Anasayfa Bebek Bebeklerde Ayak Bozuklukları ve Düz Tabanlık

Bebeklerde Ayak Bozuklukları ve Düz Tabanlık

annemce
Bebeklerde Ayak Bozuklukları ve Düz Tabanlık

Anne babaları endişeye düşüren konulardan biri, bebeklerinin ayaklarında ortaya çıkabilecek sorunlardır. Uzmanlar; tedaviye doğuştan başlanırsa sorunların önemli ölçüde giderileceğine dikkat çekiyor. Doğuştan düztabanlık, gevşek düztabanlık ve kemiksel deformitelerin bulunduğu gerçek düztabanlık olmak üzere iki gruba ayrılır.

Gevşek düztabanlık

Bebek ayağını yerden kaldırdığında şekil bozukluğu söz konusu olmaz. Ancak, gevşeklik sebebiyle, ayak yere bastığında yayılır ve kavislerin kaybolduğu görülür. Ayaktaki küçük kemiklerin arasında bulunan eklemlerin hepsi gevşektir. Gevşek düztabanlık denmesinin nedeni de budur. Sadece ayakta değil, vücudun diğer eklemlerinde de gevşeklik vardır. Ameliyatsiz tedavi tercih edilir.

Kasları güçlendirici egzersizler yaptırılır. İki yaşından sonra, çeşitli ortopedik ayakkabılar ve taban desteği kullanılarak, deformitenin ayakkabıda yapacağı şekil bozukluklarının önüne geçilmeye çalışılır. Ancak deformite, kullanılan ortopedik ayakkabılar ve taban destekleri ile düzelmez. Çocuklara, iki yaşına kadar ortopedik ayakkabı giydirmek doğru değildir. Bunun nedeni, çocukların ayak tabanındaki yağ dokusu ve destek dokusunun çok kalın olmasıdır.

Bu süreçte, normal ayaklar bile düztaban gibi görünür. Bunun yansıra, yeni yürümeye başlayan çocuğun ayağına kaba, ortopedik bot giydirmek de yanlıştır. Onun yerine ilk adım ayakkabısı giydirilmelidir. Çocuk büyüdükçe, ayak kasları güçlenir ve deformite azalır. Ayak, hiçbir zaman normal bir görünüm almaz. Ancak, ilk başlarda görülen aşırı bir yayılma da olmaz. Düztaban, çabuk yorulmaya neden olur. Ayakta uzun süre kalındığında, baldır kaslarında ağrılar ortaya çıkar. Taban destekleri ile bu ağrıların önüne geçmek mümkündür.

Gevşek düztabanlığın nedeni, genetiktir. Çocuk psikolojik olarak etkileneceği için düz tabanlığı tamamen bir hastalık olarak kabul etmemek gerekir. Deformite çok ileri derecede olursa, ayağın büyümesini tamamladığı 14 – 15 yaşlarından sonra kemik ameliyatı yapılarak, ayak şekillendirilebilir. Ancak, operasyon basit değildir.

Kemikler çıkartılarak, düzayak kavisli hale getirilip, o şekilde ayağın belirli bölgeleri dondurulur. Riskleri en aza indirgemek için konusunda tecrübeli olan uzmanlar tarafından yapılmalıdır. Aksi takdirde deformite daha da kötü olabilir ve şikayetler artabilir.

Gerçek düztabanlık: (Vertikal Tanus)

Kemiksel deformitelerin de bulunduğu düztabanlıktır. Talus kemiği, normalden daha dik görünümdedir. Buna bağlı olarak, ayak yerden kaldırıldığında, üstüne basılmadığı zaman bile düztaban görünümündedir. Talus kemiği, altındaki Calcaneus kemiği ile normalde yaklaşık 15 derecelik açı yapar. Ancak kemiksel deformitede, Talus kemiği neredeyse 90 dereceye yakın açılanma yapar ve Calcaneus’un tamamen ön tarafına doğru basar.

Bu şekilde kapatinca da Talus kemiğinin başı, karşı yöne bakması gerekirken tamamen yere dönmüş olur. Bu yüzden, taban kavisi tamamen kaybolmuştur. Hatta tersine de dönmüş olabilir. En büyük şikayet, ayaklarda ortaya çıkan ağrılardır. Cerrahi tedavi uygulanır. Anatomik pozisyonu bozulmuş olan kemik, cerrahi müdahale ile gerekli düzeltmeler yapılarak, normal formuna getirilir.

Ayakkabı özenle seçilmeli!

Düztaban olduğundan şüphelenilen çocuk, mutlaka bir ortopedi uzmanının kontrolünden geçirilmelidir. Ortopedistin yönlendireceği şekilde de tedavi uygulanmalıdır. Tedavide kullanılacak olan ayakkabıların bot şeklinde olması gerektiği düşüncesi yanlıştır. Önemli olan ayakkabının topuk kısmının sert ve topuğu güzel şekilde kavramasıdır.

Çocuğun ayağını aşırı sıkmayacak ve giydiği zaman ayakta deforme olmayacak ayakkabıların seçilmesi gerekir. Kaliteli ayakkabıların alınmasına özen gösterilirse, sorun yarı yarıya çözülmüş olur. Kısa sürede deforme olan ayakkabılardan kaçınılmalıdır. Ayakkabının içine konulan tabanlıkların görevi, çökmüş olan ayak kavislerini suni olarak düzeltmektir. Tabanlıkların ayağın kavisinin düzelmesinde bir rolü yoktur. Tabanlıklar hastada birtakım şikayetlerin ortaya çıkmasını ve deformitenin ilerlemesini engeller.

Doğuştan çarpık ayak (Pes Equinovarus)

Çarpık ayaklar doğuştan fark edilir. Ayak tabanları yere doğru değil, içe doğru bakar. Ayrıca, ayak tabanlarında aşırı bir kavislenme olur. Çarpıklık genellikle çift taraflıdır. Nedeni konusunda çeşitli teoriler vardır. Birinci teori, bebeğin ana rahmindeyken ayaklarının kötü duruşuna bağlı oluştuğudur. İkinci teori ise, ayak hareketlerinin yapılmasını sağlayan kasların, gelişme sırasındaki bozukluğundan kaynaklandığıdır. Bazı kas gruplarının fazla geliştiği bazısının da gevşek kaldığı, buna bağlı olarak gelişen grubun aşırı çekmesi sonucu ayağın döndüğü şeklindedir. Ancak bu teoriler kanıtlanmamıştır.

Tedavisi, bebeğin doğduğu gün başlar. “Çocuk biraz büyüsün, birkaç hafta geçsin” düşüncesi son derece yanlıştır. Tedavi edilmezse, tabanlar tamamen içe döner ve ayakların dış yanına basılarak yürünebilir. Çarpık ayak kademe kademe tedavi edilir. Doğumdan sonraki ilk bir iki gün, yeni doğan bebeğin cildinin çok yumuşak olmasından dolayı, doktorun gösterdiği masajlar yapılır. Bu masajlarla, gergin olan ayak kısımları gevşetilmeye çalışılır. Bu yüzden fazla bir şey yapılmaz.

Tedavi Süreci

Birkaç gün içinde, cilt kendini biraz topladıktan sonra, bir hafta ya da 10 gün arayla değiştirilen alçı tedavisine başlanır. Bebeğin ayaklarındaki deformite mümkün olabildiğince düzeltilip alçıya alınır. Alçı, diz 90 derece bükülmüş şekilde, ayak parmaklarından kasığa kadar yapılır. Aksi takdirde alçı bir çorap gibi bebeğin ayağından kolayca çıkabilir.

Alçıların bir hafta ya da 10 gün arayla değiştirilmesinin iki nedeni vardır. Birinci nedeni, alçıyı büyüyen çocuğun vücut ölçüsüne uydurabilmektir. İkincisi ise ayağın biraz daha normal pozisyona getirilmesi gerektiğidir. Çünkü bütün deformiteyi bir seferde düzeltmek mümkün değildir. Alçının da deneyimli kişiler tarafından yapılması çok önemlidir. Yaklaşık 4 ay süren alçı tedavisinde, bebeğin ayağındaki deformite genellikle düzelir. Ancak çarpıklık düzelmezse ya da belirli bir bölümü kalırsa, cerrahi müdahaleye başvurulur.

Deformiteyi eklem kapsülleri, kemikler arasındaki bağlar, dokular ya da tendonlar oluşturur. Cerrahi müdahale ile deformite giderilir. Ardından tekrar alçı tedavisi uygulanır. Daha sonra, deformitenin tekrar oluşmasını engellemek amacıyla, ailenin istediği zaman çıkarabileceği atel tedavisine başlanır. Bu ateller, alçı gibi sabit kalmayan bir özelliğe sahiptir. Aile, bebeğin temizliğini yaptıktan sonra ateli tekrar yerleştirebilir. Bebek sıralamaya başladığı zaman, deformiteyi düzeltecek ayakkabılar verilir. Bunlar ters kalıp ayakkabılardır. Yaklaşık 1 – 1.5 yıl süren tedavi sonrasında, ayak artık normal büyümeye başlar.

Doğuştan çarpık ayağında iki tipi vardır. Biri gevşek tip, diğeri de sert tiptir. Sert tip çarpık ayak, alçı tedavisine baştan direnç gösterir. Bu yüzden alçı tedavisi ile zaman kaybedilmez ve çocuk birkaç haftalıkken cerrahi girişim yapılabilir. Gerekli gevşetmeler yapıldıktan sonra ayak alçılanır. Cerrahi müdahale iyi yapılırsa ayak sağlığına döner.

Tedavi bebeğin doğduğu gün başlar

Doğuştan deformitelerde tedaviye ne kadar erken başlanırsa, alınan netice de o kadar başarılı olur. Çocuk gelişmeye başladığı andan itibaren mevcut deformiteyi düzeltmeye çalışmak gerekir. Aksi takdirde düzeltilmesi çok daha zordur. Özellikle kırsal kesimde, maddi imkansızlıklar nedeniyle doktora gidemeyen ya da doktor hatasına bağlı olarak yeterince tedavi edilmediği için düzelmeyen bir çok deformite var. Bu deformiteler de çeşitli yöntemlerle düzeltilmeye çalışılıyor. Ancak hiçbir zaman, doğduğu gün tedaviye başlanmış bir çocuk kadar başarılı sonuç almak mümkün değil. Çünkü bu deformitelerin büyük bir çoğunluğu, başlangıçta sadece kaslarda, tendonlarda ya da yumuşak dokulardadır. Kemik dokusunda herhangi bir şey yoktur. Düzeltilmediği takdirde, çocuğun gelişmesi sürecinde, kemikler de bu deformiteye iştirak eder. Bu sefer de kemik çarpılır. Kemikteki deformiteyi düzeltmek ise çok daha zordur. Onun için başlangıçta düzeltilirse kemik deformitesi oluşmuyor.

Topuk ayak (Pes Kalkaneus)

Ayak sırtı kaval kemiğine yapışmış halde doğar. Bebeğin, doğumdan kısa bir süre önce, anne karnında sıkışıp, ayağını bu şekilde tutması sonucu oluşur. Bu deformiteler başta çok çirkin görünmesine rağmen tedavisi oldukça kolaydır. Masajlarla ayak normal hale kolaylıkla döndürülebilir. Birkaç hafta içinde ayak sağlığına kavuşur.

On ayağın içe dönük olması (Pes Metatarsus Varus)

Ön ayak içe doğru dönmüştür, topuk dışa doğrudur, uzunlamasına ayak arka kısmı ise düzdür. Bu tür ayakların mutlaka tedavi edilmesi gerekir, aksi takdirde çocuk ileride yürürken problem çeker. Ameliyatsız birtakım girişimler yeterli olur. Bunlar ters kalıp ayakkabı ya da alterler ile olabilir. Ancak ileri deformitelerde, ayağın iç yanında bulunan yumuşak dokulardaki gerginlikler ve tendon kısalıkları cerrahi şekilde uzatılır. Gerekli gevşetmeler yapılarak, bu tarak kemiklerinin yerine gelmesi sağlanır. Daha sonra alçıya alınarak bir süre beklenir. Tedavi bu şekilde tamamlanır.

Doğuştan sonra kazanılan bozukluklar

Düztabanlık ve çarpık ayak, beyin felci ya da spastik felç denilen hastalık sonrası ya da ayakta gevşek felç şeklinde kendini gösteren çocuk felci sonrasında da görülebilir. Bunlarin yanısıra, düztabanlık, kırıklardan sonra da oluşabilir.

Örneğin, yüksekten topuk kemiği üstüne düşen çocuk tedavi edilmez ve kemik kırıldığı şekilde iyileşirse düztabanlık meydana gelebilir. Gerek spastik gerekse çocuk felcinde, ayaktaki kas gruplarında bozukluklar meydana geleceği için deformite ortaya çıkar. Çünkü ayağın mevcut anatomisini devam ettiren, ayaktaki etkin kas gruplarının uygun çalışmasıdır. Bu gruplardan biri felce uğrarsa, felce uğrayan tarafın karşısındaki grup etkin hale geleceği için, o etkin grup ayağı deforme eder. Bu deformitenin sonucunda, ya aşırı dönüklük ortaya çıkabilir ya da etkin olmayan grubun, etkili olduğu bölgedeki ayak kavisi düzelir.

Çekme etkisi de ortadan kalkınca, ayak kendiliğinden gevşer ve düztabanlık ortaya çıkar. Bunların tedavisi için de değişik yöntemler vardır. Bunlar daha çok deformitenin ortaya çıkmasına neden olan adale dengesizliğini ortadan kaldıracak cerrahi girişimlerdir.

Bunların başında da tendon transferleri gelir. Hastalıktan etkilenmemiş olan sağlıklı tendon, hastalıklı tendonların yerine uygun şartlarda nakledilerek, bu dengesizlik ortadan kaldırılmaya çalışılır. Ya da aşırı çekme eğilimi gösteren kas gruplarında, bu çekmeyi ortadan kaldıracak gevşetmeler yapılabilir. Bu tür hastalıklarda yapılan tedaviler, her zaman için doğuştan olanlara oranla daha problemlidir.

Sağlıcakla Kalın.

 

Benzer Yazılar

Yorum Bırak