Çocuk

Kuduz Nedir? Çocuklarımızı Kuduza Karşı Nasıl Koruruz?

Kuduz taşıyıcı bir hayvanın ısırma, yalama ya da tırmalaması ile bulaşarak merkezi sinir sistemini ele geçiren, bir virüsün yol açtığı, ölümün kaçınılmaz olduğu bir hastalıktır. Kuduz, gerçekte bir hayvan hastalığıdır. Ancak insanlarda kuduz hastalığının görülme sıklığı hayvanlarda görülen sıklık ile çok yakından ilişkilidir.

Ülkemiz gibi evcil hayvan kuduzunun tam olarak kontrol edilemediği bölgelerde, bildirilen insan kuduzu vakalarının yüzde 90’ından köpekler sorumludur. Evcil hayvan kuduzunun iyi kontrol edildiği ABD, Kanada ve birçok Batı Avrupa ülkesinde ise bu oran yüzde 5’den daha azdır.

Köpekler dışındaki diğer evcil hayvanlar ise tüm dünyada bildirilen kuduz vakalarının yüzde 5 – 10’undan sorumludur. Bu evcil hayvanların başını kedi ve sığırlar çekerken atlar, koyunlar, domuzlar ve diğer çiftlik hayvanları da kuduz nedeni olabilirler. Ayrıca tilki, kokarca, rakun, yarasa, çakal, kurt, maymun gibi tüm vahşi memeliler kuduz rezervuarı olabilir ve hastalığı bulaştırabilirler.

Kuşlar ve sürüngenler kuduz için rezervuar değildirler, ama kuduz virüsü ile enfekte olabilirler. Dünyanın birçok bölgesinde insanlar için tehlike olmaya devam eden bu hastalık nedeniyle her yıl yaklaşık olarak 80 ülkeden 30 binden fazla ölüm bildirilmekte ve 4 milyon kişi şüpheli ısırık nedeniyle tedavi görmektedir. Ülkemizde de her yıl ortalama 90 bin kişi şüpheli ısırık nedeniyle tedaviye ve izleme alınmaktadır.

Kuduzun Bulaşma yolları

Kuduz virüsü hayvanın salyasında bulunur. En önemli bulaşma yollarından birisi enfekte hayvan tarafından ısırılmadır. Bunun dışında; tırmalanma veya derideki bir çatlağın, yaranın ya da insanın gözü, ağzı gibi ıslak bölgelerinin yalanması sonucu virüs kolaylıkla bulaşır.

Baş ve boyunda olan ısırıklar beyine daha yakın olduğu için daha tehlikelidir. Yine parmak uçları, genital bölge gibi sinir dokusunun yoğun olduğu bölgelerdeki ısırıklar çok tehlikelidir. Hastalığın kuluçka süresi birkaç günden, birkaç yıla kadar uzanabilmektedir. Ancak vakaların yüzde 95’inde bu süre ortalama 20 – 90 gün arasında değişmektedir. Isırık ile belirtilerin ortaya çıkması arasındaki bu süre, ısırık yerinin beyine yakınlığı, ısırığın derinliği, sayısı, ısırık yerinin sinir uçlarından zenginliği ve vücuda giren virüs miktarı ile ilgilidir. Beyine yakın, özellikle baş ve boyun bölgesi ısırıklarında kuluçka süresi kısalırken, ayak, bacak ve hafif ısırıklarda uzamaktadır.

Kuduz hayvanda hangi belirtiler gözlenir?

Çoğu insan kuduz bir hayvanın ağzından köpükler gelmesi nedeniyle kolayca tanınabileceğini düşünmektedir. Gerçekte bu belirti ancak, hayvanda kuduzun son döneminde ortaya çıkar. Bir hayvanın kuduz olup olmadığını anlamanın daha kolay bir yolu beklenmeyen anormal davranışlar gösterip göstermediğine bakmaktır.

  • Genellikle saldırgan olan bir hayvan birdenbire sakinleşmişse,
  • Sakin bir köpek azgın, yırtıcı, saldırgan bir yapıya bürünürse,
  • Hayvan yemek yemeyi reddederse, yemek yerine demir, ağaç gibi şeyleri isırıyorsa, O Vahşi bir hayvan insanlardan kaçmıyor ve dostça yaklaşıyorsa kuduzdan şüphelenmek gerekir.

Ayrıca kuduz bir hayvanda bu belirtilerin ortaya çıkmasından 2 gün önce dahi kuduz virüsünü bulaştırdığı bilinmektedir.

İnsanda kuduz belirtileri nelerdir?

İnsanlarda hastalığın başlangıç belirtileri iştahsızlık, kırgınlık, yorgunluk ve hafif ateş şeklinde görülür. Hastaların yaklaşık olarak yarısında ısırık bölgesinde ağrı ve duyu kaybı görülür ki, kuduza spesifik ilk semptom budur. Akut nörolojik semptomlar başlamadan önce huzursuzluk, sıkıntı, sinirlilik, uykusuzluk, psikiyatrik bozukluklar, depresyon ve bunlara eşlik eden öksürük, boğaz ağrısı, titreme, karın ağrısı, bulantı, kusma, ishal görülebilir.

Nörolojik semptomlar ise; hiperaktivite, kendi kendine ve etrafındakilere vurma, koşma, ısırma şeklinde kendini göstermektedir. Daha sonra algılama bozukluğu, halüsinasyonlar, kasılmalar, tuhaf davranışlar, hızlı ve sık nefes alıp verme, salya artımı ve felç ortaya çıkar. Nörolojik bulguların ortaya çıkmasından 4 – 10 gün sonra koma hali gelişir ve bu durum saatler ya da aylar boyunca devam eder ve sonunda hasta kaybedilir.

Kuduzdan Korunma

Kuduz hastalığından korunmada başlıca hedef, kaynak olan hayvanların aşılanarak zincirin kırılması olmalıdır. Bu amaçla iki yönlü program uygulanarak evcil ve vahşi hayvanların aşılanmaları sağlanmalıdır. Özellikle kentlerde başıboş dolaşan kedi ve köpekler, hükümet kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütleri olanaklarıyla aşılanmalıdır.

Hayvanlar özel barınaklarda korunmaya alınmalı, başıboş kedi ve köpeklerin üremelerine engel olunmalıdır. Kuduz, belirtiler başladıktan sonra yüzde 100 ölümle sonuçlanan bir hastalıktır. Bu nedenle kuduzdan korunma çok önemli ve yaşamsaldır.

Bir hayvan ile kuduz şüpheli bir temas söz konusu ise (ısırılma, tırmalanma veya yalanma) yara bölgesi derhal bol su ve sabun ile yıkanmalı, dikkatlice durulanmalıdır. Daha sonra yaraya alkol, tentürdiyot gibi bir antiseptik uygulanmalıdır. Sadece bu işlemler ile virüsün yaklaşık yarısı yara bölgesinden uzaklaştırılmış olur. Daha sonra vakit kaybetmeden doktora başvurulmalı ve bu arada mümkünse ısıran hayvan en az 10 gün süre ile gözetim altında tutulmalıdır.

Kuduz İçin Aşı ve bağışıklama

Bundan bir asır önce kuduz hayvan tarafından ısırılan bir çocuğun hayatını geliştirdiği kuduz aşısı ile kurtararak kuduza karşı mücadeleyi kazanan ilk kişi olarak tarihe geçen Louis Pasteur’den bugüne insanların tek silahı kuduz aşısı olmuştur. Pasteur Enstitüsü tarafından geliştirilen ve günümüzün modern teknolojisi ile üretilen hücre kültürü (HDCV) kuduz aşıları ile acil ve ağır durumlarda uygulanan kuduz immun – serumları hayat kurtarıcıdır.

Aşı şeması HDCV aşıları için yaralanmanın gerçekleştiği gün sıfırıncı gün olarak kabul edilmek kaydıyla 0, 3, 7, 14 ve 28. günlerde toplam 5 doz şeklindedir. HDCV kuduz aşısına vakit geçirilmeden başlanması gerekmekte, aksi takdirde aşılama geciktirildikçe risk artmaktadır. Aşılama dozu 1 ml. olup, omuz bölgesinden kas içine yapılmaktadır.

Aşılama şemasına uygun olarak yapılan aşılama ile %100 oranında başarı sağlanmaktadır. Koruyucu antikor düzeyine ilk aşılamadan 7-14 gün sonra ulaşılmaktadır. HDCV aşılarında yan etki olarak nörolojik komplikasyonlar görülme riski kesinlikle yoktur. Kuduz aşısı tüm Sağlık Bakanlığı’na bağlı Sağlık Kuruluşlarında ve hastanelerde ücretsiz olarak yapılmaktadır.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Ay Ay Bebek Gelişim Evreleri

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu