Anasayfa » Bebek » Bebeğim Herşeyi Ağzına Alıyor

Bebeğim Herşeyi Ağzına Alıyor

Annemce Yazar Ekibi
Bebeğim Herşeyi Ağzına Alıyor

Özellikle 4-6-8-10 aylık bebekler bulduğu herşeyi ağzına götürmeye bayılırlar. Bebeğim herşeyi ağzına götürüyor diye korkmanıza gerek yok ancak bazı hususlara da dikkat etmeniz gerekli. Dokunmak, hissetmek ve tanımak… Bebeklerin hayatındaki en heyecan verici serüvenler… Onlar, çıktıkları keşif yolculuğunda dünyayı ağızlarıyla tanımaya bayılıyorlar. Anahtarlık, halı kenarları, sandalye, saksı, aklınıza ne gelirse… Hemen hemen hiçbir şey gözden kaçmadan elleniyor, yalanıyor, ısırılıyor.

En olmadık zamanda en olmadık şeylerin bebekler tarafından ağızlara sokulması anneleri hem korkutuyor, hem de çileden çıkarıyor. Oysa bebeklerin, önlerine gelen her nesneyi ağızlarına götürmeleri doğal dürtülerinden kaynaklanıyor.

Onlar bu şekilde çevrelerinde bulunan nesneleri daha yakından tanımaya çalışıyorlar. Kısa bir yalama ve yoklama devresinden sonra bebek ayının yumuşak ve tüylü, topun yuvarlak, metalin soğuk ve düz olduğunu anlıyor. Böylelikle de çevresini adım adım tanımaya başlıyor. Uzmanlar, bebeklerdeki bu sürece “oral dönem” diyorlar.

Bebeklerde emme refleksiyle başlayan keşfetme dönemi

Bebek dünyaya geldiği ilk günlerden itibaren annesinin göğsünü büyük bir keyifle ve iştahla emiyor. Emme refleksi hiç kimse tarafından öğretilmiyor. Bu refleks bebekler için hayati bir önem taşıyor. Çünkü ancak bu şekilde karınlarını doyurabiliyorlar. Fakat bir süre sonra bebek, anne babasına ağzının sadece emme ve beslenme fonksiyonları için olmadığını, aynı zamanda bu şekilde dünyayı keşfettiğini gösteriyor.

Her bebek dünyaya mükemmel işleyen ve hisseden dudak, dil ve ağız mukozasıyla geliyor. Bu dönemde bebeğin elleri çok kabiliyetsiz hareket ediyor. Gözleriyse kısıtlı bir algılama kapasitesine sahip oluyor.

Bütün bunlara karşılık ağızlarında bulunan sinir uçları tam kapasite çalışıyor. Dillerinin üzerinde bulunan sinirler hafif bir dokunuşu bile algılıyor. Dilin üzerinde bulunan tat alma sinirlerini minik çıkıntılar şeklinde görmek mümkün. Bu kabarcıkların her birinde iki yüze yakın tat alma tomurcuğu bulunuyor. Bu tomurcuklar dile temas eden bütün tatları beyne ulaştırıyor. Bebeklerin bir başka özellikleriyse boğaz girişlerinde de tat alma sinirlerinin bulunması. Bebek 1-2 yaşına geldiğinde, boğazındaki bu sinirler kayboluyor.

Bebeğin nesneleri ağzına alarak yaptıkları keşfetme isteğini bastırmayın

Bebeğinizin cisimleri ağzına götürerek keşfetme isteğini engellemeyin. Gelişimi açısından son derece önemli olan bu cisimleri ağzına götürme süreci, bebeğin beynindeki etkinliği de artırıyor. Bebek dıştan gelen uyarıcılarla ne kadar sık karşılaşıyorsa, beynindeki aktivite de o kadar fazla artıyor ve sinirler de tabii buna paralel bir hızla gelişiyor. Bu nedenle çocuğunuzu sadece tehlikeli alanlara girdiğinde durdurun.

Bebeğinizin boğazına kaçabilecek cisimlerden ve ona zarar verebilecek maddelerden bebeğimizi uzak tutmamız gerektiğini önemle hatırlatalım. Bebeğinizden uzak tutmanız gereken cisimler ise; haplar, boncuklar, kuru baklagiller, kesici aletler ve mutfak eşyaları vb. Bebek bir yaşına geldiğinde artık oral dönemi sona eriyor. Bu döneme kadar gözünüzü bebeğinizden ayırmamanız gerektiğini ve yukarıdaki tehlikeli cisimleri ortalıkta bırakmamanızı hatırlatırız.  1 yaşına bastıktan sonra bebek çevre bilgilerini elleri ve gözleriyle almaya başlıyor. Anne babalarda 1 yaşından sonra rahat bir nefes alıyor.

Sağlıcakla Kalın.

Benzer Yazılar

Yorum Bırak