Aile

Doğumdan Sonra Unutulan Babalar

Birçok baba, bebeğin doğumundan sonra kendisini bir köşeye atılmış hisseder. Eşinin ilgisini kazanmak için artık bebeğiyle rekabet etmek zorundadır. Kendi çocuklarını rakip olarak gören babaların sayısı hiç de az değil. Bunlar birer canavar da değil. Çocuk isteyen erkekler, istemeyen ya da bu konuda çelişkileri olan erkeklere oranla kısıtlanmaya daha hazır oluyorlar. Bazen bir bebek sahibi olacağı düşüncesi mutluluğu gölgeliyor.

Çocuk odası, iş paylaşımı gibi şeylerin önceden planlanabileceğini, önceden planlanamayan tek şeyin ise duyguları olduğunu, duyguların tecrübeyle gelişmekte olduğunu bilmeliyiz. Bunlar doğru ya da yanlış değildir, sadece vardırlar. Bazıları önceden tahmin edilebiliyor. Ama eşlerin birbirlerine ‘ ‘Ne yaptığını bilmen gerekirdi” gibi sitemlerde bulunmaları haksızlıktır. Erkekler, ancak bebek doğduğu zaman, eşini paylaşmak zorunda kaldıklarını anlıyorlar.

Erkeklerin kendi çocuklarına karşı bile hissettikleri rekabet duygusu tartışılarak giderilmiyor. Bu konuyla ilgili olarak tartışabileceğiniz tek şey, ailenin bu duyguyla nasıl daha iyi yaşayabileceğidir.

Çocuklarına ve eşine haksızlık yapmamak için çabalayan birçok kadın yoruluyor ve günün birinde sinirlerine hakim olamaz duruma geliyor.  Kadınlar, eşlerinin ev işlerinde ya da çocuğun eğitiminde yardımcı olmalarını istemiyorlar. Onlardan imkansızı istemelerinden vazgeçmelerini bekliyorlar.

Tam anlamıyla anne ve tam anlamıyla eş olmak imkansızdır.

Eş ve çocuklar aynı zamanda ilgi göremezler. Bu konuda ikisinden biri, bazen de her ikisi de geri çekilmek zorundalar. Çünkü, özellikle her ikisi tarafından çekiştirilen bir annenin de kendisine zaman ayırmaya ihtiyacı vardır.

Kadın, eşinin kendisi için çok değerli olduğunu hissettirirse, konuşmanın sonucu daha başarılı oluyor. Kadın kocasıyla baş başa yapmayı düşündüğü etkinlikleri ertelediği sürece, eşi onun için önemli olduğu gerçeğine inanmamaya başlıyor.

Yapılan bu tür bir konuşmanın sonucunda kadın sadece iyi bir anne olmakla kalmayıp, aynı zamanda iyi bir eş olmaya da çalışıyor. Ancak kadın, sinemaya gitmek için hasta çocuğuna bir bakıcı bulamadığı zaman, eşi bunu anlayışla karşılamalıdır. Birçok eş bu anlayışı gösteriyor da. Sadece istekleri yerine getirilmeyen erkeklerin arzuları sınır tanımıyor. Erkekler, eşlerinin onlarla tek başına bir şey yapmak istemediklerini ya da çocuklarını yalnız bırakmaya yanaşmadıklarını hissediyorlar.

Eşler arasında bir anlaşma sağlamak çok kolay. Kadın, eşiyle karşılıklı oturup, hangi konularda aşırı zorlandığını anlatmalı. Her şeyin istendiği gibi olması zaman alıyor ve bunun tam anlamıyla yürümesi için sorunların üstesinden gelmek zorunda kalınıyor.

Bazen problem, ulaşmaya çalıştığınız noktadan kaynaklanıyor. Erkek, eşini rahat bırakıp, onunla ilgilenmiyorsa, kadın kendini ihmal edilmiş görüyor ve eşinin ona bir kadın olarak ihtiyacı olmadığı fikrine kapılıyor.

Saçma mı? Hayır kesinlikle değil. Aslında arzulanan ve bir türlü gerçekleşmeyen şeyler bilinç altına atılan korkularımızdır. Bu, çocukları ve eşi tarafından aşırı baskı altında olan ve bunu engellemek için hiçbir şey yapmayan anneler için de geçerlidir. Her şeye dur demek günlük hayatı daha çekilir bir hale getirir. Ama bunu yapmak mükemmel kadın rolüne son vermektir.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu