Bebek

Bebeği Biberonla Beslemenin Zararları Nelerdir?

Bazı çocuklarda biberon bağımlılık yapabiliyor. Anne babalar biberonun zararlı olup olmadığını merak ediyorlar. Aslına bakılırsa bebeği daima biberonla beslemenin zararları, uzun dönemde ortaya çıkmaktadır.  Özellikle anne baba biberonu bir sakinleştirme aracı olarak kullandığında. Üstelik bu alışkanlık diş sağlığını da son derece olumsuz etkiliyor.

Bebek dünyaya gelir gelmez önce anne memesiyle tanışıyor. Bir süre sonra da biberonla beslenmeye geçiyor. Memeden biberona geçiş süresi her çocukta farklı yaşanıyor. Bazılarında birkaç ay, bazılarındaysa çok daha uzun. Ancak bizim burada üzerinde durmak istediğimiz konu, biberonla beslenme süresinin uzatılması durumunda ortaya çıkacak sonuçlar.

Öncelikle emme çocukta bir alışkanlık yapıyor. Hatta bazı çocuklar biberonu bir sakinleştirici araç olarak algılayabiliyor. Bunun temelindeyse elbette ki anne babanın ilgisizliği veya yetersiz bilgisi yatıyor. Biz bu yazımızda biberonun psikolojik etkilerine değinmekle birlikte, asıl olarak biberonun diş sağlığını nasıl etkilediğini anlatacağız. Çünkü maalesef günümüzde çürümüş süt dişleriyle doktora götürülen çocuk sayısı küçümsenemeyecek kadar fazla.

Biberon bebeğin dişlerine zarar verir mi?

Diş hekimleri, uzun süreli biberon emmeden kaynaklanan diş çürümelerini, biberon çürüğü sendromu (NBS) diye adlandırıyor. Biberon kaynaklı çürükler ilk bakışta hemen anlaşılıyor. Çünkü çürük genellikle dişin dişetlerine yakın bölgelerinde meydana geliyor. Ve ilk olarak üst çenede başlıyor. Sırasıyla kesici ön dişler, ardından yan ve sonra da arka kesiciler çürüyor. Çürüme aynı zamanda alt kesicilerde de gözlenebiliyor. Çürüğün ne kadar çabuk oluştuğu biberonun içindeki sıvı ve biberon emme sıklığına göre değişiyor.

Çürük oluşumunda en çok şekerli çaylar, meyve suları ve limonatalar etkili oluyor. Süt de aynı tehlikeyi yaratabiliyor. Bütün bu içecekler, ağızda bakterilerle asitlere dönüşen karbonhidratlar içeriyor. Bunlar da dişlere saldırarak zarar veriyor. Bu zararları göz önünde bulunduran uzmanlar, bebeklerin 12. aydan itibaren kaşıkla beslenmesini ve sıvıların da bardakla içirilmesini öneriyor.

En önemlisi de; biberonun bir sakinleştirme aracı haline getirilmemesi gerektiği üzerinde duruyorlar. Aksi halde biberon bağımlılık yaratabiliyor. Eğer çocuğunuz emme ihtiyacını gidermekte ısrarlı davranıyorsa, ona sık olmamak kaydıyla emzik verebilirsiniz. Çünkü aşırı emzik emilmesinin de zararları var. Özellikle dişler ve çenenin karşılıklı uyumunun oluşmasında. Emziğin sürekli biberonla beslemeye oranla daha az zararlı olduğuysa kesin.

Biberon sakinleştirme aracı olmamalı

Olayı anne baba yönünden değerlendirecek olursak, biberon onların da işine geliyor. Çocukları ağladığında veya gece acıkıp mızmızlanmaya başladığında, biberon neredeyse bir ilkyardım aracı konumuna geçiyor. Çocuğun ağzına biberon veriliyor ve ortalık sakinleşiyor. Ancak bu çocuklarda ileriki yaşantıyı da olumsuz etkileyen bir şartlanma gelişiyor: Bu çocuklar yetişkinlik döneminin sıkıntılı, zor zamanlarında yiyecek ve içeceklerden destek alma ihtiyacı duyuyor.

Belki de bu nedenle günümüzde birçok insan sıkıntılarını yiyerek, alkolle veya sigarayla bastırma yoluna gidiyor. Kim bilir? Kısacası belirtmekte yarar var; biberon bir sakinleşme aracı haline getirilmemeli. Bunun yerine çocuğun ihtiyaçları belirlenmeli ve mümkünse ona sakinleşmesi için başka alternatifler sunulmalı. Birlikte oyun oynamak, yürüyüşe çıkmak gibi. Bunun yanında, sorun olduğunda biberona başvurulması çocukta pasif bir davranış oluşturmaya başlıyor.

Çocuk bu şekilde sorunlarını kabullenmeye yöneliyor. Uzmanlar bunu öğrenilmiş çaresizlik olarak tanımlıyor. Oysa her anne babanın en büyük arzusu, aktif ve kendine güvenen bir çocuk yetiştirmek. Bu nedenle “ağlama – biberon – sakinleşme” üçgenini kırmak gerekiyor. Hem de bir an önce. Bunun elbette ki bazı yolları var. Yeter ki siz yeterince sabırlı davranın! İşte size çocuğunuzu biberondan uzaklaştırmak için dört basamaklı çözüm yolu.

  1. Bir alternatif yaratın

Biberon krizlerinde çocuğunuza başka alternatifler sunun. Bu bir emzik ya da oyuncak ayı olabilir. Ne olduğu çok önemli değil. Önemli olan; çocuğunuza biberonu mümkün olduğunca seyrek vermek. Çocuğunuzun biberon yerine neyi kabul ettiğini deneyerek öğrenebilirsiniz. Bu deneme süreci en fazla 2 – 3 gününüzü alır.

  1. Biberon istediği zamanları ayırt edin.

Bir günlük tutun. Çocuğunuz ne zaman biberon istiyor? Ne zaman ağlıyor veya mızmızlanıyor? Öncesinde neler yaşanıyor?

  1. Önleyici tepkiler verin.

Biberon krizlerinin ne zaman ve neden ortaya çıktığını ayırt edebilir ve bu durumların önüne geçebilirsiniz. Çocuğunuzu oyalama stratejisini hem dışarıda hem de evde uygulamalısınız. Bu anlamda çocuğunuzla işbirliği yapmalı ve ona karşı anlayışlı olmalısınız. Daha fazla ilgiye ihtiyacı olabilir, en azından biberon istediğinde… Bu aşamadan sonra artık biberondan tamamen vazgeçirme metoduna geçebilirsiniz.

  1. Çocuğunuzun gerçekten ne istediğini bulun.

Bu aşamadan itibaren çok sabırlı davranmalı ve bir detektif gibi dikkatli olmalısınız. Burada çocuğunuzun biberon isteğinin ardında nelerin yattığını bulmanız gerekiyor. Kısacası, çocuğunuz biberon istediği zaman, bunun ardında yatan sebepleri anlayabilmeniz ve anlayabildiğinizi ona hissettirmeniz önem taşıyor. Çocuğunuzla konuşarak, onun bir şekilde bu sıkıntısını açığa vurmasını sağlayın. Biberon vermeyip ona çeşitli alternatifler önerebilirsiniz.

Yani, sözün özü; çocuğunuz sorununu biberona sarılmadan da giderebileceğini öğrenmeli. Tabii ki çocuğunuz her durumda sakinleşmeyebilir. Ancak bu çok da önemli değil. Ne de olsa bazen ağlamak ya da mızmızlanmak da rahatlatıcı olabilir. Burada önemli olan, anne babanın çocuğunun davranışı ardında yatan sebepleri anlaması ve kabul etmesi.

Ekonomik düzeyi yüksek ülkelerde bebeklerin birçoğu ilk altı aylık dönemde anne sütüyle veya formüle süt ve bebek mamalarıyla besleniyor. Bu dönemde anne sütü yeterli miktarda verildiğinde, bebeğin beslenmesi sağlıklı oluyor. Sütün dışındaki besinlere 3 – 4 aylıkken başlanıyor. Burada amaç; çocuğun sert besinleri yutma, çiğneme ve yeni tatlara alışma becerilerini geliştirebilmesi.

Kırsal kesimde yaşayan, eğitim düzeyi düşük bazı kentli annelerse emzirme süresini mümkün olduğunca uzatıyor. Bu dönem bazen 2 – 3 yıl sürebiliyor. Annelerin birçoğu emzirmeyi (yanlış bir inanış olmasına karşın!) gebelikten korunmanın bir yolu olarak görüyor. Ayrıca bu şekilde çocuklarına ucuz yolla besin sağladıklarını düşünüyorlar.

Anne sütüyle uzun süre beslenmenin dışında; bu yaşlarda diğer bir olumsuz yaklaşım da, uyumadan önce çocuğa, şekerli süt ya da meyve suyuyla dolu biberonun, bal ya da reçele batırılmış yalancı emziğin veya bir tülbente sarılı reçel, lokum gibi şekerli maddelerin verilmesi.

Çünkü uyku sırasında tükürük salgısının az olması, diş sağlığını ciddi bir şekilde tehdit ediyor. 2 – 6 yaşlar arasında diş hekimiyle karşılaşan bu çocuklarda tipik bir görüntü hakim oluyor. Burada biberon ya da emziğin temas ettiği üst kesici dişler, ilk ve en çok etkilenen dişler grubunda yer alıyor. Bu kötü alışkanlıkların devam etmesi, diğer dişlerin de çürümesine yol açıyor. Çürükten en çok etkilenen üst kesici dişler çoğu zaman dişetine kadar hasar alıyor. Böyle bir durumda ancak diş çekildiğinde çocuk enfeksiyon ve ağrıdan kurtuluyor.

Eğer çürük ilerleyip süt azılarını da etkilediyse, süt dişlerine özgü tedavi yöntemleriyle dişler kurtarılmaya çalışılıyor. Sonuç olarak; gece verilen biberonun, şeker, yağ ve bal katkılı sütün, uzun süreli kullanılan anne sütünün çocuklarda yaygın çürükler oluşturduğu bir gerçek. Maalesef bu konuda gelenek ve görenekler ağır basıyor. Özellikle eğitim düzeyi düşük anneler çevre önerileriyle bebeklerini büyütüyor ve diş çürümesinin sebebini fark etmekte geç kalıyor.”

Annelere uzman önerileri

  • Çocuğunuzun beslenmesini kontrol altında tutun.
  • Uyurken biberon vermeyin, gece emzirmesine alıştırmayın.
  • Çocuğunuzu 12 – 15 aylık olduktan sonra emzirmeyin ya da ona biberonla süt vermeyin.
  • Son olarak unutmamalısınız ki; sürekli meme ya da biberon verme çocuğunuzun belirli zamanlarda yemek yeme alışkanlığı kazanmasını engelliyor.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Ay Ay Bebek Gelişim Evreleri

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu