Aile

Çalışan Anne Olmanın Zorlukları ve Çözüm Önerileri

Çalışan anne ailesini ve işini bir arada götürmesi artık günümüzde birçok kadının yaptığı en doğal işlerden birisidir. Ancak kadınlar çoğunlukla güçlerini son damlasına kadar harcayarak kendilerini tüketirler. Çocuk, ev işleri ve mesleki başarı üçgeninde bu zorluklara karşı anne nasıl baş edebilir?

Erkek, yaptığı iş ile çevresinde her zaman kabul edilir. Peki ya kadın? Kadının bir yandan çocukları büyütürken bir yandan da ev işleri ile uğraşması artık doğal bir gereklilik olarak görülür. Bütün bunlara rağmen kadın da kabul edilmek için her alanda elinden geleni yapar. Ama bunu başarmak gerçekten çok zor, belki de imkânsızdır. Bu nedenle uzmanların, çalışan annelere önerisi şudur: Çevrenizdeki insanlar tarafından kabul edilmeyi beklemeyin. Başkalarının size söylediklerini dikkate alarak kendinizi haklı çıkarmaya çalışmayın, çünkü söz konusu olan sizin hayatınız. Bunun yerine kendinize bazı ölçüler koyun. Kendinize “Benden ne bekleniyor?” sorusu yerine “Ben gerçekten ne istiyorum? Yaşama sevincimi nasıl sağlıyorum?” sorularını sorun.

Eğer neyin sizin için daha önemli olduğunu bulabilirseniz, kendinize bazı ayrıcalıklar tanıyın. Yaşama sevincinizi ailenizin oluşturduğunu tespit ederseniz, böylelikle mesleğinizde mükemmel olduğunuzu ispatlamak zorunda kalmazsınız. Tam tersine, mümkün olduğu kadar çalışma saatlerinizi kısaltabilirsiniz. Ya da ailenizle tatile çıktığınızda sadece çocuklarınız için var olmanın onları nasıl etkilediğini gözleyebilirsiniz.

Eğer maddi durumunuz nedeniyle işiniz hayatınızda büyük önem taşıyorsa, evinizdeki işlere yardımcı olması ve çocuklara bakması için bir kadın tutun. Bu arada kendinizi de ihmal etmeyin. Kendinizi ödüllendirerek bir arkadaşınızla sinemaya ya da gezmeye gidin. Sizin de kendinize ayıracak zamana ihtiyacınız var.

Çalışan Anne Çocuklarınıza Güven Vermelisiniz

Eğer iki şartı yerine getirirseniz çocuklarınız da sizin iş kadını olmanızdan sıkıntı duymayacaklardır. Çocuk, annesine ve onun bakımına güvenebileceği konusunda emin olmalıdır. Annenin kendisi de, O işteyken kendisiyle ve ailesi ile İlgili her şeyin yolunda olduğundan emin olmalıdır.

Anne, çocuğuna doğduğu andan itibaren onu seveceğini, onunla ilgileneceğini ve evde olmadığı zamanlarda ise çocuğa en az onun kadar iyi bakabilecek birini bulacağını ve onu asla yalnız bırakmayıp her zaman yanında bulunacağını hissettirmelidir. Küçük çocuk ya da bebekler ailelerinin dışında, sınırlı sayıda ve mümkün olduğu kadar aynı kişilerle beraber olmalılar. Ayrıca anne, çocuğa bakacak kişinin çocuk için en doğru ve en iyi kişi olduğundan emin olmalıdır. Bir çocuk kendinden gizlenen bir şeyi hemen hissedecek ve söz konusu kişiye alışamayacaktır. Eğer çocuk, bakıcısının onu teselli etmesine izin veriyorsa ona alışmış demektir. Bazı adetler de çocuğa ayrıca kendine güven duygusu verir.

Çocuk, sabahları anne – babasından ayrı kalmadan önce bir kez daha onlarla bir araya gelmelidir. Örneğin sabah kahvaltısının ailece, yani hep beraber yapılması çocuk için çok anlamlıdır. Ayrıca anne ve babanın çocuklarının yanından ayrılmadan evvel onlara bir kitap okumaları ya da onlara sarılmaları da çocuklar için mutluluk verici diğer olaylar arasındadır. Aynı şekilde geceleri de sabahları olduğu gibi çocukla ilgilenilmelidir, çünkü çalışan bir anne – babanın çocuklarının, ilgi ve şefkate diğer çocuklara oranla daha çok ihtiyaçları vardır. Örneğin çocuk yatağa girmeden önce ona bir iyi geceler şarkısı söylenebilir ya da dua etmesi sağlanabilir.

Eve geldiğinizde, ilk iş olarak kafanızı düşüncelerden arındırın. Eve girdiğiniz andan itibaren sizin için önemli olan tek şey çocuklarınız olmalıdır. Küçük çocuğunuza onun emrinde olduğunuzu ama sizi çok fazla zorlamamasını söyleyin. Daha büyük olan çocuklarınızla ise, oturup o gün içinde ne yapmak istediğinizi konuşabilirsiniz.

Uzmanlara göre önemli olan çocuğa ciddiye alındığı, önemsendiği ve onu harekete geçiren şeylerle ilgilenebileceğiniz mesajının iletilmesidir. Bir anne, çocuğunun içinde bulunduğu duruma alışıp alışmadığını nasıl anlayabilir? Uzmanlara göre çocuk eğer uzun sürelik alışma zamanına rağmen hala annesi işe giderken arkasından ağlıyorsa, bir şeyler yolunda değil demektir.

Çalışan Anne Ev İşleriyle Nasıl Baş Etmeli?

Yarım gün ya da tam gün çalışıyor olmanız önemli değil, eşiniz de size yardım etmeli. Ama bu durum, yine de sizin onu ikna etme yeteneğinize bağlıdır. Alışverişten toz almaya kadar hangi işlerin size fazla geldiğini ve her İşin ne kadar zaman aldığını bir yere yazın. Ve İş çıkışı kendiniz için ne yapmak istediğinizi de bu yazıya ekleyin. O zaman eşiniz, ev işlerinin ne kadar zaman aldığını ve sizin onun desteğine ne kadar çok ihtiyacınız olduğunu görebilir.

Evdeki görevleri birer birer ve haksızlık yapmadan aranızda dağıtın. Bir pazar günü oturarak bir sonraki haftanın planını yapın. Ara sıra dağılımını yaptığınız İşleri aranızda değiştirin ki sürekli aynı işi yapıyor olmaktan sıkılmayın.

Eğer eşiniz üzerine düşen işleri sizden daha yavaş ve farklı yapıyorsa, bu durum ile ilgili olarak onu eleştirmekten kaçının. Siz her şeyi ondan daha iyi biliyorsanız, onun iş yapma şevki azalır. Çünkü hiç kimse kendinin sürekli kontrol edilmesinden hoşlanmaz. Aynı şekilde çocuklarınız da evde size yardımcı olabilirler. Örneğin, masa hazırlamaya yardım edebilirler, bulaşık makinasını boşaltabilirler veya çöpleri dışarı çıkartabilirler. Ayrıca kadın ve erkeklerin ev işlerini daha çabuk yapabilmeleri için bazı önerilerimiz de var:

  • Önce nereden başlayacağınız konusunda bir plan yapın. Mesela önce bütün odaları toparlayın daha sonra süpürün ve toz alın.
  • Parke ya da kalebodurları elektrikli süpürge ile süpürün.
  • Çamaşırlarınızı yıkadıktan sonra düzenli bir şekilde ipe asın böylece ütü yaparken zaman kazanmış olursunuz.
  • İç çamaşırı ve elbezlerinin ütülenmesine gerek yoktur.
  • Kazaklarınızı her giydiğinizde yıkamak zorunda değilsiniz, balkona asıp havalandırmanız da yeterli olur.
  • Yemek ve alışveriş listesi hazırlayarak en az haftada bir kez büyük bir alışveriş yapın.

Çalışan Anne Olarak İşinize Değer Verin

Çocuğunuzdan ayrılırken, çocuğunuz arkanızdan ağlayarak bacaklarınıza sarıldı. İş çıkışı yoğun bir trafik var ve siz vaktinde anaokuluna yetişemeyeceksiniz. Ya da sadece çocuğunuza yeterince vakit ayıramadığınız konusunda kendinizi kötü hissediyorsunuz.

Anneler genelde çocuklarının ihtiyaçlarını kendilerininkilerden üstün tutarlar. Oysa ailedeki her bir ferdin aynı oranda saygı görmeyi hak ettiği bir gerçektir.

Kadın içindeki bu kötü his ile savaşırken mutlaka kendine şu soruyu sormalıdır: “Ben ne istiyorum?” Eğer kadın çalışıyor olmanın kendisi için en doğrusu olduğunu düşünüyorsa, bu kötü düşünceleri çabuk unutacaktır. Kadının vicdanen rahatsız olmasının çocuğa hiçbir faydası olmaz. Tam tersine kadın böyle bir durumda çocuğunu değil, kendini ve duygularını ön planda tutacaktır. Kadın, çocuğunu kucağına alıp ona sarılmak ve onu teselli etmek yerine gideceği yere geç kaldığı için hazırlanmaya başlayarak çocuğunu ikinci plana itecektir.

Suçluluk duygusu strese neden olur. Bu nedenle ilginizi bu olayın olumlu yönlerine çevirmeye çalışın. Kendinize “Son hızla oraya yetişmek zorundayım” demek yerine “Çocuğumun yanına vaktinde yetişebilmek için acele etmeliyim” demelisiniz. Her iki ifadenin de vardığı nokta aynıdır ama ikinci ifadenin doğrultusunda düşünürseniz, kendinizi daha rahat hissedeceksinizdir.

Çalışan bir kişi olmayı niçin seçtiğiniz konusunda kendinize hatırlatmalar yapın: Maddi nedenlerden dolayı mı, kabul edilmek için mi, kendi benlik duygunuz için mi yoksa maddi bağımsızlığınızı kazanmak için mi? Kendinize “Çalışmak zorundayım” yerine “Ben çalışmak istiyorum” demelisiniz. Kendinize yaptığınız bu açıklamaları çocuğunuza da yapın. Ona işinizi severek yaptığınızı, bunun için de çalışmaktan mutlu olduğunuzu anlatın.

Çalışan Anne Olarak İş Yerinde Nasıl Davranılmalı?

Anneler iş yerinde ikilem içindedirler. İş yerlerinde çocukları hakkında fazla konuşan kadınlar profesyonellikten uzak, aile yaşantıları hakkında hiç konuşmayanlar ise kötü anne olarak nitelendirilirler. Bu konu ile ilgili çalışan kadınlara önerilerimiz şunlardır:

  • Erkek iş arkadaşlarınıza ve üst düzey yöneticilerinize çocuklarınızdan gururla söz edin. Yani anneliğinizin tuzağına düşerek çok fazla şey anlatmayın ve şikâyet etmeyin.
  • Çocuğu olmayan ya da çocuk istemeyen bayan çalışma arkadaşlarınıza dikkat edin. Özellikle bu tip kişilerden sadece çocuklarınızı düşündüğünüzü, kafanızı işe veremeyip başka da bir şeyle ilgilenmediğiniz gibi suçlamaları duyabilirsiniz.
  • İş yerinizde çocuklarınızla telefonda konuşurken, iş arkadaşlarınıza duygusal geriliminizi göstermemeye çalışın.
  • Eğer erkek iş arkadaşlarınız bir konuşma esnasında anne rolünüzü öne sürüyorlarsa, siz de onlarla aynı alanda savaş verin. Siz de onlarla babalık görevlerini ön plana çıkararak konuşun: “Peki siz bir baba olarak bu konuda ne düşünüyorsunuz?” ya da “Çocuklarınızı çok az görebilmek sizin için çok zor olmalı” gibi sözlerle onların da durup düşünmelerini sağlayabilirsiniz. “Neden evde kalıp çocuklarınızla ilgilenmiyorsunuz” şeklinde ağır bir ithamla karşılaşırsanız, siz de “Niçin siz bir baba olarak çocuklarınızı yetiştirmiyorsunuz? Siz bir baba olarak rolünüzü ciddiye almıyor musunuz?” şeklinde cevap verebilirsiniz.
  • Eğer çocuklarınız yüzünden işe geç kalacaksanız önceden haber verin. Telefon ederek: “İşe geç kalacağım. Bu durumu telafi etme meselesini daha sonra konuşuruz” derseniz, hem daha iyi bir etki yapmış, hem de fazla büyük sözler vermeden bir öneride bulunmuş olursunuz.

Çalışan Anneler İçin İş Yerinde Fazla Mesai

Eğer işvereniniz masanıza çalışma saatlerinizin bitiminde bitirilmesi gereken yeni evraklar bırakırsa, ne yapmalısınız? Bu durum karşısında kesinlikle hemen hayır demeyin. Bunun yerine elinizde bulunan başka bir işi sizin samimi olduğunuz ve gerçekten güvendiğiniz çalışma arkadaşlarınızdan birine vermeyi önerin, böylece size verilen diğer işle de ilgilenme imkânı bulabilirsiniz. Sadece çok acil durumlarda işinizi eve götürmeyi tercih etmelisiniz. Bunun haricinde, eve fazla iş götürmemeye özen gösterin.

Eğer işleriniz çok yoğunlaşır ve altından kalkamayacak duruma gelirseniz, işvereninize daha az çalışmanızın mümkün olup olamayacağını sormalısınız. Bunun tabii ki kanunda yeri yoktur, ama onunla konuşurken samimi olun ve abartma hareketlerden kaçının, böyle davranarak bazı isteklerinize ulaşabilirsiniz. İşlerinizi belirli bir plan dâhilinde yaparsanız altından kalkmanız da kolaylaşır. Tabii ki umulmayan anlarda gelen işler için de ancak sabırlı olmanızı ve yine planlarınızın dâhilinde çalışmaya devam etmenizi öneririz. Çalışmak ile ilgili kendinize sorduğunuz sorular dâhilinde içinde bulunduğunuz durumdan memnun olduğunuzu düşünüyorsanız, bu işlerin altından kalkmak sizin için o kadar da zor olmayacaktır, çünkü insan bir şeyi gerçekten istediği sürece başaramayacağı ve altından kalkamayacağı hiçbir şey yoktur.

Sağlıcakla Kalın.


Aklınamı Takıldı? UZMANLARA VE ANNELERE SOR (Tıkla)
Instagramda Bizi Takip Edin ! (Tıkla)
Dertleşmek İstiyorsan Aramıza Katıl ! (Tıkla)

Annemce

Annemce yazar ekibi, kadın ve çocuk sağlığı, hamilelik, bebek sağlığı, kısırlık ve tüp bebek konularında tecrübe ve bilgi sahibi alanında uzman kişilerden oluşmaktadır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu