Çocuk

Çocuğa Sorumluluk Kazandırmak İçin Bilinmesi Gerekenler

Hepimiz çocuklarımızın ileride mutlu yetişkinler olmasını isteriz. Başarılı, tanınmış ve sevilen. Çocuğumuz bunlara ulaşıncaya kadar beraberce uzun ve heyecanlı bir yol vardır önümüzde. Bir annenin ağzından kızları ve sorumluluk almaları için verdiği savaş.

Senin yüzünden kuşlarım aç kaldı” diye kızıyor dokuz yaşındaki kızım Cemre. Evet kuşları ben onlara yem almadığım için aç kalmıştı. Ama hayal meyal hatırlayabiliyorum bu kuşun alınması için Cemre ve yedi yaşındaki kardeşi Yeliz bize yalvarmışlar, bütün bakımı üstlenecekleri konusunda söz vermişlerdi. Ama bugün onların ev arkadaşlarının rahatından ben sorumluyum, çünkü kuş yeminin alışverişini üzerime alıp onları bu sorumluluktan kurtarmış oldum.

Halbuki onlar bütün bunları yapabilecek ve bu sorumlulukları taşıyabilecek yaştalar. Ama kızlarım şimdi söylenerek kuş kafesini temizliyorlar, çünkü ben bu sorumluluğu da üzerime almak gibi bir hatada bulunmadım. Çocuklara sorumluluk almayı öğretmek onlarla bizim aramızdaki bir yer değiştirme oyunundan ibaret, tıpkı onları yetiştirirken yaptığımız gibi. Çocuklar onlara vereceğimiz sorumluluk kadarını almaya hazırdırlar. Onların bir şeyden dolayı kendilerini yetkili görmelerini mi istiyoruz?

Bir çocuğun sorumluluk almasını etkileyen faktörler

O zaman bizim bu işten uzak durarak onlara boş alanlar yaratmamız gerekiyor. Bu, çocuk daha küçükken başlar. Her ne kadar bir bebek tam anlamıyla bize bağımlı, bizim sevgi ve şefkatimize ve bizim tarafımızdan doyurulmaya ihtiyaç duysa da, yine de onun kişiliğine dikkat edilmelidir. Yavaş yavaş onun kendisini yönetmesine izin verilmelidir. Ne zaman eğlence ya da oyun istediğini ya da ne zaman dinlenmeye ihtiyacı olduğunu hissedebilmelisiniz. Onun verdiği sinyallere doğru karşılık verebiliyorsak o da kendine inanmayı, ihtiyaçlarını tanımayı öğrenir ve kendinin anlaşılabildiğine dair güveni gelişir.

Çocuğumuz büyüdüğünde kendi isteklerini ifade etmeye ve çevresini araştırmaya başlar. Biz yetişkinler olarak bazı sınırlar koymalıyız. Tabii ki çocuğumuzun güvenliği ve bir toplum içinde yaşayabilmek için uyması gereken kuralları öğrenmesi için. Yani bu eğitim çok erken yaşlarda başlar ve yetişkinliğe kadar sürer. Anne ve babalar için sürekli vermek ve almak hiç de kolay değildir.

Herşey dozunda güzel

Çoğu zaman çocuğumuza ne kadar boş zaman bırakmamız gerektiğini ya da ne kadar otoriteye ihtiyaçları olduğunu bizler dahi bilemeyiz. Çünkü ölçülü bir dozda otoriteye başvurmadığınız sürece, çocuğunuzu yetiştirme konusunda başarısızlık denizine girmek üzeresiniz demektir. Şimdi kızlarım bütün konularda dikkat gösteren okul çocukları oldular. Okul malzemelerini düzenli tutuyorlar, ödevlerini yapıyorlar, büyük bir arkadaş çevreleri var ve şahsi işleri ile (çoğu zaman) kendileri ilgileniyorlar.

Birçok genç anne gibi benim de çocuklarımı yetiştirmek konusunda ideallerim vardı. Hepsinden önemlisi liberal bir anne olacaktım ve çocuklarımı kendi isteklerimi yaptırmak için zorlamayacaktım, canları ne yapmak istiyorsa onu yapmalarına müsaade edecektim. Onları mümkün olduğunca az sıkıştırmak için muazzam bir sabır gösterdim. Kendim için de hep bilgilerime yenisini eklemeye çalıştım.

Büyük kızım Cemre daha iki yaşındayken gardıroba girecek eşyaları kendi belirlemek istemişti ben de onu olumlu karşılamıştım. Kafasına takıp giymeyi istediği kıyafetleri yalnız başına giymesine izin verdim. Bu şekilde olaylardan faydalanmış oldum. Çünkü aslında ona büyük gelen güzel yeni eteği sürekli kalçasından kayıyor diye mızmızlanamadı. Çünkü o eteği kendi isteğiyle giydi (ben hiç bir şekilde zorlamadım) ve kendini bu olaylardan dolayı sorumlu hissetmişti.

Eğer Cemre’yi bir şekilde kandırarak ona o eteği giydirseydim, neler olacağını tahmin edebiliyorsunuz değil mi? Ağlayıp sızlanmaya başlayacak ve büyük gelen eteğinin düşmesinden dolayı oyun oynayamadığı konusunda şikayetlerde bulunacak ve beni suçlayacaktı. Ama bu duruma neden olan kendisiydi ve bu şekilde üzücü de olsa sorumluluğun ne demek olduğunu görmüş yani kendi davranışlarının mantığını taşımak zorunda kalmıştı. Kendinizi tıpkı mahkeme karşısındaki bir suçlu gibi canlandırın ve kurtulmaya çalışın.

Nelere dikkat etmeliyim?

Kendi kararınızdan dolayı değil de başkaları tarafından bu kararı uygulamaya zorlandığınız konusunda kendinizi aklamaya çalışın (çoğu zaman bu cezayı hafifletir). Pek çoğumuzun bildiği gibi küçük çocuklar yaptıkları hareketlerin olası sonuçlarını tahmin edemezler. Bunun tek sebebi tecrübe eksikliğidir. Cemre uzun süre öğlenleri hem arkadaşlarıyla bisiklet sürüp, hem büyükannesinde pasta yiyip hem de yüzmeye gidemeyeceğini algılayamamıştı.

Büyük bir güçle ona sorumluluğun başka bir noktasını açıklamak zorunda kalmıştım: Herhangi bir şeye karar verdiğinde genelde başka bir şeyden vazgeçmen gerekir. Onun için böyle bir şeyden memnun olmak, tıpkı birçok yetişkin ve çocuk için olduğu gibi, korkunç derecede zordu. Biz anne babaların da geçmesi gereken bazı engeller vardır. Özellikle davranışlarımızın sonucunda gelen korkuların sürekli hissedilmesi gibi.

Çocuklarımızın bazı tecrübeleri yaşamalarının çok ağır olacağını düşünerek bunlardan uzak tutmaya çalışırız. Cemre bisikletini bir arkadaşında unuttuğunda ona bütün öğleni bisikletsiz olarak geçirtmek varken, ben onu arabayla gidip almaya hazır olurum. Halbuki bunu yaşamasına izin versem bir dahaki sefer bisikletini unutmamak için büyük bir çaba gösterecektir. Ve ben ona bu şekilde onu ne kadar ciddiye aldığımı, dikkatine ve yetkisine ne kadar güvendiğimi göstermiş olacağım.

Yorulmadan Olmuyor

Çocuklarımıza sadece bilinçli bir sorumluluk davranışı için gerekli olan malzemeyi verebiliriz. Ve çektiğimiz bütün yorgunluğun meyvesini vermesini bekleyebiliriz. Çocuklarımızla diyalog kurmaktan asla vazgeçmemeliyiz. Bunun için tipik bir örnek vermek istiyorum; Cemre daha beş yaşındayken bir gün onun bahçede ondan daha büyük çocuklar, oradaki bisikletlerin havalarını indirirken nöbet tutar vaziyette durduğunu gördüm. Kızımı yakaladığımda yapmış olduğu yanlışlığa dair bütün bilincinin kaybolduğunu gördüm. Orayı gözetliyor olmasının, bunu yapan çocukları korumak amaçlı olduğunu bir türlü algılayamamıştı. Ona, yabancı kişilerin eşyalarına zarar vermenin ne adar hatalı olduğunu anlattım. Ama çocukların onun üzerinde yarattığı etkiyi benim de sağlayıp sağlayamadığım konusunda tereddüt vardı. Nihayet bir kaç gün sonra böyle bir davranışı tekrarlamayacağını belirtmişti.

Tabii ki bu güzeldi ama bu her zaman yaptığı hareketin yanlışlığını ona kabul ettirebileceğim anlamına gelmez. Gerçi ahlak da bilinçli davranışların yapı taşlarından biridir. Biz yetişkinlerin bazı değerlere uyum sağlamak zorunda olduğumuz bir gerçek. Oysa biz toplumsal yetişme ve tecrübemizden şahsi değer sistemimizi derinleştirdik. Bununla beraber çocuklarımızın henüz iyi ve kötünün ne olduğunu öğrenmeleri gerektiğini unutuyoruz.

Sorumluluk konusunda beraber etki eden noktalardan en önemlisi vazifelendirmedir. Çocuğa küçüklüğünden itibaren ona vazife vererek aile içindeki görevi yüklenebilir.

Örneğin oyuncaklarını toplatmak, kirli çamaşırlarını banyoya götürmesini sağlamak ya da masanın hazırlanmasına yardımcı olmasını sağlamak gibi. Kulağa çok kolay geliyor ama bunları uygulatmak maalesef çok yorucu. Ben bu konuda çok ihmalci davrandım. Sonuç: Bugüne kadar eşyaların toplanması konusunda sonsuz bir yenilgiye uğradım.

Çocuklara Kendinizi Anlatabilmek

Çocuklarımın oyunumsu yardımlarını hep ciddiye alarak yarım yamalak yaptıkları işlere gülüp bunların keyfini çıkaramadım. Çocuklarımın bu alanlarda bütün sorumluluklarını niçin ellerinden aldığımı ancak geriye baktığımda anladım. Kızlarımız anaokuluna başladığında ben yine çalışmaya başlamıştım. Akşamları onlara eşyalarını toplamaları konusunda ısrar etmenin mantığını açıklayamayacak kadar yorgun oluyordum. Ama asıl sebep daha farklıydı onlar için fazla zaman ayıramıyordum ve onlara haksız davranacağımdan korkuyordum. Bu sebeple onlara elimden geldiğince iyi davranmam gerektiğini ve bir de ev işi yapmalarını istemenin hatalı olacağını düşünüyordum.

Çalışan bütün annelerin bunu anlayabileceğini düşünüyorum. Bugün Cemre ve Yeliz’in gözünde, onların odasından sorumlu kişi imajını silmek için savaş veriyorum ama olanların bütün sorumlusu da benim. İçimi rahatlatan tek şey, çocukların ebeveynlerini örnek almadaki yetenekleridir.

Zamanla çalışmamızın ve bütün yorgunluğumuzun sadece onlara iyi bir hayat kurmak için olduğunu anladılar ve benim ve eşimin onlar için taşıdığımız sorumluluğu üzerlerine almaya çalışıyorlar. Bunu en iyi şekilde geçenlerde alışverişe gittiğimizde anlamıştım. Kendileri sıraya girerek parayı ödemek istediklerini ve bunu yapabileceklerini söylediklerinde artık çocuklarımın yaşayabilmek için bize biraz daha az ihtiyaçları olduğunu hissettim.

Sağlıcakla Kalın.

#Yıldız Vermeyi Unutmayın!
[Toplam: 0 Ortalama: 0]
Değerli Ziyaretçimiz, aklınıza takılan sorulara hızlı bir cevap almak için, annelere sor bölümünü, Diğer annelerle iletişim kurmak, sosyalleşmek için annemce sosyal forum bölümünü kullanabilirsiniz.
Aklınamı Takıldı? Annelere Sor (Tıkla)
Sosyal Annelere Katıl (Forum)

Annemce Yazar Ekibi

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı