Çocuk

Çocuğum Çok Huysuz, Nasıl Baş Edebilirim?

Birçok anne baba çocuklarının huysuz davranışları karşısında öfkelenir. Doğru Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Danışma Merkezi’nden Pedagog Ülker Yıldız; “Çocuğu cezalandırmadan önce onu dinlemeli ve uygulanan cezada kararlı davranılmalıdır” diyor.

Murat, okul dönüşünde büyük bir hışımla içeriye girer ve çantasını bir köşeye fırlatır. Ardından mutfağa girip, “Yine mi aynı yemek?” diye mızmızlandıktan sonra, öfkeyle söylenerek odasına kapanır. Çoğu anne baba çocuğunun mızmız, huysuz ya da şımarık olduğundan şikâyet eder.

Çocuğun huysuzluğundan yakınırken, bu davranışlarının nedeni üzerinde pek fazla durmaz. Çünkü onlar çocukları için her zaman, her şeyin en iyisini yaptıklarını, bütün ihtiyaçlarını büyük bir özveriyle karşıladıklarını düşünürler. Dolayısıyla onlara göre çocuğun huysuz davranması için bir neden yoktur. Oysa küçük çocukların da tıpkı yetişkinler gibi keyifsiz olmaya hakları vardır.

Birçok anne baba çocuklarına birçok engel ve kural koyarlar, ya sınırsız hoşgörülü davranıp, onun için her şeyi yapmaya razı bir tutum içine girerler ya da çocuğun isteklerini görmezden gelirler. 3 yaşındaki Merve, annesi telefonda konuşurken ona seslenir. Annesi onu işitir fakat cevap vermez. Çocuk birkaç kez daha seslenir ve sonunda var gücüyle bağırmaya ve eşyalara vurmaya başlar. Böyle bir durumda çocuğu cezalandırmak yanlış ve yararsız bir tutum olur. Çünkü anne ya da babalar çocuklarını mutlaka dinlemeli ve onunla ilgileneceklerini belirterek sakinleştirmelidirler. Böylelikle çocuğun gereksiz öfke nöbetine girmesi engellenmiş olur. Her isteği koşulsuz yapılmış bir çocuk da huysuz, şımarık ya da mutsuz olabilir.

Çocuklar Hep İster

Çocuk belli bir yaşa geldiğinde ve anne baba artık her şeyi yerinde ve zamanında yapan bir çocuk istediğinde, çocuk kendisine haksızlık yapıldığını düşünmeye başlayabilir. Çünkü çocuk, önceleri hep isteyen olmuştur; yaptığı her davranış, söylediği her söz kabul görmüştür. Şimdi de bu engellemelere pek alışık olmadığı ve isteklere bir anlam veremediğinden dolayı da huysuzlaşmıştır.

Çocuğunu çok seven, ileride mutlu, başarılı, sevmeyi ve sevilmeyi bilen bir birey olmasını isteyen anne ve babaların; çocuklarıyla iyi bir iletişim kurmaları, onlara tutarlı ve sağlıklı bir eğitim vermeleri gerekir. Çünkü çocuğun kişilik temelleri 0 – 6 yaş arası atılır ve bu yaşta edindiği her şey kalıcı olur. Onun için de anne ve babalar tavır ve davranışlarıyla çocuğa su mesajı vermelidir: “Biz senin için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz (mesela; koruma, eğitim sağlama gibi), sen de karşılığında bazı şeyler yapmalısın. “Birçok ailenin çocuk davranışları ile ilgili bazı kuralları vardır. Bu kuralları çocuğa yansıtırken son derece kararlı olmak gerekir. Böylelikle çocuk annenin hangi konularda taviz verip, hangilerinde vermeyeceğini bilir ve onunla şiddetli çatışmalara girmez.

Bazı çocuklar en sakin ve soğukkanlı anne babaları bile çileden çıkarabilirler.

Uyarılara aldırmaz, yaptıkları davranışlarda direnir, mızmızlanır ve huysuzluk ederler. Anne, stres altında, yorgun ve gerin ise; çocuğun aykırı istekleri karşısında çocukla çatışmaya girebilir. Böyle bir durumda çocuk da, kendisini kimsenin anlamadığını ve kaygılarını, sıkıntılarını kimsenin önemsemediğini düşünür. Anne de ‘bu çocuk niye böyle bütün huysuzluğunu ve öfkesini benden çıkarıyor’ diye üzülür ve sonuç itibariyle bir kısır döngü oluşur. Böyle durumlarda çocuğa ceza vermek gerekir mi? Eğer verilecekse; ne tür bir ceza uygulanmalı?

Çocuklara verilen cezaların yaptırımı olmalı tabii, fakat ceza ile suçun birbiriyle orantılı olmasına da dikkat edilmeli. Örneğin; 2 yaşında bir çocuğu söz dinlemedi diye odaya kapatmak yanlıştır. Çünkü çocuk yaptığı şeyin yanlış olduğunun farkında olmayabilir ve yaptığı davranışın onun en tabii hakkı olduğunu düşünebilir. Yaptığı davranışın hatalı olduğunun farkında bile olsa, odaya kapatılmak iki yaş çocuğuna çok ağır gelir.

Çocuğa, sevdiği bir şeyden yoksun bırakılarak ceza verilebilir. Mesela; bir gün boyunca sevdiği çizgi filmi izletmemek gibi. Fakat cezalar verileceği söylendiği zaman da, bu mutlaka yapılmalıdır. Yani cezalarda kararlı davranmak gerekir. Ceza verildiğinde, çocuk öncelikle cezaya karsı büyük tepki gösterip ağlayabilir. Fakat anne bu noktada tutumunu kararlı uygular ve gerektiğinde birkaç kez tekrarlarsa, çocuk annesinin ciddi olduğunu anlar ve yaptığı huysuzluktan vazgeçebilir.

Çocukta Kaygı Uyandırmak

Annelerin sıkça başvurduğu bir başka yöntem de, çocukta kaygı uyandıracak yaklaşımlarda bulunmaktır. Birçok anne, çocukları yaramazlık yaptığı zaman; “Sen beni bu yaramazlıklarınla öldüreceksin”. “Seni bırakır giderim” ya da “Ben ölürsem annesiz kalırsın” şeklinde sözler söylerler. Böyle bir yaklaşım karşısında çocuk, günün birinde annesi hastalanıp hastaneye yatırıldığında ya da belli bir süre için evden uzaklaştığında, kendisini sorumlu tutar.

Sonuç olarak çocukta kalıcı ruhsal bozukluklar oluşabilir. Ayrıca çocuklarına küsen anneler de vardır. Çocuk anneyi çok kızdırdığı zaman, annenin tavrı biraz soğuk olabilir ya da çocuğuyla arasındaki iletişime bir kısıtlama getirebilir. Fakat küsme süresini uzatmak ve katı bir tutum içine girmek çocuğu yaralayabilir. Bazen çocukların da kayıtsız olmaya hakları vardır. Bu nedenle çocuğun yaptığı bazı yanlışları göz ardı edebilmek ve aşırı olmayan bazı davranışlarını da tepkisiz karşılayabilmek gerekir. Ceza vermeden önce, mutlaka çocuğun düşünceleri dinlenmelidir. Bazı durumlarda çok zor gelse bile, sevgi ve şefkat ile yaklaşmak olumlu sonuçlar verebilir.

Bunları yaparken de kendi haklarımızdan ödün verip, çocuğa huysuzluk yapmaması için yalvarır bir tutuma girmemek gerekir. Çünkü böyle bir davranış geçersiz bir yöntem olduğu gibi, ayrıca çocuğun anne – babasının güçsüz olduğunu düşünmesine de yol açabilir.

Sağlıcakla Kalın.

#Yıldız Vermeyi Unutmayın!
[Toplam: 0 Ortalama: 0]
Değerli Ziyaretçimiz, aklınıza takılan sorulara hızlı bir cevap almak için, UZMANLARA VE ANNELERE SOR bölümünü, kullanabilirsiniz.
Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edmek İçin (Tıkla)

Annemce Yazar Ekibi

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı