Doğum

Lohusalık Enfeksiyonu Nedir? Nelere Dikkat Edilmelidir?

Geçmiş dönemlerde en önemli lohusalık komplikasyonlarından olan doğum sonrası enfeksiyonları, günümüzde modernleşen hastane koşullarıyla birlikte eskiye oranla önemini yitirdi. Ancak küçük bir ihtimalle de olsa bu enfeksiyonu kapma riskiniz vardır. Eğer enfeksiyon riskinin tamamen ortadan kalkmasını istiyorsanız, temiz bir hastane ve profesyonel ekibi seçmenizde yarar var.

Doğum sonrası lohusalık enfeksiyonu, annenin rahmine mikrop bulaşması sonucu ortaya çıkan ve yüksek ateşle seyreden bir hastalık. Geçmiş dönemlerde annenin yaşamını tehdit eden en önemli lohusalık komplikasyonlarından olan bu enfeksiyon, günümüzde mikrobun doğal seyrinin iyice anlaşılması ve antiseptik solüsyonların ortaya çıkmasıyla önemini kaybetti. Ancak Günümüzde azalan enfeksiyon riskinin tamamen ortadan kaldırılması için, doğumun temiz bir hastanede ve tüm hijyen kurallarına dikkat eden profesyonel bir ekip tarafından yaptırılması gerekir.

Yüksek Ateş Ve Ağrılara Dikkat

Doğumdan sonra ilk 48 saatte ortaya çıkan yüksek ateş, enfeksiyonun en tipik belirtisi. Bu belirtiyle birlikte rahim bölgesinde ağrı oluyor ve vajinadan kötü kokulu kanlı bir akıntı geliyor. Enfeksiyonun daha geç belirtileri ise, rahmin tekrar eski haline dönmesinin gecikmesidir. Rahim, karın bölgesinden güçlükle kurtulabildiği için bele ve kasığa ağrı vuruyor. Doğumdan sonra bu belirtiler dikkate alınmalı ve hemen doktora başvurulmalı. Çünkü hastalık ilerlediğinde şiddetlenip annenin sağlığını tehdit edebiliyor.

Her Yüksek Ateş  Lohusalık Enfeksiyonu Belirtisi Mi?

Doğum sonrası yükselen her ateş mutlaka bir doğum sonrası enfeksiyonundan kaynaklanmıyor. Örneğin, idrar yollarında oluşan enfeksiyon da, karın bölgesinde ağrı ve yüksek ateşle seyreden bir hastalık. Ancak idrar tahlilleri ve kültürlerle ayırıcı tanı konulabiliyor. Yüksek ateşle seyreden bir başka hastalık ise normal doğum veya sezaryen sonrası bacak toplardamarlarında ortaya çıkabilecek iltihaplardır. Fakat klinik seyirde, I -2 gün içinde toplardamarın iltihaplandığı bacakta, ciddi ağrı ortaya çıkacağından ayırıcı tanı hemen konulabiliyor.

Cinsel İlişkiyle Bulaşabiliyor Mu?

Doğumdan sonra ilk 40 gün içinde cinsel ilişkiden kesinlikle kaçınılmalı. Çünkü cinsel ilişki sırasında anneye bulaşabilecek mikroplar, ciddi bir doğum sonrası enfeksiyonuna neden olabiliyor. Cinsel ilişkiyle geçen clamidya gibi mikroplar, bağırsakta bulunan mikropların aksine belirti vermeden sessizce ilerleyebiliyor.

Dolayısıyla rahim adalesine kolaylıkla girebiliyor ve yumurtalıklara giden kanalları rahatlıkla tutabiliyorlar. Bu mikroplar ancak çok yoğun miktarda ise veya annenin bağışıklık sistemi çok zayıf ise belirti veriyorlar.

Hangi Faktörler Lohusalık Enfeksiyonuna Neden Oluyor?

Doğum sonrası enfeksiyona yol açan ana faktör; bağırsakta bulunan mikropların cinsel organa bulaşmasıdır. Bu nedenle doğumdan önce annenin kalın bağırsağının ve idrar torbasının mutlaka boşaltılması gerekiyor. Aksi takdirde bu bölgedeki mikroplar doğumda dışkılama şeklinde boşalacağından, mikrop kaynağı olarak risk yaratabiliyor.

Ameliyathanede temizliğe riayet edilmemesi, doğumda kullanılan malzemelerin steril ve doğumu gerçekleştiren uzmanın ellerinin temiz olmaması enfeksiyona neden olabiliyor. Normal doğumda bazen plasentadan bir parça kopup rahim içinde kalabiliyor.

Bu parça daha sonra mikropların yerleşmesi için uygun bir ortam oluşturduğundan, annenin doğum sonrası kanamaları yoğunlaşabiliyor ve enfeksiyon görülme riski artıyor. Bu komplikasyonu önlemek için plasenta çıktıktan sonra rahmin ayrıntılı bir şekilde incelenmesi gerekiyor.

Antibiyotik Tedavisi Uygulanıyor

Alınan tüm önlemlere rağmen enfeksiyon oluşursa antibiyotik tedavisine başvuruluyor. Ancak tedaviye başlamadan önce enfeksiyon sonucu ortaya çıkan kötü kokulu akıntılardan veya sezaryende ortaya çıkan cerahatten kültür alınması gerekiyor.

Bu şekilde hem hangi mikrobun enfeksiyona neden olduğu ortaya çıkıyor, hem de mikrobun hangi antibiyotiğe daha hassas olduğu görülüyor. Eski haline dönmekte zorlanan ve ağrılara neden olan rahmin küçülmesini sağlayıcı, adalesini kasıcı ilaçlar da tedaviye yardımcı oluyor.

Ancak kültür sonucu beklenemeyecek kadar ciddi bir durum söz konusu ise, önce o bölgenin tüm mikroplarına hitap eden penisiline başvuruluyor, daha sonra antibiyotik tedavisine başlanıyor.

Lohusalık Enfeksiyonu Kısırlığa Neden Olabiliyor

Lohusalık enfeksiyonu ilerlediği takdirde rahimde veya yumurtalık kanallarında hasar oluşturabiliyor. Enfeksiyon yumurtalık kanallarını tutmuşsa, bu kanallar tıkanıyor. Rahmin iç yüzeyi, yani endometriumda bir iltihaplanma söz konusu olduğunda ise rahmin iç duvarları birbirine yapışıyor. Bu yapışmalar birkaç küçük noktacık olabileceği gibi, tüm yüzeyi içine alabilecek şekilde şiddetli de olabiliyor. Bu durum sadece kısırlığa değil, adet kanamalarının azalmasına veya tamamen kesilmesine de yol açabiliyor.

Hijyen Kurallarına Mutlaka Uyulmalı

Hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi etmek yerine, enfeksiyonun oluşmasını önlemek her zaman daha geçerli bir prensip. Doğum öncesi annenin dış genital organları ve vajeni antiseptik solisyonlarla sürekli yıkanmalı ve temiz tutulmalı. Doğumu yaptıracak uzmanın elleri temiz olmalı, mümkünse steril eldivenler kullanmalı.

Doğum veya dikiş âletleri mutlaka steril olmalı. Ameliyathanede sterilizasyona çok önem verilmeli. Ayrıca hastane enfeksiyonları da unutulmamalı. Çünkü doğum öncesi ve sonrası gereken tüm kurallara riayet edilse bile. hastane enfeksiyonları anneye bulaşabiliyor. Bu durum göz önüne alınarak anne mümkün olan en kısa zamanda taburcu edilmeli. Bu nedenle günümüzde olası enfeksiyon riskine karşı normal doğum yapan anneler 24 -48 saat içinde, sezaryen olanlar da 72 saatte taburcu ediliyor. Anne  ne kadar kısa sürede taburcu olursa, hastanenin yerleşik mikroplarına muhatap olma riski de o kadar azalmaktadır.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Dertleşmek İstiyorsan Aramıza Katıl ! (Tıkla)

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu