Çocuk

Çocuklarda Kekemelik Neden Olur? Nasıl Geçer?

Kekemelik çeşitli konuşma bozukluklarından biridir. Kekeme çocukların önemli bir kısmında zaman zaman kekemelik olabilirken bazen de hiç olmayabilir.

Örneğin çocukta, şarkı söylerken, şiir okurken hiç kekemelik görülmeyebilir. Bu nedenle kekemelik, üzerinde dikkatle durulması gereken bir bozukluktur. Bu tamamen fonksiyonel işlevsel nitelikte bir rahatsızlıktır. Yani ne beyinde ve beyindeki konuşma merkezinde, ne konuşma ve çevresel konuşma organlarında, ne de ses çıkaran organlarda bir bozukluk söz konusudur.

Bütün araştırmalar bu rahatsızlıktaki en güçlü nedenin, bazı başka hazırlayıcı nedenlerle birlikte, bir heyecan bozukluğunun konuşma alanını etkilemesi ve konuşmanın akıcılığının zaman zaman kesilmesi olduğun göstermiştir. Kekemelikte kişi söyleyebildiği kelimeyi adeta söyleyemez, bir veya birkaç heceyi tekrarlar ya da kelimeyi tekrarlayarak söyler. Bir de, bir kelimenin veya kelimelerin zaman içinde akışındaki ve ritmindeki bozukluk oluşabilir.

Hangi çocuklarda ve hangi yaşlarda kekemelik görülebilir?

Kekemelik genelde 2,5 – 5 yaş arasında başlar. Küçük çocuklar konuşmayı öğrenirken ve bu öğrenmeyi geliştirirken (2,5 – 4 yaşlar arası) hemen hemen kullandıkları her 4 – 5 kelimeden bir tanesini veya kelimenin yarısını gereksiz yere tekrar edebilirler. Bu da anne baba üzerinde çocuklarında sanki tutukluk varmış veya kekemelik başlıyormuş gibi bir izlenim bırakabilir. Ama bu gerçek kekemelik değildir. Daha çok konuşmada bocalama ya da gelip geçici bir tutukluk olabilir.

Çocuğun konuşurken bocalamasının nedeni yeni öğrendiği bir şeyi tekrar denemek istemesinden kaynaklanabilir. Bir de kelimenin tekrarlanıp tekrarlanmayacağını ayırt etmesi için biraz daha olgunlaşması gerekir. Bu tip sorunlar çoğu zaman birkaç hafta içerisinde geçebilir. Ama böyle bir durumda aile telaşlanır, çocuğun üzerine yüklenirse, çocuktaki bu sorunun devam etme tehlikesi de vardır. Aile ilk olarak tutukluğun ne kadar sürdüğüne dikkat etmeli ve bu sorun 5 – 10 günde geçmiyorsa, bilgili bir hekime başvurmalıdır. Kekemelik ve tutukluk devam eder veya artarsa, o zaman kekemelikten söz edilebilir.

Kekemelik 7 yaşından önce başlar Yaş büyüdükçe, kekemeliğin ortaya çıkma oranı daha azalır. Yani, 6 yaşına kadar kekemelik görülmeyen çocuklarda, bundan sonra kekemeliğin görülme ihtimali de çok azdır. Yapılan araştırmalarda, kekeme olan çocukların yüzde 90’ında kekemeliğin 7 yaşından önce başlamış olduğu ortaya çıktı.

Kekemeliğin çoğu 3 – 4 yaşları ile okul öncesi dönemde başlar. Örneğin 5 veya 7 yaşında bir çocukta kekemelik görüldüğünde, bunun yeni başladığı düşünülebilir. Fakat inceleme yapıldığında kekemeliğin 3 – 4 yaşında başlamış olduğu ve düzelme aşaması gösterdiği ortaya çıkabilir. Bu düzelme aşamasından sonra yeniden nüksetmiş olabilir. Bunun nedenlerine gelince; kekemelikte, aşırı hassasiyet ve heyecanların konuşma alanını etkileyen bir deşarj mekanizması vardır.

Çocukta konuşma alanı, bilinmeyen veya çeşitli psişik etkiler nedeniyle aşırı duyarlı bir alan haline gelir. İçeride biriken heyecan taşacağı zaman, o hassas alana taşar ve konuşmada kekemelik meydana getirir. Sonradan bu heyecanlar dindiğinde, çocuk rahatlar, dolayısıyla kekemelik de düzelir. Ama ileride yeniden bir heyecan şoku, büyük bir korku, trafik kazası, çocuğun yanında ebeveynlerden birisinin ölmesi, bir köpek saldırısı, karanlıkta yalnız kalma gibi şoklar, onda yeniden bir heyecan kabarmasına neden olabilir. Ve yine konuşma alanından bir deşarj meydana gelir.

Kekemelik erkek çocuklarında daha sık görülür

Cinsiyetlere göre kekemelik sıklığı konusunda yapılan araştırmalar sonucunda, kekemeliğin erkeklerde kızlara oranla biraz daha fazla olduğu saptandı. Örneğin, çeşitli toplumlarda erkek çocuklarının daha fazla üzerine düşülür ve bu toplumlarda erkek çocuğundan çok daha fazla şey beklenir. Bu nedenle de kekemelik erkek çocuklarında daha fazla görülür. Bunun dışında erkek çocuklarındaki kekemeliğin biyolojik nedenleri olduğu görüşleri de vardır. Yani beynin çeşitli olgunlaşma kademelerinden bazı aşamalarında kız çocuklarında, bu kademeleri geçirirken erkek çocuklarına oranla daha hızlı gelişmeler, özellikle sinir sistemindeki konuşma alanlarındaki gelişmeler söz konusudur.

Örneğin, kız çocukları daha erken ve daha zengin içerikli konuşur. Ama sonra bunlar ergenlik dönemine girildiğinde eşitlenir. Kekemelik sadece bir kelimenin zor çıkarılması, söylenememesi veya gereksiz tekrarı değil, aynı zamanda birçok kelimelerin; örneğin durup durup ağzından patlar gibi çıkması da olabilir. Dudakların havayla dolup, sonra patlar gibi açılıp konuşmasına eksplosif (patlayan) kekemelik denir. Bunun yanı sıra kelimeyi söylerken zorlandığında, nefesin sıkı tutulması ve kolların hafif havaya kaldırılıp, birdenbire hazır ol vaziyetine geçer gibi kolların kasılmasıyla birlikte bir kasılma hareketi de olabilir.

Kekeme bir çocuk daha sonra nasıl konuşacak?

Çocukluk çağlarında başlayan tutuklukların, kekemeliklerin eğer gerekli önlemler alınırsa, yüzde 75’i tam düzelmeyle sonuçlanır. Kekemelik birkaç ayda dalgalana dalgalana eriyerek geçer. Yani bazen fazlalaşır bazen de ortadan kalkar. Bu şekilde tekrarlaya tekrarlaya zamanla tamamen kaybolur. Bir de aktif olarak ilaç ya da başka tedavilerin katılımıyla daha da çabuk iyileşme görülebilir. Tedaviye başlamadan gerekli önlemlerin alınmasıyla, hemen hemen bütün vakaların yüzde 75’inde tamamen denecek kadar düzelme olur. Düzelme süresi 5 – 6 ay arasındadır.

Çocuklardaki kekemelikte nelere dikkat edilmelidir?

Kekeme olan çocuğa kesinlikle konuşma alanında müdahale edilmemelidir. Cümleyi tamamlaması için, “hadi konuşsana” gibi birtakım, cesaret verici görünümündeki yardımlar kesinlikle yapılmamalıdır. Kaygı ifade eden depresif, hüzünlü görünümlü bir ifadeyle çocuk için duyulan kaygı yansıtılmamalıdır. Ama bu kaygıyı çocuğa yansıtmamak için suni bir maske de takılmamalıdır. Çünkü çocuk bu alanda çok duyarlıdır. Annesinin, babasının, çevresindekilerin kendisine bakışından yeniden tutukluk başlayabilir.

Anne baba bu konuda pasif kalmalı ve çocukta yeni heyecan şokları yaratmamaya özen göstermelidir. Dolayısıyla sadece çocuğun konuşma alanında değil, oyunlarında, günlük yaşantısında kaygı verici, stres yaratıcı ve heyecan uyandırıcı her türlü iletişimden mümkün olduğu kadar uzak durmaya çalışmalıdırlar.

Kekemelik sorununda bir uzmana başvurmakta fayda vardır. Çünkü ilk olarak uzman, anne babaya çocuğa nasıl yaklaşmaları gerektikleri konusunda tavsiyelerde bulunur. Bunun dışında yaptığı incelemelerle çocukta sadece kekemelik sorunun olup olmadığını da kontrol edecektir. Eğer gerekli görürse ilaç da verebilir. Buna rağmen çocukta bir düzelme söz konusu değilse, uzman çocuğun diğer yaşantısını da inceler, aile içinde sürekli bir stres kaynağının olup olmadığına bakar.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Dertleşmek İstiyorsan Aramıza Katıl ! (Tıkla)

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu