Çocuk

Övgüler, Çocuklar İçin Motivasyon ve Özgüven Kaynağıdır

Gerçekten de harika, çok güzel yaptın gibi övgüler hepimizin hoşuna gider. Özellikle de çocuklarımızı çok memnun eder. Çocuklar bu tip övgülerle özgüvenlerini kazanırlar. Kendilerine olan inançları ve saygıları oluşur. Onlara övgülerle, kendilerini ne kadar sevdiğimizi gösteririz. Bebeklere bile övgüler yağdırılır. Bebeğimiz yeni bir şey öğrendiğin de ona ne kadar sevindiğimizi övgü dolu sözlerle belli ederiz. Bu şekilde onların yetenek kazanmaları ve zekalarının gelişmesi sağlanır. Övgü insanı motive eder.

Küçükler, büyüklerin hoşuna giden şeyler yapmaktan çok zevk alırlar. Yaptıkları karşısında, büyüklerin onlara hayranlıkla yaklaşmaları, onları mutlu eder. Bir yaşındaki çocukları ilk yürüme denemelerinde izlerseniz, mutlu bir yüz ifadesiyle ilk adımlarını atmaya çalıştıklarını gözlersiniz. Ve bebek başarının verdiği sevinçle anne veya babasının kollarına atılır. Anne veya babada övgülerle bu yaptığı denemeden ne kadar gurur duyduklarını belli ederler.

Eğitimde Övgü Azarlamaktan Daha Etkilidir

Çocuk eğitiminde övgünün, bağırıp, azarlamaktan çok daha etkili olduğu bir gerçektir. Fakat her şeyde olduğu gibi aşırıya kaçmamaya dikkat edilmelidir. Bazen anne – babalar övgülerini abartmaya başlarlar. Çocuklarının her yaptığı hareketi övgüler ve alkışlarla karşılarlar. En ufak şeye bile övgüler yağdırırlar. Örneğin Ceylin’in anne ve babasının yaptığı gibi. Dört yaşındaki Ceylin’in yaptığı en ufak Bir şey anne ve babası tarafından hemen övgülerle karşılanır.

Ceylin kahvaltıda yumurtasını tek başına soyduğunda bile “süper, muhteşem…” diye alkışlanır. Ceylin’in anne – babasının böyle davranmasının elbette ki kötü amaçlı değil. Fakat Ceylin, anne – babasının olayları bu denli abartmalarını bir türlü anlayamaz. Çünkü kendisini yaşıtlarıyla kıyasladığında yaptıklarının hiç de farklı olmadığını fark eder. Yaşıtlarının da kendi yumurtalarını kendilerinin soyduklarını görürü ve anne – babasının abartılı davranışlarına bir anlam veremez. Bir başka açıdan yanlış ise çocuğu hiçbir şekilde övmemektir. Böyle bir durumda çocuk bunun nedenini bir türlü anlayamaz. Aşırı övmekte, hiç övmemek gibi yanlıştır.

Övülmeyen çocuk kendini değersiz hisseder ve büyük olasılıkla anne – babasının dikkatini çekmek için bir takım hareketler yapmaya başlar. Sürekli olarak övülen çocuklarsa, ana okuluna gitmeye başladıklarında bir ikilemle karşılaşabilirler. Çünkü ana okulunda diğer çocuklara nasıl davranılıyorsa, ona da o şekilde davranılacaktır. Bu nedenle çocuk çok şaşırır ve güvensizleşir. Çünkü bu çocuk hiç bir zaman eleştirilmediği için ( ne yaparsa yapsın) eleştiriler karşısında ne yapması gerektiği bilemez. Bu tip çocuklar kendi becerilerine değil de başkalarının onlara söyledikleri övgülere güvenirler.

Çocuk Abartılı Bir Şekilde Övülürse Sıkılır

Amerikalı bir psikoloğa göre, aşırı övülen çocuklar da bu övgüler mutsuzluğa, pesimistliğe ve pasifliğe yol açar. Ona göre, çocukta pozitif yönde özgüven ve mutluluk ancak çocuk kendi başarısıyla ve azmiyle Bir şey elde ettiğinde oluşur. İsteksizlik ve can sıkıntısı ancak çocuk kendi kendine elde ettiği başarı sayesinde yok olur. Yani anne-baba övgü dolu sözleri daha dikkatli kullanmalı ve dozunu çocuğun bulunduğu gelişim çağına göre ayarlamalıdır.

Bebeklik dönemindeki çocuğa dolu, dolu, içten geldiğince övgü yapılabilir. Fakat iki yaşına gelmiş olan çocuklar kendi kendilerine karar vermek isterler. Yani bir şeyle oynuyorlarsa, bunu yapmalarının tek nedeni vardır o da oyun oynamak istedikleri için oynamalarıdır. Amaçları anne ve babalarına şirin gözükmek veya onların gözüne girmek değildir.

Çocuk bir şeyle uğraşırken abartılı bir şekilde övülürse, çocuğun dikkati dağılabilir. Örneğin iki yaşındaki bir çocuk oyun bloklarını büyük bir ilgi ve titizlikle üst üste dizerken övülmeye başlanırsa, çocuğun ilgisi dağılabilir ve oynamaktan vazgeçebilir. Eğer çocuk yaptığı işten zevk alıyorsa ve severek yapıyorsa fazla övgüye ihtiyaç duymaz.

Ödüllendirilirken Aşırıya Kaçmamaya Dikkat Edilmelidir

Beş – altı yaşındaki çocuklar, örneğin bisiklet kullanmayı öğrenmek istediklerinden bisiklete binerler. Tabii ki çocuk bisiklete binmesini öğrendiğinde de övülebilir. Ama daha fazlasına gerek yoktur. Aşırı övmekte olduğu gibi aşırı derecede ödüllendirmekten de kaçınmak gerekir.

Çünkü çocuğun her yaptığı hareketi ödüllendirilirse, ödülün hiç bir değeri kalmaz ve amacının dışına çıkmış olur. Bu paradoksmuş gibi gelebilir, fakat araştırmalar, çocuklar sürekli ödüllendirildiklerin de zevk aldıkları şeylerden zevk almamaya başladıklarını göstermiştir. Yapılan araştırmada ana okuluna gidin iki grup çocuk ele alınmış. Bir grup yaptıkları resimler için sürekli ödüllendirilmiş. Diğer grup ise ödüllendirilmemiş. Sürekli ödüllendirilmiş olan gruptaki çocuklar bir süre sonra resim yapmaktan vazgeçmişler. Diğer çocuklar bir şeyi isteksiz bir şekilde yapıyorsa, onu teşvik etmek için ödüllendirilebilir.

Anne Baba Tarafından Övgü Alan Çocuk Mutludur

Çocuklar övdüğünde onların gözlerindeki mutluluk dolu ifadeyi görmek her anne – babanın hoşuna gider. Bundan tamamen vaz geçilmemelidir. Anne ve babalar mümkün olduğu kadar yerinde övgülü sözler söylerse, çocukta yaptığı işten zevk alır.

Kendi çocukluk yıllarımıza döndüğümüz de fark edeceğimiz gibi büyük uğraşlar sonucu bir şeyi başardığımızda, örneğin parmak emiyorsak, parmak emmekten kendi kendimize vazgeçtiğimizde büyükler tarafında başarımızın ödüllendirilmesi bizi mutlu ediyordu. Övgü ve ödüllendirmeyi doğru ve uygun zamanda kullanmak için içimizdeki sese kulak vermeliyiz. Övgüleri ve ödülleri sadece gerçek anlamda etkilendiğimizde kullanmak en doğrusudur.

Gerçekten Beğenilen Şeyler Övülmelidir

Çocuğunuzun yaptığı resim gerçekten güzelse, ona bunu belirtmelisiniz. Bu resmi nasıl böyle güzel yapabildiğini sormalısınız. Çocuğunuz da o zaman size resmi yaparken hangi kalemleri ve renkleri nasıl kullandığını sevinçle anlatacaktır. Öylece övgünüz doğru zamanda yapılmış bir övgü olacaktır bunun doğru zamanda yapılmış övgü olduğunu şöyle anlayabiliriz.

Çünkü dürüst davranmışsınızdır ( çocuklar dürüst olmakla dürüst olmamak arasındaki farkı hissedebilir). Çünkü çocuğunuzun yaptığı resimle gerçekten ilgilenmişsinizdir (bu sorduğunuz sorulardan anlaşılıyor).

Çünkü çocuğunuz, sizin onunla gurur duyduğunuzu hissediyor. Övgüyü dürüst bir şekilde yapmak çok önemlidir. Bu sadece küçük çocuklar için geçerli değildir. Okul çocukları ve gençler aynı zamanda her tür ilişki için de oldukça önemlidir. Ailemizde demokratik bir ilişki istiyorsak, çocuklarımıza karşı dürüst ve açık olmalıyız. Onları ödüllerle veya övgülerle kandırmaya çalışmamalıyız. Çünkü çocuklar bu ödüllerin ve övgülerin asıl amacının ne olduğunu anlarlar.

Örneğin on iki yaşındaki Berna’nın annesi, onu dişçiye götürebilmek için çok istediği küpeleri almaya söz verdiğinde Berna hemen annesinin ne yapmaya çalıştığını anlar ve “bana şantaj mı yapıyorsun” diye karşılık verir. Bu konuşmadan iki gün sonra Berna büyük bir cesaretle diş doktoruna gider ve çok istediği küpeleri alır. Fakat bunu yapmasının nedeni annesinin ona ödül vermek istemesi değildir.

Berna kendi kararıyla diş doktoruna gitmiştir. Bu örnekte de görüldüğü gibi çocuk kendi kararıyla hareket ederse daha bilinçli olur ve kendisine duyduğu güven artar. Bu nedenle anne ve babalar ruh sağlığı yerinde, kendi kararlarını kendisi veren, ayaklarının üstünde durabilen çocuklar istiyorlarsa, çocuklarını överken veya ödüllendirirken aşırıya kaçmamaya özen göstermelidirler. Dozajında yapılan övgüler ve verilen ödüller asıl amacına ulaşırlar. Anne ve babalar, bugünün çocuklarının yarının büyükleri olduğunu unutmamalılar.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Ay Ay Bebek Gelişim Evreleri

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu