Bebek

Bebeğiniz Her şeyi Ağzına Alıyorsa


Bebekler henüz yabancı oldukları dünyayı keşfetme konusunda oldukça meraklıdırlar. Bu dönem bebekler için önemli gelişim aşamalarından biri olduğu gibi, heyecanlı bir macera da sayılır. Gözleri iyi seçemeyen, ellerini kullanamayan, kulakları sadece gürültüleri algılayabilen bebeklerin dünyayı ilk keşfetme araçları ağızlarıdır.

Bebeklerin ağızları dünyayı keşfetme araçları olduğu kadar, en önemli haz bölgeleri de sayılır ve bu durum uzun süre böyle kalır. Örneğin, 3 yaşına gelmiş ve hala yalancı meme emen çocuklarımız vardır. Yeni doğan için ağız organı ve emme eylemi çok önemli bir olaydır. Ona memeyi nasıl emeceği öğretilmemiştir. Fakat ağzına meme, parmak ya da bir nesne verildiğinde refleks olarak hemen emmeye başlar. Hatta doyduktan sonra bile parmağını ya da yumruğunu emmeye devam eder.

Bebekler aylar itibari ile büyüdükçe ağızlarına aldıkları nesneler de çoğalmaya başlar. Önceleri sadece meme ve yumruğunu emen bebek, zamanla eline ne geçirirse ağzına sokmaya başlar. Eğer ağzına soktuğu nesne tatlı ve yumuşak ise yutar, katı ve tatsız ise tükürür. Bu durum özellikle bebeklikten çıkıp çocukluk çağına girdiklerinde zapt edilmesi çok zor bir hal alır.

Gördükleri her şeyi ellerine alıp incelemek isterler. Özellikle onlar için yasak ve zararlı nesnelere karşı büyük bir ilgi duyarlar. Ellerine geçirdikleri nesneleri önce ağızlarına sokup, sonra fırlatıp atmak en büyük zevkleri olur.

Bebekler çevresini ağzıyla keşfeder

Nesneleri ağızlarına soktukları yetmiyormuş gibi, ortalığı darmadağınık etmeleri de anne ve babaları oldukça yoran bir durumdur. Fakat anne babayı asıl dehşete düşüren, buldukları her şeyi ağızlarına sokmalarıdır. Çünkü çocuğun ağzına aldığı nesnelerden mikrop kapıp hastalanacağı korkusu anne babayı çok telaşlandırır. Oysa bunda telaş yapılacak ve endişe duyulacak bir şey yoktur. Çünkü çocuk çevresini tadarak, dokunarak, yalayarak keşfeder. Eğer çocuğun kendisine ve çevresine zarar vermemesi için keşfetme merakı bastırılır ya da tam tersi her şey ayağına getirilirse, çocuğun gelişimi ve eğitimi geri kalır.

Çocuk ürkek, kararsız ve güvensiz bir kişilik geliştirir. Bundan dolayı, çocuğun kendisine ve çevresine zarar vermesi engellenerek biraz özgür davranmasına izin vermek gerekir. Böylelikle çocuk kendisini ve çevresini keşfedebilir. Yine de çocuğu özgür bırakırken ortalıkta zararlı nesneleri (ilaç, priz, keskin ya da delici aletler gibi) ulaşabileceği bir yerde bırakmamak gerekir.

Evdeki mikroplar çocuğa zarar vermez Çocuğun bu özerklik dönemi tabii ki zor bir aşamadır. Bu dönemde çocuklar her an bir yetişkinin görüş alanı içinde olmalıdır. Eğer çocuk tamamen kendi başına olursa, hiç olmayacak yer ve zamanda kendisine zarar verebilir.

Bazı titiz anneler çocuğun mikrop kapıp hastalanmasından korktukları için, çocuğun ağzına bir şey almasına kesinlikle izin vermedikleri gibi, evi adeta dezenfekte ederler. Böyle bir titizlik gereksizdir. Sağlıklı ve gelişimi normal olan bir çocuğun evin içinde emziğini ya da oyuncağını yere düşürdükten sonra (evin içinde ayakkabıyla gezilmiyorsa) tekrar ağzına sokması veya bir miktar toprak yutması ona zarar vermez. Bazı çocuk doktorları, çocukların bağışıklık sistemlerini gelişebilmeleri için evin içinde bulunan mikroplardan bir miktar almaları gerektiğini belirtiyorlar.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Dertleşmek İstiyorsan Aramıza Katıl ! (Tıkla)

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu