Çocuk

Çocuğum Yalan Söylüyor Nasıl Davranmalıyım?

Yalanların hakim olduğu bir dünyada, çocuklarımıza doğru söylemeyi nasıl öğretebiliriz? Anne babalar! Bu konuda çocuğunuza küçük, ama önemli yardımlarınız olabilir…

Uzun ve kıpkırmızı burunlar yalan söylendiğinin tipik belirtileridir. Hepimiz zaman zaman yalan söyleriz. Kimimiz zor durumda kalmamak, kimimiz yakınlarımızı üzmemek, kimimiz ise gerçeklerden kaçmak için. Çocuklar ise daha fazla ilgi görmek, dikkatleri üzerine çekmek, cezadan kaçmak için ya da hayal güçlerinin zenginliğinden dolayı yalan söyler. Ancak çoğu genellikle doğru söylemeyi tercih eder. Bu zaman zaman eğlenceli, bazen de anne baba için utanç vericidir. Tıpkı kızınızın “Annem, senin yaşlı bir cadı olduğunu söyledi. Bence hiç de yaşlı değilsin” diyerek, komşunuzu teselli etmeye çalıştığında olduğu gibi. Oysa çocuğun bu davranışının altında tamamen masum bir davranış yatar.

Bazen de o kadar çok yalan söylerler ki, burunları Pinokyo gibi göğe kadar uzanır. Kardeşlerini ağlattıkları halde “Olur mu anneciğim! Ben kardeşimi hiç cimdikler miyim? Heee…” derler. Oysa ki bebeğin kolundaki küçük kızarıklık henüz geçmemiştir. Ya da “Babam, televizyon izlememe izin verdi” diyerek zararsız bir yalancık söyleyebilir. Ve büyük bir olasılıkla da dün parkta oynarken dinazor görmüştür.

Çocuğun ahlaki değerleri henüz gelişmedi

Çocuklar, ahlaki değerler açısından yalan söylemenin doğru olmadığını söyleseler de (Yoksa bu da mi yalan!) bu tür olaylar her zaman gerçekleşir. Gelişim psikologları küçük çocukların henüz yalan söylemediğini savunuyor. Her zaman yetişkinlerin doğru olarak nitelendirdikleri şeyler anlatmasalar bile, bizim “yalan” dediğimiz davranışı da tam olarak sergilemezler. Bizim ahlak prensiplerimizi bilmediklerinden onları küçük yalanlar için sorumlu tutamayız. Gerçek olaylar ile çocukların bize anlattıkları arasındaki farklar bu nedenle doğru ve yalanla değil, uydurma ve gerçek arasındaki farka eşdeğerdir.

Yalan sanılan doğrular

Çoğu zaman anne babalar, çocuğun kendince doğru söylediği şeyi yalan olarak yorumlar. İşte bu cümlelerden birkaç tanesi…

Ben değildim

Küçük çocuklar, yaptıkları davranışların amacını ve bunun doğuracağı sonuçları önceden kestiremez. Antika bir vazoyu yanlışlıkla kıran 3 yaşındaki bir çocuğun “bunu ben yapmadım” demesi, onun yalan söylediği anlamına gelmez. Çocuğun yapmak istediği tek şey oyuncak uçağıyla oynamaktır. Dolasıyla çocuk, kötü bir davranış göstermek istemediğinden, kendi mantığına göre bunu yapmamıştır. Bu nedenle de yaptığını inkar eder. Yaşça daha büyük olan ve haksızlık bilinci gelişen çocuklar, cezalandırılma korkusundan dolayı yalan söyleyebilir.

Ama babam izin verdi

Yetişkinler, çocukların oyun yoluyla kazandıkları hayal güçlerini, gelişmesi için teşvik eder. Kız çocuğu, oyuncak telefonuyla iş yerindeki babasını aradığında annesi, babasına selam söyler ve kızından, babasına akşama eve ne zaman geleceğini sormasını ister. 2 – 3 yaşındaki çocuklar gerçek ve canlandırma arasındaki sınırları tam olarak çizemez. Bu nedenle oyuncak telefonundan akşamki film için izin istediğinde de bir anlamda gerçeği söyler.

Bu bir uzay gemisiydi

Çocuğunuz büyük bir olasılıkla parkın önünden geçen hiç görmediği gümüş renkli bir arabayı ya da gök yüzünde gördüğü küçük bir uçağı uzay aracına benzetmiştir. 3 – 5 yaş arasındaki çocuklar, sihirli bir dönemde yaşar. Dünyalarında periler, sihirbazlar, cadılar, uzay gemileri ve astronotlar vardır. Ayrıca başrolde kendilerinin olduğu hikayeler anlatmaya bayılırlar. Bu hikayelerinde kertenkeleler dinazorlara dönüşür. Yetişkinler, çocuğun bu davranışlarına önyargılı yaklaşmadan önce, bu hikayelerin ardında nelerin gizli olduğunu düşünmeliler.

Ailem çok zengin

Çocuğun, kendini veya ailesini övmesinin tek bir nedeni var; başkalarını dikkatini kazanmak. Bu yüzden çocuklar evde kedi, köpek yerine at beslediklerini, kiralık ev yerine sarayda yaşadıklarını söyler.

Hakan beni hep dövüyor

Hakan’ın yaramaz olduğu belki de doğrudur. Ancak dikkatsizce hareket edip, yanlışlikla diğer çocuklara çarpıyor da olabilir. Bu nedenleçocuğunu Hakan’ın onu döveceğinden korkabilir. Çocuklar, bu tür hikayeler anlattığında kendilerince doğruyu söyler. Çünkü korku, gerçek bir duygu.

Anlayışlı olun

Çocuklar öncelikle gerçeğin nasıl ve ne zaman söylenmesi gerektiğini öğrenmeli. Anne babalar, onlara hayal ile gerçek arasındaki farkları açıklayarak yardımcı olmalı. Örneğin masal okurken mavi renkli yaratıkların eğlenceli olduğunu fakat gerçekte yaşamadıklarını söyleyebilir. Birlikte televizyon izlerlerken, çizgi film ile belgeseller arasındaki farkları bulabilirler. Çocuklara gerçek ve yalanın konu edildiği “Kralın yeni elbisesi”, “Pamuk prenses ve yedi cüceler” gibi masallar anlatın.

Genellikle çocuğun yalanları karşısında gösterilen tepki şaşkınlıktır. Küçüğe olan güven azalır, söylediklerine inanıp inanmama ikilemi yaşanır. Ancak aile bireyleri arasındaki güvenin yoğunluğu, böyle durumlar için büyük önem taşır. Kızınız ya da oğlunuz suç işlediğinde veya kendini kötü hissettiğinde sevgiye ve yakınlığa ihtiyaç duyar. Ona aradığı bu sıcaklığı da siz verebilirsiniz. Bu nedenle yalan söylediğine şahit olduğunuzda ona kızmayın, aksine onunla birlikte zor durumu kolaylaştıracak çözümler bulmaya çalışın.

Küçük çocukların “sözde” yalanları ahlaki bir kayıp değildir

Çocuğun yalan söylemesi gerçeğin dışında bir ifadede bulunmasıdır. Anne babalar çocuklarının çok erken bir dönemde gerçeği söylemelerini isterler. Oysa çocuğun gelişim dönemleri buna izin vermez. Örneğin üç yaşındaki bir çocuğun inanılmayacak şeyler, hikayeler anlatması doğaldır. Çocuğun hayal gücü ne kadar güçlüyse anlattığı ayrıntılar o kadar fazla olur. Çocuğun bunları anlatmadaki amacı bizi yanıltmak ya da bir gerçeği saklamak değil eğlenmek ve doğal olarak öğünmek ihtiyacından kaynaklanır.

Gerçeğe sadık kalma çocuğun gelişimi içinde zamanla yerleşen bir olgudur. Çocukların gerçekdışı konuşmalar yaptığı çok sık görülür. Bunlara “sözde” yalanlar diyoruz. Görünürde bazen oyun niteliği taşır. Bazı olayları çocuk ayrıntılarla süsler. Bazen gerçekte olmasını istediği bir şeyi olmuş gibi anlatabilir. Bu aşamaya kadar olan dönemde çocuğun anlattıklarını dinlemek ihtiyaçlarını ve dünyasını anlamak ve tanımak açısından önemlidir. Çocuğun ilgi çekmek ya da anne babasını taklit etmek için bu ifadeleri kullandığı görülebilir. Bu dönemde çocuğun gerçeğe sadık kalması konusunda ısrar etmek, sert cezalar, suçlamalarda bulunmak, onu damgalamak çocuğun benlik gelişimini olumsuz etkiler.

Sağlıksız İletişim

4 yaşına geldiğinde çocuğunuzun övünmek, düş gücü, oyun ya da şakanın dışında yalan söylüyorsa ailenin çocuğa bu şekilde ifadelerde bulunduğunda ona ne zaman inanacağını bilemeyeceğini söylemesi yeterlidir. Çocuğun gerçek konusundaki gelişimine rağmen gerçek dışı ifadeleri devam ediyorsa bunun temelinde eğitimdeki yanlış yaklaşımlar, çevreyle olumsuz ilişkiler, sağlıksız iletişim ortamları olabilir. Ayrıca yetişkinleri taklit de çocuğu yalana iten bir başka etkendir. Aileyi üzmemek için, bazı ortamlarda bazı konuları ifade etmeyi tercih etmediği için, kendisine fazla karışıldığı için de yalana başvurabilir. Küçük çocukların “sözde” yalanları ahlaki bir kayıp değildir. Bu dönem içinde çocuğun iyi örnekler görmeleri önemlidir. Çocuğun yalan söylemesiyle ilgili bir şeyler yapmadan önce buna neden olan psikolojik faktörleri incelemek gerekir. Bu incelemede çevresel ilişkiler de ele alınmalıdır. Çocuğun söylediği yalanlardan suçluluk duymasından çok çevresindekilere güven duyması ve onlarla işbirliğini artıracak yöntemlerin uygulanması önemlidir. Burada bir güç gösterisinden çok yardım etme isteği hissettirilmeli ve psikolojik ihtiyaçları fark edilmelidir.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Dertleşmek İstiyorsan Aramıza Katıl ! (Tıkla)

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu