Anasayfa Aile Kadınların Cinsel Yaşamda Mutlu Olması İçin Öneriler

Kadınların Cinsel Yaşamda Mutlu Olması İçin Öneriler

annemce
Kadınların Cinsel Yaşamda Mutlu Olması İçin Öneriler

Çocukluğundan itibaren cinselliği bir tabu olarak tanıyanlar için seks yaşamı gerçekten zor. Bir yanda aslında istenip de frenlenen arzular, diğer yanda partnerin beklentileri.

Kadınların küçük yaşlardan itibaren ve ergenlik dönemi de dahil, cinselliği bir tabu olarak tanımaları, ayıplar, yasaklar, yaşanan baskılar, onların ileride cinsellikten zevk almalarını önlüyor. Bu durum da, aslında en doğal hakları olan orgazmı yaşamalarını güçleştiriyor.

Kendinizi duygularınıza teslim edin Çoğu kadın yatakta kendini frenliyor ve bu konu hakkında eşiyle konuşmaktan çekiniyor. Dolayısıyla kendini cinsel hayatında kısıtlamak zorunda kalıyor. Bu kısıtlamalar ise kadının birleşme sırasında zevk alamamasına yol açıyor. Aslında kadın, cinsel birleşme sırasında kendini tamamıyla duygularının akışına bırakmak istiyor. Ama bu her zaman kolay olmuyor.

Özellikle, zorunluluktan kaynaklanan bir birliktelikte, kadının kendini duygularına teslim etmesi, çok daha güç. Oysa pek çok kadın yatakta kendisini duygularının akışına bırakıp sürüklenmek istiyor. Ancak eşinin böyle bir durumu yanlış anlayacağı endişesi, onun cinsel birleşme sırasında doruğa ulaşmasını engelliyor. Bu nedenle, kadın kendini fazlasıyla kasıyor ve alacağı o müthiş hazdan kendini mahrum bırakıyor.

Zevkin doruğuna ulaşabilirsiniz

Kadının, cinsel birleşme sırasında kendini kasması, aklını başka konulara yönlendirmesi, o muhteşem duygu seline kapılıp, yok olmasını engelleyebiliyor. Aksi nasıl düşünülebilir ki, zaten. Tabii bunu başarabilmesi için öncelikle zihnini boşaltmalı. Yani o anda, cinsellik dışında bir konu düşünmemeli. Bu anlattığımız, erkekler için de geçerli. Zihninizi eşinizle geçireceğiniz zamana odaklayın. Bunun için:

  • Cinsel birliktelik sırasında ışıkları söndürün.
  • Eşinizin gözlerine bakmaktan çekiniyorsanız, gözlerinizi kapatın.
  • İkinizin de eşit olduğunu unutmayı
  • Ön sevişmeye daha çok zaman ayırın.
  • Cinsel birliktelikten önce güzel ve romantik bir akşam yemeği yiyin.
  • Sürekli aynı ortamda birlikte olmayın. Bazen, banyoda birlikte yapacağınız ılık bir duş, sinirlerinizi yatıştırabilir ve eşinizi uyarabilir.
  • Masaj yaparak birbirinizi cinsel birlikteliğe hazı Önerilerimizi uygulayarak, mutlu ve romantik geceler geçebilirsiniz.

Yatakta eşitsiniz

 Yatakta şartlar eşittir. Bu nedenle çiftler, birbirlerine istekleri konusunda baskı yapmamalılar. Dolayısıyla eşinizin hoşlanmadığınız isteklerine boyun eğmek zorunda değilsiniz. Ama tabii o da sizinkilere… Kadınlığın, dezavantaj olduğu fikrini aklınızdan çıkarın. Düşündüğünüzün aksine “kadın” olmak bir avantajdır. Çünkü kadın, gerek fiziği, gerekse yeteneğiyle her zaman öndedir.

Kendinizi fark edin

Bütün bu anlattıklarımız, düşüncelerinizi değiştirmenize ve kendinizi erkeğe sunulan bir kurban olarak görmenize engel olamayabilir. İşte bu noktada size “Kendi gücünüzü fark edin!” demek istiyoruz. Kadınlar kendilerini sürekli erkeklerle kıyaslıyor. Bu da onların duygularının zamanla körelmesine ve erkekleşmesine neden olabiliyor. Doğal olarak, bu durum kadının kendi gücünü görmesini engelliyor. Oysa kadın, cinsel anlamda erkekten çok daha güçlü bir yapıya sahip, ancak bunu göremediğinde, kendini çok zayıf hissediyor.

Erkek, yatakta çok zayıf ve sevişirken kontrolünü çok çabuk kaybediyor. Fakat kadın kontrol gücünü böyle dakikalarda bile elinden bırakmıyor. İşte bu noktada, kadının niçin yeterli derecede haz alamadığı anlaşılıyor. Kadının, cinsel anlamda tam bir doyuma ulaşabilmesi için, öncelikle kontrol gücünü terk etmesi gerekiyor. Kadın olduğunuzu hiçbir zaman unutmayın! Dişiliğinizi hissetmek, sizi hem rahatlatacak, hem de gevşetecek. Ayrı zevklerin, ayrı heyecanların yaşandığı orgazma, hangi kadın “Hayır” diyebilir ki?

Orada heyecanınızın doyumunu bulacak ve kendinizi yeniden dünyaya gelmiş olarak göreceksiniz. Bu nedenle, bırakın duygularınız bedeninizden akıp gitsin. Uzun süredir, keşfetmek isteyip de bir türlü cesaret edemediğiniz fantezilerin peşi sıra sürüklenin. Çünkü mutluluk, bu keşfedemediğiniz dünyada gizli.

Dişiliğinizi keşfedin

Kadın olmak, sadece erkeğin gözünde değer taşımak anlamına gelmiyor. Kadın olmak, aynı zamanda hemcinsi ile diyalog halinde olmak demek. Bu, kadının dişiliğinin yeniden güçlenebilmesi ve canlanması için gerekli. Kadınlık hissi, sadece başka kadınlarla kurulan ilişkinin sonucunda gelişiyor.

Ne de olsa, kadın olduğunuzu sadece erkeklerin gözlerindeki yansımayla anlayamıyorsunuz. Başka kadınlarla daha sık iletişimde bulunup, kendi eksikliklerinizi ya da fazlalıklarınızı keşfedebilirsiniz. Kadın olmanın ne anlama geldiğini, başka kadınları izleyerek daha rahat hissedebilirsiniz. Ne de olsa siz, kendi yaptıklarınıza hiçbir zaman yeterince değer vermeyeceksiniz!

Ancak başka kadınlara olan saygınız arttığında, kendinize olan güven ve saygınız da artacak. Ve bu güven, inanın size dişilik olarak yansıyacak… Peki, satırlardır size anlattığımız dişiliğin altındaki gerçek anlamı biliyor musunuz? Dişiliği; kadının kendini “kadın” olarak algılaması, cazibeli olması, bedenini yakan arzuların yüzeye çıkması, kimi zaman en şefkat dolu, kimi zaman ise soğuk davranması olarak tanımlayabiliriz. Kısaca dişilik, kadın olarak erkeğe kendini hiç korkmadan sunabilmektir.

Bırakın duygularınız su yüzüne çıksın

Duygularınızı belli etmekten korkmayın. Tabii bunu söylemek yaşamaktan çok daha kolay. Eğer korkunuz, eşinize olan aşkınızın önünde gidiyorsa, bu, sizin mutlaka bir tedaviye ihtiyacınız olduğunu gösterir. Kendinizi gergin hissetmenize neden olan bu korku, cinsel birleşme sırasında rahat davranmanızı engeller.

Dolayısıyla, cinsel hayatınıza olumsuz yansır ve doruğa ulaşmanız daha zorlaşır. Sevişme sırasında bütün vücudunuz haz yaşarken, beyninizde başka düşünceler olabilir. Eşinizle 2 gün önce yaptığınız kavga, onun hakaretleri, kirli elleri, kokan ayakları aklınıza gelebilir. Bunlar cinsel güçlerin frenleyici unsurları. Çocukluğunuzdan kalma, cinselliğe ait olumsuz duygular da ilişki sırasında tatmin olmanızı engelleyebilir.

Anne babanın, çocuğuyla cinselliği konuşmaması veya bu konuyu “ayıp” olarak nitelendirmesi, onun bu konu hakkında bilgisiz kalmasına ve ileride yetişkin bir kadın olduğunda, cinsellikten korkmasına yol açıyor. Bu korku genç bir kadın olduğunda geçmemişse, cinsel yaşamı da olumsuz yönde etkiliyor. Ve belki de, cinsellikten zevk alamama nedeninin bu korku olduğunu bilmediğinden, problemini çözemiyor.

Yatakta aşırı kontrol Bazı kadınlar yatakta, erkeğe kendini bırakmakta zorlanmıyorlar. İşte bu kadınlar çocukluktan itibaren cinsellikle ilgili yeterli bilgiyi almış oluyor. Çocukluk dönemlerinde yeterince cinsel bilgi edinmemiş olanlar ise, kendilerini arzularına ve erkeğin kollarına bırakmayı öğrenmeleri gerekiyor. Bunu da ancak korkunun üstüne giderek kazanmak mümkün. Ancak bilinçli olarak erkeğe yaklaştıklarında, neden kendilerine dur dediklerini öğrenebilirler.

Sağlıcakla Kalın.

Benzer Yazılar

Yorum Bırak