Hamilelik

Gebelik Zehirlenmesi (Preeklampsi) Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

Sıklıkla gebeliğin son döneminde ortaya çıkan iki tehlike vardır; Preeklampsi ve eklampsi. Bu hastalıkların anne ile bebeğin ölümlerine yol unutmamalı ve hamilelik süresince aylık doktor takibini ihmal etmemelisiniz.

Preeklampsi çoğunlukla gebeliğin son dönemlerinde ortaya çıkan bir hastalıktır. Eklampsi ise preeklampsinin yol açtığı sorunlar kontrol altına alınmamışsa, kasılmalar ve bilinç kaybıyla ortaya çıkan ve tüm gebelik süresince görülebilecek en tehlikeli hastalıklardan biridir. Bu iki tehlike, tüm gebelik boyunca doktor kontrolü altında olmayan ve proteinden fakir beslenen sosyo – ekonomik düzeyi düşük gebelerde daha yaygın görülür. Bu hastalıklar fark edilmezse, anne ile bebeğin ölümüne yol açabilir.

“Gebelik zehirlenmesi” terimi terkedildi

Preeklampsi ve eklampsinin gebeliğe has bir zehirlenme olduğu sanılıyordu. Ancak bugüne kadar gebelerin kanında herhangi bir zehirleyici maddeye rastlanılamadı. Bu yüzden “Gebelik Zehirlenmesi” terimi terkedildi. Bu iki hastalığın altında yatan olay, kan damarlarındaki spazmdır. Kan damarları spazmdayken vücut dokularına daha az kan gider. Bu temel problem de fizyolojik değişikliklere yol açar.

Risk altındaki anne adayları

Kronik hipertansiyon, diabet ve daha önceden böbrek hastalığı olan gebelerin bu hastalıklara yakalanma olasılığı daha yüksek. Bunların yanı sıra 20 yaşından küçük ve 35 yaşından büyük gebelerde, ilk veya çoğul gebeliklerde de görülme riski var.

Preeklampsi Gebeliğin son dönemlerinde sıkça görülen bir hastalıktır. Preeklampsi gelişirken herhangi bir şikayet görülemeyebilir. Çünkü, yüksek tansiyon ve idrarda protein çıkması ağrıya yol açmaz. Çok hafif seyredebildiği gibi anne ve çocuğun hayatını tehdit eden düşük doğum ağırlıklı çocuk veya ölüme yol açabilir.

Preeklampsi – eklampsi belirtileri

Uyarıcı belirtileri arasında, hipertansiyon gelir. Hipertansiyon, yalnız başına veya ödem ve idrarda protein atılımı oluşmasından biri ya da ikisi ile beraber başlar. Bazı durumlarda da önce kilo alma, ödem ve sonra hipertansiyon ortaya çıkabilir. Kan basıncı 140-90 mm Hg ve üzerine çıkar. Tanıyı kesinleştirmek için gebeliğin 20. haftasından önceki veya gebelikten önceki kan basıncını bilmek gerekir. Tanının konulması için kan basıncının en az iki defa 12 saat ara ile ardısıra yüksek bulunması önem taşır.

Ödem: Gebelikte normal bir bulgudur. Ancak elde ve yüzde sabah başlayan ve gün boyu artan ödem, tehlikenin habercisidir. Bazı şiddetli preeklampsi ve eklampsi hastalarında kalp, göğüs, karın boşluklarında sivi birikebilir ve hatta beyin ve akciğerde de ödem olabilir. Bu durumlar hayati öneme taşır ve tedavi edilemez ise annenin ölümüne yol açar.

Protein: Preeklampside en son gelişen bulgudur. İdrarda proteinin artışı ve devamı, anne ile bebek açısından kötü işarettir. Eklampside bu belirtilere nöbetler eklenir. Preeklampsiden, eklampsiye geçiş sınırı her zaman önceden kestirilemez. Bu yüzden hafif olgularin hastanede izlem altına alınması gerekir.

Tedavinin amacı

Preklampsinin tedavisi yatak istirahati ve doğumdur. Genellikle tanı konulur konulmaz, gebe hastaneye yatırılır. Çünkü bu nöbet riskini azaltır ve bebeğin durumunun araştırılabilme şansını artırır. Eklampsiye dönüşmesini önlemek için en sık magnezyumsülfat tedavisi uygulanır. Tedavide annenin kan basıncının kontrolü ise son derece önem taşır. Doktorun tavsiyelerine uyacağından emin olunan hafif preeklampsili hastalara, tipik bir ev tedavisi uygulanabilir. Bu tedavi, yatak istirahati, günlük olarak hastanın kendi idrarında protein varlığını araştırması ve kan basıncı takibini içerir. Hasta en az haftada 2 kez doktor tarafından kontrol edilir ve yine en az haftada bir kez bebeğin kalp atımı izlenir. Ciddi baş ağrısı, mide ağrısı, bulantı, görme bozuklukları gibi tehlike sinyalleri açısından hasta uyarılır. Bu belirtiler ortaya çıktığı takdirde hemen doktora başvurulmalıdır. Şikayetleri artan gebe genellikle hastaneye kaldırılarak takip altına alınır. Düzelme saptanmayan gebelerde ise doğumun gerçekleştirilmesi en doğru tedavidir.

Eklampsi tedavisi

Nöbetler, magnezyumsulfat tedavisi ile kontrol edilir. Preeklampsi ve eklampsili tüm hastalarda normal doğum denenir. Bu süreç içinde rahim ağzında açılma olmazsa sezaryen yapılır. Doğumdan sonra nöbet olmaması için en az 24 saat ilaç tedavisi yapılır.

Eklampsi nöbetlerinde solunum durabilir

Preeklampsi tablosuna nöbetlerin de eklenmesine eklampsi denir. Eklampsi de nöbetler; kasılma, çırpınma şeklinde görülür. İrade dışı olan bu kasılmalar ile solunum durabilir. Çene adelelerinin devamlı kasılması ile dil isırılabilir, kemik kırığı ve kafa travması olabilir. Eklampsi de nöbetlerin yüzde 75’i doğumdan önce meydana gelir. Doğumdan sonra ortaya çıkan nöbetler ise en sık ilk 48 saat içerisinde görülür ve öldürücü olabilir.

#Yıldız Vermeyi Unutmayın!
[Toplam: 0 Ortalama: 0]
Değerli Ziyaretçimiz, aklınıza takılan sorulara hızlı bir cevap almak için, annelere sor bölümünü, Diğer annelerle iletişim kurmak, sosyalleşmek için annemce sosyal forum bölümünü kullanabilirsiniz.
Aklınamı Takıldı? Annelere Sor (Tıkla)
Sosyal Annelere Katıl (Forum)

Annemce Yazar Ekibi

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı