Doğum

Doğumdan Sonra Cinsel İsteksizlik Neden Olur? Nasıl Geçer?


Erkek kadınla sevişmek ister, fakat yeni anne olmuş kadın kendini yorgun hisseder. Uzmanlar, “Doğum sonrası sekste dikkat edilmesi gereken en önemli nokta hijyendir” diyor. Bebeğimiz dünyaya geldiğinden beri eşimle aramda cinsel hayat diye bir şey kalmadı!”, “Bu aralar seks yapmak için çok yorgunum”,

“Cinselliği arzulamam için daha birkaç ay geçmesi gerekir…”. Cinsel terapi uygulayan uzmanlar; yeni doğum yapmış genç annelerin, doğum sonrası cinsel arzularının tükenmesini olağan karşılamalarına sıklıkla rastlarlar. Bazı kadınlar, ‘eşleri bu uzun seks aralarına dayanırlar mı veya başka kadınlara ilgi duyarlar mı’ diye kaygıya kapılırlar. Bir uzman bu konuda şöyle diyor; “Merak ediyorum; acaba bu kadınlar kendilerine seks yapmaksızın bu kadar uzun süre nasıl yaşadıklarını hiç soruyorlar mı?”

Doğum sonrasında birçok kadının cinselliğe karşı soğukluk hissetmesinin en önemli sebeplerinden biri, kendilerini doğumdan sonra cinsellik içermeyen bir yaşama motive etmeleridir. Kadının annesi, yakın arkadaşları veya doktoru doğumdan sonra cinsel ilişkiye ara vermesini önerirler ve böylelikle de büyük evlilik sorunlarına yol açmış olurlar. Bu tip kişilerin genellikle yorumları şöyle olur; “Bebek sizi o kadar çok oyalayacak ki, cinselliğe ayıracak vaktiniz bile kalmayacak!” Kadının karnı estetik açıdan hala doğumun izlerini taşır, dolayısıyla bedensel temasın düşüncesi bile kadına rahatsız edici gelir.

Yeni doğum yapmış anneler, sarkan bir göbekle ve süt damlayan göğüslerle kendilerinin çekici olmadıklarını düşünürler. Uzmanlar bu konuda şöyle diyor; “Böyle düşünceler belki geçici bir süre için doğru olabilir. Fakat bütün bu düşünceler beyine kesin olarak yerleştirilirse, negatif bir beyin yıkama etkisi yapar”.

Doğumdan sonra cinsel ilişki eşlere iyi gelir

Doğumdan Sonra Cinsel İsteksizlik Neden Olur? Nasıl Geçer?
Doğumdan Sonra Cinsel İsteksizlik Neden Olur? Nasıl Geçer?

Tipik ön yargılardan biri de, birçok kadının cinselliği sadece eşi için yasadığıdır. Çünkü, erkeklerin cinselliğe daha fazla ihtiyaçları olduğu düşüncesi hakimdir. Oysa bu çok büyük bir yanılgıdır. Cinsellik, kadınlar için de en az erkekler kadar sağlıklı ve gereklidir. Araştırmalar, düzenli seks yaşantısının, ruh ve beden sağlığı açısından bütün çiftlerde olumlu etki yaptığını göstermektedir. Böyle bir durum neden gebelik sonrasında da geçerli olmasın?

Hiç kimse, çiftler arasında haftalarca veya belki de aylarca cinsellik yaşamamanın doğal, normal veya faydalı olduğunu iddia edemez. Tam tersi, çiftler arasındaki erotik arzular ne kadar çabuk filizlenirse, kişiler ve hatta bütün aile bu durumdan o kadar olumlu etkilenir. Bundan dolayı genç anneler bu konuda özeleştiri yapmaktan kaçınmamalılar. Örneğin; “Kendimi aşk için çok yorgun hissediyorum… Peki bu ne anlama geliyor?” gibi. Sevişme, özellikle kadınlarda yorucu etki yapmaz. Tam tersine, kadınlar için sevişme çoğunlukla rahatlatıcı, uyarıcı ve enerji vericidir. Tıpkı çok yorgun zamanlarda ruh ve bedeni canlandırmak için alınan afrodizyak gibi.

Bunların dışında düşünülmesi gereken bir diğer nokta da, eşle yaşanmak istenilen cinselliğin zamanıdır. Genellikle eşler seks yapmak için uyku saatlerini tercih ederler. Oysa bu süre tam da bebeğin uyanabileceği bir zamandır. Gündüzleri veya bebeğin emzirilip, altının temizlendiği ve uykuya yatırıldığı zamanlarda erotik anların yaşanması; heyecanın bölünüp bozulmaması açısından daha önemlidir.

Özellikle genç annelere, içine belki de bilinçsizce girdikleri seksüel pasiflikten kurtulmaları ve ne şekilde olursa olsun, eşlerini seksüel anlamda cezbetmeleri öneriliyor. Böylelikle kadın, aslında düşündüğü ve eşine de kabul ettirdiği gibi isteksiz olmadığını, içinde bireysel ve seksüel arzular taşıyan bir kadın olduğunu görebilir.

Doğumdan sonra cinsel isteksizlik nasıl giderilir?

Tabii ki bütün bunları yaşamak için, kadının içinde gerçek arzular hissetmesi gerekir. Cinsel arzuların, özellikle stresli dönemlerde her gün aynı şekilde yoğun olması beklenemez. Fakat sadece bebek dünyaya geldi diye haftalarca veya aylarca cinsel ilişki yaşamamak da çok anlamsızdır. Doğum, cinsel arzuları yok etmez; aksine, bazı durumlarda cinsel arzuları artırıcı bir etki yapabilir. Hatta bazı kadınlar bütün acılara rağmen bir çocuk doğurmanın çok kadar erotik olduğunu düşünürler. Ve araştırmaların ortaya çıkardığına göre, bebeklerini emzirirken cinsel duygular hissedebilen kadınlar da vardır.

Uzmanlara göre; “Aslında genç annelerde cinsel arzular tükenmez, çoğunlukla bilinçsizce bastırılır. Bastırılır; çünkü iyi anne ile eşiyle cinsellik yaşayan eş rolleri bazen birbiriyle bağdaştırılamaz. Ayrıca sadece kadınlar değil, genç babalar da bu süreç içerisinde çelişkiye düşerler”. Kadınlar kafalarında şu noktayı netleştirmeliler: Belki doğumdan dolayı kısa bir süre için seksüel arzuları yok olmuş olabilir, fakat tamamen kaybolamaz. Bu düşünceyi kafalarında belirledikten sonra, erotizmle bağlantılarını daha kolay kurabilirler. Mutlaka yapılması önerilen loğusa jimnastiğiyle, leğen kemiği ve vajina için yapılan bütün alıştırmalar (ritmik olarak vajina kaslarının kasılması ve gevşetilmesi gibi) cinsel arzuları canlandırabilir.

Birçok kadın vajina kaslarının kasılmasıyla ne kadar cinsel haz alındığının bilincinde değildir. Kendi kendini okşamak ve tatmin etmek de cinsel arzuları tekrar canlandırmak için etkili olabilir. Ayrıca kadınların eski günlerdeki gibi cinsellikten zevk almak için çaba harcamaları gerekir. Belki de birkaç duyarlı dokunuş “Bugün olmaz” duygusunu ortadan kaldırmaya yetebilir. Doğumdan iki – dört hafta sonra doğum akıntısı tamamen sona erer ve bu sorun ortadan kalkmış olur. 6 – 8 hafta sonra da rahim aşağı yukarı eski halini alır. Ayrıca, perine dikişi de yapılmış olsa bu süre içinde düzelmesi beklenir.

Seks acı vermez… doğumdan sonra da!

Doğumdan sonra seks yapmak için yine de 6 hafta beklemeli mi? Eğer seks yapmak olarak sadece penisin vajinaya girmesi düşünülmüyorsa; hayır. Başlangıç için, tamamen cinsel ilişkiye girmeden, sadece erotik dokunmalara ve böylece arzuların canlandırılmasına izin verilir. Çoğunlukla doğumdan 3 – 6 hafta kadar sonra acı duymadan cinsel ilişkiye girilebilir. Ancak perine dikişi olmasa bile, ilk haftalarda kadının loğusalığının sürdüğü unutulmamalı ve özellikle hijyene çok dikkat edilmelidir.

Bu dönemlerde özellikle penisin vajinanın çok derinlerine girmediği pozisyonlar önerilir. Mesela, yan pozisyon veya kadının bacaklarını düz uzatarak erkeğin üzerine yattığı pozisyon gibi. Özellikle perine dikişi daha hassas olan kadınlarda, parmakla veya dille yapılan dokunuşlar normal pozisyonlardan daha etkilidir; çünkü bu yolla uyarının derecesi daha rahat kontrol altında tutulur. Özellikle bu dönemlerde kadınlara seksüel ereksiyon ve orgazm daha iyi gelir. Seks esnasında hızlanan kan dolaşımı ve orgazm kasılmaları, doğumdan etkilenen leğen dokularını çalıştırır ve daha çabuk gerginleşmelerini sağlar.

Doğumdan sonra vajinanın genişlemesi cinsel isteksizliğe neden olur mu?

Doğumdan sonra vajinanın penis için çok genişlediği doğru mu? Daha önceden var olan bağ dokusu zayıflığında, ikiden fazla doğum yapan kadınlarda veya travmalı doğum yapanlarda vajina gerçekten cinsel zevke engel olacak kadar genişlemiş olabilir. Zevk almama sadece erkekler için değil, kadınlar için de geçerlidir. Kadın ve erkekte en güçlü arzular, penisin kadının klitorisine ve vajina duvarına sürtünmesiyle oluşur. Vajina ne kadar dar ve erkek ereksiyonu ne kadar güçlüyse, zevk alma duygusu da o kadar fazla olur. Normalde seksüel anlamda tahrik olmanın artmasıyla birlikte vajinanın ön kısmı daha daralır ve bu yolla eşlerin aldığı zevk de artar. Eğer vajina kasları zayıflarsa, zevk alma da azalacaktır.

Bunu engellemek mümkün mü? Bunu engellemenin en iyi yolu, daha gebeyken leğen kemiği jimnastiğine başlamaktır. Fakat kadınlar, özel olarak vajina kaslarını güçlendirme çalışmalarını hayatları boyunca yapmalılar. Bunun için doğum yapmış olmaları gerekmez.

Vajina çok fazla genişlemişse, ne yapmalı? Böyle bir durumda da düzenli jimnastik yapmak çok işe yarar. Her gün vajina kasları (kalça kaslarıyla karıştırılmamalı!) bilinçli olarak kasılıp, 5’e kadar sayılmalı ve gevşetilmeli. Bu alıştırma 30 defa tekrarlanmalı. Komplikasyona göre vajinanın arka ve/veya ön kısmının ameliyat edilmesi, ancak rahim alçalması gibi ender durumlarda gerekli olur. Ayrıca bu tip rahatsızlıklar fizik tedavi yoluyla da giderilmektedir.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Dertleşmek İstiyorsan Aramıza Katıl ! (Tıkla)

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu