Bebek

Bebeklerin Diş Çıkarma Süreci, Belirtileri ve Uykusuz Geceler :)

Yaşama yeni başlayan bebeğin gelişimi süresince oluşan değişiklikler, anne babalar tarafından ilgi ile izlenir. Süt dişlerinin çıkma aşamasında bebekte biraz huzursuzluk olmaktadır. Ancak bu bebeğin herhangi bir nedenle hastalandığında karşımıza çıkan huzursuzluk tabloları ile aynı düzeyde değildir ve oldukça ender görülmektedir. Ancak ender dahi olsa, böyle bir tablo ile karşılaşıldığında telaşlanmaya gerek yoktur.

Yapılabilecek çok basit bazı uygulamalar ile hem bu problemlerden kurtulmak ve hem de bebeğinizin diş çıkarma sürecinde ona yardımcı olabilmek mümkündür. Çok nadir olarak görülse de, bazı bebekler küçük bir dişle dünyaya gelirler. Bunlara natal diş denir ve doğumdan bir süre sonra kendiliğinden düşebilirler. Düşmeleri halinde beslenme sırasında annenin göğsünün zedelenmesi veya bebeğin dil ve dudaklarında zedelenmeler oluşabilmektedir. Bu durumda bu dişlerin çekilmesi önerilmekte, hatta gerekmektedir. Aynı şekilde, çocuğun bir yaşına gelip de henüz diş çıkarmaması da ender görülen bir durumdur.

Ortalama bütün bebeklerin en az yarısı dişlerini 5. – 8. aylar arasında çıkarırlar.

Bir araştırmaya göre, dört bebekten biri ortalama 8. aylarında diş çıkarma sürecine girerler. Bebeğin erken ya da geç diş çıkarması veya dişlerin çıkma sırasında oluşan farklılıklar aileden gelen bir özellik olarak değerlendirilmekte. Bu nedenle anne, baba ya da büyükanne ve babaların ne zaman diş çıkardıklarını araştırmak aydınlatıcı olabilir.

Ayrıca bebeğin erken ya da geç diş çıkarması onun ruhsal ve bedensel gelişimi konusunda bilgi vermez. Ancak bazı bedensel ve zihinsel eksiklik görülen hastalıklarda diş eksiklikleri de tabloya eşlik edebilmektedir. Bazı durumlarda anne ve babalar bebeklerinde oluşan değişimleri fark etmeyebilirler ve buna bağlı olarak, örneğin bebeğin bir gecede diş çıkardığı iddiasını savunurlar. Yine de sıklıkla oluşagelen değişimler aile üyelerince doğru olarak algılanabilmektedir. İlk olarak süren alt çene süt kesici dişi, ki bu alt süt santral diye adlandırılmaktadır. Dişin çıkacağı bölge öncelikle kızarır ve dişin gelmesine yakın dişeti beyazlaşır ve dişeti üzerinde dişin formu belirginleşir. Bu tablonun görülmesinden sonra birkaç gün içinde diş karşımıza çıkacaktır.

Ağız içinde oluşan ve bebeğin kendisinde gözlenebilen bazı özellikler şunlardır;

Bebek sürekli yumruğunu ağzına sokar ve elini zorla çiğnemeye ve yalamaya çalışır. Çünkü sürme bölgesinde yoğun bir kaşınma hissetmektedir. Bebekler içgüdüsel olarak dişlerinin çıkma aşamasında kendilerini neyin rahatlatacağını çok iyi bilirler. Bebek damağının içinden gelen baskı ve kaşıntı hissini dıştan yumruğunu ısırmaya çalışarak ortadan kaldırır ve kendini rahatlatır. Bunun çıngırak, ekmek kabuğu ya da diş kaşıma aletleriyle uygulanması daha rahatlatıcı olur.

Bebek diş sürmesine yakın daha fazla tükürük salgılar. Normal olarak 3. ya da 4. aydan itibaren katı yiyecekleri daha kolay sindirebilmesi için zaten salya salgılanması da artmaktadır. Bunun yanında bebeğin sürekli ağzına bir şeyler sokması ya da diliyle dişin çıkacağı bölgeyi yoklaması da salya salgısını arttıran bir diğer etkendir. Fakat bunun bir de olumsuz etkisi söz konusu olabilmektedir. Ağızdan gelen aşırı salgı bebek tarafından yeterince yutulmamakta ve ağız çevresine bulaşmaktadır. Bunun kuruması ise çok hassas olan bebek cildini kızartır ve kurutur. Böyle bir durumda bebeğin yanağına ya da çenesine nemlendirici bir yağlı krem sürülmesinde yarar vardır.

Bebek diş çıkarma sürecinde artık meme emmek istemeyebilir. Annenin yumuşak ve sıcak cildi diş çıkan bölgedeki dişetinde olagelen değişimler nedeni ile bebeğin canı yanabilir. Böyle bir dönemde anne bebeği emzirmekten vazgeçebilir. Çünkü aynı zamanda anne de çıkan dişlerden dolayı bebeği emzirmek istediğinde ısırılmaya bağlı olarak göğüs ucunda rahatsızlık duyabilir. Anne babalar bebeklerinin diş çıkaracağını çoğunlukla birkaç gün ya da birkaç hafta önce anlayabilirler. Örneğin; böyle bir dönemde bebek uyuma sorunları yaşar ya da sürekli mızmızlanır. Bütün bu belirtiler bebeğin organizmasında meydana gelen değişimi ve gelişimi gösterir.

Bebek diş çıkarırken hasta olur mu?

Süt dişleri çıkarken çocuğun canı yanabilir. Bazen de bebeğin ağız mukozası dişin çıkma aşamasında iltihap yapabilir ve kanayabilir. Diş çıkarmanın bebekte ne tip rahatsızlıklar yarattığı, birçok uzman tarafından değişik şekillerde yorumlanır. Bir uzmana göre, bebeklerin ortalama yarısında hiçbir şikayet oluşmaz. Yine de bazı çocuklar diş çıkarma döneminde biraz ateşlenebilir.

Bazı durumlarda öksürüğün ve tuvaletin bir miktar yumuşak (ishal değil!) olması görülebilir. Bu durum bazı uzmanlarca şöyle açıklanmaktadır; “Bazı bebeklerde aşırı salgılama o kadar çoktur ki, bebek bunu yutmamakta ve salgı boğazına kaçıp öksürmesine ve kusmasına bunun yanında çok fazla salya salgılanması ve bunun yutulması tuvaletin yumuşak olmasına da sebep olabilmektedir”.

Dişler sürer ve doğal koruma mekanizması kaybolur Bebekler diş çıkarma süreçlerinde, anneden aldıkları doğal koruma mekanizmalarını kaybederler. Bu iki değişimin aynı döneme denk gelmesi tesadüf olduğu gibi, çocuğun hastalanma riskini de artırır. Ayrıca o dönemlerde bebeğin hareketliliğine paralel olarak enerji ihtiyacı da artar. Daha fazla besin maddesine ihtiyaç duyması, kan dolaşımının hızlanması ve aldığı besinlerin değişmesi doğal olarak bebeği etkiler.

Çevrede bulunan bakteriler bebeğe geçer ve bu yolla ishal ya da kabız olur. Ateşlenmeyi sadece diş çıkarmaya bağlamak yanlış ve tehlikeli olabilir. Bu yolla ciddi semptomlar göz ardı edilebilir. Biraz ateş ve ince tuvalet diş çıkarmaya bağlanabilir. Fakat bebeğin huzursuz olması, günlerce ateşlenmesi ve ciddi bir ishal geçirmesi dişlerden kaynaklanmayabilir. Böyle durumlarda bebek mutlaka bir doktora muayene ettirilmeli ve rahatsızlığın ardında yatan gerçek etken bulunmalıdır. Böyle belirtiler, örneğin orta kulak iltihabının belirtisi olabileceği gibi, başka hastalıklarda erken dönem belirtileri olarak görülebilmektedir.

Diş bakımı ilk dişin sürmesi ile birlikte başlamalı

Sağlıklı süt dişleri, yerlerine sonradan gelecek olan sürekli dişlerin sağlıklı çıkmalarını sağlar. Süt dişlerinde çürüklerin olması, kalıcı dişlerde de çürük olması anlamına gelmese de, sürekli dizide de çürük eğiliminin var olabileceğinin göstergesi sayılabilir. Süt dişlerinin sağlıklı bakımı için, anne babalar daha en baştan belirli bazı kurallara dikkat etmelidirler;

Bebeğe, dişlerinin güçlenmesi için doğumundan itibaren fluorid tableti vermek Bunun en iyi yolu, tableti kaşıkla ezip süte veya suya karıştırarak vermektir. Tableti biberonla vermek tavsiye edilmez. Çünkü ilacın etkili maddesi şişenin kenarlarında kalabilir. Fluorid tabletinin büyük bebeklere, kabul ettiği ölçüde çiğnetilerek verilmesi sistemik etkinin yansıra, lokal olarak da etkili olarak diş minesinin güçlenmesine katkıda bulunur.

Emzik ya da biberonu sürekli suyla yıkamak Yere düşen emzik ya da biberon memesi asla bir yetişkin tarafından ağıza sokulup bebeğe verilmemelidir. Aksi takdirde yetişkinin ağzında bulunan diş çürüğü bakterileri bebeğe geçebilir.

Bebeği sürekli biberonla beslememek

Bebeğin sürekli biberondan emmesi, içinde ne tür bir sivi olursa olsun, dişlerine zarar verir. Uzun süre dişlere temas eden sıvı, koruyucu tükürüğü inceltir ve tükürüğün çürük önleyici etkisinin azalmasına neden olur. Buna bağlı olarak diş yüzeyinde bakterilerin bulunduğu plak tabakası oluşur ve bu bakterilerin üretmiş oldukları asitler de diş minesi yüzeyinden sert doku çözünmesine yol açarak diş çürüğüne neden olurlar.

Çocuğun 2 yaşından itibaren belirli aralıklarla diş doktoruna götürülmesi faydalı olur. Bu yolla çocuk çok küçük yaşta diş doktoruna gitme alışkanlığı kazanacak ve bunun sonucu dişleri sürekli sağlıklı kalabilecektir. Küçük çocukları diş doktoruna götürmenin başka iki önemli sebebi daha vardır; 1 Gerekli koruyucu önlemler uygulandığı I halde çürük oluşmuş dişler olabilir. Bu dişlerin kesinlikle tedavisi gerekmektedir. Düşme zamanına 6 – 12 aydan daha fazla süre olan süt dişleri tedavi edilmelidir. Çeşitli nedenlerle tedavi edilmemiş süt dişlerindeki çürüğün alttaki sürekli dişi etkilemesi söz konusu değildir. Ancak ileri derecede iltihaplanmalar söz konusu olduğunda, alttaki sürekli diş germinin kireçlenmesinin etkilenmesi söz konusu olabilmektedir.

Bazı çocuklarda, damak gelişiminin yetersizliğinden dolayı veya diş germi oluşmadığı için süt dişi çıkmayabilir ve o bölgede diş eksikliği görülebilir. Böyle durumlarda dişin olmadığı bölgeye gerekli kontroller yapılıp gerçek neden saptandıktan sonra sürekli dişler gelene kadar boşluğu korumak amacı ile “yer tutucu” denilen klinik uygulama yapılmalıdır. Bu işlem çocuğun dişi erken düştüğü zaman da uygulanmalıdır. Aksi takdirde boşluk olan bölgeye diğer dişler kayar ve alttan gelecek olan diş çıkmak için yer bulamayacağından, diş kavislerinde asimetri oluşur.

Süt dişlerinin tamamının çıkması için belli bir zaman gerekse bile, katı yiyeceklere 1. yaşın sonunda geçilebilir. Çünkü birçok çocuk iki yaşına kadar aldığı besinleri çiğnemek için damağını kullanır. Bunun yanında, ısırma işlemini keskin ön süt dişleriyle küçük yaştan itibaren çok iyi becerir. Ve zaman içinde (anne babalar bunu kısa sürede keşfederler) bundan büyük zevk almaya başlarlar.

Bebeklerin Dişleri Hangi Sırayla Çıkarlar?

Çoğu bebekte ilk önce alt çene dişleri çıkmaya başlar. Bir kaç hafta süresinde ortada bulunan iki süt kesici dişi çıkar (1). Ardından üst 4 süt kesici dişleri çıkmaya başlar (2). Daha sonra alt yan kesici dişler çıkar. Birinci yılın sonuna doğru çoğunlukla kesici dişler grubu tamamlanmış olur (3). Birinci süt azıları (4, 5) çoğunlukla çocuk 1,5 yaşına geldiğinde çıkmış olur. Yukarıda ve aşağıda bulunan köpek dişlerin çıkmaları (6,7) genellikle ikinci yaşa kadar sürer. Arkada bulunan ikinci süt azıları (8,9) en son çıkar. Çocuk 3 yaşına geldiğinde 20 tane olan süt dişleri tamamlanmış olur.

Diş Çıkarma Sürecinde Oluşan Ağrıları Nasıl Dindirebiliriz?

Bebeğiniz diş çıkarırken, ona basit yöntemlerle yardımcı olabilirsiniz.

  • Temiz bir bezi temiz içme suyuyla ıslatıp, bebeğinizin emmesini sağlayın. Bu yolla bebeğin ağız içi serinler ve damağına masaj uygulanmış olur.
  • Parmakla damağın üzerine daireler çizerek masaj uygulanabilir. Bebeğe tehlikesizce damağını kaşıyabileceği diş kaşıyıcıları verilebilir. Bu kaşıyıcıların köşeleri ve tırtıkları bebeğin damağını rahatlatır.
  • Buzlukta soğutulabilen içi sıvı dolu plastik diş kaşıyıcıları bebeğin ağız mukozasını rahatlatır. Bu sıvı dolu plastik kaşıyıcılar buzdolabında soğutulur, fakat asla buzlukta dondurulmaz. Aksi takdirde plastik bebeğin damağına yapışır ve yara oluşmasına neden olur.
  • Yumuşak kıllı bir diş fırçası sayesinde diş fırçalama alışkanlığı için zemin hazırlanmış olur.
  • Eğer bebek diş çıkarırken çok rahatsızlanıyorsa, mutlaka bir doktora götürmek gerekir. Dişetine masaj uygulanmasının kan dolaşımını olumlu yönde etkileyici etkisi vardır. Bunun yanında bal veya aspirin vermek gibi metodlar hem faydasızdır, hem de bebeğe zararlı olabilecek sonuçlar verebilir.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu