Doğum

Doğum Sancısını Hafifletmenin Yolları

Doğum yapmak, dünyanın en güzel ve en doğal olaylarından biri. Ancak bazı anne adayları doğumdan aşırı derecede korkuyor, bunu da şiddetli doğum sancılarına bağlıyorlar. Aslında bu korku çok yersiz değil. Çünkü doğum sancıları yaşanan en dayanılmaz ağrılar arasında yer alıyor. Ancak günümüzde tıp dünyası, yaşanan diğer gelişmelere paralel olarak bu konuda da çözümler bulmuş durumda.

Normal şartlar altında doğumun üç evrede gerçekleştiğini biliniyor. Buna göre; birinci evrede rahim kasılarak açılıyor. Burada rahim ağzı kapalıyken, 10 cm’ye kadar genişleyebiliyor. İkinci evrede bebek bütünüyle dışarıya çıkıyor. Üçüncü evrede ise plasenta rahimden dışarıya atılıyor. Bütün bu evrelerin yaşanabilmesi, yani bebeğin doğal yollarla dünyaya gelebilmesi için, uterusun kasılmasının büyük önem taşıdığını vurguluyor.

Uterus yapı olarak kaslardan oluşuyor. Buna karşılık rahim ağzındaki yapı, fibroz dokudan meydana geliyor. Burada uterus kasının bir özelliği, doğum yaklaştığında tekrar tekrar kasılıp gevşiyor olması. Ancak gevşeme anında bu kaslar tekrar eski halini almıyor, bir miktar kısa kalıyor. Bu işlem, bebek tamamen doğana kadar devam ediyor. Bu kasılmaların, fizyolojik olarak beyinde salgılanan bazı hormonlar tarafından oluşturulduğunu vurguluyor.

Doğum sırasında uterus kaslarının kasılmaları sonucu, anneden bebeğe geçen akım azalıyor. Yani, bebeğe ulaşan oksijen miktarında bir azalma meydana geliyor. Bebeğin bundan zarar görmemesi için, vücut doğal bir şekilde bu kasılmaları ortalama 3 dakika aralarla, en fazla 45’er saniye sürdürüyor. Tabii bu kasılmalar kişiye göre değişen sürelerde tekrarlanabiliyor. Kadınların doğum yaklaştıkça artarak hissettikleri ağrılar da bu kasılmaların belli bir gücü aşması sonucu oluşuyor.

Doğum ağrısı; psikososyal, fizyolojik ve çevresel faktörlerden etkilenen, kişiden kişiye değişiklikler gösteren ve kadının belki de ömür boyunca duyabileceği en şiddetli ağrılar arasında yer alıyor. Özellikle epidural analjezi başta olmak üzere, diğer bütün modem analjezi teknikleriyle bu ağrı kontrol altına alınabiliyor. Anne adayları, konfor ve güvenlik içinde doğum yapabiliyor. Uygun koşullarda ve bilgili ellerde yapılan doğumun, anne ve bebek sağlığı üzerinde olumsuz etkileri bulunmuyor.

Doğumda iyi bir anestezistin bulunması, annenin konforunun yanı sıra, anne ve bebeğin emniyetini de artırıyor. Anne adayları ve çocuk sahibi olmak isteyenler, önce bu konularda bilgilendirilmeli ve takipleri sırasında anestezistleri ile görüşüp, kendilerine uygun yöntem ve davranışlar konuşunda yönlendirilmeliler. Bu konu doğum sancılarını giderme açısından büyük önem taşıyor.

Doğunu Sancısını Giderme Önerileri Neler?

Ağrısız doğum için, öncelikle anneyi uygun nefes alma konusunda eğitmek gerekiyor. Yani, yaygın olarak düşünüldüğü gibi kısa ve sık değil, daha seyrek ve derin nefeslerin alınması şart koşuluyor. Uzmanlar ülkemizde doğum sancılarını gidermek için genellikle epidural analjezi uygulanıyor” diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor.

Ancak her şart, zaman veya koşul buna uygun olmayabiliyor. Bu durumda sistemik etki eden ve damardan verilen enjeksiyonlar da yapılabiliyor.” diyor. Bunun dışında solunum yoluyla da analjezi uygulanabiliyor. Bu çeşit analjezi yöntemlerinin dışında, daha az popüler olan, fakat yine de uygulanabilen tens, yani elektrik uyaranları kullanılabiliyor. Son olarak akupunktur veya hipnoz da, ağrısız bir doğum için uygulanan yöntemler arasında yer alıyor. Ağrısız bir doğum gerçekleştirmek için uygulanan yöntemler veya kullanılan maddeler şöyle sıralanabiliyor. 

 Solunum Yoluyla Anestezi

Solunum yoluyla uygulanan ağrı gidericiler arasında, güldürücü gaz denilen azot protoksit ve oksijen kullanılabiliyor. Bu maddeler belli oranlarda karıştırılarak, anestezi uzmanı tarafından nefes yoluyla hastaya verilebiliyor. Bunun pratik olan yönü, hastanın uyanık olup ağrı hissetmemesi. Genellikle burada hastaya uygulanan analjezi, onun tolere edilebileceği seviyelerde oluyor.

Damardan Veya Kalçadan Uygulanan Anesteziler

Bu yöntemde, narkotik analjezikler damar veya kas yoluyla hastaya verilebiliyor. Tabii bunlar da belli dozajlarda ve zaman aralıklarında verilmesi gereken maddeler arasında yer alıyor. Böyle bir uygulamada hasta sistemik olarak uyuşuyor.

Spinal  Anestezi

Bu yöntem uzmanlar arasında pek tercih edilmiyor. Çünkü burada “motor blok” denilen hareketler engelleniyor. Böyle bir durum söz konusu olduğunda da normal doğumdan uzaklaşılmış olunuyor.

Kombine Spinal – Epidural Anestezi

Epidural ve spinal analjezinin birlikte uygulandığı yöntemi oluşturuyor. Epidural analjezi için yeterli zaman  olmadığında tercih edilebiliyor.

 Perine Ve Vajen Bölgelerinin Uyuşturulması

Sadece perine bölgesine lokal anestezi uygulanmasının bir sakıncası olmuyor. Uzmanlar, epidural analjeziyi bu yöntemle kombine uygulayabiliyor. Ayrıca bu yöntemde daha derin bölgelerin, yani rahim ağzının uyuşturulması da mümkün olabiliyor. Ancak bu uygulama günümüzde pek yaygın kullanılmıyor. Çünkü burada iç bölgelere verilen lokal anestezikler, bebekte yüksek lokal anestezik seviyesine yol açabiliyor.

Spazmamolitikler (Epidozin ampul)

Kasların gevşemesini sağlayan bu madde, iğne veya fitil şeklinde uygulanabiliyor. Kadının, sancılarıyla tek başına mücadele edemediği durumlarda bu yönteme başvurulabiliyor. Ağrıları belli bir ölçüde ve sürede bastırabiliyor.

 Opioidler

Opioidler narkotik analjezik, yani morfin benzeri ilaçlar arasında yer alıyor. Bunlar epidural yön- temde, lokal anesteziklerle kombine edilerek kullanılabiliyor. Damara veya kasa belli dozajlarda ve sürelerde enjekte ediliyor. Bu madde, rahim ağzının kolay açılmasını ve doğumun rahat geçmesini sağlayabiliyor.

Epidural Anestezi

Bu yöntemde kadın, doğum anında uyanık oluyor. Eğer analjezi uygun dozlarda yapılıyorsa, uterusun kasılmaları ve doğum kanalının hareketleri engellenmiyor ve doğum rahatlıkla gerçekleşebiliyor. Eğer epidural analjezi uzman kişiler tarafından uygulanıyorsa, komplikasyonları tamamen düşük oluyor. Epidural analjezinin, bel bölgesinde omuriliğe yakın bir alana yapıldığını belirliyor.

Ayrıca bu yöntemde lokal anesteziğin, narkotik analjezikler ya da diğer ilaçlarla teker teker ya da kombine şekilde uygulanabildiğini ifade ediyor. Uzmanlar “Lokal anesteziklerle narkotik analjezikleri uygun konsantrasyonlarla birleştiriyoruz” diye açıklıyor. Bunlar daha az dozlarda birleştirilerek, daha çok etki yapıyorlar. Böylece bu yöntemin yan etkilerinden de uzaklaşılıyor. Epidural analjezinin, doğumdan sonraki ağrıları da hafifletme açısından devam ettirilebilme avantajı bulunuyor.

Epidural analjezide meydana gelebilen yan etkiler geçici oluyor. Bunlar, idrar yapmada güçlük, bulantı, kusma, sistemik kaşıntı şeklinde yaşanabili yor. Eğer analjezi uygun bir şekilde yapılmadıysa, baş ağrısına da yol açabiliyor.

 Epidural analjezi, özellikle anne hayatının riskte olduğu durumlarda tercih ediliyor. Örneğin;   ya da erken doğumlarda, yüksek tansiyonlu veya kalp hastası hamilelerde, hamilelik zehirlenmelerinde bu yöntem özellikle tercih edilebiliyor. Üzerinde durulması gereken bir başka önemli nokta da, bu yöntemin uygulanmasından önce, anne adayının iyi bir sağlık kontrolünden geçip, sağlık durumunun tam olarak tanımlanması. Çünkü bazı hastalarda epidural analjezi sorun yaratabiliyor.

Epidural analjezi, hastaya aralıklı tek yükleme dozajlarla ya da mekanik bir pompa aracılığıyla, sürekli analjezi sağlayacak düzeyde aralıksız verilebiliyor. Uzmanlar epidural analjezide kullanılan analjezik maddelerin bir kısmının, annenin sistemik dolaşımına geçebildiğini belirtiyor ve şöyle diyor: “Burada kullanılan dozajlar, annenin de bebeğin de zarar görmesini engelleyecek düzeyde oluyor.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Ay Ay Bebek Gelişim Evreleri

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu