Çocuk

Çocukların 0-6 Yaş Döneminde Bilinçli Eğitiminin Önemi

Sağlıklı bir toplum ve sağlıklı bireyler yetiştirmek için yapılabilecek en iyi yatırımın eğitim olduğunu biliyoruz artık. Doğru, eğitim insana yapılan en iyi yatırımdır, yalnız, bilinçli, doğru zamanlı, doğru kaynaklı, doğru araç gereçlerle ve bireye uygun olduğu sürece.

Dünyaya bir çocuk getirdik; yaşamımızın en zor kararı ve en olağanüstü deneyimi. Onu çok seviyoruz, üzerine titriyoruz ve onun için en iyisini istiyoruz. “Çocuğumuz en iyisini yesin, en güzelini giysin, ona en güzel oyuncakları alalım, en pahalı okullarda okutalım, en iyi eğitimi alması için hiçbir özveriden kaçınmayalım.” Tüm anne-babalar çocukları için en iyisini yapmaya çalışıyor, ama ne yazık ki, anne-babaların çocukları için “en iyisi” olduğuna inandıkları şey, çocuklar için her zaman “en iyi” olmayabiliyor.

Her şeyden önce çocuklarımız için kendimizce “en iyiyi” yapmaya başladığımız dönem, onları anaokuluna gönderdiğimiz dönem. Oysa 5 – 6 yaş döneminden sonra çocuklarımızın kişilik gelişimi ve zekâ gelişimini desteklemek konusunda yapabileceğiniz şeyler öyle sınırlı ki. Kişilik özelliklerinin temeli 0 – 6 yaş döneminde atılır, zekâ gelişiminin önemli bir bölümü de bu dönemde tamamlanır.

Yani, anne-babaların, çocuklarının gelecekteki okul başarılarına, öğrenme yeteneklerine, zihinsel, fiziksel ve sosyal becerilerine en çok katkıda bulunabilecekleri dönem 0 – 6 yaş dönemidir. Üstelik insanın tüm gelişim alanlarının (fiziksel, hareket, bilişsel, dil, sosyal ve duygusal) yüzde 60’ının tamamlandığı bu dönemde yapılan bir hata, yetişkinlik dönemlerinde ortaya çıkabilecek telafisi mümkün olmayan sonuçlara neden olabilir. Halk arasında bir söz vardır ki bilimsel bilgilerin ışığında buna katılmamak mümkün değil; insan 7′ sinde neyse, 70’inde de odur.

Bu noktalara dikkat

Sağ kulağımızı sol elimizle gösterme alışkanlığımız yaşamımızın her alanında olduğu gibi çocuklarımızı yetiştirme ve eğitme konusunda da gösteriyor kendini. 0 – 6 yaş döneminde çocuğunuzun gelişimine ve eğitimine yaptığınız yatırım her anlamda daha ekonomik aslında; bebekliğinde her gün yarım saat beraberce oyun oynadığınız çocuğunuzla sınavlarına girerken daha az ders çalışmak zorunda kalacak ve kurs-özel ders ücretleri için ayıracağınız paradan daha fazla tasarruf edeceksiniz.

Hepsinden önemlisi, bebeğiniz sizin ona ayıracağınız o kısacık sürede ona değer verip. Ona zaman ayırdığınız için dünyanın en mutlu bebeği olacak. Kendine güvenen, kendisiyle ve yaşamla barışık, insanlarla iyi iletişim kurabilen sağlıklı ve mutlu bir birey olarak yetişecek.

0 – 6 yaş dönemindeki çocuğumuzun gelişimini ve eğitimini nasıl destekleyebiliriz?

Her şeyden önce yaptığımız yanlışların ayrımına varmamız gerekiyor. Aşağıda, biraz abartılı ve trajikomik bir dille yazılmış, kendinizde ya da yakın çevrenizde gözlemleyebileceğiniz bir “Çocuk Eğitiminde Yapılan Temel Yanlışlar Listesi” bulacaksınız. Öncelikle bu listedeki yanlışların ne kadarım yaptığınızı belirleyin.

Eğer, listede yazılı hiçbir yanlışı yapmadığınıza karar verirseniz yazının devamını ve bu yazı dizisini okumanıza gerek yok.

  • Bebeğimiz doğduğu gün, maaşımızın beşte birini harcayarak ona kendi boyunu geçen bir koca panda veya elektrikli tren alırız.
  • Evin içinde henüz yürümeye başladığında, bu başarısını, 90 m2’lik evimizde rahatça sürebilsin diye kocaman bir araba alarak ödüllendiririz. Karşı komşu sabah kahvesine geldiğinde, iki sepet dolusu oyuncağı çocuğumuzun önüne yıkar, çıt çıkarsa bütün oyuncaklarını çöpçülere vereceğimizi söyleriz.
  • 5 aylıktan başlayarak elektrik prizi, ocak, fırın, soba gibi ona zarar verecek her şeye yaklaştırıp “cıs” deriz, hatta bu bilgi kalıcı olsun diye dozunda bırakmak kaydıyla elini hafifçe yakarız.
  • Doğduğu gün evde ona zarar verebilecek ne var ne yoksa hepsini kaldırır veya tam tersi evin bu düzeninde yaşamaya alışsın diye cam sehpalar, kristal vazolar ve kablolu TV’nin kablosu dahil her şeyi ortada bırakırız.
  • “Prens” TV’yi açıp akşama kadar bağıran, çığıran, kendini yerden yere vuran halkının sesini dinletir, böylece onu erkenden hayata hazırlarız.
  • Büyüyünce yemek seçmesin diye 6 aylıkken her tür acılı, ekşili mezeyi ve özellikle çiğ köfteyi tattırırız veya 3 yaşına kadar boğazına kaçar da maazallah boğulur diye her şeyi püre olarak yediririz.
  • Tuvalet eğitimine 9. ayda başlar, altına yaparsa onu pipisini yakmakla, bir daha gece yatağımıza almamakla, hatta aç bırakmakla tehdit ederiz.
  • Bize bir şey anlatırken yüzüne asla bakmayız, çocuğumuzla hiçbir şekilde sözlü ve yazılı iletişime girmeyiz.
  • İstemediğimiz bir şey yaptığında ona küseriz, günlerce hatta haftalarca onunla konuşmayız.

  • Akıllı çocuk olursa ona 3 tekerlekli bisiklet alacağımızı söyler, sonra paramız olmadığını söyleyerek almayız (Gerçekten de paramız yoktur, ama).
  • Birlikte alışverişe çıktığımızda iki elinde iki balon olduğu halde “bir tane daha” diye tutturursa “Allah verdi” demeyip patlatırız ensesine, bir daha onunla sokağa çıkmak mı, tövbe deyip, ertesi gün alışverişe yine birlikte çıkarız veya cebimizde akrep yok ya, bir balon daha alıveririz.
  • Nihayet kreş yaşının geldiğine karar veririz çocuğumuzun, hemen yan maaşımızı feda ederek iyi bir kreş bulur; iki kelimeli cümle kurmayı henüz öğrenmiş olan çocuğumuzu bilgisayarla eğitim veren, İngilizce derslerinin aksatılmadan yapıldığı, uzman kadrosuyla hizmet sunan iyi bir kreşe göndeririz.
  • Çocuğumuz uzun ve zorlu geçecek olan eğitim ve öğretim sürecine ilk adımı atmıştır. En iyi ilkokulun seçimi, ilkokul 3. sınıfta başlayan Lise sınavlarına hazırlık kursları, kolej sınavları ve yedek listelerin sıkı takipte tutulduğu günler göz açıp kapayana kadar geçecektir, derken iyi kötü lise de bitecektir. Ama hayat devam eder; üniversite sınavına hazırlık 40 gün 40 geceden, 4440 gün 4440 geceye kadar sürebilen bir kabus olacaktır. Kazanılır veya kazanılmaz, o ayrı dava, siz anne-baba olarak elinizden geleni yaptınız, içiniz rahat. Çalışırlarsa da kendilerine, çalışmazlarsa da kendilerine. Haksız mısınız?

Haklısınız. 0 – 6 yaş dönemindeki gelişimin ve eğitimin çocuğunuzun ileriki yaşamında sağlığını, mutluluğunu ve başarısını ne denli etkileyebileceğini bilmiyordunuz. Bu dönemde çocuğun gelişimini nasıl destekleyebileceğinizi de bilmiyordunuz. Ülkemizde bu konuda ailelere yönelik yayınların sayısı “hiç yoktan bir fazlaya” ulaştı çok şükür, birçok televizyon kanalı da bu konuda aileleri bilgilendirici programlar yapmaya başladı.

Yine de bu çalışmaların gereğince yaygınlaştığını ve gerek nitelik gerekse nicelik olarak yeterli olduğunu söylemek pek mümkün değil.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Ay Ay Bebek Gelişim Evreleri

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu