Aile

Evlilikte İdeal Cinsel İlişki Kaç Günde Bir Olmalı?

Gündelik ilişkilerin yıpranması ve cinselliğin alışkanlığa dönüşmesi, cinsel ilişki sıklığında önlenemez bir değişime yol açar. Arzu azalıp, hayal gücü kısırlaştığında, seks ritmi de kaçınılmaz olarak bu olguların sonuçlarına boyun eğer. Büyük ihtimalle herkes gibi siz de, karşılaştırma yapmak için cinsel ilişki sıklığınızın normal ölçüler içinde olup olmadığını öğrenmek istersiniz. Tabii ki, aşk konusunda sınırlama ve istatistik yaratmak zor.

Aşk doğrudan arzuya bağlıdır ve yoğunluk azaldığında cinsel ilişkinin daha seyrekleşmesinde bir tuhaflık yoktur. Uzmanlara göre, bir çiftin cinsel ilişki ritmi haftada üç kere ile ayda üç kere arasında olmalı. Bu ritmin azalması yaş, sağlık, yaşam tarzı ve aile durumu gibi çok sayıda etkene bağlı. Bu da şu demek; aşkın düşmanları sadece eşlere bağlı sıkıntı değil, aynı zamanda stres, yorgunluk, sigara, alkol ve uyku ilaçları gibi bazı sakinleştiriciler bu ritmi bozabiliyor.

Çiftler evliliklerinin ya da birlikteliklerinin ilk zamanlarında haftada birçok defa ilişkide bulunuyor. Beraberliklerinin ikinci yılından sonra ise ilişkiler giderek seyrekleşiyor ve haftada bir ya da iki defa olmak üzere değişiklik göstermeye başlıyor.

Arzuyla ilgili rahatsızlıklar ve eşlerin yorgunluk sorunlarından başka, cinsel ilişkide bulunma oranı kültürden de etkileniyor. Örneğin, Çin’de aşk yapmanın fiziksel olduğu kadar ruhsal sağlık için de gerekli olduğunu biliyor muydunuz? Bu kavramdan dolayı Çinliler için ilişki sıklığının azalması diye bir şey söz konusu olmuyor tabii.

Onların kültüründe ilişki her gün olur. Çin geleneğine göre, sıkça ve uzun süre cinsel ilişkide bulunan bir erkek, genç ve yakışıklı bir erkekten daha çok yüceltilmeyi hak ediyor. Birkaç yüzyıldan beri Çinliler “tao” sayesinde genç kalmanın ve uzun süren bir cinsel yaşamın olağanüstü sırlarını ellerinde tutuyor. “Tao”cu seksin temeli boşalmayı önlemeye dayanıyor. İyi ve uzun süre sevişebilmek ve yorgun düşmemek için ilişkide her bulunduklarında boşalmayı engelliyorlar. Boşalmadan sevişmek, sonsuz bir cinsel hazzın aynı zamanda da sağlıklı ve zinde kalmanın kaynağıdır.

Evlilikte cinsel ilişki uyumu çok önemli

Zevklerin efendileri olarak, kadına orgazma ulaşması için zaman tanırlar ya da kadına özgü zevk onlara daha büyük bir mutluluk sağlar. Eşler enerjilerini karşılıklı olarak birbirlerine aktarıyor. Bu yüzden birleşmelerini bir tarz “yeniden dirilme” olarak nitelendirebiliriz. İşte asıl sorun bu. Biz bu ustalığa nasıl ulaşabiliriz? Bunu öğrenmeyi arzulayan kişinin yalnızca sabırlı olması yetmiyor. Bu kişi aynı zamanda şehvetini de kontrol altında tutmalı.

Partnerine vereceği haz üzerine yoğunlaşmak altın kurallardan biri. Boşalmayı kontrol etmek, soluma egzersizleri ve partnerin içine girmede duraklamalar uygulamayı gerektirir. “Tao”cular tarafından kullanılan yöntem basit olsa da, uygulamak o kadar kolay değildir. Bu yöntem sayesinde erkek, cinsel ilişkilerindeki aynı ritmi tüm yaşamı boyunca koruyabilir. Ancak aradan 50 yıl geçtikten sonra haftada yalnızca bir ya da iki defa boşalabilecektir.

Çin’de aşk sanatı ustaları spermin boşa harcanması ve boşalmanın düzenlenmesi konularının üzerinde, bedenlerini güçlendirmek ve gençliklerini korumak için özellikle dururlar. Çinliler için cinsellik yalnızca birleşmeyle sinirli değildir; okşama, öpme ve soluk değiş tokuşu dikkate değer bir önem taşır. Karşılıklı enerjilerini uyarıp harekete geçirmek için kadın erkeğe kadınsı enerjiyi, erkek de kadına erkeksi enerjiyi verir. Daha çok seviştikçe, sağlığın olduğu gibi uzun yaşamın da kaynağı olan enerji değişimlerinin yararını görürler.

Her şeyden öte işin sırrı karşılıklı alıp vermedir. Cinselliğin niteliği ilişki ritmine bağlı değildir. Yalnızca zevk önemlidir. Beraberliğin ritmiyle ilgili kaygılarınıza son vermek için Çin’de olduğu gibi partnerinizin yanına uzanıp arzularınızın kendini ifade etmesine fırsat tanımayı öğrenin. Kadınların yüzde 50’si haftada bir ya da iki ela cinsel ilişkide bulunmayı sevdiklerini ileri sürüyor. Bu istek bir yoksunluk ve engellenmişlik içermiyor mu? Sıradan bir çiftin genel olarak haftada iki defa cinsel ilişkide bulunduğu doğrudur. Ancak durum böyle değilse paniğe kapılmayın. Cinsel istek kişiden kişiye değişiklik gösterir. Çiftin uyumu kesinlikle sıklık ve süre kurallarına bağlı değildir. Stres, yorgunluk, sıkıntı, hastalık, eşler arasındaki kısa süreli anlaşmazlıklar geçici olarak cinsel yaşamı etkileyebilir. En iyisi, partnerin isteklerine saygı göstermektir. Böylece çift, bir süre için ilişkilerini bir anlaşmazlığa düşmeksizin seyrekleştirebilir.

Aşk her şeyden önce saygıyı ve diğerini dinlemeyi içerir.

Geçici bir uzaklaşma, eşlerin gerçekliğinin bir parçasıdır ve saygı gösterilmesi gerekir. Her gün cinsel ilişkide bulunan çiftler genelde karşılıklı fiziksel bağımlılık içine girerler. Arzu çok küçük bir temasla uyanır ve bu tutkulu çiftler ancak cinsel ilişkileri aracılığıyla iletişim kurabilir. Günlük yaşamda birbirlerini paralarlar, kıskançlık ya da nefret içinde kıvranırlar. Her biri bir diğerine aittir ve fiziksel olarak çok bağımlı bir ilişki yaşarlar.

Cinsel tutkuları onlar için dayanılmaz olan güncel yaşamın gerçekliğinden bir çeşit kaçıştır. Sıklık konusunda ise, kural, aşk tarafından ortaya çıkan bir zorlamadır. Birbirini seven bir çift kendilerine özgü ritmi yakalamayı başarabilir. Genellikle şefkat, iletişim, duygusal mutluluk, bu uyumlu beraberliğin en yüksek noktası olan cinsel ilişkide de yerini alır. Öyleyse herkese kendi ritmi!

20 ve 30 yaş Beraber yaşayan çiftlerin yüzde 35’i her gün ilişkide bulunuyor. 30 – 40 yaş arası Sıklık azalarak haftada iki ya da üç kereye düşüyor. 40 – 50 yaş arası Bazen haftada bir ya da iki, bazen de ayda iki kere.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Uzman Yardımı İçin Foruma Katıl ! (Tıkla)

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu