Bebek

Bebek Ne Sıklıkla ve Hangi Aralıklarla Emzirilmeli?

Karnı yeterince doymadığı için iyi gelişemeyen ve uyku düzeni bozulan bir bebek her annenin ortak endişesidir. Peki, bebeğin belirli aralıklarla mi, yoksa karnının acıktığı hissedildiğinde mi emzirilmesi gerekir?

Özellikle ilk bebeğini büyüten anne, bebeğini yeteri kadar besleyip besleyemediğinden endişe eder. Çünkü bebek acıktığını ya da artık yeteri kadar emdiği için karnının doyduğunu ifade edemez. Bebeğin ağlama krizleri zamanla annenin ağlama krizlerine dönüşebilir. Çünkü muamma bir türlü çözülemiyordur.

Emzirmenin düzene girmesi, anne ve bebeğe işkence olmaktan çıkması için bu ikilinin zamana ihtiyacı vardır.  Anne sütüyle beslenme, annenin ve bebeğin ortak bir beslenme ritmi geliştirmesiyle amacına tam olarak ulaşır ve ikisi de ortak bir ritmi yakalarlarsa mutlu olurlar. Ancak bu ritmi yakalamak oldukça zaman alabilir. Emzirmenin verimli olması ne sadece bebeğe ne de sadece anneye bağlıdır. Önemli olan emzirme işleminin her ikisinin de ihtiyacı olduğu anda bir bütünlük kazanmasıdır.

Genç anneler bebeklerini emzirme konusunda sık sık sorunlar yaşarlar. Bebek ağladığında anne ne yapacağını bilemez veya bebek her 2,5 saatte bir yeniden emmek istemez. Bu tür sorunları tamamen ortadan kaldırmak mümkün değildir. Bebek bazen annesinin tüm çabalarına rağmen emmek istemeyebileceği gibi emmek istediğinde de annenin göğsünde yeteri kadar süt bulunmayabilir.

Çevresine karşı çok hassas, ne istediğini sinyallerle anlatamayan bebekler de vardır. Bu bebekler ağladıklarında anne büyük bir karmaşa yaşar: Acaba karnı mı acıkmıştır, yoksa sadece kucağa alınmak ve biraz hareket etmek mi istiyordur? Altı ıslanan bebeklerin de bundan rahatsız olarak ağladıkları bir gerçektir. Annenin ve bebeğin birbirlerine alışmalarının 6 – 8 hafta kadar bazen daha da uzun sürebilir. Ve bu sırada bebeğin ağlama krizleri nedeni anlaşılamadığı için daha da uzayabilir.

Annenin Bebeğe Alışması

Emzirme sırasında birbirini henüz iyi tanımayan 2 kişi karşı karşıya gelmektedir. Bu nedenle ben öncelikle annelere hatta babalara kendilerine ve bebeklerine zaman tanımalarını öneririm. Özellikle bebeğin dış hayata uyum sağlayabilmek için olgunlaşmaya ihtiyacı vardır. Çünkü bebek anne karnında alıştığı ortamdan dışarı çıktığı için sık sık tedirgin olabilir. Artık beslenme, korunma gibi her ihtiyacı plasenta tarafından karşılanmamaktadır. Dış uyaranlara karşı açıktır. Dolayısıyla beslenme saatleri arasındaki süreye, ısı farkına, etrafındaki hareket ve sese, anne babasıyla iletişim içinde olmaya alışabilmek için zamana ihtiyacı vardır.

Anne baba bebeği anlamalı ve ona göre hareket etmelidir. Örneğin uykulu olan bir bebek emmek istemeyecektir. Veya hareketli oyun çağrılarına da yanıt vermeyecektir. Uykulu gözlerle bakan bebek sakin sakin okşanmalı, gazı varsa çıkartılmalıdır. Birçok yanlış anlaşma annenin, bebeğin her ağlamasında onu emzirmeye çalışmasından kaynaklanır. Böylelikle anne, bebeğini sık sık emzirmesi gerektiğini düşünür. Ancak bu durumda bebek daha da yüksek sesle ağlamaya başlayabilir. Çünkü aslında onun istediği emzirilmek değil, belki de sadece kucağa alınmaktır.

Anne gerekli bulduğu zamanlarda bebeğini emzirecek veya emzirmeye çalışacaktır. Ancak beslenme saatleri düzene girdikten sonra ağlamanın nedeni bulunamıyorsa tek çözüm emzirmek olmamalıdır. Yalancı meme vermek veya onu okşayarak sakinleştirmeye çalışmak çözüm sunabilir.

Bebek ve Annesi Arasında Uyum

Bebek ve annesi arasındaki uyumun sağlanabilmesi için gerekli koşullar şu şartlarda sağlanır. İlk 3 ayda bebekler günde 5 – 12 kez emerler. Gece emmeleri ise daha seyrektir ve hatta bazı bebekler bir süre sonra geceleri hiç emmezler. Bebek büyüdükçe öğünleri arasındaki süre de uzar. Bebeğin beslenmesini ne kadar sürede tamamladığı da bebeğe göre değişir. Bazı bebekler 10 dakikada doyarken, bazıları 45 dakika boyunca emebilirler. Bebek her 2 saatte bir emmek isterse bebeğin ten temasını sevdiği düşünülebilir.

Bebek, annesinin sıcaklığını hissetmekten hoşlanarak çok yavaş yada az emiyor olabilir. Bir başka neden de ilk gelen sütün çabuk sindirilebilir olmasıdır. Bu sütü emen bebek doyduğu hissine kapıldıktan kısa bir süre sonra tekrar açlık hissedebilir. Bu durum genellikle sütü bol olan annelerin bebeklerinde ve de hızlı emen bebeklerde görülür. Bebek bir süre emdikten sonra memeden gelen sütün niteliği değişir; bu süt daha yağlı ve daha doyurucudur. Böylelikle öğünler arasındaki süre de uzar. Ayrıca bebeğin her emzirmede iki memeden de emmesi gerekmez. Bebeğin aynı memeden emmeye devam etmesi doyurucu olan süte ulaşabilmesi açısından önem kazanır. Diğer meme ise sağılarak rahatlatılabilir.

Anne ve bebek emzirme ritmi

Bebek ve annenin ortak bir beslenme ritmi geliştirmeleri oldukça sabır ve zahmet gerektiriyor, çünkü büyük kardeşler olabilir, halledilmesi gereken başka işler vardır. Dolayısıyla annenin çok güçlü olması gerekir. Kadınlar dışarıda bağımsız, hareket etmek zorundalar, oysa evlerinde özellikle de emzirirken bağımlılar. Kadınlar iki ayrı dünyada yaşar gibiler. Birinde planlı ve kontrollü olmak zorundalar. Diğerinde ise duygusal ve bağımlı. Bu oldukça zordur.

Emzirme krizleri özellikle anne ve bebeğin birbirlerine alışmaya çalıştıkları ilk 8 haftada daha çok görülür. İkinci kriz dönemi ise annenin bebeğini daha fazla beslemeye çalıştığı 4. ayda başlar. Bu dönemlerde anneler genellikle sabırlarının tükendiğini hissederler. Sanki bu ağlama krizleri hiç bitmeyecek gibidir. Özellikle de gece emzirmeleri söz konusuysa annenin uykusuz kalması sinirlerini daha da yıpratır.

Birçok anne emzirme sırasında bebeğin ritmine uymak zorunda kalmaktan endişe eder. Bu şekilde şımaracağını düşünür hâlbuki süt çocuklarının şımartılması mümkün değildir. Çünkü onlar stratejik hareket edemezler. Çocuk planlı hareket etmeyi büyüdükçe öğrenir.

Bebeğin ritmine uymak

Tamamen yetişkinlerin ritmine uydurulmak zorunda kalan bebek kendi ihtiyaçları karşılanmadığı için huzursuzlaşır ve ağlama krizleri başlar. Bebeğin gece uykularının düzeni onun mizacına göre değişir. Ancak uyku saati yaklaştıkça bebeğin de sakin bir ortama geçmesi gerekir. Işık, oyunlar, kucağa alma gibi uyarıcılar uyku saatinden önce kesilmelidir. Ayrıca geceleri emen bebeklerin uykuları da düzensizdir.

Sık aralıklarla emzirmek bebekte sindirim bozukluklarına ve gaz sancılarına neden olabilir. Ancak bu durum her bebek için geçerli değildir. Sık emzirmenin yaratacağı sorun; bebeğin sürekli olarak fazla enerji içermeyen ön sütü içmesi, kaliteli süt geldiğinde ise emmeyi kesmesi olabilir.

Anne sütüyle beslenen bebeklerin genellikle başlangıçta daha ağır olduklarını söyleyebiliriz. Ancak ilk 4 aydan sonra aradaki ağırlık farkı kaybolur. Anneler kesinlikle sütlerinin yetersiz olduğunu düşünerek doktora danışmadan bebeklerine yeni bir besin vermemelidirler. Bebeğin yeterince anne sütü aldığı haftada en az 150 gr alması ve günde en az 5 – 6 kez bezini ıslatmasıyla anlaşılır.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu