Hamilelik

Doğumdan Önce Son Kontrol ve Hazırlıklar

Doğumdan önce yapılan son kontrolün büyük bir önemi vardır. Üstelik bu kontrol, hamilelik dönemi boyunca yapılan takiplerden daha farklı ve daha özeldir. Bebeğin dünyaya gelmesine iki – üç hafta kadar bir zaman kalmıştır. Birçok anne adayı bebeklerini kucaklarına alabilecekleri tarihi iple çekerler. Bu dönemlerde en son hazırlıklar yapılmaya başlanır. Bebeğin odasındaki son eksikler tamamlanır, hastaneye götürülecek çanta hazırlanır. Tabii heyecan ve biraz da her şeyin yolunda gidip gitmeyeceği konusunda korku yaşanır.

Doğrumdan çok az bir zaman önce, 37. – 39. hamilelik haftalarında, son kontrol gündeme gelir. Son kontrolde anne ve bebeğin sağlık durumları incelenir, doğum süreci konuşulur ve doğumun risk taşıyıp taşımadığı araştırılır.

Son hamilelik kontrolünde en önemli sorular ve cevaplar şunlardır:

Bebek ne zaman dünyaya gelecek?

Daha önceki hamilelik takiplerinde doktor, bebeğin büyüklüğü, gelişim aşaması ve anne adayının son adet tarihini göz önüne alarak yaklaşık doğum tarihini tespit edebilir. Doktor vajinal kontrolde rahim ağzını inceler.

Rahim ağzı kısaldıysa ve yumuşaklık kazandıysa, doğum günü yaklaşmış demektir. Bu belirtilerden hiç biri gözlemlenemiyorsa, doğuma daha zaman vardır. Fakat bütün bunlar sadece tahmindir. Kesin tarih konulamaz. 32. hamilelik haftasından sonra bebek akciğer gelişimini tamamladığı için doğum çok büyük riskler taşımayabilir.

Bebeğin sağlığı yerinde mi?

Doğuma çok az kala bebeğin anne karnında yeri azalır. Bu nedenle daha az hareket eder, fakat anne bebeğini her saat başı en azından bir veya üç kez hissedebilmelidir. Doktor bebeğin günde kaç kez hissedildiğini mutlaka sorar. Kalp atışlarının ritmi ve doğum sancıları da bebeğin sağlığı hakkında bilgi verir. Bunun için CST yöntemi kullanılır.

Son kontrolde ultrason kontrolü de yapılır. Bu kontrol sayesinde bebeğin sağlığı tekrar gözden geçirilir. Bebeğin büyüklüğü, organları ve döleşinin (plasenta) yeri de son kez incelenir. Bu durum, doğum açısından çok büyük bir önem taşır. Çünkü çok aşağıda yerleşen bir döleşi (plasenta) sezaryen doğuma neden olabilir. Bunun dışında doktor bebeğin içinde bulunduğu suyun miktarına bakar. Bu da bebekte her şeyin yolunda gittiğini öğrenmeye yardımcı olur.

Bebek doğru yatıyor mu?

Doğum esnasında önemli olan bir başka durum da, bebeğin ana rahminde doğru yatıp yatmadığıdır; çünkü son haftalarda bebek artık dönemeyecek kadar çok büyümüştür. Birçok bebek 28. ve 34. hamilelik haftalarında doğum şeklini alır. Kafa aşağıya doğru, yüz arkaya doğru olur. Bebek eğer popo kısmı ile aşağıya doğru bakıyorsa veya yan duruyorsa, hala dönme ve doğum şeklini alabilme imkanı vardır. Eğer bebek dönemez ve doğum için gerekli olan pozisyonu alamazsa ve yan ya da oblik (çapraz) duruyorsa, doğum sezaryenle gerçekleşir.

Bebeğin büyüklüğü ne kadar?

Doktor doğmamış bebeğin büyüklüğünü ve kilosunu bir kez daha ölçer. Kafa çevresinin eni, karın çevresi ve bacak uzunluğu kilo tahmininin yapılmasını sağlar. Doktor anne adayının da kalça enini ölçerek ve bebekten alınan ölçülerle karşılaştırır.

Anne kendisini rahat hissediyor mu?

Hamileliğin sonlarına doğru birçok anne adayı kendini hareket edemez, yorgun, nefes alamaz hisseder. Uykularını tam olarak alamazlar, çünkü karınları rahatsız eder. Genellikle bel ağrısı çekerler veya sürekli tuvalete gitme ihtiyacı hissederler. Çünkü rahim idrar torbasına baskı yapar. Bütün bunlar çok sinir bozucudur, fakat endişe edilecek bir durum yoktur. Ama çok acil bir şekilde doktora gösterilmesi gereken ve hemen tedavisi başlatılması veya ortadan kaldırılması gereken durumlar da vardır.

Örneğin; vajinal enfeksiyon, herpes (uçuk), mantar veya bakteriyel enfeksiyonlar gibi. Bu kontrolde anne adayının idrarında şeker, protein olup olmadığı da incelenir. Ayrıca hamilede doğum sancısı varlığı yine kardiyotokograf adı verilen cihaz ile araştırılabilir. Anne ve bebek sağlığını tehdit eden diğer bir problem de tansiyon yükselmesidir.

Hala riskli bir durum söz konusu mu?

Hamileliğin üçüncü döneminde annenin ve bebeğin sağlığını etkileyebilecek veya doğumu zorlaştıracak sorunlar ortaya çıkabilir. Hamileliğin son haftalarında doğum konuşulurken sezaryen olasılığı üzerinde de durulur. Eğer bebek çok iri ise normal doğum denmeden sezaryen düşünülebilir. Bebekte gelişim bozukluğu varsa yine sezaryen daha uygun bir alternatif olabilir. Günümüzde ayrıca tedavi ile hamile kalmış 30 yaşındaki anne adaylarına da sezaryen öneren merkezler vardır.

Annenin idrarında protein bulunduysa, ayrıca yüksek tansiyon ve dokuda su bulunuyorsa, anne adayının hamilelik zehirlenmesine yakalanmış olma riski çok yüksektir. Bu durum bebeğin beklenilenden daha erken dünyaya gelmesine neden olabilir. Ayrıca bebek bu gibi bir zehirlenmeden sonra ana rahminde yeterince beslenemez. Aynı zamanda hamilenin kramplaşma gibi bir durumla karşılaşması da mümkündür. Fakat bu durum da hamilelik zehirlenmesine yol açabilir. Hamile kadınların bu gibi belirtilerde mutlaka doktorlarına gitmeleri gerekir.

Doktorunuza sormaktan çekinmeyin

Hamilelik takibinde bütün her şeyin yolunda gitmesi sonucunda bile, anne adaylarının kafalarında bazı sorular belirebilir. Hamilelerin bu soruları son kontrol esnasında doktorlarına yöneltmeleri gerekir.

Bebek beklenilen tarihte dünyaya gelmezse ne yapılmalı? Doktor her ihtimale karşı hamileyi her iki günde bir kontrol eder. Bebek ana rahminde yeterince beslenemiyorsa, doğum doktor tarafından öne alınır.

Hastaneye ne zaman gidilmelidir? Doğum sancılarının düzenli olarak 10 – 15 dakika da gelmesi, su kesesinin açılması, suyun gelmesi ve en ufak bir kanama görülmesi durumunda hastaneye gidilmelidir.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Dertleşmek İstiyorsan Aramıza Katıl ! (Tıkla)

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu