Çocuk

Okul Çağındaki Çocuğun Beslenmesi Nasıl Olmalıdır?

Eğitim dönemi başladı. 4 yıl, 8 yıl, 4+3 yıl derken ne yapacaklarını şaşıran veliler sonunda çocuklarını bir yerlere yerleştirip rahat bir nefes aldılar. Ama iş bu kadarla bitmiyor. Çünkü beslenme açısından yetersiz bir eğitim kurumu, çocuğunuzun gelişimine önemli sekteler vurabilir.

Kuşkusuz en ideali bütün özel ve devlet kurumlarında bir beslenme uzmanının bulunması, bundan 10 yıl öncesinde olduğu gibi okullarda sağlıklı beslenme derslerinin verilmesi olurdu. O dönemde bu ders yanlış uygulamalar nedeniyle istenen sonuçları vermedi. Tabii bunda dersleri, uzman olmayan kişilerin vermesinin rolü büyüktü.

Yeterli ve dengeli beslenme çocukta anne karnında başlar. Sağlıklı bir yaşamın temelinde dengeli ve sağlıklı beslenmenin yattığı inkar edilemez. Yapılan araştırmalar da bunu doğrular sonuçlar veriyor: 0-3, 3-6 yaş dönemindeki sağlıklı beslenmenin zeka düzeyini ciddi düzeyde etkilediği ortaya çıktı. Yeterli beslenmeyen çocukların yüzde 80’inde zeka geriliği görüldüğü bilim adamlarınca da söylenmektedir. Burada sorun ve tartışılan şey, okul öncesi ve okul dönemi çocuklarda yeterli ve dengeli beslenmenin önemli olup olmadığı değil, bunun ne ölçüde uygulandığı.

Sağlıklı beslenme konusunun çok iyi ve doğru algılandığına, eğitim kurumlarında ve toplu beslenme yapılan yerlerde gerektiği gibi uygulanmıyor. Türkiye’deki her alanda olduğu gibi bu alanda da uygulanmayan bir takım düzenleyici yasalar var. Bu göz önüne alındığında konu hakkında atılacak adımlardan en önemlisinin, adet yerini bulsun misali, yetkili kurumların veya iktidar politikalarının sağlık ve eğitim konularına eğilmesi olduğunu söyleyebiliriz.

Çocuk okulda ne yemeli?

Uzmanlar, gelişme çağındaki bir çocuğun hücre yapıtaşında her gıdadan gelen besinlerin çok dengeli kullanılması gerektiğini söylüyor: “Çocuğun kahvaltısı margarinli ekmek ve çaydan ibaretse, oturup bir kez daha düşünmek lazım. Nerede bu çocuğun proteini? Nerede bu çocuğun kalsiyumdan gelen besin öğeleri? Çok yetersiz bir kahvaltıyla çocuğu okula gönderirseniz, algılama yeteneği azalacak ve bozulacaktır. Dikkati daha çabuk dağılacaktır.” Demek ki çocuklarda en önemli öğünlerin başında kahvaltı geliyor. Evde, kreşte ya da okulda olsun, kahvaltının doğru seçilmiş ve dengeli olması gerekiyor.

Peki çocuk için dengeli kahvaltı nedir?

“Çocuk kahvaltısında en büyük yanlış genellikle içecek konusunda yapılır ve çocuklar kahvaltıda çay içer. Hata, çünkü çayın kendi başına getirdiği bir yarar olmadığı gibi, vücudun peynir ve yumurtadan sağladığı demir emilimini de ciddi oranda azaltır.” Çocuklar kahvaltıda mümkün olduğunca süt, ayran ve taze sıkılmış meyve suyu içmeliler. Bunun yanı sıra süt, varsa peynir ya da yumurtadan biri, yoksa her ikisi de sofrada olmalı. Ekmek olmalı, reçel ve tereyağı olmalı; çünkü gelişme çağındaki çocuğun enerji ihtiyacı fazladır.

Öğle yemeğinde et şart Kahvaltıda durum böyle. Ya çocuğun çoğunlukla okulda yediği öğle yemekleri? Uzmanlara göre her besin öğesinin, her öğünde dengeli kullanılması gerekiyor. Öğle yemeğinde mutlaka et olmalı. Bu et, sebze yemeğinin içinde olabilir, ama çocuğun ihtiyaçlarını karşılayabilecek oranda ve en az 100 gram olmalı. Etle beraber, kalsiyum ihtiyacını karşılayabilmek için bir kase yoğurt, ayran veya cacık verilmeli.

Öğünde etli sebze varsa, salata olmayabilir ama meyve mutlaka olmalı. Ekmek olmalı, pilav, makarna grubu olmalı. Ama her şeyden önemlisi bunların çocuğa dengeli bir biçimde sunulması. Yapılan yanlışlar “Aslında her eğitim grubunun bir beslenme uzmanıyla çalışması gerek. Beslenme uzmanından sadece mönü planlaması yapmada değil, anne-çocuk için beslenme semineri hazırlamak, öğün saatinde çocuklarla onların anlayacağı şekilde konuşarak aydınlatmak gibi konularda da yararlanmak mümkün” diyor Uzmanlar.

Tabii her zamanki gibi en önemli görev yine veliye düşüyor. Veli, uyanık ve talepkar olmalı. Çocuklarının iyiliği için gözü kapalı para veren anne-baba, bu paranın karşılığını isteme hakkına sahip. Uzmanlara göre pek çok kreş işletmecisi bu konuda hala çok duyarsız: “Oysa aynı gün, aynı semtten 5 veli, kreşe gidip “Kadronuzda diyetisyen var mı?’ diye sorsa, çok şey değişebilir.”

Okuldaki yemekleri veliler takip etmeli

Veli olarak, beslenme uzmanı olmak zorunda değilsiniz, ama çocuğunuza verilen diyet listesini inceleme hakkına sahipsiniz. Ancak gerçekten takipçi olmak istiyorsanız listeye pek prim vermeyin: “Listede tavuklu pilav yazıyor. 60 kişilik öğrenci, 10 idari personelin olduğu bir kreşe 2 tavuk alınıyor, 70 kişiye o iki tavuk paylaştırılıyor, sonra adı tavuklu pilav oluyor. Ölçüye vurduğunuzda sizin çocuğunuza kaç gram düşmüştür acaba?” diye sormalıyız. “Menü listesini inceliyorsunuz, aynı gün mönüde makarna, patates, komposto ve çorba yazılı. Makarna karbonhidrat, kıymalı patates denilen yemeğin içinde mikroskopla bile zor kıyma bulduğunuz için o da karbonhidrat. Komposto karbonhidrat…

Nerede çocuğun proteini, nerede kalsiyumu?

Tek arzum çocukların beslenmesinin doğru yapılması.” Çocuk beslenmesinde, alınan besinlerden sağlanan bu oranların yüzde 55’i karbonhidratlardan, yüzde 30’u yağdan, yüzde 18’i proteinden sağlanmalı. Ancak bu oranları ezbere kabul etmek ve bu şekilde uygulamak da hatalı.

Çünkü sadece beslenme uzmanlarının yüzde 18 protein derken, proteinin gerçek biyolojik değeri hakkında bilgisi var: “Çocuk fazlasıyla protein yemek zorunda değil. Bir öğünde kuru fasulye varsa, içine et koyarak da bu oranı yakalar. Yemeğin yanına komposto yerine ayran koyar, dengeler. Bu kavramlar ve bilgiler bilmeyen biri için kafa karıştırıcı, yanlış yönlendirici olabilir. Çünkü ne okuyucu, ne veli, ne öğrenci besin değerlerini bilmek zorunda değil.

Çocukların beslenme çantası nasıl olmalı?

Beslenme uzmanı Ayşe Cengiz beslenme çantası hazırlamanın sosyal yönüne değiniyor: “Evinizde her şey olabilir. Ama çocuğunuza beslenme çantası hazırlarken sınıfın genelini dikkate almalısınız.” Burada yine okullara çok büyük rol düşüyor, eğitim kurumları yönlendirici bir rol üstlenmeli.

“Çocuğunun beslenme çantasına her gün patates, sosis koyan anneler var. Oysa bir diyetisyen tarafından hazırlanacak ve sınıf öğretmenine verilecek bir beslenme listesi sayesinde, velilerin doğru yönlendirilmeleri ve beslenme çantalarını bir listeye göre hazırlamaları mümkün” diyor Ayşe Cengiz.

Bu listede neler olabilir? Çocuk kahvaltı yapmadıysa ya da yarım bir kahvaltı yaptıysa, saat 9-10 gibi ara öğünde tüketilecek süt olmalı. Ayrıca peynir ekmekli bir sandviç, iyi yıkanmış bir meyve olabilir. Beslenme çantasına yağlı şeyler koymaktan kaçınılmalı. Çünkü okullarımızda maalesef su da yok, su varsa sabun yok. Sabun varsa bile kullanılması sağlıklı değil. Çünkü kalıp sabun mikroorganizmaların en fazla barındığı ve toplu kullanım yerlerinde kesinlikle kullanılmaması gereken bir şey. Onun yerine sıvı sabun olmalı.

Beslenme çantasına havuç, salatalık, domates gibi sebzeler, mevsimine göre meyve, annenin evinde yaptığı bir dilim kek de konulabilir. “Ancak çocuklarda şarküteriye karşıyım. Gelişen teknolojiyle artan gıda seçenekleri çok fazla alternatif yarattı. Tüketici bilinçli, dengeli olmalı, seçimlerini dikkatli yapmalı. Bu tür dayanıklı et ürünlerinin kullanımını ne kadar da kısıtlarsanız, bir yerde kullanmak zorundasınız. Benim tavsiyem haftada maksimum ikiden fazla kullanılmaması. Ailenin tamamının evde olduğu Pazar kahvaltısında yeri olabilir ama sofraya ekmek gibi getirilmemeli.”


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Dertleşmek İstiyorsan Aramıza Katıl ! (Tıkla)

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu