Doğum

Hamileliğin Son Haftaları Ve Doğuma Hazırlık

Hamileliğin son 3-4 haftasında anne ve bebek artık doğuma hazırlanmaya başlar. Bebeklerin çoğu saptanan doğum tarihinde dünyaya gelmez. Çoğu beklenen tarihten daha önce, bir kısmı da daha geç doğar. Bu durum anne adaylarını rahatsız etmemelidir, çünkü bebekler doğmadan dört hafta önce tüm gelişimlerini tamamlar ve organlarının çoğu olgunlaşmış olur.

  • Kalp ve kan dolaşımı tamamlanmıştır.
  • Akciğerleri de havayla temas ettiğinde çalışmaya başlayacak şekilde gelişmiştir.
  • Bağırsaklarında sindirim için gerekli olan tüm enzimler mevcuttur. Bebeğin bedenini kaplayan tüyler dökülür, geriye sadece hassas cildini koruyan tabaka kalır. Fakat bu tabaka da yavaş yavaş çıkar. Doktor bunu ultrasonda fark eder. Çünkü amniyos sıvısında küçük küçük kepekler yüzer.
  • Böbrekler daha henüz çalışmaz. Ama çocuk doğar doğmaz çalışmaya başlarlar. Bir tek karaciğer daha geç devreye girer. Bazen çocuk doğduğunda bile tamamen gelişmemiştir. Bu nedenle bazı yeni doğanlar doğduklarında sarılık olur.

Bebeğin bedeni 36’ncı haftada tamamlanmıştır. Son haftalarda çocuk bir kez daha 800 – 1200 gram alır. Çünkü doğum için enerji rezervasyonu yapmakta ve yağ depolamaktadır. Bunun nedeni de doğduğunda 15 derecelik bir ısı farklılığıyla karşılaşacağıdır. Anne karnında ısı 37 derece iken dışarıda ısı ortalama 22 derecedir.

Bebek Doğuma Hazırlanır

Doğmamış bebek anne karnında doğumdan sonraki hayatına hazırlanmaktadır. Tekmeler atar, elleriyle oynar, parmak emer ve nefes alıştırmaları yapar. Her gün 2 – 3 litre amniyos sıvısı içer ve böylece mide, böbrek ve mesanesini yaşama hazırlar. Duyularının hepsi işlevini yapar. Bebek dokunabilir, duyabilir, görebilir, koklayabilir ve tadılabilir. Uzmanlar bebeğin tat alabildiğini amniyos sıvısına tatlı bir sıvı ilave ederek anlayabilir. Amniyos sıvısına tatlandırıcı ilave edildikten sonra bebek daha canlı bir şekilde hareketlenir. Fakat bebeğin hareketleri yer darlığından dolayı gittikçe kısıtlanır. Annesinin rahmi ona dar gelmeye başlar. Doğumdan önceki iki haftada bazı bebekler belirgin olarak daha az hareket eder. Çünkü hareket edebilecek yerleri kalmamıştır. Bebek doğumun yaklaştığını hisseder ve doğum pozisyonuna geçer.

Gebeliğin 37’nci haftasında bebeklerin yüzde 92’sinin başları aşağı doğru döner; yani başları doğum kanalına yakın olur. Dizleri de bedenlerine doğru çekilmiştir.

Bebeğin Ne Kadar Zamanı Var?

Bebek planlandığı günde doğmazsa telaşa gerek yoktur. Çünkü her 3 bebekten ancak biri beklenen zamanda dünyaya gelir.

Ancak gecikme durumunda anne adayı düzenli olarak doktor kontrolüne gitmelidir. Doktor bebeğin kalp atışlarının düzenli olup olmadığına ve ultrasonla plasentanın işlevini yerine getirip getirmediğine bakar. Bu bebeğin kendisini İyi hissetmesi açısından önemlidir. Amnlyos suyundan bebeğin ciğerlerinin tam oluşup oluşmadığı da anlaşılır. Özel bir test 118 çocuğun hangi gün doğacağı tespit edilir.

İkinci veya üçüncü çocuklarını bekleyen kadınlarda bebek dönmek için kendisine daha fazla zaman tanır. Bazen doğuma iki – üç gün kala ya da doğum tarihinde dönen bebekler de vardır. Bu kadar geç dönmeleri rahim kaslarının daha esnek olmasından kaynaklanır. Dolayısıyla çocuk daha fazla hareket özgürlüğüne sahiptir. Her yirmi çocuktan biri ise hiç dönmez.

Annenin De Bedeni Doğuma Hazırlanır

Normal durumda bebeklerin yüzde 60’ı rahimin sol tarafında sırtlarını dönnıüş şekilde olurlar. Bu pozisyon hem anne hem de bebek için çok rahattır. Çünkü sağ taraftan “vena cava” denen damar geçmektedir. Bu damar plazenta ve rahimi besler. Eğer çocuğun ağırlığı ile bastırılırsa yeteri kadar kan gitmediğinden bebek iyi beslenemez. Bazen sağ tarafa yatışta vena cavaya olan baskıdan dolayı annede ani hipertansiyon olabilir. Bu nedenle sağ tarafa yatması tavsiye edilir.

Çoğu gebe kadın gebeliğin son günlerinde farkında olmadan geceleri sol tarafa dönük yatarak doğru hareket eder. Gebeliğin son haftalarında anne adayları rahat uyku pozsiyonuna geçmekte zorlanırlar. Çoğu bebek gece uyanıktır ve annesinin karnına tekme atar. Ayrıca sürekli büyüyen bir karınla da uyumak çok rahat değildir. Uygun bir pozisyon bulabilmek için küçük yastıklarla destek yapılabilir.

Gebeliğin son ayında anne adayları gündüzleri de zorlanır. Taşıdıkları yük gittikçe ağırlaşır. Fakat nefes almaları ve yürümeleri eskiye oranla daha kolaylaşır, çünkü karın aşağı doğru inmiştir. Buna karşılık barsak ve mesanede basınç hissedilir. Son ayda annenin de bedeni kendisini doğuma hazırlamaya başlar.

Annenin Bedenindeki Değişiklikler

Rahim 1000 gram ağırlığına ulaşmıştır ve rahime dakikada 500 – 600 mililitre kan gider. Bebeğin daha kolay aşağı kayabilmesi için rahimin alt kısmı biraz genişler ve öne doğru kabarır. Rahim duvarı incelir. O bölgedeki kas lifleri genişler ve çoğalır. Bunun olumlu etkileri vardır. Plasenta eğer çok aşağıda ya da rahim ağzının önündeyse yer değiştirebilir. Plasenta kas lifleri ile bir miktar yukarıya doğru çekilir.

Gebeliğin başında biraz düşük olan tansiyon normale dönmeye başlar. Bu doğumdan önceki haftalarda hormonal değişimden kaynaklanır. Böylece kaslar, eklemler ve damarlar gevşer. Bazı kadınlar bunu yürüyüşlerinden anlar. Çünkü kan, damarların gevşemesinden dolayı ilk etapta bacaklara iner. Kanın kalbe ulaşabilmesi için de tansiyon yükselir.

Plasenta zamanla görevini yavaşlatır. Plasentanın görevlerinden biri de vitellüs zarı ile birlikte amniyos sıvısı üretmektir. Gebeliğin 35’inci haftasından sonra amniyos sıvısında azalma olur.

Rahim son haftalarda doğuma hazırlanır. Bu nedenle gebe kadınlar bazen rahim ağzının altında çok hafif bir sancı hissedebilir.

Anne ve bebek doğuma hazır olduğunda doğum başlar. Doğumdan bir iki gün önce rahim ağzından hafif kanla karışık bir akıntı gelir. Bu mukus hamilelik boyunca rahim ağzını kapatarak bebeği enfeksiyonlardan korur. Fakat doğumun başlamasına neyin neden olduğu günümüzde bile tam olarak bilinmiyor.

Plasenta ve vitellüs zarında oluşturulan bir maddenin doğumun gerçekleşmesinde büyük bir rol oynadığı düşünülüyor. Bu maddeye zytokin adı verilir. Doğumdan kısa bir süre önce rahim zytokinle dolar. Doğumu birçok hormonun yönlendirdiği bilinmekte. Östojen, progesteron, zytokin, prostagladin ve oxytocin birbiriyle etkileşim halindedir. Bu maddeler bir araya geldiklerinde çocuğun dünyaya gelmesine yardımcı olur.

Gebeliğin Son Haftalarında Oluşan Tipik Problemler

Mesane: Mesanedeki basınç nedeniyle gebe kadınlar normale göre sık aralıklarla tuvalete çıkar.

Bağırsak: Hamilelik ten önce de kabızlık derdinden yakınanlar hamilelik sırasında da büyük olasılıkla kabızlık çekebilir. Çünkü bebeğin ağırlığı bağırsaklara basınç yapar.

Ödem: Bazen anne adayının son haftalarda bir kez daha bacak ve ellerinde ödem oluşabilir.

Mide: Gebeliğin sonuna doğum mideye basınç oluşur ve mide yana itilir. Birçok kadın bu dönemde mide yanmasından şikayetçi olur.

Sırt: Bebeğin artan kilosundan dolayı annenin omurga kemiğine yüklenme olur ve bunun sonucunda anne sırt ağrıları çeker.

Doğru Pozisyon

  • Bebeklerin yüzde beşi doğumdan çok kısa bir süre önce bile daha ters pozisyonda olabiliyor. Doktor veya ebeler bazı yöntemlerle bebeği doğru pozisyona çevirebilir.
  • Doktor elleriyle bebeği çevirmeye çalışır.
  • Anne adayı bacaklarını kamına doğru çeker. Bu pozisyon bebek için rahatsızlık verici olduğundan dönme ihtimali vardır.

Doğum Ve Doğum Sonrası İçin Gerekli Belgeler

Anne adayları doğum İçin gerekli tüm belgeleri önceden hazırlamalıdır. Hastaneye giriş için nüfus kağıdı ve evlilik cüzdanı gereklidir. Doğumdaki tüm masrafların sigorta tarafından karşılanıp karşılanmayacağı önceden öğrenilmelidir. Ayrıca gerekebilecek tüm önemli telefon numaralan da el altında bulundurulmalıdır

(Örneğin, hastanenin, doktorun veya yardımcı olabilecek arkadaşların telefon numaralan). Her şeyin planlı bir şeklide yürümesi anne adayını psikolojik olarak rahatlatır ve stresi azaltır.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Dertleşmek İstiyorsan Aramıza Katıl ! (Tıkla)

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu