Çocuk

Çocuğum Çok Yavaş Hareket Ediyor


Çocuğunuz sürekli, özellikle de aceleniz olduğunda oyalanıyor ve iki ayağınızı bir pabuca sokuyor. Bu gibi durumlarda öncelikle sinirlerinize hakim olmalıyız. Anne-baba ve çocuk arasındaki bazı çatışmalar hep var olmuştur. Ne de olsa yetişkinlerin dünya ve düzen hakkındaki görüşleri kız ve erkek çocuklarınkinden daha farklı. En çok tartıştıkları kavram ise zamandır. Yetişkinler kendilerine has bir iç saatin olduğunun farkında olup onu duymamazlıktan geliyor. İç saatimiz yerine bizi randevular yönlendiriyor ve yaşam stilimizi belirliyor. Ayrıca sürekli zamanın yetersiz olduğundan şikayet de ediyoruz.

Günler, saatler, dakikalar onlar için hiçbir şey ifade etmiyor. Çocuklar burayı ve şu anı yaşıyor. İlkokula başladıktan sonra zaman kavramı onlar için yavaş yavaş gelişmeye başlıyor. 10 yaşına geldiklerinde ise onlar da tıpkı yetişkinler gibi zamanın su gibi aktığını keşfediyorlar.

Bölünmemiş, aksine heyecan ve olaylarla doludur. Annesiyle alışverişe gitmek, parkta oynamak, pasta yapmak, resim çizmek onlar için çok eğlenceli. Kız ve erkek çocukların bu tür eğlencelere dalması ise onlara zamanı daha kolay unutturuyor. Aslında anne babalar, çocuklarının hiç bıkmadan, sıkılmadan yaptıkları işle uğraşma yeteneklerine sahip olmalarından memnun. Onlar, çocukların bu yeteneklerinin ileride konsantrasyonda zorlanmalarını önleyeceğinin farkında. Ancak günlük hayatın yoğun olması ve sorumluluklar, yetişkinleri zamanı iyi değerlendirmeleri için zorluyor.

İş, doktor, ev işleri faturalar ve bu gibi benzer birçok eylem anne baba üzerinde baskı kuruyor. Tabii bu kadar çok baskı altında olunca da ister istemez çocuklarını acele etmeleri için sıkıştırıyorlar. Çocuklarımıza acele ettirmemeli, bu konuda baskı yapmamalıyız. “Bu tür baskılar çocuğun, aksileşmesine, mızmızlanmasına yol açıyor.

Çocuk oyalandığının farkında değil

Çocuklar bilinçli olarak ağır hareket etmediklerini bilmelisiniz. Onlara acele etmeleri için baskı yaptığınızda kendilerini bir köşeye kıstırılmış gibi hissediyorlar. Çocuklar, kardeşleri olduğunda tekrar anne babalarının ilgilerini kazanabilmek için bilerek olayları ağırdan alabiliyorlar. Bazen bu sorunu çözmek için büyük çocuğunuza her gün 1 saat vakit ayırmanız yetiyor. Bazen de çok yoğun olan bir gününü protesto etmek için yemek yeme, giyinme, ders çalışma gibi eylemleri ağırdan alabiliyor. Sizin çocuğunuzun iyiliği için düşündüğünüz spor, resim veya müzik gibi faaliyetler, ona boş zaman bırakmayabiliyor. Özellikle bu tür çalışmalar çocuğun gün boyunca yorulmasına yol açıyor.

Günlük hayattan bir örnek

Çoğu anne baba özellikle sabahları aceleci davranıp çocuğuna daha hızlı olması için baskı yapıyor. Örneğin çocuğun sabah saat 08.00’da anaokulunda, anne babanın da saat 09.00’da işte olması gerektiğini varsayalım. Saat 07.30: Çocuk hala pijamalarıyla ortalıkta dolanıyor. Ayrıca ne elini yüzünü yıkamış ne de kahvaltısını etmiş. Peki, bu durumda ne yapılmalı?

Anne babalara çocuğa acele etmesi için üzerine varmak yerine ona daha fazla yardımcı olmaları gerektiğini unutmayın. 3 yaşındaki bir çocuk doğal olarak tek başına giyinebiliyor, ancak zaman kısıtlaması altında bir yetişkinin yardımına ihtiyaç duyabiliyor. Veya 4 yaşındaki bir çocuk ekmeğine çikolata sürmesini biliyor, ama yine de ona yardım etmenizde yarar var. Belki şimdide çocuğunuzun yardımınızı istemediğini ileri süreceksiniz. Aranızdaki gerginliği azaltmanın anahtarı ona anlayış göstermeniz ve biraz daha duygusal davranmanız. Örneğin; ona” Aceleci davrandığım için üzgünüm, fakat biraz daha seri davranmazsan işe geç kalabilirim. Bu nedenle bana biraz daha yardımcı olabilir misin?” diyebilirsiniz. Zamanınız sınırlı olduğundan onunla tartışmaya girmemeye çalışın. Aksi takdirde işleri daha da zorlaştırabilirsiniz. Psikologlar, özellikle stresli anlarda çocuğa karşı daha sakin ve sevgi dolu davranılması gerektiğini unutmayın.

Yetişkinler zaman kısıtlaması altında çocuğun ihtiyaçlarını gözden kaçırabiliyor.

Burada asıl sorun yaratan konu çocuğun ihtiyaçlarının göz önünde bulunmaması değil, çocukla bu konu hakkında konuşulmaması. Her zaman özür dilemek de çıkar yol değil. Anne babalar mümkün olduğunca çocuğunun ritmini kabullenmeli. 3 yaşındaki oyuncak bebeğin annesi, aceleniz var diye, kızı için hazırladığı öğle yemeğini yarıda kesemez. Çocuğunuzun oyununu yarım bırakmaması için evden çıkmadan kısa süre önce ona birazdan gitmeniz gerektiğini hatırlatın.

Özellikle sabahları çocuklar çok ağır hareket ediyor. Anaokulu dönemindeki bir çocuğun hazırlanması yaklaşık bir saati buluyor. Bu nedenle çocuğunuzu uyandırmadan önce kendi hazırlığınızı tamamlayın. Bu sizin için uykunuzdan fedakarlık etmek anlamına gelebilir, ancak güne rahat başlamanızı sağlar. Rahatlığı keşfedin Ne demiş atalarımız; “Acele işe şeytan karışır”. Öyleyse telefonun ilk çalışında hemen telefonu açmak için koşturmayın ya da aceleyle evi temizleyip ütü yapmayın.

Anne babaların sakinliğini koruyamaması çocukları iyice yavaşlatıyor. Bırakın çocuğunuz sonuçlarına katlansın 8 yaşındaki çocukların zaman duyusu dakikliği kavrayacak kadar gelişmiştir. Bu nedenle bir yere geciktiklerinde bunun sorumluğunu taşıyabiliyorlar. Onlara bir gece önceden okula hazırlanması için ne kadar zamanı olduğunu söyleyerek yardımcı olmanız yeterli. Ertesi sabah da saati ona 2 – 3 kez hatırlatarak görevinizi yerine getirin. Gerçekten de zamanınızın kısıtlı olduğu durumlarda çocuğunuza acele etmesi için baskı yapın. Aksi takdirde ileride çocuğunuzun panik bir yapıya sahip olmasına yol açabilirsiniz.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Dertleşmek İstiyorsan Aramıza Katıl ! (Tıkla)

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu