Doğum

Lohusa (Doğum Sonu) Depresyonu Nedir?

Lohusa depresyonu özellikle doğumdan sonra anneyi gerek hormonal dengenin bozulması gerekse bedenen ortaya çıkan değişiklikler nedeniyle annenin psikolojik durumunun bozulması durumudur. Lohusa depresyonu, hamilelikte ve doğum sonrasında görülen psikiyatrik problemlerin en ciddi olanlarıdır. Her ne kadar ‘lohusa’, yani ‘doğum sonu’ tanımı kullanılmakta ise de gebeliğin başlarında, sonlarında ya da doğum sonrasında bu problemler ortaya çıkabilir. Doğum sonrası depresyonun bir tanımı da ‘doğum sonrası çökkünlük’tür.

Postpartum psikoz ve depresyonun kökeni tam olarak bilinmiyor. Ancak organik nedenler olabileceği gibi, gebeliğin ve yarattığı çevresel koşulların da bu duruma yol açabileceği düşünülüyor. Bazı hastalarda kişilik yapısı ya da hamilelik öncesine ait geçirilmiş psikiyatrik problemler bu hastalıklara zemin hazırlayıcı olabiliyor. Ancak bu problemlerin görüldüğü kişilerle, görülmeyen kişiler arasında irsiyet, eğitim durumu, sosyo – ekonomik düzey gibi farklılıklar bulunmuyor.

Gebeliğe Ve Anneliğe Psikolojik Hazırlık

Gebelik dönemi anne adayı için mutluluk ve kıvanç verici bir olay olmakla birlikte birçok kaygı ve endişeyi de beraberinde getiriyor. Gebeliğe psikolojik olarak hazırlıksız olma, evlilikten ve yakın aile çevresinden kaynaklanan sorunlar, annenin kişilik özellikleri, bebeğin istenilen bir bebek olup olmaması. Bütün bunlar anne adayının gebelik sürecini veya doğum sonrası dönemini kolaylaştırıyor ya da zorlaştırıyor.

Hamilelik döneminde belki vücuttaki hormon dengesinin de değişime uğramasıyla birlikte aşırı stresli ve duyarlı olma, anne adayının duygusal yapısını etkiler Anne adayında sıkıntı, baskı hissi. Duygusal yapısında iniş ve çıkışlar, sık ağlamalar, çabuk sinirlenmeler görülebilir. Bu tabloya zamanla bedensel yakınmalar da eklenebilir. Bunlar bir ölçüde oldukları takdirde normal tepkilerdir, ancak ‘postpartum blues” denilen hafif bir hüzünden, hezeyanlı. halüsinasyonlu ağır şekillere kadar değişkenlik gösterebilirler.

Anne Adayındaki Lohusa Depresyonu Belirtileri

Depresyon, ağır ve sürekli bir tablodur. Bu tabloda kötümserlik, ağlamalar, uyku ve iştah düzensizlikleri belirginleşmeye başlıyor. Kendine güven düşüyor, yetersizlik duygulan ağırlaşıyor. Bu durum giderek, kendini suçlama ve intiharla ölüm düşüncelerine rahmi hazırlıyor. Bu noktaya gelinmeden veya en geç bu noktada mutlaka psikiyatrik tedaviye başlanması gerekmektedir.

Eğer mümkün olursa ilaç kullanımı ve diğer yöntemler, hastalık ağırlaşmışsa da bebek ve annenin zarar görmesini önlemek için hastanede tedavi yararlı olur.  Erken yaklaşımlar hem hastalığın ilerlemesini önlüyor hem de hastalığın tetikleyici faktörleri olan ailesel ve çevresel sorunların çözümüne yardımcı oluyor. Tablo ağırlaştıktan sonra tedavi de güçleşiyor. Hasta ve yakınları için telafisi güç zararlara yol açabiliyor. Bu dönemde kadına eşinin ve ailesinin dengeli ve anlayışlı yaklaşımları yararlı oluyor. Ancak hastalık başladıktan sonra profesyonel yardım mutlaka gerekli.

Hastanın kötümserliği kötülük görme hezeyanlarına, kendine güven düşüklüğü, kendini suçlama. kendini yararsız görmeye, giderek de intihar ve ölüm düşüncelerine neden olabilir. En çok görülen hezeyan biçimleri; bebeğinin öldüğünü ya da elinden alındığını zannetme, doğum yaptığını inkar etme. hatta hiç evlenmediğini, bakire olduğunu iddia etme şeklinde görülür. Bazen bu hezeyanları destekleyen işitsel halüsinasyonlar ve bu seslerin söylediklerini iddia ederek davranışlarda bulunmalar görülebilir. Ağır gebelik depresyonlarında ve psikozlarda tabloya hezeyan ve hatta halüsinasyonlar eklenir. Hezeyanlar daha çok kendine ya da bebeğine kötülük yapılacağı şeklindeki derin endişelere dayanır.

Lohusa Depresyonu Tedavisi Mümkün

Hastalığın süresi için kesin bir şey söylemek mümkün değil. Hafif vakalarda hastanın kısa sürede kendiliğinden de iyileşebilir ancak ağırlaşmaların görülmesi de olasıdır. Olta – ağır şiddette bir depresyon bir uzman yardımıyla 2 – 6 ay içinde tedavi edilebilir. Ancak kesin bir süre vermek zordur.

Gebelik psikozları doğum sonrasında da devam edebiliyor. Bu hastalığın iyi tedavi edilmemesi, kalıcı şizofreni benzeri tablolara dönüşümü hızlandırıyor. Gebelik psikozu, dikkatle ve önemle tedavi edilmeyi, hastanın yakın gözetim altında bulundurulmasını gerektiriyor. Hezeyanları doğrultusunda annenin kendine ya da bebeğine zarar verebilmesi olası, bunun için önlemler alınmalı.

Destek Ve Anlayış Gereksinimi

Neden ne olursa olsun, iyi bir gebelik dönemi geçirilmesinin sağlanması, yakın anne baba ilişkileri, destek görme ve moral kazandırılma hastaya mutlaka yararlı oluyor. Her konu gibi tartışmalı olmakla birlikte, gebeliğin ve doğumun psikiyatrik problemleri artırıcı bir özelliği olduğunun genel kabul görmektedir. Bu nedenle bu sürecin öneminin bilinmesinde ve anne adayına yardımcı olunmasında yarar var. Sonuç olarak gebeliği, psikolojik ve sosyal destekler içinde sürdürmek anne adayı için oldukça yararlı.

Lohusa Depresyonunda Bebeğinize Çabuk Alışmak İçin;

  • Uykunuzu yeteri kadar almalısınız. Gün içinde bebeğiniz uyuduğunda siz de yatarak dinlenmeye çalışın. Ancak sabahları erken uyanmaya, sıkı bir kahvaltı etmeye ve üzerinizi değiştirmeye özen gösterin.
  • Üzgün ve bitkin halinizden kurtulmaya çalışın. Eşinizi size destek olması konusunda yönlendirin.
  • Pozitif duygular içinde olmaya çalışın. Kendinizi hangi zamanlarda daha iyi hissettiğinize dikkat edin. Bu zamanlan belirledikten sonra ihtiyacınız doğrultusunda daha sık yaşamaya çalışın.
  • Kendinize kısa süreli bile olsa zaman ayırın. Gün içinde arzu ettiğiniz bir zamanı istediğiniz şekilde geçirin; bir arkadaş ziyareti, alış veriş, açık havada yürüyüş gibi.
  • Işığın sizin için önemli olduğunu unutmayın. Yürüyüşlerinizi gün içinde, henüz hava kararmadan yapın. Ayrıca evinizdeki ışıklandırma da yeterli düzeyde olmalı. Gündüz saatlerinde perdelerinizi sürekli açık tutun. Akşamlan ise loş ortamlar yerine gün ışığı veren lambaları tercih edin.
  • Duygularınızı eşinizle veya kendinize yakın hissettiğiniz biriyle paylaşın. Bu dönemde bebeğinize yeteri kadar ilgi gösterememeniz, onun doğumuna sevinememeniz depresyonda olduğunuz için normaldir.
  • İnsanlarla iletişim kurun, Ancak size zarar verenlerle değil. Size karşı “Bebeğinin doğumuna sevinmelisin! Bu tavırların çok yanlış!…” gibi yaklaşımlarda bulunanlar sizin için doğru kişiler değillerdir.
  • Kendinize destek bulduğunuz küçük bir grup kurun. Bebeğiniz için bir bakıcı, ev işlerinizde size zaman zaman yardım edecek bir arkadaş gibi.
  • İmkânlarınız elveriyorsa en azından kendinizi iyi hissedene kadar bebeğiniz için bir bakıcı bulun. Eşinizle, yakın bir arkadaşınızla veya tek başınıza dışarı çıkın.
  • Kendinizden başarabileceğinizden fazlasını beklemeyin. Bebeğinize alışmak ve onu sevmek için kendinize zaman tanıyın. Hatta eğer hoşunuza gitmiyorsa ev işlerinden de bir süre için uzak durmaya çalışın.
  • Etrafınızda sizin yaşadıklarınızı yaşamış ya da yaşayan anneler varsa onlarla iletişim kurmaya çalışın.
  • Dışarıdan yardım almaktan çekinmeyin. Bunun için güvenilir bir psikiyatri uzmanına başvurmalısınız.

Sağlıcakla Kalın


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Dertleşmek İstiyorsan Aramıza Katıl ! (Tıkla)

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu