Çocuk

Çocuğunuzu Yeni Kardeşe Nasıl Hazırlamalısınız?

Yeni bir bebeğin doğması, büyük kardeşler için birçok şeyin değişmesi anlamını taşır. Artık anne ve babaları sadece kendilerine ait değildir ve bundan dolayı onları çok zor bir dönem beklemektedir. Yeni doğan bebek aileye katıldığında, ilk çocuğunuzu ihmal etmeyin. Uzmanlar, yeni doğacak olan bebeğin henüz daha doğmadan diğer çocuğu olumsuz yönde etkileyebileceği konusunda anne – babaları uyarıyorlar. Yeni doğacak olan bebek anne – babanın çok vaktini alır. Hayatımızın akışı ne yönde değişecek? Beşiği nereye koyacağız? Bir çocuğa daha sahip olmak ne kadar güzel olacaktır! İnşallah bu da kız olur! Adı ne olsun? Bu tür konular hakkında ilk doğan çocuğun yanında da konuşulur. Ve ilk çocuk, yakında onun tüm hayatını altüst edecek olayların olacağını hisseder.

İhmal edilme korkusu, kardeşi doğacak olan tüm çocukların en büyük sorunudur. Çocuklarının bir kardeşi olacağı konusunu, anne – babalar çocuklarından kesinlikle gizlememelidirler. Uzman doktorlar, anne – babalara doğumdan dört – beş ay önce çocuğa yakında bir kardeşinin olacağını söylemelerini tavsiye ediyorlar; çünkü bu dönemlerde annenin karnı iyice belirmeye başlar. Yeni bir bebeğin doğacağı çocuğa çok önceden söylenirse, bu süre onun için çok uzun olur.

İletişimi Güçlendirin

Dört – beş yaşından büyük olan çocuklara embriyonun gelişimi hakkında resimler de gösterilebilir. Doktorlar, yeni doğacak olan bebek hakkında mümkün olduğu kadar “değer vermeden” konuşulmasını tavsiye ediyorlar. Bebeğin nasıl büyüdüğünü ve yeterince büyüdükten sonra da nasıl doğduğunu çocuğunuza anlatmaya çalışın. Ama çocuğunuza kesinlikle, artık ona bir oyun arkadaşının gelmesinin nasıl harika bir şey olduğunu söylemeyin. Aksi takdirde çocuğunuzu hayal kırıklığına uğratırsınız, çünkü bebek doğduğu günden itibaren hemen oyun oynayamayacaktır, tam tersine bebek anne – babanın yoğun ilgisine muhtaç olacaktır. Bu “mutluluk verici” durum çoğu çocuklar için hiç de mutluluk verici değildir.

Dilara, babaannesini pek sevmediği için, anneannesinin yanında kalmayı tercih eder, çünkü babaannesinin öpücüklerinden son derece rahatsız olur. Çoğu anne – babalar her çocuklarının doğumunu beraber paylaşmak isterler. Ama ilk doğan çocuk kendini bu durumda terkedilmiş ve yalnız hissedeceğinden, uzmanlar annenin hastanede yattığı dönemde babanın çocuğun yanında kalmasının daha doğru olacağını tavsiye ediyor. Anne olmadan, çocuk ve babanın birlikte geçireceği dönem, ikisini birbirlerine daha da yaklaştıracaktır. Bu çok önemlidir, çünkü ilerleyen zamanda baba odak noktası olan kişi haline gelecektir. Anneler, zamanının çoğunu yeni doğan bebekleri için ayırmak zorundadırlar, bu yüzden de diğer çocuklarında oluşacak boşluğu en iyi şekilde baba doldurabilir.

Kardeşler arasında kıskançlık, hırçın davranışlara sebep olur

Dilara, Pelin’i hiç sevmiyor. Herkes için Pelin son derece tatlı bir bebek, ama Dilara’ya göre kız kardeşi “sevimsiz küçük bir cüceden” başka bir şey değil. Dilara, anne – babasından “bu bebek yine yok olsun, evi hemen terk etsin” talebinde bulundu, ama onlardan bir tepki gelmediğini görünce, bu duruma kendisinin el koyması gerektiğine karar verdi. Çareyi kardeşinin yanağını kuvvetlice ısırmakta buldu, bu olay karşısında Pelin ve anne – babası aileye bir üyenin daha katılması karşısında Dilara’nun hiç de memnun olmadığını anladılar. Dilara sadece bunu yapmakla kalmadı, hiç kimsenin bakmadığı bir anda da küçük kız kardeşini birden bire koltuğun büyük minderi altında kaybetti!

Tüm bu nedenlerle anne – baba asla iki kardeşi bir an bile yalnız bırakamıyorlar. Başkaları da Dilara’nun bu davranışlarından nasibini aldılar. Dilara annesinin dizine tekme attı, komşunun kızının başına oyuncak fırlattı ve babasına da “salak” dedi. Uzmanlara göre, bu tür tepkiler veren çocuklar bu şekilde davranmadan önce, daha yumuşak bir tarzda ilgi çekmeye çalışırlar, ama bunu başaramayınca hırçın davranışlarda bulunmaya başlarlar. Örneğin, onunla konuşulmadığı zaman bulunduğu yerden çekip gider, canı ne resim yapmak, ne de oyun oynamak ister. Tam aksine etrafında bulunduğu her şeyi atmaya ve yırtmaya başlar. Anne – babalar onun bu davranışlarına özellikle dikkat etmek zorundadırlar.

Çocuğunuzun kardeşini rakip olarak görmesini şu şekilde önleyebilirsiniz:  

  1. Yeni doğan bebeğinizin bakımını yaparken, ilk çocuğunuzu da yanınıza alın. Kardeşinin poposunu bir kere de onun pudralamasına veya biberonu bir kere de onun vermesine izin verin. Büyük çocuğunuzu şu tür sözlerle övün: “Pelin, senin gibi bir ablaya sahip olduğu için çok şanslı!”
  2. Çocuğunuzun uslu durmasını istiyorsanız, ona “sen artık büyüdün” gibi sözler söylemeyin. Çoğu çocuklar bu tür sözler yüzünden, kendilerinden çok şey beklendiğini zannederek, inadına küçük bir çocuk gibi davranmaya devam ederler. Çocuğunuzdan, “bu şekilde bana çok yardımcı olursun” gibi sözlerle yardım istemek daha doğru olur.
  3. Çocuğunuzla aktif bir şekilde zaman geçirin, örneğin bebek uyuduğu zaman çocuğunuzla biraz oyun oynayın. Ne de olsa çocuğunuz birikmiş çamaşırların ütüsünden daha önemlidir.
  4. Bebeğinizi emzirdiğiniz sırada öbür çocuğunuz ile de sohbet edin. Nasıl olsa geceleri de bebeğinizi emzirdiğiniz için, onunla baş başa kalacak zamanı bulabilirsiniz.
  5. Gelen misafirleri, ilk çocuğunuza da ilgi göstermesi konusunda uyarın. Çocuklar, önce bebeğin yanına gitmek yerine kendileri ile ilgilenilmesinden çok hoşlanırlar. “Bir kardeşin olduğunu duyduk, onu bize gösterimisin?” gibi sözler çocukları gururlandırır.
  6. Her iki çocuğunuza da aynı anda şefkat gösterin. Büyük çocuğunuz dizlerinizde yatarken, bebeğinizi de karnınızın üstüne koyun. Ailede herkesin sonunda bir öpücük ile ödüllendirildiği oyunlar oynayın. Bu sayede çocuklar bebekler ile birlikte bir takım hisler paylaşabilirler.
  7. Birden fazla çocuğu bulunan arkadaşlarınızı ziyaret edin, böylece çocuğunuzun kardeşler arasındaki iletişimi gözlemlemesini sağlayabilirsiniz. Kardeşler mutlaka kavga edeceklerdir, ama bunun yanı sıra barışıp, yemek yerken de sofrada oyun oynayarak eğleneceklerdir.
  8. Yuvaya giden çocukların anne – babaları yuva öğretmeni ile de görüşmelidirler. Belki o biraz daha fazla çocukla ilgilenebilir. Yuvadaki ortam, çocuğun yaşıtlarıyla birlikte bulunup, onlarla oyun oynaması, ona kendine güvenme duygusunu aşılayacaktır.

Kardeşlerin arasındaki yaş farkının az olması daha iyidir

 Henüz yuvaya gitmiyor. O, çareyi komşunun çocuklarının yanına kaçmakta buluyor. En azından onların salak bir bebekleri yok. Uzmanların görüşlerine göre, kardeşlerin arasındaki yaş farkının büyük olması kıskançlığın oluşmasında çok büyük bir rol oynuyor. Eğer kardeşlerin arasındaki yaş farkı çok büyük değilse, problemler kısa sürede halledilebilir. Kardeşler arasındaki yaş farkı büyüdükçe, büyük olan çocuk, kardeşini ciddiye almamaya başlar. Kardeşi dünyaya geldiği sıralarda Dilara, anne – babasının ilgi odağını oluşturmanın keyfini çıkarıyordu.

Her gün, bisiklete binmek veya kaydıraktan kaymak gibi heyecan verici yeni olaylarla tanışıyordu. Anne – babası da onu bu yüzden hep övüyordu. Artık anne – babasının ve diğer büyüklerin ilgisini kardeşi ile paylaşmak zorunda. Ayrıca 2,5 yaşındaki Dilara tam mızmızlanma yaşında. Olaylar karşısında sürekli olarak inada başvurarak tepki veriyor. Onun bu hırçın davranışları da, anne – babası ile aralarında sürtüşmelerin çıkmasına sebep oluyor.

Eğer hırçın davranışlarda bulunan çocuğunuzu anlayamıyorsanız, başkalarından çocuğunuz ile aranızdaki iletişimi gözlemesini isteyin. Onların görüşlerinden yararlanarak belki de çocuğunuzun davranışlarını anlayabilirsiniz. Kardeşler arasındaki rekabet, çok çocuklu tüm ailelerin sorunu. Fakat bu kıskançlık dönemi çoğu zaman kardeşler birbirlerine alıştıktan sonra kendiliğinden sona erer. Bu dönem atlatıldıktan sonra, kardeşler birbirlerine çok bağlanırlar ve birbirlerinin değerini daha iyi anlarlar.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Ay Ay Bebek Gelişim Evreleri

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu