Anasayfa Bebek Yenidoğan Bebekle Konuşmanın Önemi ve Yararları

Yenidoğan Bebekle Konuşmanın Önemi ve Yararları

annemce
Yenidoğan Bebekle Konuşmanın Önemi ve Yararları

Anne – babaların bebekleriyle konuşmaları onların gelişimini olumlu etkiler. Nasıl mı? Günümüzde bilinçli anne babalar, bebeklerle konuşmanın onları olumlu etkilediğinin farkındalar. Çünkü konuşmanın sihirli bir etkisi vardır. Bebekler anne babalarının ne söylendiklerini anlamadıkları halde, büyük bir keyifle dinlerler. Başlarını hemen sesin geldiği yöne çevirir, konuşan kişinin gözlerini ve ağzını izlerler.

Söylenen her kelimeyi heyecanla dinlerler, gülümserler, ayaklarını ve kollarını oynatırlar ve vücutlarıyla “Daha fazlasını istiyorum” derler. Bu yanıt da anne babaları çocuklarıyla konuşmaları için cesaretlendirir. Kısacası, harika bir tecrübedir.

Bebek, nasıl tepki verebilir?

Bebeğin sözcüklere karşı olan bu açlığı, insanın var olmasıyla birlikte ortaya çıkan öğrenme içgüdüsünü tatmin etme isteğinden kaynaklanır. İnsan seslerinin, bebeklerde öğrenme içgüdüsünü ortaya çıkardığı bilinmektedir. Yapılan her konuşma bebeğin ruhsal ve zihinsel gelişimini olumlu etkiler.

Bir karşılaştırma yapabilmek için kendisiyle hiç konuşulmayan bir bebeğin kafasında nelerin olduğu incelenmiş. Sonuçta: bebeğin beyninin adeta uyuşmuş gibi olduğu tespit edilmiş. Günümüzde beyin hücreleri arasındaki bağlantıların optimal olarak bir yaşında gerçekleştiği biliniyor. Bu dönemde beyine çok az uyarı gelirse, bu sistem yeterince gelişemez. Çünkü çocuğun çevreden aldığı uyarılara verdiği tepki, yaratıcılığı, neden – sonuç ilişkisi, yani kısacası düşünmesi, nöronların işleyişine bağlıdır.

Televizyon aynı etkiyi göstermez

Sözcükler çocuğun gelişimi için çok önemlidir, ama bu ‘bebeği saatlerce televizyonun karşısına oturtun ya da ona saatlerce kaset dinletin’ anlamına gelmez. Çünkü bu yöntem sağır ve dilsiz olan ailelerin çocukları üzerinde daha önceden denenmiş. Ama ne yazık ki sonuç başarısız olmuş. Televizyon ve kasetteki sesler, insan sesleri kadar etkili değildir. Tam aksine saatlerce televizyonun karşısında oturan çocukların anadilini öğrenebilecek seviyede olmadığı ve 1 yaşındaki çocukların çok fazla televizyon izlemekten dolayı zeka ve konuşma yeteneklerinin gelişmediği gözlenmiştir.

Sesler arasındaki farklar nedir?

Televizyon sesi ve insan sesi arasındaki en önemli fark bebekle konuşma şeklidir. Bebekle konuşulurken ona doğru dönülür, yavaş ve sessiz bir ton kullanılır, vurgu yapılır. Bebeğin o an için ilgisini çeken bir konu hakkında konuşulur. Duygu ve mantık bir aradadır. Beyni güçlendirenin duygular olduğunu, yeteneklerin tek tek geliştirilmesinin pek bir yararı olmamaktadır.

Anne çocuğuna aynı zamanda “Seni seviyorum” derken, onu kucağına alıp, yumuşak bir ifadeyle gözlerine bakarsa, bebek, annenin ne demek istediğini kolayca anlar. Televizyondaki bir figür bunu bir başkasına söylediğinde, bebek hiçbir şey algılayamaz. Yüz yüze konuşmadaki esas nokta; etkileşimin karşılıklı olmasıdır. Bebek televizyon izlerken tüketici konumundadır. Ama karışlıklı bir etkileşimde bebeğin kendisi de mimikleriyle, hareketleriyle konuşmaya katılır ve üretimde bulunur. Bebekler aldatıldıklarını kolayca hissederler. Karşılarındaki kişi onlarla isteksizce konuşunca, bebek ilgisini başka tarafa yönlendirir.

Bebekle nasıl konuşulmalı?

Bebeğin zekasını geliştirmek için pahalı oyuncaklar ya da kurslar gerekmez. Bunun için yapmanız gereken tek şey; onunla konuşmaktır. Anne babalar doğaları gereği bunu yapmakta zorlanmazlar. Fakat içgüdüleri “Bebeğim beni anlamıyor” düşüncesiyle kısıtlanır. Ayrıca bebekleriyle konuşurken komik görünmekten de çekinirler. Anne babalar, bebekleriyle agu diliyle, yani bebek dilinde konuşurlar. Aslında çoğunlukla normal dil kullanılmalıdır. Yapılan araştırmalara göre yetişkinlerin, bebeklerle iletişim kurmak için kullandıkları dilin özellikleri bütün kültürlerde aynıdır. Bunlar:

  • Yetişkinler bir bebekle konuşmaya başladıkları zaman otomatik olarak seslerini yükseltirler.
  • Çok yavaş konuşurlar.
  • Konuşurlarken mimik kullanırlar ve ağızlarını çok fazla açarlar.
  • Belli bir ritimle konuşurlar.

Bebeğinizle konuşmayı ihmal etmeyin

Anne – babalar, bebekleriyle istedikleri her konuda konuşabilirler. Bu hava durumu, iş yerindeki yeni dedikodular, alışveriş olabilir. Çocuğunuzla, ona banyo yaptırırken, yemek yedirirken ya da altını değiştirirken sohbet edebilir, o anda ne yaptığınızı ayrıntılı olarak açıklayabilirsiniz. Örneğin; “Şimdi seni soyacağım, bu senin bacağın, bu da kolun. Tenin ne kadar yumuşak ve pürüzsüz! Ne kadar güzel mavi gözlerin var” gibi. Veya parktan eve dönerken: “Bak komşunun köpeği nasıl bir o yana, bir bu yana koşuyor. Hatırlıyor musun, dün de böyle koşturuyordu?”? Ya da yoğun bir iş gününden sonra, ona başınızdan geçenleri anlatabilirsiniz. “Bebeğim bugün yine çok yoruldum. Telefon sürekli çaldı. Telefonun ne olduğunu biliyorsun değil mi? Telefonun her çalışında kızıyorsun.”

Bebeğinizi dinleyin

Bebekle konuşmasını bildiğiniz gibi, onu dinlemesini de bilmelisiniz. Bakışlarıyla ve hareketleriyle birçok şeyi söyleyebilir. Bebeğiniz eliyle kitabı işaret edince, ona: “Bu ana bir hikaye okumamı ister misin?” dersiniz. Masanın altında emekleyince “Oyuncak ayını mı arıyorsun?” diye sorarsınız. Yada kollarını size doğru uzatınca, onu hemen kucağınıza  alırsınız.

Sessizliğin de altın olduğunu unutmayın. Hiçbir bebek bütün gün anne veya babasını dinlemek istemez.

Sağlıcakla Kalın.

Benzer Yazılar

Yorum Bırak