Çocuk

Çocuğunuz Neden Mızmızlanıyor? Anne Babalar Ne Yapabilir?

Çocuğunuz mızmızlandığında sinir katsayılarınız tepenize çıkıyor öyle değil mi? 2 yaşındaki Kerem saatlerce annesinin bacaklarına asılıyor. Zeynep’nin bacağında Kerem olmadan tek başına adım atmasına neredeyse imkan yok. Ayrıca konuşmaları da sürekli Kerem’in bağırışlarıyla bölünüyor.

Ekrem’in boyu ise ancak masaya kadar eriyor. Bazen sandalyeye tırmanıp masadaki bardağı yere fırlatmayı başarıyor. Ardından da evin içinde sevinç çığlıkları atıyor. Ancak çoğu zaman masaya uzanamıyor ve poposunun üzerine düşüp ağlamaya başlıyor. Kucağa alınmak sonra da tekrar yere bırakılmak istiyor. Önce biberonu için ağlıyor, sonra da biberonu yere fırlatıyor. Evet, bunlar hepimize tanıdık geliyor. Ama çocukların neden böyle davrandıkları çoğu anne baba için hala gizemini koruyor. Çocukların, ağlamaları, mızmızlanmaları veya hiçbir şeyden memnun kalmamaları, anne babaları çileden çıkarıyor. Uzmanlar, mutsuz çocukların huzursuz olduklarını, oyunlarına konsantre olamadıklarını, mızmızlandıklarını, ağladıklarını ve özellikle yapması yasaklanan eylemlere yöneldiklerini söylüyor.

Ancak çocuklar, bu hareketlerini, anne babalarını sinirlendirmek için bilinçli olarak yapmıyor. Memnuniyetsizlik daha çok onların “Ben iyi değilim, ne yapmalıyım?” şeklindeki yardım çağrılarını ifade ediyor.

Çocuklar Neden mızmızlanıyorlar?

Hiçbir çocuk, sürekli sorun çıkartmıyor. Onların mutlu oldukları anlar da var. Ruh hallerinin sürekli değişmesi ise çeşitli nedenlere bağlı.

Gelişim gösterdiklerinde

Bu nedenlerden ilki kuşkusuz anne babaları sevindirecek, çünkü mızmızlanmak çocuğun sağlıklı geliştiğinin bir belirtisi. Bebeklerin zihinsel gelişimi, düz bir çizgiyi takip etmiyor. Onlar, her yeni gelişimi ruhsal gerginlikle atlatıyor. 2  2,5 ve 6 yaş çocuklarında görülen “negatifdönem” bu duruma en iyi örnek.

Yeni bilgi istediklerinde

Çocukların alışık olduğu oyunlar ya da ortamlar, onların sıkılmasına yol açıyor. Bu nedenle onların gelişimine uygun oyunlar bulun.

Yapmak istediklerini başaramadıklarında

6 aylık bebekler, oyuncakları kavramaya başlıyor, nesneleri bir elden diğerine veriyorlar. Bu konuda bazen başarılı bazen de başarısız oluyorlar. Bu durum da bebeklerin mızmızlanmasına ve ağlamalarına yol açıyor.

  İlgisiz kaldıklarında

Çocuğunuzla her zaman iletişim içinde olun. Onunla konuşun, onu dinleyin ve anlamaya çalışın. Oyunlarını ve isteklerini paylaşın. Çocuğunuza her koşulda onu sevdiğinizi ve onun sizin için ne kadar önemli olduğunu söyleyin.

Siz ne yapabilirsiniz?

  1. Çocuğu hafife almayın

Çoğu çocuğun çeşit çeşit oyuncakları olur. Ama her zaman onlar için doğru oyuncakları seçmiyoruz. Çocuğun memnuniyetsizliği oyuncağı sevmemesinden kaynaklanabiliyor. Anne babalar, seçtikleri oyuncağı çocuklarının neden beğenmediğini anlayamıyor. Uzmanlar “Çocuklara her zaman yeni bir oyuncak almak gerekmiyor. Bunun yerine gelişimini teşvik edecek, yaratıcılığını artıracak, katılımını sağlayacak uyarıcılara ihtiyaçlara var” açıklamasında bulunuyor. Eğer gelişimini göz ardı ediyor ve yaşına uygun uyarıcılar vermiyorsanız, çocuğun kendine olan güvenini yitirmesine ve kendini tanımasına engel olursunuz. Anne-baba aksine ona tek başına nasıl eğlenebileceğini göstermeliler. Çocuklar her zaman odak noktası olamayacaklarını ve anne babaların başka işleri de olabileceğini kavramalı.

  1. Çocuğunuza fazla yüklenmeyin

Yorgunluk, yeni insanlar ve ortamlar, çocukları ikileme sürüklüyor, tabii bu da yine mızmızlanmalarına neden oluyor. 2 yaşındaki Ahmet evde olduğu zaman çok neşeli ve sorunsuz bir çocuk. Anaokulunda İsc sürekli sorun çıkarıyor vc annesinin bacağına sarılıp, onun gitmesine izin vermiyor. Uzman Pedagog Eda Yelkenci, özellikle çoğu zamanını anneleriyle geçiren ilk çocukların, kalabalık ortamlarda huzursuz olduklarını ve aşırı uyarıcıyla karşı karşıya kaldıklarını belirtiyor. Ancak bunun çözümünün, çocuğu anaokulundan uzaklaştırmak olmadığını da sözlerine ekliyor. Bu durumda çocuğun mızmızlanması, onun güvensizliğini, korkusunu ve istenilenleri yerine getirememe endişesini ifade ediyor. Kendine güvensiz çocuklar, yeni ortamlara ve kişilere yavaşça alıştırılmalı.

  1. Bazı kurallar geliştirin

Çocukların kurallara ve denetlenmeye ihtiyaçları var. Ancak kural geliştirirken, bunların çok katı olmamasına ve çocuğunuzu çok fazla sıkmamasına özen gösterin. Yoksa onun hayal kırıklığına uğramasına ve kendi kabuğuna çekilmesine neden olursunuz. Anne babalar, sadece çocuklarının hareketlerini sınırlamamalı, hatta onları yeni atılımlara teşvik etmeli. Her ağladığında ya da her mızmızlandığında çocuğunuzun yanına koşmayın. Bırakın, çocuğunuz kendi kendini avutmayı öğrensin. Anne babanın, çocuğu adına sürekli düşünmesi, onun özgüvenini engelliyor ve hayal gücünü sınırlandırabiliyor.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Uzman Yardımı İçin Foruma Katıl ! (Tıkla)

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu