Anasayfa » Bebek » Bebeklerde Duygusal ve Fiziksel Gelişim Nasıl Olur?

Bebeklerde Duygusal ve Fiziksel Gelişim Nasıl Olur?

Annemce Yazar Ekibi
Bebeklerde Duygusal ve Fiziksel Gelişim

Bebeğiniz doğduğu günden itibaren, duygusal ve fiziksel gelişimi ile özgürleşme ve bir birey olma yolunda adımlar atıyor. Bebeklerde fiziksel gelişimin yanı sıra, bebeğin duygusal gelişimi, ruhsal ve zeka gelişimi de dikkatle takip edilmelidir. Bebeğinizin ruhsal ve zeka gelişimi noktasında anne baba bazı şeyleri fark etmeyebilir. Bunun için hekim kontrollerinizi ihmal etmemeniz önem arz eder.  İşte size onun fiziksel ve duygusal gelişimini daha iyi izlemeniz için küçük bir rehber.

Bebeğinizin doğumundan itibaren her ihtiyacıyla ilgilenmek zorundasınız. O, mini minnacık yapısıyla öylesine masum, öylesine ilgiye muhtaç ki… Yaşamını sürdürebilmesi, büyüyüp gelişebilmesi için size gereksimini var. Açıksa kendi başına yiyemiyor, üşüse giyinemiyor. Bunları başarabilmesi için sizin desteğinize ve zamana ihtiyacı var. O sadece sizin emeğinizle özgürlüğe doğru adım atmayı başarıyor. Bebeklerin özgür olma istekleri doğumla birlikte başlıyor.

Dünyaya geldikleri andan itibaren yaşadıkları çevreyi tanımaya ve ona uyum sağlamaya çalışıyorlar. 1. yaşlarının sonunda ilk adımlarını atmaya, birkaç kelime konuşmaya ve hatta kaşık tutmaya başlıyorlar. Gelişme periyodunun en hızlı bölümünü de bu dönem oluşturuyor. Bu dönemi en bilinçli şekilde yönlendirmekse kuşkusuz ki anne ve babalara düşüyor.

Yaşları ilerledikçe içlerindeki özgür olma duygusu daha da artıyor. Bazı durumlarda kendi kendilerine bir şeyler yapma arzusu hırçınlığa kadar gidiyor. Bırakın çocuğunuz tek başına giyinmeye çalışsın. Kazağını ters, pantolonunun önünü arkasına, ayakkabılarını yanlış ayağa giyebilir. Müdahale ederek onun isteğini köreltmeyin. Bebeklikten başlayarak sevgi ve sabırla onun yanında olduğunuzu hissettirin. Sonunda gösterdiği gelişime siz bile inanamayacaksınız. Şimdi doğumundan başlayarak yaşadığı gelişimlere adım adım bir göz atalım.

Baş ve el kontrol gelişimi

Yenidoğan fiziksel olarak kendini çok zor kontrol ediyor. Zamanla kasları güçlendikçe hareketleri gelişme gösteriyor. Öncelikle yüz kasları gelişiyor. Bunu sırayla boyun, baş, omuzlar ve sırt izliyor. Doğumun hemen ardından başını oynatmaya başlayan bebeğin ikinci aydan sonra boynu güçleniyor. 6. ayla birlikte başını kontrol etmeyi öğreniyor. Bu, ona istediği yöne bakma özgürlüğünü veriyor. Elleri de unutmamak gerek. Bebek 2. – 3. aydan itibaren ellerini keşfediyor. 5. ayda ise nesneleri elleri arasında sıkıştırmayı öğreniyor. 9. ayla birlikte objeleri eline almaya başlıyor.

Yemek seçimi

Yemek seçme özgürlüğü bebeklikle birlikte başlıyor. “Nasıl olsa küçük, ben ne verirsem yiyecek elbette” diyemiyorsunuz. Bir inat etti mi, isterse 2 aylık olsun onu beslemek kolay olmuyor. 7 aylıkken kendi kendine yemek istemesi, 9. ayla beraber kaşığı kullanmaya çalışması gayet normal gelişmeler. Biliyoruz, kaşığı ağzına götürürken zorlanıyor ve etrafa saçıyor. Ancak telaşlanmayın, bunu da öğrenecek.

Ayrılık endişesi

6. aylarda kucağınızdan indirdiğinizde ağlamaya başlaması, onun daha az bağımsız olduğunun göstergesi değil. Bu, sadece size bağlandığını ve sizi tanıdığını gösteriyor. Anne ve babadan ayrılma endişesi 12 – 16. aydan itibaren başlıyor. Bu dönemde bebeklerde aileden uzaklaşma korkusu yaşanabiliyor.

Emekleme zamanı

Her ne kadar 10 bebekten biri emekleme dönemini hiç yaşamadan yürümeye başlasa da birçok bebeğin en önemli zamanlarından birini emekleme oluşturuyor. Ellerini, kollarını, bacaklarını kullanmayı öğrenmesiyle birlikte eskiden yapamadığı işlerin başında gelen emekleme dönemine geçiyor. Böylelikle kendi çevresinde hareket edebiliyor, yön duygusu gelişmeye başlıyor.

Minik adımlar

Fiziksel gelişme devam ediyor. Emeklemeyle başlayan serüven yürümeyle sürüyor. 18. ayla birlikte çocukların pek çoğu yürüyor. Hatta bununla da yetinmeyip koşmayı tercih ediyorlar. Bu yeni özgürlük hareketiyle kendine güveni artan çocuğunuzun “elinden tutulmadan yürüme” keyfine varmak isteyeceğinden emin olun!

Kendini tanıma

Doğduğu zaman kendini sizin bir parçanız zanneden çocuklar, zamanla ayrı bir insan olduklarının ayrımına varıyor. Araştırmalar 2 yaşında bir çocuğun kendini ayrı bir kişi olarak gördüğünü gösteriyor. Yapılan bir çalışmada 21 aylık olan çocuklara kendi fotoğrafları gösteriliyor. Sonuçta pek çoğu kendi resmini ayırt edip, adını söyleyebiliyor.

Temizlik günleri

Bebek bezine son! Ne zaman mı? Aslında bu, çocuğun fiziksel gelişimine göre değişiyor. Ancak ortalama olarak 2 yaşından itibaren çocuklar tuvalet alışkanlığı edinmeye başlıyorlar. Bu konuda da kızlar erkeklere oranla daha başarılı! Yapılan araştırmalar kızların bu alışkanlığı erkeklere kıyasla daha çabuk öğrendiğini gösteriyor.

Tek başına giyinme

Kızınıza çok sevdiğiniz kırmızı, pilili eteği giydirmek istiyorsunuz ama nafile! O illa ki mavi, kadife pantolonunu giymeyi tercih ediyor. Kabul edin artık, o bağımsız bir insan. 2 yaşından sonra her şeyi kendi başına yapma isteği başlıyor. Bunun ilk örneklerinden biri giyinmek. Başta zorlansa bile zaman içinde kendi kendine giyinmenin zevkini tadıyor.

Konuşma zamanı

1 yaşından sonra az çok konuşmaya başlayan çocuğunuz 3 yaşına geldiğinde kısa cümlelerle isteklerini yerine getirebiliyor. Bu dönem çocuğun gelişimindeki en önemli adımların başında geliyor. Böylelikle kendini ifade edebileceğinin farkına varıyor. Parka gitmek istediğinde bunu söyleyebilmenin keyfini çıkarıyor.

Arkadaşlık duyguları

Zamanla özgürleşmeye başlayan çocuk çevresindeki kişilerle iletişim kurmaya başlıyor. Tabii ki öncelikle kendi yaşıtları ile. Başlangıçta arkadaşlarıyla oynarken bile sizi yanında istemesini normal karşılayın. Arkadaşlık ilişkisi güçlendikçe siz olmasanız da kendini güvende hissedecektir.

Farklı duyguları keşif

4. yaşla beraber çocuğunuz diğer kişilerin kendinden farklı duyguları olduğunun farkına varıyor. Bu keşifle birlikte arkadaşlıklar kurmaya başlayan çocuğunuz farklı karakterlere uygun oyunlar yaratıyor. Böylece oyunları sizin organize etmenize gerek kalmıyor.

Apayrı bir kişilik

3 yaşla birlikte çocuğunuz kendisinin çevresindeki herkesten farklı bir karaktere sahip olduğunu fark ediyor. Kendi doğrularını buluyor ve kendi tercihlerini ortaya koyuyor. Bebekliğinde ağladığı zaman sizin gelip bu durumu kontrol altına almanızdan hoşlanıyordu. Oysa 3 yaşındayken bağırdığı zaman sizin bunu kontrol altına almaya çalışmanız onun hiç hoşuna gitmiyor.

Bebeğinize fiziksel ve duygusal gelişiminde ona yardımcı olmak çok kolay

  • Onu destekleyin Çocuğunuzun her denemesi aslında çok büyük bir çaba. Bu nedenle yeni bir şey denerken sürekli onu teşvik edin. “Aferin, benim akıllı kızıma” gibi cümlelerle onu yüreklendirin.
  • Zorlayıcı olmayın Özellikle fiziksel olarak hazır olmadığı durumlarda ona baskı uygulamanızın doğru olmadığını aklınızdan çıkarmayın. Hazır olduğu zaman bunu size hissettireceğinden emin olun.
  • Sihirli kelime “sabır” Sabretmesini öğrenin. İlk başlarda beceremediği işleri siz yapmaya kalkışmayın. Unutmayın; denemedikçe öğrenemez.
  • Eğlenmeye bakın Yemek kaşığını ağzından başka her yere götürüyorsa, ayakkabısını yanlış ayağına giydiyse sinirlenmek yerine komik taraflarını görmeye çalışın.
  • Çocukların gelişiminin farklı olduğunu unutmayın Her çocuğun gelişimi farklılık gösterir, onu başkalarıyla kıyaslamayın. Ancak çok endişelendiğiniz durumlarda doktorunuza danışmayı ihmal etmeyin.

Bebeğinizin gelişimini desteklemek için ona vakit ayırmanız gerektiğini unutmayın. Özellikle bebekler doğumdan 4-5 yaşına kadar anne baba sevgisine ve ilgisine ihtiyaç duyarlar. Bu sevgi ona isteği oyuncakları alıp sevgi gösterileri yapmakla olmaz. Onunla oyun oynamak, etkinlik yapmak, kitap okumak, onunla eğlenmek boğuşmak ve her yönüyle ona vakit ayırmak çok önemlidir.

Unutmayın evladınız sevgiye ve ilgiye muhtaç. Bunu doyurmak anne babanın elinde. Siz siz olun evladınızı bunlardan mahrum bırakmayın.

Sağlıcakla Kalın.

Benzer Yazılar

Yorum Bırak