Hamilelik

35 Yaşından Sonra Hamilelikten (Gebelikten) Korunma

Cinsel ilişkiye giren her kadının hamilelikten korunması şart. Ancak hangi doğum kontrol yönteminin kullanılacağı kişilerin yapısına ve tercihine göre değişiyor. Bunun için bir doktora danışmak elbette en doğrusu. Özellikle de yaş 35’in üzerindeyse. Kadınlar genellikle 35 yaşlarında değişim aşamasına girmeye başlar. Çoğu kadın bu yaşlarda evli ve çocuk sahibi ya da tam tersi çocuk yapma hayali içerisindedir. 35 yaşına gelmiş birçok kadın vücudunu 20 yaşlarında olduğundan farklı algılar.

Örneğin, 35 yaşın üstünde olan kadın yoğun bir şekilde siklus dönemleriyle ilgilenir. Ve buna bağlı olarak bütün doğum kontrol yöntemlerini daha iyi anlamak, olumlu ve olumsuz etkilerini tekrar değerlendirmek ister.

Doğum Kontrol Hapı: Doğum Kontrol Hapı Kullanarak Hamilelikten Korunma

Uzun süreli doğum kontrol hapı kullanan kadınlar 30’lu yaşlarda bundan uzaklaşmaya yöneliyor ve her gün hormonal bir madde kullanmanın sağlık açısından zararlı olup olmadığı kaygısına giriyorlar. Gerçekten de, 35’li yaşlardan sonra hormonal ilaçların kullanımını engelleyecek çeşitli sebepler de var. Bunlar:

  • Kadının sigara kullanıyor olması.
  • Kadında belirgin varislerin olması.
  • Kadında hormona bağlı tümör veya migren olması.
  • Kadının fazla kilo, tansiyon.
  • Kalp dolaşım sistemi problemleri yaşaması.
  • Kadının bebek emzirmesi (35 yaş altı da olabilir).

Eğer kadın sağlıklıysa, hap kullanmaya devam edebilir. Ancak bunun için düzenli olarak doktor kontrole girmesi ve kullandığı hapın östrojen ve progesteron oranlarının uygun olup olmadığına dikkat etmesi şart. Ayrıca her doğum kontrol hapının farklı etki alanları mevcut. Bu yüzden kadının hangi hapı daha iyi tolere ettiğini, kendi bünyesinde denemesi uygun .

35 yaşlarındaki bazı kadınların özellikle gestagen ağırlıklı hapları tercih etmelerinin sebebi, bu yaşlarda ortaya çıkan sağlık sorunlarına iyi gelmesinden kaynaklanıyor. Örneğin; ağır adet kanamaları, premenstruel sendromları veya kısa süreli ikinci siklus dönemi sorun olarak karşımıza çıkabiliyor. Böyle durumlarda bazen mini haplar alternatif olabilir. Üstelik bu haplar emzirme dönemlerinde de uygun. Çünkü içeriğinde östrojen maddesi ihtiva etmiyor. Sadece yumurtlamayı engelleyen ve rahim mukozasını örten gestagen maddesi içeriyor. Böylelikle sperm hücreleri rahimden içeri giremiyor. Fakat bu haplar diğer kombine haplar kadar güvenilir değil. Bu nedenle çok düzenli alınması gerekiyor. Bu, özellikle tecrübeli kadınların genç kadınlara göre daha kolay başardığı bir şeydir.

Hamilelikten Korunma

Doğum kontrol yöntemleri arasında sadece progesteron bazında üç aylık iğneler de uygundur. Bu iğneler her 12  haftada bir, doktor tarafından kalça kaslarına enjekte edilir. İğne metodunun yan etkisi düzensiz adetler şeklinde orta-  ya çıkabilir. Bazı kadınlar bu iğnelerden dolayı kilo da alırlar.

Vücudun çoğalmış progesteron saldırısına nasıl tepki vereceği, özellikle gebelik döneminde daha belirgin anlaşılır. Eğer gebelik süresince kadın çok kilo alıyorsa, üç aylık iğnelere karşı da vücut aynı tepkiyi verecektir.

Spiral: Spiral Kullanarak Hamilelikten Korunma

Yıllarca hap kullanmış ve artık bırakmak isteyen, fakat yine de korunmak zorunda olan kişilere spiral uygun bir çözüm olarak tavsiye edilebilir. Spiralin çoğu modelleri ince bir bakır telle sarılmış plastik bir yapıdan oluşur ve rahimde döllenen yumurtanın yerleşmesini engeller. Böyle bir durumda ya döllenme gerçekleşmez ya da döllenmiş yumurta gelişmek için kendine yer bulamaz.

Genellikle genç kadınlara bu metot önerilmez. Çünkü çoğunlukla bu kadınların vajinal bölgeleri enfeksiyon veya iltihapların oluşmasına daha çok müsaittir. Özellikle de sabit bir ilişkileri yoksa ve çeşitli bakteriler kapmaya açıksalar. Bunun sonucunda da yumurtanın döllenemediği, embriyonun yerleşemediği bir ortam oluşabilir ki, buna doğum yapmış kadınlarda daha az rastlanır.

Ayrıca döllenmeye müsait genç bir kadında spiral her 2-3 yılda bir değiştirilmelidir. 35 yaşının üstünde olan kadınlarda ise bu süre çoğunlukla iki kat daha fazla olabilir.

Spiralin yerleştirilmesinde dikkat edilmesi gereken en önemli faktör, spirali düzenli olarak kontrole gidilen doktorun takması ve takılan spiralin çok büyük olmamasıdır. Hatta günümüzde çok değişik spiral modelleri de bulmak mümkün. Örneğin; bakır veya gümüş kaplamalı, esnek veya yumuşak kenarlı gibi. Spiralin en belirgin yan etkisi, adet dönemlerinin daha ağrılı ve güçlü geçmesidir.

Doğal Korunma: Yumurtlama Zamanını Takip Ederek Hamilelikten Korunma

Hap ve spirallerin en büyük artısı, komplike olmayan kullanımları ve güvenirlikleridir. Menopozlu yıllara daha 15 – 20 yıl olmasına rağmen, 35′ li yaşlardan itibaren kadınların dölleme güçleri azalmaya başlar. Bundan dolayı da daha az güvenilir ve organizmayı zorlamayan korunma metotlarına ilgileri artar. Aynı zamanda vücutlarından aldıkları sinyallere daha fazla kulak vermeye başlarlar.

Doğal korunma yöntemi olan semptom – ısı metodunda vücudun ısı değişimine ve gelen akıntıya bakılarak gebe kalma riski olan dönemler belirlenebilir. Bunun için sürekli ısı değişimi ve akıntının durumu kontrol edilir.

Bu metodun olumsuz yönü, emin olunamayan durumların da yaşanabilmesidir. Yumurtlama gerçekleştiğinde ısı yükselir, vajina akıntısı değişir ve sonuç olarak adet dönemine kadar gebe kalınmadığı bilinir. Fakat spermlerin ortalama bir hafta rahim ağzında canlı kalabilmeleri, kadını risk altına sokar. Özellikle 35 yaş sonrasında siklus dönemlerinin kısa yaşanması ve yumurtlamanın erken olması bu riski daha da artırır. Bu nedenle çiftler emin olmadıkları dönemlerde içe boşalmayı engellemeli ya da gebelik riskini ortadan kaldıracak farklı metotlar uygulamalıdır.

Web Sitemizin Yumurtlama Tarihi (Günü-Dönemi) Hesaplama Eklentisini Kullanarak yumurtalama zamanınızı takip edebilirsiniz.

Bariyer Metodu: İhtiyaca Göre Hamilelikten Korunma

Prezervatif, hastalıklara karşı koruma özelliğinden dolayı, daha çok sık sık eş değiştiren bayanlar için uygun bir korunma metodudur. Günümüzde prezervatiflerin çok çeşitleri var. Fakat her erkek prezervatif kullanmadığı için, birçok kadın Diaphragma veya Portiokappe diye adlandırılan bir çeşit rahim ağzı kılıfı kullanmayı tercih eder. Plastik ya da silikondan yapılan bu kılıfları kadınlar ilişkiye girmeden önce rahim ağzına yerleştirirler. Bu metot rahim ağzında bariyer görevi gördüğünden, spermler rahimden içeri giremez. Ancak ilişkiden sonra 8 saat süresince çıkarılmaması gerekir. Portiokappe, Diaphragma’ya göre daha zor takılıp çıkarılır. Fakat çok küçük ve hafif bir yapıya sahiptir. Rahim ağzına vantuz gibi yapışır ve hiçbir geçirgenlik sağlamaz. Ayrıca Portiokappe, Diaphragma’dan farklı olarak birkaç gün çıkarılmadan durabilir. Böylelikle hazırlıksız ilişkiye girme olanağı verir.

Diaphragma ve Portiokappe bir doktor tarafından değerlendirilip uygun boyutlarda verilmelidir. Ayrıca bütün koruyucu kılıflar rahim ağzına yerleştirilmeden önce sperm öldürücü jelle kremlenir. Genellikle bariyer metodunu genç kadınlar tercih etmezler. Çünkü onlar için bu çok zahmetli ve kompke bir metoddur.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Dertleşmek İstiyorsan Aramıza Katıl ! (Tıkla)

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu