yorar ve sıkılaştırırlarsa, karin hiçbir zaman eski şeklini almaz. Bu nedenle, normal ya da sezaryenle doğum yaptıktan 4 – 5 hafta sonra, bir program dahilinde spora başlayabilirsiniz.

  1. Üçüncü bebeğimde de doğumun gecikmesi söz konusu olabilir mi?

Annenize, kendi doğumunuzu sorun. Belki siz de annenizin karnında olmanın tadını uzun süre çıkarmışsınızdır. Günümüzde doktorlar, geç doğumun aileden kaynaklandığına dair kuşkular taşıyor. Ancak kesin nedeni henüz belli değil. Doğumun gecikmesi, anne adayında strese yol açtığı gibi, bebeğin sağlıklı doğmasını da engelleyebiliyor. En iyisi bu konuyu doğum uzmanınıza danışın. Doktorunuz muayeneden sonra sizin için uygun olan doğum şeklini ve doğum zamanını söyleyecektir.

  1. Doktorum özel muayeneler yaptırmam şart mı?

Doğum uzmanları, 35 yaşını aşmış anne adaylarına özel testler yaptırmayı öneriyor. Ama yine de son kararı vermek size kalıyor. Çoğu zaman “özel testler” sözcüğünü işiten anne adayı, bebeğinin sağlıklı doğmayacağından korktuğu için, fazla düşünmeden bu teklife “Evet” yanıtını veriyor. Ancak özel testler, anne karnındaki bebeğin sağlıklı olduğuna dair kesin bir bilgi vermiyor.

  1. Doğumdan sonra, ilk regl ne zaman oluyor?

Çoğu zaman doğumdan 4 – 6 hafta sonra ilk kanama görülüyor. Bebeğini emziren kadınlarda, kanamalar bebeğini emzirmeyi kestikten 4 – 6 hafta sonra görülebiliyor. Hangi doğum kontrol yöntemini kullanacağınıza, regl döneminden önce karar vermelisiniz.

  1. Sadece erkekler için baba eğitim merkezleri ya da kitapları var mı?

Gerçi “Hamile babalar” hakkında yazılan kitaplar var, ancak bunlar doğumun nasıl gerçekleştiği, erkeğin, hamile eşine nasıl yardımcı olabileceği hakkında fazla ipucu vermiyor. Eşinizin, sizinle ve karnınızdaki bebeğinizle ilgilenmesinin tadını çıkarın. Ayrıca eşinizin, baba olması için hazırlanması gerekmiyor. Kursa gitmeden ya da kitap okumadan da baba olunuyor.

  1. Hastaneden korkuyorum. İlk bebeğimi evde doğurmamın bir sakıncası var mı?

Çoğu doktor, sonucun ne olacağının bilinmemesi ve ani müdahalelerin gerekebilmesi nedeniyle doğumun evde yapılmasına karşı geliyor. Aslında bu konuda yapılan araştırmalar, evde yapılan doğumların hastane doğumlarına göre daha az riskli olmadığını gösteriyor. Eğer doğumu evde yapmak istiyorsanız, bu konuda mutlaka doktorunuzla önceden görüşmeniz ve ondan fikir almanız gerekiyor.

  1. Emzirmeye rağmen göğüslerin sarkması önlenebilir mi?

Göğüsler, emzirmeden çok, hamilelik döneminde fazlasıyla irileşmeden dolayı zorlanıyor. Bu dönemde deri, oldukça geriliyor. Göğüslerin böyle bir süreci hiç deforme olmadan atlatabileceğini önceden söylemek mümkün değil. Genellikle hamilelik öncesinde ve sırasında spor yapan kadınların göğüsleri, emzirme döneminden daha az etkileniyor. Ayrıca bu konuda sevindirici bir başka nokta da; 2 bebek emzirmiş annelerin, meme kanseri olma risklerinin oldukça düşük olması.

  1. Hamileliğim süresince kendimi baskı altında hissediyorum, bebeğim bütün bunları hissediyor mudur?

Eşle yaşanan sorunlar, gelecek kaygıları veya baskılar, anne adayının hayatını oldukça güçleştiriyor. Birçok gebe kadın, bu sorunlarla baş etmek zorunda kalıyor. Fakat üzülmenize gerek yok, çünkü istenmeyen bebekler bile ileride çok neşeli ve mutlu yetişkinler olabiliyor. Karnınızdaki bebek için önemli olan, onunla birlikte olduğunuzu hissetmesidir. Sıkıntılarınızla tek başınıza savaşmaktan vazgeçin. Bunların kalıcı olmamaları için, çevrenizdeki yakınlarınızdan yardım isteyin. Eğer akrabalarınızdan tatmin edici destek alamıyorsanız, arkadaşlarınızla veya doktorunuzla görüşmeyi deneyin. Doktorunuz, sizin konuşma terapileri almanıza yardımcı olabilir.

  1. Sigarayı bir türlü bırakamıyorum. Bu, bebeğimin sağlıksız doğmasına neden olur mu?

Sigaranın bebeği olumsuz etkilediği biliniyor. Bu nedenle, günde 5 taneden fazla sigara içmeyin. Günde 10 taneden fazla sigara içen kadınların bebekleri, dünyaya düşük ağırlıklı geliyor. Çünkü sigaranın içinde bulunan maddeler, plasentanın damarlar aracılığıyla yeterince beslenmesini engelliyor. Bu konuda, doktorunuza karşı dürüst olmaya çalışın. Böylelikle doktorunuz, ultrasonla gelişim eksikliklerini tespit ederek, soruna müdahale edebilir.

  1. Fazla kilolarım bebeğime zarar verir mi?

Sağlıklı olduğunuz sürece, fazla kilolarınız, gebeliğinize ve karnınızdaki bebeğinize hiçbir zarar vermez. Ancak bazı durumlarda, aşırı kilolu anne adaylarında doğum sancısı yetersiz olabiliyor. Eğer kilolu anne adayında su tutulması, yüksek tansiyon ve idrarda albümin varsa, bebekte gelişme geriliği görülebiliyor.

  1. Hamilelik izleri nasıl önleniyor?

Hamilelik izlerinin nedeni kilo artışı ve üst deri tabakasının altında bulunan elastik liflerinin dayanıklılığını azaltan gestagen hormonudur. Gebeliğin zararlarını en aza indirgemek için:

  • Güneşin altında fazla kalmayın. Çünkü UV – A ışınları derinin elastik liflerini zedeliyor. Hamilelikte bu daha da artıyor, çünkü deri bu dönemde daha ince ve hassas oluyor.
  • Kilo alırken vücudunuzu desteklemeyi ihmal etmeyin. Sütyen takmaya özen gösterin.
  • Bakım ürünleriyle karnınıza masaj yapın ve karnınızı hafifçe fırçalayın. Bunu yaparken acele etmenize gerek yok. Ne de olsa kan dolaşımını hızlandıran kremler değil, dokunuşlardır. Bu nedenle karnınızdaki bebeğe dokunmanın tadını çıkarın.
  1. Evimizdeki kedi, gebeliğim için bir tehlike oluşturuyor mu?

Kediler, kendileri için zararsız olan toksoplazma adlı bir çeşit enfeksiyon hastalığını insana bulaştırabiliyor. Eğer bu enfeksiyon kadına gebeliğinde ilk defa bulaşıyorsa, bebeğin normal gelişimi engellenebiliyor. Sözü edilen bu enfeksiyon, gebelere iyi pişmemiş etten de geçebiliyor. Kediler, bu hastalık etkenlerini pisliklerinden bulaştırıyorlar. Bu nedenle hijyene çok özen gösterilmelidir. Kedinin sadece evin içinde bulunması, fare avına çıkmaması ve kedi mamasıyla beslenmesi (çiğ et değil), anne adayları için çok fazla tehlike oluşturmuyor.

  1. Hamilelikte ne kadar yemeliyim?

Annelerin hamilelik süresince kilo almalarının belli nedenleri vardır. Sadece rahmin ağırlığı yaklaşık olarak 1000 gr., plasenta 500 gr., amniyos sıvısı 1000 gr.’dır. Eskiden kadınların hamilelikleri boyunca sadece 9 – 14 kg. almaları gerektiği fikri savunuluyordu. Günümüzde bazı doktorlar bu konuda daha esnek davranıyorlar. Gebe bir kadın, doğuma kadar yaklaşık olarak 12 kilo alıyor. Bu oran 15 kiloya kadar çıkabiliyor. Hamilelik döneminde ne kadar kilo alacağınız, sizin doğumdan önceki kilo ve yapınıza bağlıdır. Ancak, ani ve aşırı kilo alımları dikkate alınmalıdır. Çünkü bu durum vücudun su tutmasının, gebeliğe bağlı şeker hastalığının veya hamilelik zehirlenmesinin belirtisi olabiliyor.

Böyle durumlarda mutlaka bir doktorun müdahalesi gereklidir. Aldığınız kilodan çok, yediklerinize dikkat etmelisiniz. Günde en az 2 – 3 litre sıvı içerek, vücudunuzun su ihtiyacını karşılamalısınız. Yemeklerinize kesinlikle dışarıdan tuz katmamalısınız. Aldığınız besinlerdeki protein, karbonhidrat ve yağ oranları mutlaka dengeli olmalı. Ve hamilelik boyunca özellikle tuzlu gıdalardan, hamurlu tatlılardan ve katı yağ alımından kaçınmalısınız.

  1. Aspirin gebeliğe zarar veriyor mi?

Aspirin’in içeriğindeki asetilsalisilik asit, sadece yüksek dozlarda kullanıldığında, anne karnındaki bebeğe zarar verebiliyor. Gebeliğin ilk aylarında fetusun organları gelişmeye başladığından, Aspirin ve bazı ilaçlar alınmamalıdır. Gebeliğin daha sonraki dönemlerinde düşük dozda Aspirin kullanımı, pıhtılaşmayı azaltıcı etkisiyle gebeliğe bağlı hipertansiyon, tekrarlayan düşükler ve damar hastalıklarında tedavi edici etki gösterebiliyor. Doğumdan 6 hafta önce, Aspirin alımı kesilmeli. Çünkü bu durum, bebekte kalple ilgili sorunlara, doğum sırasında ve sonrasında kan kaybına neden olabiliyor.

  1. Doğumda damarlar neden çatlıyor?

Yüzeysel kan damarları, sadece doğum sırasında, kadın kendini çok fazla kastığı ve ıkındığı zamanlarda çatlayabilir. Kılcal damar çatlaması, ıkınma sırasında çoğunlukla gözün beyaz kısmında görülüyor. Hamile eğitim merkezlerinde, anne adaylarına, doğum sırasında nasıl davranmaları ve ıkınmaları gerektiği öğretiliyor.

  1. Doğumdan sonra rahim, ne zaman eski şekline kavuşuyor?

Doğum kanalları, genişlemeye uygun bir yapıya sahiptir. Doğumdan 8 hafta sonra vajinadaki dokular gerginleşmeye başlıyor. Burada dikkat edilmesi gereken asıl önemli nokta; doğum sonrası jimnastiğinin yapılmasıdır. Bu, leğen kemiğinin hareket etmesini sağlıyor. Özellikle doğuştan kaynaklanan zayıf bağ dokusuna sahip kadınlar, doğum sonrası jimnastiği yapmalıdır.

  1. Miyoplarda normal doğum mümkün mü?

Miyopların gözbebekleri, sağlıklı gözleri olanlara oranla daha büyüktür. Ağ tabakası genişlemiş olduğu için daha ince ve bu nedenle bazı durumlarda zedelenmesi daha kolay oluyor. Örneğin; ıkınma bu zedelenmeyi kolaylaştırıyor. Bu nedenle miyop olan kadınlar, hamilelik döneminde göz doktoruna gitmeyi ihmal etmemeliler. Eğer gözlerinizde hiçbir sorun yoksa normal bir doğum yapabilirsiniz. Eğer ağ tabakanızda problemler varsa, bunu lazerle tedavi ettirebilirsiniz. Doğuma kadar ağ tabakasındaki sorun giderilirse, sezaryene gerek kalmıyor.

  1. Vakumla doğum ne kadar tehlikeli?

Endişelenmenize hiç gerek yok. Vakum, doğumda gerektiğinde kullanılan, bebeğinize ve size zarar vermeyen yardımcı bir alettir. Doktor, bu aleti açılmış vajina girişinden bebeğin kafasına yerleştirip, onu dışarıya çeker. Bu aletle, bebeğin doğum sırasında, doğum yolundan çıkması destekleniyor. Bu işlem yapılırken annenin de ıkınması gerekiyor, çünkü vakum doğumu tek başına gerçekleştiremiyor.

Bu yöntem, doğum çok uzun sürdüğü ve annenin gücü kalmadığında ya da bebeğin kalp atışları zayıfladığında kullanılıyor. Serviks açılmadan ve su gelmeden önce, kesinlikle kullanılmıyor. Bu aletin kullanılması için, bebeğin başı vajina çıkışına yakın olmalıdır. Emme etkisi olduğundan, bebeğin başında şekil değişikliği görülebiliyor. Fakat bu şekil değişikliği tamamen zararsızdır ve 1 – 2 gün içinde geçiyor.

  1. Bebeğimi emzirmek için önceden hazırlanmalı mıyım?

Bütün anne adayları için en önemli olan nokta, kendini psikolojik olarak bebeği olacağı düşüncesine alıştırmaktır. Kendinize bebeğin emzirilmesiyle ilgili bir kitap alıp, bunu eşinizle birlikte okuyabilirsiniz. Böylece emzirmeyle ilgili bir sorunla karşılaşınca, ne yapabileceğinizi bilirsiniz. Çevrenizde bebek emziren arkadaşlarınız veya akrabalarınız yoksa, hamile eğitim merkezine gidebilirsiniz. Burada sadece emzirmeyi değil, çocuğunuzu hazırlıklı karşılamak için diğer bilgileri de öğrenebilirsiniz. Çocuğunuz doğmadan önce, göğüs uçlarınızı yumuşatmanız gerekmiyor. Göğüs uçlarınızı elbisenin üzerinden ovmanız yeterlidir. Eğer eski sütyenleriniz varsa, bunların ortasına delik açın. Böylece göğüs uçlarınız serbest kalıyor. Emzirme döneminde bol bol SIVI içecek almaya özen gösterin.

  1. Vajinal mantar, doğum sırasında bebeğe zarar verir mi?

Bu tür mantar enfeksiyonları gebe kadınların yüzde 30’unda belirti veriyor. Çünkü hamilelikte, kandaki östrojen miktarı artıyor. Vajinadaki mantarların lokal tedavisinde, gebe kadınlara fitil ve merhem veriliyor. Mantar enfeksiyonu ve tedavisi, anne karnındaki bebeğe, rahim ağzı açık olmadığı sürece hiçbir zarar vermiyor. Ancak doğum kanalından geçerken, mantar enfeksiyonu ile temas, yenidoğanda “pamukçuk” adı verilen, ağız ve burunda mantar enfeksiyonuna neden olabiliyor.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Ay Ay Bebek Gelişim Evreleri

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu